bugün

/400
zamanın editlediği ankara güzellemelerinin objesi olan şehir.

...
ve işte ankara. hasretinden yandığım. o olmazsa yaşayamam sandığım...!

kızılay'dan batıkent'e, yenimahalle'den çinçin'e; yuvam dediğim kurt ini... ölmüşlerin gecelerde süzüldüğü. alkolün bulanıklığında hâlâ kimsesiz gençliğim.
leylâ vû mecnun misali özlemimde büyüttüğüm vatan. özleyi özleyi, aslından büyük yaptığım. binbir alevden örülmüş hasret gömleğiyle koşa koşa gelip de yirmi gün sonra "bu muymuş yangınlarım?" dediğim. sönmüş nefeslerin silik kokusu ankara... ölmüşlerin, gitmişlerin, küsmüşlerin ürpertileri ağaçlarda asılı kalmış, ama yitip gitmiş farkındalıkları...

düşyıkımı ankara.

yana yana özlemekten yorgun düştüğüm. şimdiyse özlemin altını dolduramadığım.
anam derken meğer üvey anammış.
yine de güzel, yine de bildik; ama yabancı artık...

....

atalet. duruyor oluş. bıraktığım izlerin hasadını dermek, bırakmadığımın gölgesi üzerimdeyken.

uzun ahmet'in saygısı, kraliçelere sunulanından. aytaç'ın koca adamda sakladığı ürkek boşvermişliği. ilo'nun kanlı elâlarının eskimemiş özlemi. kara murat'ın ben yaşlandıkça güçlenmiş yüzü façalı libidosu.

diğerleri ya gitmiş, ya maphus düşmüş, ya ölmüş.
ulan ankara, ben senin kızın değil miyim? neden aldın insanlarımı benden?

....

başka biçimde düşünmek. hâlâ yiğit, hâlâ cesur ama artık yaşlı ve yorgun olmak. avuç içiymişçesine bilindik yerlerin genç bir muammaya dönüşmüşlüğü. artık oraları bilmemek. tanımamak. eski yüzlerin yitip gitmişliği, acıtan ölmüşlüğü bazılarının, bazılarının biçim değiştirmişliği... tek tük aynı kalanlarınsa yıpranmışlığı bencileyin.

....

bilindik yerlerin bilinmeyen popülasyonu. yatak odamda hop diye bir yabancı görmek gibi ürkütücü... benim sokaklarım benim değil artık. ilişivermek bir zamanlar benim olan yerlere; yabancı bir akraba gibi (hani hastaneye gitmek için şehre gelmiş de amca kızının kaynının oğlunun evinde kalan, yeni gelinin küstah ev sahipliğinin sınırlarını zorlamamak adına utançla ilişilivermiş çekyatın kenarında oturan hastanın "yer yarılsa da içine girsem" ezikliği içerisinde) sokaklara ilişivermek...

ulan ankara, benimdi ya buralar, hangi şehvete kapıldın da terk ettin kendini bu hoyrat çocuklara? bak benim okşadığım sokaklarını tırmalıyorlar senin, benim öptüğüm caddelerini ısırıyorlar!

....

nazenîn aşklar gitmiş. anlık dişi keskinlikler yüklenmiş cilvesi kuşkulu bakışlara ve yavşaklaştırılmış bir dil ile lânet okur gibi söylenir olmuş erkekçe duygular... yarım kutu extra birada boğuluvermiş dobralık.
biz galonlarda bile boğmamıştık nazenînleri. saklamıştık kendimizden bile...

....

dokunmaya kıyamazdık biz sana... büyü sözleri gibi fısıldardık gecelerini o buz kılıcı sabahlarına... kaldırım taşlarına acem halısına basar gibi basardık ve o taşların üzerine uzanıp ölürdük. kaç tane öldük ankara? mezarlarımız şarap ve kara yosunu kokardı.

....

giderim ben ankara, varlığı kuşkulu bir sis gibi havaya dağılır giderim.
ulan ankara, ben senin kızın değil miyim?!
an itibariyle gök gürültüsünü duyduğum şehir. sağanak sağanak rahmet mi geliyor ne?
anam yağmur yağan şehirdir lan. hemde temmuzun ortasında ohyyşşş.. yaşaa. *
hiç öyle ankaranın şuyu yoktur Ama nedensiz severim ankarayi lafları yapmayacağım. Lan amuagodugumun bozkırı işte neyini seveceksin? Hatunlar desen sanki bana bir lima bir upton bir tripler. Adamlar hanzo, sığır.. Şortla gezen kızlara korna mi çalınmaz, ne bakıyon diye adam mi harcanmaz? Gün geçtikçe daha Bok daha çekilmez bi şehir oluyor. Özellikle gençler için.sene olmuş 2012 , sen koskoca ülke başkentisin, altyapı berbat durumda. Biz 8 sene evvel ev aldık eryamandan. Metro gelecekti değerlenecekti falan. O evi sattık yeni ev aldık yakın bir yerden yine aynı Bok. Buraya metro gelecek buradan alalım. Sen başkan melonun başını al anca. Birde şey var bak. Izmirden ankaraya okumaya gelen arkadaşlar. Hani bi ankara hukuk bi hacettepe tipta değil. Başkent turizm ve otele yahut çankaya işletmeye Niçin gelirsin beynini siktilerim? Sonra Beerevolution hede Beerevolution hödö.
Ankara için iftar vakti, Allah kabul etsin.
Güzel şehir. O kadar güzelsin ki seni soğuğunla sıcağınla istiyorum. Ama oraya gelirmiyim bilmiyorum.
yağmur yağmasına rağmen suların kesildiği şehir, ulan melih gökçek o yaptırdığın raylar varya işte o raylar...
21 temmuz 2012 cumartesi günü en düşük sıcaklığı 21, en yüksek sıcaklığı 36 derece olacak şehir.
dolmuşa sevgilisini bindirirken ''gel la gel son bi öpüyüm'' diyen düşük bel pantolon giyen romantik-kıro kızların yaşadığına şahit olduğum modern başkent. bu kıro ankara kızlarını başlarında siyah-beyaz ismail yk bandajı bağlı görmek mümkündür.
yaşarken farkında olmadan bağımlılık yapan şehir.
22 temmuz 2012 pazar günü en düşük sıcaklığı 20, en yüksek sıcaklığı 36 derece olacak şehir.
büyük olasılıkla şuan sıcaktır.
Pek güzel Haluk levent şarkısı.

https://www.youtube.com/watch?v=bPsEh9zO7AE
3 büyüklerin beşiktaşı gibidir. bebe dolu bu şehir bildiğin gridir,yaşadığım şehirdir,seviştiğim kızların yuvasıdır aynı zamanda.
25 senedir bu kadar sıcak olduğunu görmemiştim. yuh!
2 tanıdığım ankaralıdan yola çıkarak dengesizdirler.
gri şehir. değişik bir cazibesi vardır.
Kavrulan şehir.
benim şehrim.kavrulsa bile denizi yeşili olmasa bile anılarla güzeldir bu şehir.
koca şemsiyenin altında sonbaharı ya da mevsimleri yaşamak...
koca şemsiyenin altında sonbaharı ya da mevsimleri yaşamak...
Tatile giden insanlarinin dondugunu trafikten anlayabildigimiz sehir. Ne cabuk dondunuz bee, az daha kalsaydiniz!
işte böyle tıkılıp kalırsın bu amına koduğumun şehrine. işte böyle tıkılıp kalırsın...

edit: sorunum ankarayla değil mınısikiyim. ankara güzel şehir aslında.
siktiri boktan şehir. onu geçtim bu yaz gavur amı gibi yanıyor be! uyutmadı ibine!
sıcağı ayrı bir sıcak, soğuğu çok ayrı bir soğuk olan canım memleketim.

yanıyoruz.
© copyright 2005 - 2026