bugün
- kolye142
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması7
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- hayatın acı gerçekleri6
- marka giyinmek7
- bu saatte yemek yemek6
- nervionun mavi gözleri11
- ona bir şey söyle13
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak7
- ilişkiye ara vermek6
- siyah saçlı beyaz tenli kız7
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir6
- ofis pornosu7
- 186 boyundaki erkek7
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- teselli vermek6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- cep telefonu22
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- nokia20
- yer yön hafızası sıfır olan insan4
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası3
- uçan arabalar neden çıkmadı5
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
- bik bik'in kraliçe olması10
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- teoman'ın popülerliğini kaybetmemesi5
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- yazarların telefon numaraları3
- fransa11
- diksiyon4
- bana isminizi bahşeder misiniz4
- etek tıraşı4
- sarı tekerin yazar olamaması8
- uludağ sözlüğün hacklenmesi12
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- pariste kestane ağacı dibinde tek ayak durmak4
- hacker saldırısı gazileri8
- courtney love2
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi6
- antalya3
kola , sigara falan içerken bir fırt istiyen arkadaşı savuşturmak için "ben aids'liyim lan" tarzı muhabbetin kahramanı olan hastalık. afrika halkının maymunlarla cinsel münasebetinden dolayı maymunlardan insanlara geçtiği de bilinir.
insanin düsmaninin basina gelmesini istemeyecegi hastalik. gencler, arkadaslar; korunmanin adi ince bir elastik zar, yani prezervatif.
AIDS, HIV etkeni nedeniyle insanlarda bağışıklık sisteminin çökmesine neden olan bulaşıcı bir hastalık. kan ve cinsel yolla bulaşır.
bu hastalığa daha anne karnında yakalanan bebekler vardır. düşününce kahrolurum. gerçekten eğitim şart. her anlamda. kimse çocuğunun katili olmamalı.
toplumsal izolasyonun kilometre taşlarındandır. ilk olarak 80'lerde ortaya çıktığında, toplumlar eşcinsellerin bu yolla cezalandırıldığını düşündüler ve bu rahatsızlıktan muzdarip kimseleri, dışladılar.
tedavisini bulana nobel garantili hastalık.
zenci denilen ve dünyaya olumlu anlamda en ufak bir katkıda bulunamamış yığının dünyaya kazandırdığı(!) hastalık.
'Çağımızın vebası' klişesinde hayat bulmuş, hayat çalan, unutmamamiz ve önlemimizi almamiz gereken hastalık. aksi taktirde (bkz: the end).
Serpil barlas a göre açılımı;
a allah
i insan
d devrim
s ise, unuttum. yemin ederim unuttum.
neydi ya s?
a allah
i insan
d devrim
s ise, unuttum. yemin ederim unuttum.
neydi ya s?
ilk kez bir hastanın kurtulduğu hastalıktır. Timothy Ray Brown adlı kişi kemik iliği nakli ile bu hastalığı yenmiş.
http://biyolojigunlugu.bl...ionally-cured-of-hiv.html
http://biyolojigunlugu.bl...ionally-cured-of-hiv.html
olayı en iyi anlatan video bu olsa gerek; http://www.dailymotion.co...aides-graffiti_shortfilms
komik, düşündürücü, biraz da mahrem.
komik, düşündürücü, biraz da mahrem.
kontrolsüz sikişmenin bedeli.
(A)llaha (I)syan eden (D)eyyuslarin (S)onu.
cd4 t helper hücresini etkileyen immün sistem yetersizliği.
Virüs, AIDS'e yakalanmış kişilerin kanında ve menisinde bulunur.
Pek çok başlıkta olduğu gibi, burada da hatalı bilgiler bulunmakta. Düzeltilmelidir.
ilk olarak AIDS bir virüs değildir. Aslında teknik olarak bir hastalık denebilir de denmeyebilir de. AIDS bir olgudur, bir durumdur, bir sendromdur. Ölümcül sonuçları olan bir sendromdur. ingilizcesi "Acquired Immune Deficiency Syndrome olduğundan, baş harflerin kısaltması AIDS olmaktadır. Türkçesi "Sonradan Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu" olmaktadır.
Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Sendromuna (AIDS)neden olan şey bir virüstür. HIV açılımı Human Immunodeficiency Virus (türkçe: insan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) olup, insan akyuvarlarına saldırmaktadır. Vücudun bağışıklık sistemini oluşturan hücreler bir süre sonra görevini yapamaz hale gelince, diğer fırsatçı hastalaıklara bağlı olarak insan ölmektedir. AIDS hastalarının en yaygın ölüm sebepleri arasında zature ve kanser gelmektedir. Bağışıklık sistemi hücreleri, kanserli dokuları imha ettiğinden, normalde belki de hiç farketmeyeceğimiz habis gene sahip bir hücre, ya da sıradan bir akciğer bakterisi, süratle çoğalmakta ve bizi öldürebilmektedir. HIV genetik olarak iki varyasyona sahiptir.
AIDS ilk olarak kayıtlara Belçika Kongo'sunda yaşamış bir kişide tespit edilmiştir. Bu kişi 1959'da ölmesine rağmen, döenminde tanımlanamayan semptomların tipik bir AIDS vakasına benzemesi nedeniyle, durum 1990'larda incelemeye alınmıştır. Hastanede ölen kişinin alınan doku örnekleri daha sonra incelenmiş ve 1998 yılında bu kişinin HIV pozifif olduğu ispatlanmıştır.
Başka bir eski vaka ise 1961'de Batı Afrika'da uzun yolculuk yapmis Norveçli bir gemici bağışıklık yetersizligi ile 1966 yılında ölmesidir. Bu kişinin karısı ve kızı da ertesi yıl aynı sebeple ölmüştü. Eldeki saklanmış kan örneklerinin daha sonra incelenmesi sonucunda ölüm sebebinin AIDS olduğu anlaşılmıştır.
1981 yılna kadar kayıtlara geçmiş birkaç vakaa daha vardır. Ancak bu sendroma isim verilmesine sebep olan ve "0" hastası tabir edilen kişi, 1981'de Kaliforniya Üniversitesi'nde Pneumocystis carinii tanısı tedavi edilen bir eşcinsel ve meslek olarak denizci olan hastadır. CD4 T hücrelerinin (yardımcı T hücreleri) eksikliği tespit edilmişti. Bu kişinin hastalığı nasıl kapmış olabileceği sorulduğunda, ABD'nin 200. kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde ve 1976 yılında, New York Limanına dünyanın dört bir yanından gelen gemicilerden birisinden kaptığına inanmaktadır. 1982'de hastalığa AIDS ismini verdi. 1983 yılında ise (daha sonra HIV ismi verilecek olan)bu sendromun bir retrovirüsten kaynakladığı bulundu.
AIDS hastalığının ilk başlarda eşcinseller arasında hızla yayılması, bir gay hastalığı olduğu kanısına yol açmıştır. Oysa HIV, Hepatit B virüsünden daha kolay bulaşmamaktadır. Ancak eşcinsel topluluklarda istenmeyen gebeliğe karşı önlem olarak prezervatif kullanılmamasından ve sık eş değiştirme alışkanlığına sahip bir sosyal topluluk olmalarından, AIDS çok hızlı biçimde yayılmıştır. Ayrıca, eşcinsellerin anal ilişkide bulunması, bu tür ilişkide makat ve barsakta gözle görülen veya görülemyen kanamalar olabilmesi, virüsün son derece kolayca, hızlıca ve sayıca bol miktarda bulaşmasına yol açmıştır. Ancak AIDS sebebi olan (bkz: HIV), sadece cinsel ilişki yoluyla bulaşmamaktadır. Kan, sperm, vajinal sıvılar, hatta belirli bir oranda tükürükte dahi bulunan virüs, HIV pozitif birinin tükrüğünün, partnerinin kanına karışması sonucu enfeksiyona yol açabileceği ifade edilmektedir. Öte yandan, kanamaya yol açmayan, mukozada tahrişe sebep vermeyen öpüşme eyleminde ya da oral sekste bulaşıcılığın tehlikeli olmayabileceği ifade edilmektedir; ancak 100% bir kesinlik ileri sürülemez, çünkü gözle görülmeyen mikro kanama ve çatlaklar söz konusu olabilir.
HIV ayrıca, diş hekimleri başta olamk üzere kullanılan her türlü cerrahi aletten, enjektör paylamşımından (bu sebeple damardan uyuşturucu kullananlar risk grubudur), organ ve kan ürünleri naklinden ve anneden bebeğe bulaşmaktadır.
Yapılan genet,k çalışmalar göstermektedir ki: Beyaz ırktan gelen insanların %10'u HIV virüsünden doğal olarak ve doğuştan bağışıktır. Bunun sebebi, beyaz ırkta bulunan bir gen mutasyonudur (evrim olgusuna bir destek daha). Bu gen mutasyonu siyah ırkta bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, HIV virüsü kapan insanların %10 hasta olmuyor ve hatta bunu farkına dahi varmıyor. Bu durum, Afrika kıtasında son derece yaygın olan AIDS hastalığının sıklığını ve HIV enfekte toplumun son derece yüksek oranlara sahip olmasını açıklar pek çok sebepten biridir.
Ek sıkmak, yokalaşmak, yaklaşmak, aynı havayı solumak, aynı tuvaleti kullanmak gibi sebeplerden HIV bulaşmaz. Dikkat edilmesi gereken tek nokta, kan temasından veya açık yara üzerinden kan teması olabilecek bir durumdan kaçınmaktır.
ilk olarak AIDS bir virüs değildir. Aslında teknik olarak bir hastalık denebilir de denmeyebilir de. AIDS bir olgudur, bir durumdur, bir sendromdur. Ölümcül sonuçları olan bir sendromdur. ingilizcesi "Acquired Immune Deficiency Syndrome olduğundan, baş harflerin kısaltması AIDS olmaktadır. Türkçesi "Sonradan Edinilmiş Bağışıklık Yetersizliği Sendromu" olmaktadır.
Kazanılmış Bağışıklık Yetersizliği Sendromuna (AIDS)neden olan şey bir virüstür. HIV açılımı Human Immunodeficiency Virus (türkçe: insan Bağışıklık Yetmezlik Virüsü) olup, insan akyuvarlarına saldırmaktadır. Vücudun bağışıklık sistemini oluşturan hücreler bir süre sonra görevini yapamaz hale gelince, diğer fırsatçı hastalaıklara bağlı olarak insan ölmektedir. AIDS hastalarının en yaygın ölüm sebepleri arasında zature ve kanser gelmektedir. Bağışıklık sistemi hücreleri, kanserli dokuları imha ettiğinden, normalde belki de hiç farketmeyeceğimiz habis gene sahip bir hücre, ya da sıradan bir akciğer bakterisi, süratle çoğalmakta ve bizi öldürebilmektedir. HIV genetik olarak iki varyasyona sahiptir.
AIDS ilk olarak kayıtlara Belçika Kongo'sunda yaşamış bir kişide tespit edilmiştir. Bu kişi 1959'da ölmesine rağmen, döenminde tanımlanamayan semptomların tipik bir AIDS vakasına benzemesi nedeniyle, durum 1990'larda incelemeye alınmıştır. Hastanede ölen kişinin alınan doku örnekleri daha sonra incelenmiş ve 1998 yılında bu kişinin HIV pozifif olduğu ispatlanmıştır.
Başka bir eski vaka ise 1961'de Batı Afrika'da uzun yolculuk yapmis Norveçli bir gemici bağışıklık yetersizligi ile 1966 yılında ölmesidir. Bu kişinin karısı ve kızı da ertesi yıl aynı sebeple ölmüştü. Eldeki saklanmış kan örneklerinin daha sonra incelenmesi sonucunda ölüm sebebinin AIDS olduğu anlaşılmıştır.
1981 yılna kadar kayıtlara geçmiş birkaç vakaa daha vardır. Ancak bu sendroma isim verilmesine sebep olan ve "0" hastası tabir edilen kişi, 1981'de Kaliforniya Üniversitesi'nde Pneumocystis carinii tanısı tedavi edilen bir eşcinsel ve meslek olarak denizci olan hastadır. CD4 T hücrelerinin (yardımcı T hücreleri) eksikliği tespit edilmişti. Bu kişinin hastalığı nasıl kapmış olabileceği sorulduğunda, ABD'nin 200. kuruluş yıldönümü kutlamaları çerçevesinde ve 1976 yılında, New York Limanına dünyanın dört bir yanından gelen gemicilerden birisinden kaptığına inanmaktadır. 1982'de hastalığa AIDS ismini verdi. 1983 yılında ise (daha sonra HIV ismi verilecek olan)bu sendromun bir retrovirüsten kaynakladığı bulundu.
AIDS hastalığının ilk başlarda eşcinseller arasında hızla yayılması, bir gay hastalığı olduğu kanısına yol açmıştır. Oysa HIV, Hepatit B virüsünden daha kolay bulaşmamaktadır. Ancak eşcinsel topluluklarda istenmeyen gebeliğe karşı önlem olarak prezervatif kullanılmamasından ve sık eş değiştirme alışkanlığına sahip bir sosyal topluluk olmalarından, AIDS çok hızlı biçimde yayılmıştır. Ayrıca, eşcinsellerin anal ilişkide bulunması, bu tür ilişkide makat ve barsakta gözle görülen veya görülemyen kanamalar olabilmesi, virüsün son derece kolayca, hızlıca ve sayıca bol miktarda bulaşmasına yol açmıştır. Ancak AIDS sebebi olan (bkz: HIV), sadece cinsel ilişki yoluyla bulaşmamaktadır. Kan, sperm, vajinal sıvılar, hatta belirli bir oranda tükürükte dahi bulunan virüs, HIV pozitif birinin tükrüğünün, partnerinin kanına karışması sonucu enfeksiyona yol açabileceği ifade edilmektedir. Öte yandan, kanamaya yol açmayan, mukozada tahrişe sebep vermeyen öpüşme eyleminde ya da oral sekste bulaşıcılığın tehlikeli olmayabileceği ifade edilmektedir; ancak 100% bir kesinlik ileri sürülemez, çünkü gözle görülmeyen mikro kanama ve çatlaklar söz konusu olabilir.
HIV ayrıca, diş hekimleri başta olamk üzere kullanılan her türlü cerrahi aletten, enjektör paylamşımından (bu sebeple damardan uyuşturucu kullananlar risk grubudur), organ ve kan ürünleri naklinden ve anneden bebeğe bulaşmaktadır.
Yapılan genet,k çalışmalar göstermektedir ki: Beyaz ırktan gelen insanların %10'u HIV virüsünden doğal olarak ve doğuştan bağışıktır. Bunun sebebi, beyaz ırkta bulunan bir gen mutasyonudur (evrim olgusuna bir destek daha). Bu gen mutasyonu siyah ırkta bulunmamaktadır. Diğer bir ifadeyle, HIV virüsü kapan insanların %10 hasta olmuyor ve hatta bunu farkına dahi varmıyor. Bu durum, Afrika kıtasında son derece yaygın olan AIDS hastalığının sıklığını ve HIV enfekte toplumun son derece yüksek oranlara sahip olmasını açıklar pek çok sebepten biridir.
Ek sıkmak, yokalaşmak, yaklaşmak, aynı havayı solumak, aynı tuvaleti kullanmak gibi sebeplerden HIV bulaşmaz. Dikkat edilmesi gereken tek nokta, kan temasından veya açık yara üzerinden kan teması olabilecek bir durumdan kaçınmaktır.
hiv+ olan insanların bilinmeyen bir süre zarfında yakalanacakları, ve ne yazık ki o aşamadan sonra tedavisi olmayan hastalık. hiv virüsü heteroseksüel ve ya homoseksüel her türlü cinsel temas* halinde bulaşabilir. güvenli seks yüzde 95e varan koruma sağlamaktadır. gelişen tıp sayesinde, hiv+ olan kişiler uzun süre sağlıklı bir biçimde, aids'e dönüşmeden yaşayabilirler, ancak asla tamamen iyileşme söz konusu değildir.
Dün, Okan BAYÜLGEN'in sunduğu muhabbet kralına konu olan konu.
her yıl gelişen bakteriler sayesinde bağışıklık kazanan virüs. bu sebepten ötürü tedavi iğneleri üretilememektedir. bir sonraki yıl bir önceki yıla göre daha ölümcül olarak ortaya çıkar.
t lenfosit hücrelerinden olan t helper hücrelerinin inaktive edilmesine bağlı olarak çıkan immün hastalık.
modern talking, cc catch, bad boys blue, breakdance ile ilişkilendirilebilen hastalık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar