bugün

/147
şu aciz kulunun her vesvesesinde ona yine de değer verip kalbini ferahlatandır.

hiçbir bilimsel ispata falan girmeden basit mantıkla düşünelim;

çok daraldığım bir zamanda yanına gittiğim bir büyüğümüz şunu demişti; "...sorulabilecek en uç soru şudur; Allah bizi neden yarattı ? biz istemedik ki, biz irademiz dışında geldiğimiz bir sınava neden tabi tutulalım ? bu sorunun cevabı ise başka bir sorudur; Allah ın bizi yaratması iyi mi oldu kötü mü oldu ?"

ilk söylediğinde çok anlamlı gelmemişti, şimdi anlıyorum asıl cevabı;

O, Hakk, Rabb bizi yaratmış olmak için yaratmadı, O, bizi sadece ve sadece ödüllendirmek, görevi sadece ona ibadet olan meleklerden bile çok daha üst seviyelere taşımak için yarattı. bizi tabi tuttuğu sınav bizi cezalandırmak için değil, bizi mükemmelleştirmek için, bize şeref ve karakter kazandırmak için. sonra da ödülü cennet olsun olmasın, kendisinin gurur duyduğu bir kulu olarak yanına almak için yarattı.

bu bize verilen ödülün tek sebebi ise yine O dur. Kendi büyüklüğü, yüceliği ve rahmetinden kaynaklanan cömertliğidir.
sanirim yonelinen. tek cumlelik sikindirik tanimlari bir yana birakip akil yormak lazim.

almi$ ba$ini gitmi$ bir yonelme hali; sanki belli bir merkez etrafinda yogunla$mi$lik var, sonra da onu hissedip ona dogru yonelme.

herkesin allah'i farkli olamaz mi? yani eger bir ki$ininki digerlerininkinden farkliysa, bu bile farkliliktir. tum subuti sifatlar onun olsun. yeter ki inandiginizi bilin. neye, neden, nasil inaniyorsunuz; korkak mi, ele$tirel misiniz, ve en dogrusu: neden?

bir inanc var. bu inancin yarattigi bir saygi permutasyonu ve formule edilemez hassasiyet var. inanan, inanmayana kalayi basiyor, hakeza vice versa. igdi$ edilmesi gereken konuyu kaciran taraflarin sapmali ve tutarsiz tahminlerle, kisa olcekli irrasyonel savlarinin ba$langic noktasi vari$ noktasini anlamli kilamiyor. hatta onu var bile edemiyor. neden var etmek diyerek ontolojiye goz kirptim; el-sebeb: yaratan oldugu iddiasi, bir kitap, binlerce peygamber, milyonlarca inanan, milyonlarca kar$i cikan ile bizi varlik'in ara$tirilmasi zorunluluguna goturuyor. peki varligi yaratan, varolu$u temellendiren, diyelim ki hakikaten var, neden yapiyor, neden?

hickimse tarafindan dogrulanip/yanli$lanip ayaga du$urulmesin istedigim peak mevzudur ki artik giri$i de tamamladim. tamemen oznel hayat tecrubesi, nacizane terakum, algi ve kritik gelenegini zedelemeyici argumana yakin alternatif fikir prezentasyonundan ibaret entrymin kalanini aktarayim.

1."kucucuk cocuklar oldurulurken allah nerede?"
saniyorum ki allah bunlara kari$maz. o an konuya mudahale etmesi, kitaplarca mu$tulanmi$ ex ante davrani$ konumlanmalarinin sonucu brikol temennileri bo$a cikarir.. beyza nin kadinlari'nda demet evgar'in can verdigi bir karakterin repligi: "senin kizligini parmagiyla bozarken o hayvan, neredeydi allah?" zbam!! gordun mu!
demem o ki ki$i istiyor hemen israil halki sars yesin, gokten levrek yagarken bunlarin kafasina kafasina kopekbaligi du$sun, surunsunler vs. oyle olmuyor. gettolarda sabun edilen yahudilerin cezasini verecek olan kim? peki birinci dunya sava$i'nda grogi pozisyonundan avrupa ekonomisinin lokomotifi haline gelen i$kenceci fa$izan alman halkinin ettigi yaninda mi kalacak? omur istiyor gormek, allah -varsa- istiyor -belki- daha sonra tecelli etsin adalet. iradenin izaha ali$mi$ ve/veya ali$tirilmi$ olmasi tansiklara, hikmetlere, yuzu suyu hurmetlere el-pence divan ediyor insani. velhasil burada bir kisirlik, bir cozumsuzluk, devamsizlik hali var. genlerle oynanmi$, aminoasit dizilimleri sicmi$, icinden cikamiyoruz. velev ki soylem; allah in adaleti mevcut olsa dahi bizde abstraktla$mi$. armut pi$mi$ ama agza du$memi$.

aileden gelen inanc, toplumun ortak kanaatleri veyahut masturbatif/tirsaki varlik kabullenmeleri yetmiyor. konu biraz daha derun.

2. "izliyor, goruyor, yorumluyor; ama bir yandan da zaten kaderini cizmi$, senaryo hazir ve sen oynuyorsun!"
bu ise, epikur tarzi hazciliga ve predestinasyonizme yonlendiren koy gotune rahvan gitsin kabilinden gunahkarliga -varsa-, ba$ibo$luga, etik bilmez terbiye anlamaz ku$ ucmaz kervan gecmez pu$tluk seviyesinde boheme davet eder nitelikte bir toplumsal algi.
holivud'da boyle, beat generation'da boyle, uzagi gec, iftar sofrasina $arap ekleyen yezidide boyle, $arap icemeyecegim korkusundan zemzeme dudak surmemi$ arap'ta boyle, genclige adim atmi$ imog'da boyle, emo goren masum koylu'de boyle, cinsel devrimle minor'u major'leyen edebiyatta boyle, sanatta boyle. vurdumduymazlik, soktumcikmazlik, siktimyanmam'lik rehaveti bu. onun kasmazligi. allah'in -varsa- bunlara da kari$acagina dair bir inanc beslemiyorum. iskandil ediyorsa, omuzlarina mayin gibi iki melek do$uyorsa, her anini biliyorsa seni zaten en ba$tan huzursuzla$tiran ve edimlerinden sorumlu tutmakla yukumlendiren palyatif korku/larj'lik olasiligini da yaninda ta$iyor demek gibi bir anlama mundemic oluyor bu da. "yaratti, izliyor, hata yapmani bekliyor, yaptiginda cezalandiracagini kitaplarla belirtiyor, yapmazsan huriler, gilmanlar seriyor onune, katatonik $izofren gibi davraniyor ama aslinda tum gucu, iradeyi, ho$goruyu, varolagelen her tur canli, cansiz objeyi kendi soyut varliginin bir parcasina ta$iyacak $ekilde dizayn ettigini vurguluyor, vahiylerle, peygamberlerle, ermi$lerle, dervi$lerle, dualarla, sevaplarla, gunahlarla vd'si saymakla bitmez zigonlarla hem kendi yaratmi$ oldugu soylenilen evrende senin ya$ama alanini darliyor hem de bunun sebebini aciklamiyor?" gibi; "adem, havva, lilith, gayomart, sirat koprusu, cinvat koprusu, mesih, astvart arta gibi kavram karga$asini elden birakmayacak kadar cok dini aksesuar yaratmi$, sonra da bunlari bir guzel harmanlayarak kendi kafasini kendisi sikmi$ kul'lar yaratiyor ama onlarin lahut nasut nam hem allah hem insan olmadiklarini soyleyen kul'lari da toplum denen kicikirik total ya$am kirliligine angaje etmekten geri durmuyor?" gibi turlu acmazlara giren ve asla tanimlanamayacagi soylenen mevzularla kafani bir kez daha ve bir kez da karma$ikla$tiriyor.
benim algim, allah'in -varsa- $effaf olmadigini soyluyor. tabansiz, komprador, spekulator demiyorum; sadece $effaf degil. netligi yok.
kitap cok, yalvac cok, din cok. evrim es geciliyor, darwin gunah kecisi oluyor, bilim dogmalarla ayni kaba konup santrifuj ediliyor. kristalle$en bilimden geriye sadece kutsal yaraticiya yonelme hali kaliyor oyle mi?

3. "bu kadar $ey tesadufle mi oldu? kusursuz duzeni gormuyor musun?"
gormuyorum. kaos ve karma$adan, sava$lardan-soykirimlardan-kavgalardan ba$kasini gormuyorum. evet bir duzen var ve sadece duzuyor. (bkz: duzmek)
dengenin ters cali$masi, bu bi' garip feedback bana gore degil. dinozorlar olurken mikroorganizmalarin halay cektigi bir doga duzeninin, toplumsal duzenin dagilmasi, icinin bo$altilmasi, mahvedilmesi de ayni ex post tesaduflerin tasarlanmi$ basamaklari mi diye sormak istiyorum. farz-i misal oyle, e neden? ne gerek vardi? miat doldu, ta$ kirildi, hem de boyle 3/4'u su geri kalani toprak ve et yigini olacak $ekilde oldu: bu cok mantikli, cilgin bilimsel: hahaha kabul. ancak bunca kesi$menin yaratildigi alanin nirengisi ne? kisaca: allah canlilar ve cansizlar aleminden ne istiyor? sir nerede, the secret septisizmi ne olcude anla$ilir, medulla'yi kim sikti, allah allah kontes vikonta verdi mi? mevzu ne? kara delikler, olay ufku, planet seksi, ufo, uzay bo$lugu, mars'a yollanan hamamboceginin ya$amasi, uremesi filan hepten sacmalik ama 5 duyu organinca algilanamayan bir regulasyon ba$kani tandansli akl i kulli'nin yarati, sorgulama, duzenleme fonksiyonu algilamasak da sacma degil. peki.

daha gidebilirdi. sadece diyecegim $u ki allah'in varligina inanmiyorum. inanmamakla herhangi bir cuvala girmi$ de olmuyorum. dinlerin, tabularin, dogmalarin, ahlak kurallarinin ve toplumsal bilincin nezdimde zerre ehemmiyeti, gecerligi yok. bu beni ateist, deist, jainist, ahura mazda, opel vectra filan da yapmiyor.
oyle soyleyeyim dedim.
ara ara çok bencil olduğunu düşündürendir.
ilk ve Son.
en büyük gazabı insanları kendi adını kullanarak aldatanlara olacaktır.
(bkz: allah ile aldatmak)
ona inanmayanlar bir zamanlar dışlanırdı, yuhalanırdı hatta idam edilirdi şimdi seviliyor, bağra basılıyor, karizmatik adam gözüyle bakılıyor.bilmem ki dünya nereye gidiyor. ona inanmamak çağdaşlık sayılıyor. allah'a inanmamak özellikle gençler arasında çok revaçta.

+gözdeee bi çocuk var ya bizim sınıfa yeni gelen, allah'a inanmıyomuş, dışlıyomuş, inkar ediyomuş. nehilüst müymüş neymiş.
+ayy nerde bu çocuk? bu çocuğa derhal vermeliyim.
+dur bekle yalnız gitme! ben de geliyorum.
+adı neydi? nehilüst mü demiştin? ayyyh adı bile karizmatik çocuğun ayyh ayy...*
Tevratta çok fazla pot kıran ve yüce olduğu düşünülen fakat henüz varlığından bile emin olunamayan olgu.

(bkz: Man made god)
kabe'deki putların en büyüğüydü islam'dan önce, şu anda gelmiş geçmiş en büyük put.

--spoiler--

allah,

daha fazlasını iste.

--spoiler--
yoktan var edendir, hayat verendir. düşünenler için her şey apaçıktır.
salih amel işleyenlere sonsuz ve tarifi imkan olmayan cennetiyle ödüllendirecek olandır. allah hepimizi salih kullarından eylesin.
eğer bir allah varsa ahiret günü varsa ve allahın adaleti varsa tek bir insanı bile cehenneme atma hakkı olmayandır, nedeni ise insana vermediği özgür iradedir.
her şeye gücü yetendir.

iki denizi birbirine salmıştır. Bu tatlı, susuzluğu giderici, bu tuzlu ve acıdır. Ve ikisinin arasına birbirine kavuşmalarına engel olan bir perde koymuştur (birbirine kavuşmazlar) Ve O, sudan bir insan yarattı da onu nesep ve sıhr (erkek ve kadın) kıldı.
andromeda galaksisine komşu olan samanyolu galaksisinin iki sarmal kolundan kısa olanının sonuna yakın bir yerde dönüp duran kendi halinde bir yıldızın, yörüngesine dizdiği bi kaç gezegenden biri olan aha şu dünya denilen tozda yaşayan insan ırkından, kadın olanının kafa kıllarını göstermesinden hazetmeyen yaratıcı...
yemin eden, kizan , sevinen ,insanlari yakmaya yada odulendirmeye calisan varlik. aslinda ne kadarda insan elinden cikmis gibi degil mi?
#4074845

anladığım kadarı ile yemin edebilen bir ergmiş.

aman sakın boş yere yemin etmesin, caiz değildir şerefsizim, çarpılır kalır...
gönderdiği araf suresinin 18. ayetini şu şekilde tercümesi olan varlık.

Allah dedi ki: Yerilmiş ve kovulmuş olarak çık oradan. Andolsun, onlardan sana kim uyarsa sizin, hepinizi cehenneme doldururum.

buradan kesinlikle sadist olduğu çıkarılmamalı. lakin bazı insanlar allah'a isyan etmek için surenin tamamını okumadan onun kötü olduğunu iddia ediyorlar. o surede şeytan ile yapılan anlaşma anlatılmakta. önceki ayetlerini okursanız bunu görebilirsiniz. bakın devamındaki dört ayet:

19. Ey Âdem! Sen ve eşin cennette kalın. Dilediğiniz yerden yiyin. Fakat şu ağaca yaklaşmayın. Yoksa zalimlerden olursunuz.

20. Derken şeytan, kendilerinden gizlenmiş olan avret yerlerini onlara açmak için kendilerine vesvese verdi ve dedi ki: Rabbiniz size bu ağacı ancak, melek olmayasınız, ya da (cennette) ebedi kalacaklardan olmayasınız diye yasakladı.

21. Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim& diye de onlara yemin etti.

22. Bu sûretle onları kandırarak yasağa sürükledi. Ağaçtan tattıklarında kendilerine avret yerleri göründü. Derhal üzerlerini cennet yapraklarıyla örtmeye başladılar. Rableri onlara, Ben size bu ağacı yasaklamadım mı? Şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi? diye seslendi.

görüldüğü gibi burada adem ve havva şeytana uyuyor. allah'ın yasağına karşı geliyorlar. daha sonrasında dünya'ya(bana göre cehenneme) gönderiliyor.

not: şahsen dünyayı bir cehennem olarak görüyorum. ancak müslümanlar cehennemle dünyayı ayrı olarak görürler. inancımı anlayışla karşılayın.
kulların genelde başı dara, derde düştüğünde aklına gelendir.

emanet olduğumuzdur. gerçek anlamda tek dosttur.
şeytan'la kavga ederken,
''yemin ediyorum, insanlardan sana uyanlarla birlikte topunuzu cehenneme dolduracağım'' diyen,

yaradan ve kurtarıcı!

araf 11-18
insanları dilediği zaman rızıklandırıp dilediği zaman acı tattıran, fakat tattırdığı acının bir anlamı olduğu düşünülmesi gereken varlık. "tanrı, god" benzeri isimlerle de çağırılmasının hiçbir sakıncasının olmadığı varlıktır, onu hissederek herhangi bir şekilde çağırmak yeterdir.
lakin bazı başka dinden olanlara göre allah kendilerinin yaratıcısı değilmiş, onları başka bir şey yaratmış.

Yeşaya 48. bölüm
11 Bunu kendim için, evet, kendim için yapıyorum. Adımı bayağılaştırmanızı nasıl hoş görebilirim? Bana ait olan onuru başkasına vermem."

lakin tanrıları biraz bencil gibi, kendisinin onurlandırılmasını istiyor.
yahudi ve hristiyanların inanmadığı, bu bakımdan da üç din için evrensel olmayan, islamiyet inancının kabul ettiği yaratıcının adı. yahudi ve hristiyanlar adı yhvh * olan yaratıcıya inanırlar. özellikle eski ahit'te bu konu üzerinde önemle durulmuştur.

Mısır'dan Çıkış 3. bölüm
15 "israilliler'e de ki, 'Beni size atalarınızın Tanrısı, ibrahim'in Tanrısı, ishak'ın Tanrısı ve Yakup'un Tanrısı YHVH gönderdi.' Sonsuza dek adım bu olacak. Kuşaklar boyunca böyle anılacağım.

Levililer 19. bölüm
12 Benim adımla yalan yere ant içmeyeceksiniz. Tanrınız'ın adını aşağılamış olursunuz. YHVH benim.

Levililer 22. bölüm
2 "Harun'a ve oğullarına de ki, 'israil halkının bana sunduğu kutsal sunulardan uzak dursunlar. Kutsal adıma leke sürmesinler. YHVH benim.

Yeşaya 42. bölüm
8 "Ben YHVH'im, adım budur. Onurumu bir başkasına, Övgülerimi putlara bırakmam.

Yeşaya 48. bölüm
11 Bunu kendim için, evet, kendim için yapıyorum. Adımı bayağılaştırmanızı nasıl hoş görebilirim? Bana ait olan onuru başkasına vermem."

gibi ayetler yahudi ve hristiyan inancında tanrı'nın isminin ne kadar önemli olduğunu kanıtlar. buna rağmen türkiye'de yahudi ve hristiyanlar halk içerisinde ağız alışkanlığı ile allah kelimesini kullanır. iyi niyetli olarak da yine üç dinin mensupları "hepimiz aynı allah'a inanıyoruz" der ancak teolojik açıdan bakıldığında ne müslümanlar kendini üç şekilde açıklayan bir tanrı olduğuna inanır, ne yahudi ve hristiyanlar yhvh olarak yüceltilmeyen bir tanrı olduğuna inanır.

edit: gelen anlamsız eksiler üzerine ekleme ihtiyacı hissettim. islamiyet ilgi alanıma giren bir din değil. bu entry olaya teolojik yönden bakıp yazılmıştır. söylediğim şey sizi neden rahatsız etti bilemiyorum ancak doğru olan şeyi söyledim. yahudi ve hristiyanların tanrısı müslümanların tanrısı değildir. bizim değil kutsal kitabın iddiasıdır bu ve birileri kırılmasın diye (gerçi kırılacak bir şey de yok ortada) inancımızdan taviz verecek değiliz.

teslis inancını kabul ediyor musunuz? tanrı'nın baba, oğul ve kutsal ruh'ta tek bir tanrı olduğu inancına katılıyor musunuz? hayır. o zaman neden, neyini eksiliyorsunuz?
eskiden çoktu şimdi bitane. çok değişken meret, şekilden şekile giriyor.
hz muhammed'le ilgili bir entry görülünce ardından direkt entry girilen tanrının isimlerinden birisi.

--spoiler--
hz muhammed in benzerini bulma yarismasi (3) ...
allah (5) ...
--spoiler--
varlığından, anne babası, yaz dönemi cami imamı ve ilkokul din kültürü dersi hocası vasıtası ile haberdar olanların olduğu, ilahi dinlerin ortak kabulu olan tanrı. kendisine dair elimizde mevcut olan tek somut bilgi dini kitaplardır. kendisine inananlar öldükten hemen sonra sonsuz nimetlere ererken kendisinin varlığını kabul etmeyenler sonsuz cezalara duçar olurlar. kendisine dair çok şey duyup da kendisi hakkında çok az şey bildiğimiz ender varlıklardan biridir. toplumda genellikle taziyelerde hatırlanan esrarlı kuvvet ve bir de deyimlerle insanın aklına kazınan bir silüet halinde yaşatılan madde planında görülmeyen ama var olan varlık.

"yokluk sen de bir var bir yoksun
insanoğlu kendi varından yoksun
gelsin beni yokluk akrebi soksun
bir zehir ki hayat özü faniye"
il alah sozcugunun birlesmesiyla uretilmis sozcuk. arapca da tek tanrı analamına gelir. muslumanlıkte oncede bu anlam aynıydı.
şah damarımdan daha yakın olan kudretin adı..
© copyright 2005 - 2026