bugün
- şu anda ne yapıyorsun16
- sedat pekmez7
- arap emperyalizmi3
- abur cuburlara gelen olağanüstü zam5
- islam düşmanlarına epstein şoku7
- 2026 dünya kupası10
- yusuf tekin'in peynir hafızası programı2
- 18 haziran 20263
- aşırı sinirli olmak5
- sude sendromu5
- finlandiya ve isveç'in nato üyeliği3
- cristiano ronaldo vs lionel messi3
- intihar etmek7
- isim koyarken çocuğunu düşünmeyen aile4
- yazarlara gelen son mesaj2
- anın görüntüsü19
- iş verenlerin aç gözlü olması4
- takıntılı biri olmak5
- sigara içen erkek karizması4
- 24 yaşında erkek 18 yaşında kız ilişkisi5
- bursa da navigasyonun yanlış yolu göstermesi2
- arda güler egosu3
- okulda zorunlu flüt eğitimi2
- ben aşık yorguni sorularınızı cevaplıyorum15
- 30 lu yaşlar11
- sözlükte altın günü yapmak11
- erkeklerin kadınsılaşması9
- üstteki yazarın nicki ile akrostiş yaz8
- 17 haziran 2026 avrupa parlamentosu'nun raporu2
- eşek sucuğu16
- bir şeyler söyle11
- yeni insanlarla tanışmak istememek6
- insanın bu hayattaki amacı17
- yaşlanınca bana kim bakacak sorunsalı6
- insanların gözlem yapmaması7
- yalnızlıktan kafayı yiyen insan7
- ayağına kaldırım taşı bağlanan caretta caretta3
- kimseyi memnun edememek12
- aşık yorguni10
- üşenirken yapılan saçmalıklar7
- chp içindeki alevi sünni kamplaşması12
- kız olarak doğmanın muazzam avantajı4
- şirinevler8
- flörtlerin ilişkiye dönmeme sebebi11
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle9
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- kızartma yağından sabun yapmak8
- trumpın savaşı eline yüzüne bulaştırması4
- maldivler6
- bir kezonun elinden zehir olsa yemek5
sonbaharı ilk defa sevdiğim şehir. ankara'yı her düşündüğümde, aklıma gençliğimin masum bakışlarıyla yapraklarda her ton yeşil, turuncu, kırmızı, sarı ve kahverenginin ahenkle dansedişini, güneşin insanı yumuşak sıcak bir battaniye gibi sarmalayışını, saçlarımı uçuşturan tatlı rüzgarı keşfedişim aklıma gelir. daha sonra sonbaharın her yerde güzel olduğunu farkettim tabii, ama yine de ankara denince hatırladığım ilk şey güzel bir sonbahar resmidir.
*geçen yaz 4 gün geçirdiğim şehir. caddelerin genişliği, insanlarda ki sakin, saygılı düzen ve modern doğallık, temizliği huzur veren şehir. istanbulun karmaşıklığı, gereksiz ve sahte ambiansından sonra işte burası benim ülkem burası gerçek türkiye dedirten şehir. yolum ankara dan geçti, ben ankara yı çok sevdim.
haluk leventin ankara şarkısında geçen bi an can acıtan sözdür. ankara'da olan sevgiliye ufak bir serzeniştir. güzel günler geçirilen ankaraya dert yanmadır. denizi olmasada kışları zor olsada ankara sevdası vardır.
ankara'yı özleyen her bünyenin ankarada ki arkadaşa ,sevgiliye dosta serzenişidir. ankara'ya gidilince hesabı sorulacaktır. *
sahilde kız tavlamak için gitarıyla anadolu rock parçaları çalan masum gencin istiklal marşıdır.
gri şehir.
yo dostum yo. henüz görmedim.
ama bunaltıcı havası, sıkıcılığı, resmi oluşu, toplu taşıma stresi, kışı, soğuğu ...
buraya kadar geldi nam-ı.
tüm ön yargılarımı yıkmak için, sevmek için, yaşamak için gidiyorum.
pişman olmak istemiyorum.
göster başkentliğini ve sevdir kendini ankara.
yo dostum yo. henüz görmedim.
ama bunaltıcı havası, sıkıcılığı, resmi oluşu, toplu taşıma stresi, kışı, soğuğu ...
buraya kadar geldi nam-ı.
tüm ön yargılarımı yıkmak için, sevmek için, yaşamak için gidiyorum.
pişman olmak istemiyorum.
göster başkentliğini ve sevdir kendini ankara.
sancılarla dolu şehir , mutlu olmasını bilenin sancısını azaltan şehir ...
eylül ayının ilk gününde sonbaharın tüm tonlarıyla hakim olduğu şehirdir.
(bkz: that s the way we love this town)
(bkz: that s the way we love this town)
Atatürk zamanında stratejik konumu sebebiyle başkent yapılmıştır.Eğer başkent yapılmasaydı Sivas ya da Kayseri'den bi farkı olmazdı.
sen ellerimde
sen gözlerimde
issiz geçen her gecemde
herseyinle yanimdasin
en zor bu gerçekten
sevdiğimi söylemeden
ayrildim yine senden
yoksun sen aslinda
yalnizim bu kumsalda
neler neler yapiyorsun
bensizken ankara'da.
sen gözlerimde
issiz geçen her gecemde
herseyinle yanimdasin
en zor bu gerçekten
sevdiğimi söylemeden
ayrildim yine senden
yoksun sen aslinda
yalnizim bu kumsalda
neler neler yapiyorsun
bensizken ankara'da.
ilk gittiğinde nedense şaşırtan,yoran ve alışılamayan,daha sonra kendine yakınlaştıran başkent.
cnbc-e business dergisi'nin yaptığı araştırmaya göre türkiye'nin yaşanılabilir en ideal kenti.
aşık olunası şehir...
istanbul'dan tatil için gittim... çok övüldüğünden değil iki amcam iki halam orda olduğundan... ama gezdim gördüm mükemmel bir yer...
istanbul'dan tatil için gittim... çok övüldüğünden değil iki amcam iki halam orda olduğundan... ama gezdim gördüm mükemmel bir yer...
kum torbası önlemleriyle çok zeki insanlar tarafında yönetildiği kanıtlanmış başkenttir.
donuk, kuru ve renksiz insanların şehridir.
deniz'in insanlara etkisini istanbul'dan ankara'ya gittiğinizde rahatça anlarsınız.
deniz'in insanlara etkisini istanbul'dan ankara'ya gittiğinizde rahatça anlarsınız.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun modernleşmeyi ve batılılaşmayı nasıl kıçımızdan anladığımızı gösteren bi romanı.
doğmadığım ama büyüdüğüm, sevmediğim ama özlediğim şehirdir.
sonbahar mevsiminin en yakıştığı şehirlerden biridir. yerlerde sonbahar yaprakları, gri renkli gökyüzü ve yüzünüzü okşayan hafif bir rüzgar... birlikte büyüdüğümüz şehir. artık eski güzelliğini kaybetmekte git gide yaşanılmayacak bir hal almakta. ne böyle yönetecileri hak ediyor ne de kendisini günden güne mahveden bir halkı... kurtarmalıyım seni ankara. seni o yabancıların elinden almalıyım, onlar anlamaz seni, yıpratırlar seni, yollarını bozarlar, şehrinin en güzel yerlerine koca koca binalar dikip güzelliğini bozarlar; saçma sapan alt geçitler yaparak doğanı bozarlar, canını acıtırlar; küçük, şirin çay bahçelerini kapatıp, yerine gürültülü, kalabalık adını bile söyleyemediğimiz kafeler açarlar; suyunu değiştirip -herşeye rağmen- kucağına aldığın halkına * içilemeyecek su verirler; güç durumda olan bazı ankaralıların karda, kışta, yağmurda, çamurda halk ekmek kuyruğunda sıra bekler. insanları kuyruklarda perişan eden yöneticin ise bu durumu halkına en iyi hizmetleri verdiğini söyleyerek açıklar. günden güne hırsızlarla, gaspçılarıla, tacizcilerle sayın artıyor ankara, biliyorum sende korkuyorsun, ürküyorsun ama umutlu ol, kurtaracağız seni ankara, güneşli günler göreceğiz hep birlikte... kurtaracağız seni barbarların elinden...
yılmaz erdoğanın şiirinde karı pek yakıştırdığı vilayet.
Her ne kadar sıkılsam da başka bir şehre gittiğimde özlediğim yerdir Ankara. Çoğu insan denizi olmadığı için sevmez ama benim için bir başkadır. Sevmeyenlere gıcık olan tiplerdenim hatta. =) Her zaman için yeri ayrı olan şehir...
çöl olma yolunda emin adımlarla ilerleyen şehir. susuzluk da gelince ankara'da uzun yıllar geçirilmeyeceğini anlıyorsunuz. en iyisi koşarak kaçmak. çünkü özellikle yazın sıcak kalabalık otobüslerden sonraki susuzluk tam anlamıyla cehennem.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar