bugün

/401
farklı bir yanı yoktur belki de diğer şehirlerden, ama belki de bu durumdur onu sevmemi sağlayan.
beyaz görünümünden arınmış ve griliğine geri dönmüş şehrim.
an itibarı ile üzülerek ayrılmak zorunda kaldığım şehir.
kızılay da karanfil sokakta koskoca 3 metrelik bi afiş...
" lütfen yerlere tükürmeyelim,
tükürenleri uyaralım. "
başkentti dimi burası, hani 72küsür milyon insanın yaşadığı,
avrupa birliğine gireceğiz diye kaç hükümettir masallar anlatılan ülkemin başkenti ?
10 üniversitenin binlerce öğrencisinin yaşadığı şehirdi?
büraksi şehriydi?
memur şehirdi?
..........
bu nası bi şehirdir, nası bi şehirciliktir de o afiş açılır, o da bi tartışılır, ama ben o yazıyı gördüğümde utandım...
başkente yakışmıyor ya ne bunları duymak, ne de bunlara sebep olan insanları omzunda taşımak...
ankara! işte bugün acıdım sana!
sonunda beyaz elbisesini giymiş bizleri mutlu etmiştir. cemrelere bu kadar az kamışken dileriz uzun süre çıkarmaz bu beyaz elbiseyi.*
(bkz: biz onu böyle bilirdik)
(bkz: biz onu böyle sevdik)
ilk defa gelmeme rağmen sevemediğim, betonlarla örülü şehir.
karın geç geldiği ama çok hoş geldiği şehir.
(bkz: kar yağdı mı şiir olur ankara da) *
an itibarı ile bembeyaz olmuştur. doğa ana örtmüştür üzerini. birazdan millet uyansın, ortalığın birbirine girmesi kuvvetle muhtemeldir.
sevmek için hareketli,canlı ve belki biraz da cozutuk yönünü görmek gereken şehir. alışmak içinse içten birkaç insan yetiyor. ama büyük beton binaların resmiyeti, denizsizliği ve biraz da ruhsuz oluşu işi bazen bozmuyor değil.
(bkz: ankara ya öyle yakışırdı ki kar)
fark ettim ki hiç özlenmeyen şehir. anadolunun diğer şehirlerinden tek farkı nüfusu.
28 ocak 2010 perşembe sabahı kar yağması beklenmekteymiş...
dar geliyorsun artık dar
başkent olsan neye yarar...
marketten aldığınız suyun eve gelene kadar donduğu şehir.
oluşturduğu mesafe duygusundan, yarattığı yalın yalnızlıktan hoşlansamda; bir ülkenin başkenti olmaktan çok, bir çok anlamda hayal kırıklıklarının baş kentidir.
tekel işçilerinin yaktığı direniş ateşiyle ısınan şehir.
yılmaz erdoğanın şiirinden alınan birkaç satırla da anlatılabilir bu şehir.

öyle deme ankara'yı sevmeyene bir zulümdür
bu kadar insanın neden ankara'yı sevdiğini anlamadan
ankara'da yaşamak.
sakin bir anadolu kenti.
gerçekten özlenecek mi, merak edilen şehir.
özlenecek şehirdir...

dikmen'i, kızılay'ı, memurları, ciddiyeti, soğuğu, yağmuru, sokakları özlenecek şehirdir.
karın bu sene es geçtiği şehir.
karın şaka yaptığı hala kar yağmayan şehir.
kış aylarında kesinlikle uğranmaması gereken bir şehirdir.
şehir planlamasına alternatif olan gökçek planlaması ile yönetilen şehirdir.

(bkz: gökçek planlaması)
© copyright 2005 - 2026