bugün

/400
ben lisedeyken bir hip hop modası vardı ankarada. kocatepe camiinin altındaki parkta bunlar toplanıp kafalarının üstünde falan dönerlerdi. bende çıkıp parlayan güneşin altında kocatepenin bahçesindeki banklara oturur hafiften esen rüzgarın ferahlığıyla eğlenirdim. akaydan tunalıya çıkıp kuğulu parkta ördekleri besleyenleri izler ordan karuma çıkar muazzam merdiven yapısının bir laz müteahhit tarafından inşa edildiğine dair hikayeler dinlerdim. oradan kızılaya inip sakarya caddesindeki barları asayiş berkemal mi dışardan kontrol ederdim. sıhhiyede tavuk döner yedikten sonra gençlik parkının içinde bir kaç tur atar ulus dolmuş duraklarına gelirdim. koca gün öyle geçerdi. günler geçti yıllar geçti. yaşım ikiye katladı ama o anılar hep taze kaldı.
başkent olması ve tüm devlet kurumlarına ev sahipliği yapması sebebiyle akla gelen ilk şey siyaset ve memur şehridir.
dışında yaşadığım şehir. içinde yaşanacak bir şey yok.
travesti kartvizitiyle ünlü başkentimiz.

matbaalar bunlara çalışıyor.
yeni bir gökyüzü kurulmus simdi
öyle diyorlar
milyon güvercin icinde eskisi kayıp ankara
bize ne zaman sevdireceksin kendini
eskisi gibi bir daha.
Türkiyenin en güzel, en şirin şehri. Evet.
melih gökçek ten kurtulması gereken başkent.
Uzun aradan sonra yağmur yağan şehirdir.
Miko yazı getirdin yine?
aşık mısın nedir bilemedim şimdi.
yazdan kalma bir gün yaşayan şehir.
Benle dalga geçiyor.
Güneş gözüküyor, hava gayet sıcak. Üstüme bir hırka alıp çıkıyorum. Amma ve lakin 1 saat içinde göt donduracak kıvama geliyor.
Hava kapalı oluyor, üstüme mont alıyorum, kalın giyiyorum. 1 saat sonra terliyorum, sırılsıklamım.
istanbullu bünyemi bozdu yemihn ederim.
gercekten inanilmaz sıkıldıgım sehir.
geçen haftasonu içinde bulunduğum şehir. üniversite zamanlarımın o masum görüntüsünü kaybettiğini görmek içimi burksa da özel olarak kalacak hep.
Ah yağmur dönerken kara
Yine yol var falımda
ister özle, yok istersen hiç hatırlama.

Vega muhteşemlerinden birinin adıdır.
günlük güneşlik havada kazakla donduran şehir.
Güneş gözlüğüyle dışarıya çıkıyorsunuz ama hava buz gibi.
Gösterip elletmiyorsun miko, kırgınım.
sabah götünüz donuyor, öğlen keşke daha ince bir şey giyseydim diyorsunuz, akşam tekrar götünüz donuyor. insanı hallerden hallere sokuyor. işte bunun için seviyorum seni. monoton olamazdık zaten. karmaşık olmalıydık. yarın ne bok yiyeceğimiz hiç belli olmamalıydı. bize de yakışan bu değil miydi?
yarın yine içerisinde olacağım şehir. bu sefer soğuk karşılayacak beni biliyorum.
otobus terminali sogugu olan sehirdir.
sabahın ayazı dedikleri durumu -3 ile bugün yaşamaya başladığımız kışı boktan beton yığını şehir. hoş yazından da bir bok olmuyor ama işte en nihayetinde yazdır diyip güneye akıyoruz...
Şu dünyadaki en güzel yer. Evet evet dalga gecmiyorum en güzel yer. Burdan başka bir yerde yaşamam yaşayamam..

Dondurucu soğuklar başladı bu arada.
insanın her yerini kesiyor gibi hissettiren soğuk ayazı çok fena.
Soğuk değil, kuru. Bu yüzden de acı veriyor soğuğu.
kar yağsa artık ankara güzelleşse
maaşı alınca kuzenin yanına bi gideyim.
ANKARA MARŞI

Ankara, Ankara güzel Ankara,
Seni görmek ister her bahtı kara.
Senden yardım umar her düşen dara
Yetersin onlara güzel Ankara.

Burcuna göz diken dik başlar insin,
Türk gücü orada her zoru yensin,
Yoktan var edilmiş ilk şehir sensin,
Var olsun toprağın, taşın Ankara.


Aka GÜNDÜZ

Beste : Halil Bediî YÖNETKEN
© copyright 2005 - 2026