bugün

/147
'madem allah var, neden savaş oluyor, neden insanlar mutsuz, neden ben mutsuzum ?' sorularına kur'an-ı kerim'de, 'siz bana elinizi açıp dua ettiniz mi ki ben size yardım edeyim' şeklinde cevap vermiş, yüce sıfatının dahi kifayetsiz kaldığı, isminin her zaman ağıza alınmaması gereken yaratıcı.
isinin ustasi varliktir.
(bkz: Tomas Forsberg)
(bkz: #3976410)
şükredilmeyi ve teşekkürü en çok hak eden.
vermek istemese, istemeyi vermeyecek olan. isteyince veren....
(bkz: belirsizlik)
inançsız olduğunu söyleyen birine peygamber'in bir sözü* "sana, kendini unutturan, allahım."
ne yapmış olursan ol geri çevrilmeyeceğini bildiğin tek kapı.
uzun zamandan beri sah damarının yolunu-izini kaybetmis masal kahramanı.
(bkz: kadınlar nasıl delirdi) *
insanların en zor zamanlarında sığındıkları, ona yöneldiğinde bir rahatlama hissettiğin, senin her halini senden daha iyi bilen ve en önemlisi "beni nasıl bilirseniz ben size o şekilde yaklaşırım" diyen, her zaman ne kadar kötü şeyler yaparsak yapalım merhameti sonsuz olup bizi yine affeden yaratıcımız. şefkati anne şefkatinden fazla olup bizi affetmesi için yalvardığımız yaratıcımız. şükürler olsun ki onu biliyorum, varlığını hissedebiliyorum, onu seviyorum ve yine şükürler olsun bende sevgili kuluymuşum ki * beni ve ailemi islam gibi bir dinle şereflendirdi.

(bkz: ölüm benim düğün günüm)
kendisi ile ciddi ciddi konuşmak, dertleşmek ve çözemediğim bazı problemleri etüt etmek istediğim varlık. en başta şu ölüm mevzusu. ne olurdu sanki ölüm diye bir şey olmasa? örneğin ben ortalama 50 yıl sonra öleceğim. benim gibi daha bir sürü zibille insan var. bu insanlar bir defa bile ölümü hatırlamazlar ve birden ölür giderler. sonra hepsi unutulur. kervan kervan gelirler ve giderler. bir yandan doğan bebekler, bir yandan ölen ihtiyarlar. allah aşkına nedir bu trajedinin hikayesi? lütfen ban imtihan kelimesi dışında bir cevap veriniz. uykum var. şimdi uyuyacağım ve rüyalar göreceğim. orası ise apayrı bir başlık. rüyada ayrı bir dünyaya giden ben nasıl ve nerelerde dolaşıyorum. sonra günümün diğer yarısında ayrı bir benle yeni işlere koyuluyorum. ha bu arada çalışmak zorunda mıyım? illa çalışacaksam neye çalışacağım ve bu neye yarayacak? illa bir şeye yaraması gerekir mi? her şey faydası ile mi ölçülür. neyse ben şimdi yatıyorum. kafam hayli karışık. neden? çünkü uykusuzum. hadi eyvallah.
has delikanlı.
kendisine yalakalık yapılmaktan bıkıp-usanılmayan arap putu, olumsuz ruh-ulu manitu.
ama olmaz ki boyle hep bana hep bana.
kimilerine göre beynimizi yaratan; kimilerine göre beynimizin yarattığı.
hakimiyetin kayıtsız şartsız sahibidir, herşeye kadir olandır, haketmediğimiz halde bize sahip olduğumuz herşeyi verendir.
yapımcı, yönetmen ve senaristtir.
kendisine inananlar adaletinden umudu kesip de ölüm temennisine cevirdilerse dualarını * hangisine ol der yine o bilir!
Yoktuk, var etti. Varlığından haberdar etti.
çoğu insan tarafından kesinlikle yanlış algılanmakta olan, boyutunu açıklayamayacağımız derecede büyük bir bütündür. bir bütün olduğunun kanıtını da bilim sayesinde öğrenebilmekteyiz. en gelişmiş mikroskoplarla bile bir hücreye baktığımız zaman ne kadar büyük bir evren olduğunu görebiliriz. buna bağlı olarak da bizim aslında trilyonlarca evrenin bir araya gelerek oluşturduğu bir organizma olduğunu görebiliriz. en gelişmiş teleskoplarla bakıldığında her şeyin bir şeyin etrafında döndüğünü görebilir; galaksilerin, galaksi üstü sistemlerin varlığını görebiliriz. bir de madde-ötesini işin içine kattığımız zaman, ne kadar olağanüstü bir bütün olduğu gözler önüne serilir.
boşuna dememiştir; "beni görmeye gücünüz yetmez.." diye! çünkü o'nu görebilmek için evrendeki bütün parçaları aynı anda görebilmek gerekir. bu da imkansız olduğuna göre, ortada gerçek olan tek şey vardır. o da "bildiklerin, ancak gördüklerin kadardır."
Adamın biri her zaman yaptığı gibi saç ve sakal traşı olmak için berbere gitmiş.onunla ilgilenen berberle sohbet ederken konu allah!a gelmiş. berber adama 'ben senin söylediğin gibi allah'ın varlığına inanmıyorum' demiş; adam 'peki neden böyle düşünüyorsun?' sorusuna 'bunu açıklamak çok kolay. bunu görmek için dışarı çıkmalısın. eğer allah varolsaydı bu kadar sorunlu, sıkıntılı, hasta insan, terkedilmiş çocuklar olur muydu. allah varolsaydı kimseye acı çektirmez kimseyi üzmezdi' diye cevap vermiş. adam o anda cevap vermemiş ve işi bittiği için dışarı çıkmış berber müşterisini kapıya kadar yolcu etmiş. tam o anda saçından ve sakalından uzun zamandır traş olmadığı belli olan yaşlı bir adamı görmüşler. adam berbere dönüp 'bence bu dünyada berber diye bir şey yok demiş' berber ise 'nasıl yok ben buradayım ve bir berberim' demiş. adam ise 'hayır yok çünkü olsaydı caddede uzamış saçı ve sakalıyla yürüyen şu adam olmazdı' demiş. berber de 'hımm... berber diye bir şey var ama insanlar bana gelmiyorsa ben ne yapabilirim ki' cevabını vermiş. adam cevabı şu olmuş:' bak ne güzel söyledin. allah var ve insanlar ona gitmiyorsa bu gitmeyenlerin tercihi. işte dünyadaki acı ve sıkıntıların hepsinin nedeni bu.'
arapça olup, türkçesi tanrı olan kelimedir.
bazılarının gökyüzünde bir tahtta padişah gibi oturduğunu sandığı ama hiç de insana benzemeyen yaratıcı.

insanlar ne zaman ona inanırken ya da onu inkar ederken aslında onun hiçbir şeye benzemediğini tahayyül edebilirlerse işte o zaman anlayacaklardır onu.

ne ki o sandın ona perdedir der imam rabbani.

gözümü kapattığında beni izleyen bir çift göz düşünüyorum ve onu Allah sanıyorum ve vazgeçiyorum bu düşünceden çünkü biliyorum Allah o değil.

ne garip herkes bir varlığa inanıyor ya da bir varlığı inkar ediyor ama o herkesin düşündüğünden farklı bir şekilde mekandan ve zamandan uzak olarak olup biteni izliyor.

zamanın dolmasını bekliyor.
eğer kendisini anlamazsak nasıl inanacağız nasıl güveneceğiz dediğim varlık.
o kadar büyüktür ki, bizim nohut kadar beynimiz onu anlamaya yetmez dediğim, yüce yaratıcı.
kötü günlerde duaları sıralayıp medet umduğum iyi günlerde neredeyse unuttuğum yaratandır.

(bkz: zor durumda kalınca allah diyorum)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026