bugün
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- queen ravenna adlı yazar10
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- ne kadar yaşlısın16
- kendisiyle övünen insanlar12
- rastgele bir yazar seçip sataşmak2
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı37
- muhallebi kıvamı3
- trt tarafsız olmalı13
- leblebi kurabiyesi3
- allbea'ya albela diyen hadsiz3
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
- kfc2
- damla sakızlı muhallebi3
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan4
- birinin seni hiçbir şey bilmiyor sanması2
- fatma betül sayan kaya50
- ziyan2
- türkiye30
- özelden küfür eden sözlük kızı4
- futbol15
- nahl suresi 1 ayet2
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- yolda yürürken traverten görmek2
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- italya14
- ismet gurbuz2
- uefa uluslar ligi5
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi4
- teoman çamaşır3
- bu nasıl hava lan7
- nahl suresi 10 ayet2
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- sevgili6
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- frankyfourfingers4
- anın görüntüsü23
- morkstar8
- insanlardan tiksinmek3
- sen milyar sen milyon3
- malum kesimin her şeyi yemesi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- sigara böreği5
- vergi vermenin ahlaki tartışması3
- koyu saç açık ten4
- manyak bey birader döner mi sorusu2
- parayı alıp istifa etmek2
ayetler kontrol edilmiştir hepsi kuranda aynı şekilde yer alan ayetlerdir isterseniz şurdan kontrol edebilirsiniz;
http://www.kuranmeali.com/
http://www.kuranmeali.com/
ayetlerin meallerini okuyunca diyanetteki meallerle aynı olmadığını görebilirsiniz, ve önündeki ardındaki ayetle beraber okunursa ne demek istediğinide anlayabilirsiniz, tabi amaç anlamaksa ve öğrenmek olmalı önce, yoksa davul zurna az.
halen türk medeni kanununa göre boşandıktan sonra kadınlar hemen evlenemezler. belli bir bekleme süresi vardır. ancak son dna teknolojileri ile artık bu yasak kalkabilir. çocuğun babası artık basit bir test ile bulunabilmektedir. lakin 7. yüzyldan 20. yüzyılın neredeyse sonuna kadar insanların böyle bir şansı yoktu.
kur-an bir bütündür, parçalara ayırarak yorumlamak, çokta mantıklı bir eylem değildir. ancak bu ateist kardeşlerimiz madem ki bunu yapmış, elimizden geldiği kadar açıklamaya çalışalım;
nisa suresi 34. ayet ile başlayalım ki, en tartışmalı ayettir;
bir kere baştan belirtmek istiyorum ki, islam kesinlikle şiddet dini değildir. bu ayette önemli olan "darb" mastarıdır. darb kelimesi arapçada, belki en fazla kullanılan kelimedir. çok değişik anlamları vardır. DARB ; Mastarı VURMAK, DÖVMEK, YAPMAK,BIRAKMAK AYRILMAK GÖSTERMEK, ETMEK EYLEMEK KOYMAK vb. birçok anlama gelir. Bu kelime, Arapça'nın (aspirin) gibi neredeyse her derde deva sözcüğüdür. Türkçe'de ETMEK EYLEMEK gibi .. Empoze etmek, baskı yapmak, zorlamak (DARB) Kota uyguladı (DARABE HISSA) iğne yaptı (DARABE HAGN) Vergi koydu (DARABE DARiYB) Vuruşmak, dövüşmek (TEDARUB) iş bırakma, işi terk etme, ayrılma (iDRAB) vb. birçok kelime bu kökten gelmiştir. Nitekim DARABE kelimesi Nisa 101. ayette (sefere çıkmak, bir yerden bir süreliğine ayrılmak, açmak, ayırmak) anlamında kullanılmıştır .. (Yeryüzünde SEFERE ÇIKTIĞINIZDA düşmanın üzerinize ani saldırı düzenlemesinden korkarsanız) Şu halde KADINLARI DÖVÜN ayeti olarak meşhur olan bu ayet, ikişer, üçer, dörder.. ayetinin evliliklerin giderek çoğaltılmasını değil; giderek azaltılmasını amaçlaması gibi, kadın dövme olaylarının TERK EDiLMESiNi HEDEFLEMEKTEDiR.
maide suresi 58. ayette ise, hırsızlık yapanın elini, tekrar böyle bir şeye başvurmaması için, kesin buyuruyor.
şimdi bu ayetin ne dediğinden çok, nasıl uygulandığı önemlidir. çünkü hırsızlıktan kasıt nedir, onu iyi anlamak gerekir. ayrıca, bu ayetin nasıl bir ortamda indiği ve ne şartlar altında uygulanacağını bilmekte gerekir. zira kur-an'ı kerim bir bütündür ve tek tek ayetler halinde incelenmesi, çokta mantıklı olmaz.
Ergenlik yaşına gelmiş, aklı başında bir insan zaruret hali yokken, bir şahsa ait ve korunmakta olan da değerli bir maldan 10 dirhem gümüş değerinde bir malı çalarsa hırsız kabul edilir. bunun olabilmesi için iki şahit ve kişinin bizzat kendisinin suçlu olduğunu kabul etmesi gerekir.
Ayette belirtilen cezanın uygulanması için fakihlar öyle şartlar ileri sürmüşler ki neredeyse el kesme cezası uygulanamaz haldedir.efendimizde had cezalarını şüphelerle kaldırın, buyurmuştur.
ayrıca, iSLAM hukukunda, vatandaşını korumaya gücü yetmeyen devletin onu cezalandırmaya da hakkı yoktur.
örneğin, hz.ömer(r.a) önleyici tedbirler alınmadan, vatandaşların karnı doyurulmadan cezai müeyyidelere gitmeyi yasaklamış ve açlık nedeniyle hırsızlık yapan birini cezalandırmamış, açlık kıtlık yıllarında valilerine gönderdiği tamimde hırsızlık suçlarındna dolayı el kesilmemesini emretmiştir.
HZ ömer asgari ücretin asgarisi olarak kendi maaşını ölçü kabul etmiş,ondan sonra sahabenin hizmet derecesine göre devlet bütçesinden verilen maaşı arttırmıştır. Bütün Müslüman vatandaşların birbirleriyle kardeş olduğu,en az maaş alanın devlet başkanınınkine denk maaş aldığı bir toplumda hırsızlık olmaz.
hırsızlığa karşılık el kesme cezası, ancak böyle bir ortamda hırsızlık yapılmışsa uygulanabilir. yoksa günümüzdeki gibi, vatandaşını hiçe sayan bir devlette hırsızlık cezası uygulanması söz konusu değildir.
nisa suresi 34. ayet ile başlayalım ki, en tartışmalı ayettir;
bir kere baştan belirtmek istiyorum ki, islam kesinlikle şiddet dini değildir. bu ayette önemli olan "darb" mastarıdır. darb kelimesi arapçada, belki en fazla kullanılan kelimedir. çok değişik anlamları vardır. DARB ; Mastarı VURMAK, DÖVMEK, YAPMAK,BIRAKMAK AYRILMAK GÖSTERMEK, ETMEK EYLEMEK KOYMAK vb. birçok anlama gelir. Bu kelime, Arapça'nın (aspirin) gibi neredeyse her derde deva sözcüğüdür. Türkçe'de ETMEK EYLEMEK gibi .. Empoze etmek, baskı yapmak, zorlamak (DARB) Kota uyguladı (DARABE HISSA) iğne yaptı (DARABE HAGN) Vergi koydu (DARABE DARiYB) Vuruşmak, dövüşmek (TEDARUB) iş bırakma, işi terk etme, ayrılma (iDRAB) vb. birçok kelime bu kökten gelmiştir. Nitekim DARABE kelimesi Nisa 101. ayette (sefere çıkmak, bir yerden bir süreliğine ayrılmak, açmak, ayırmak) anlamında kullanılmıştır .. (Yeryüzünde SEFERE ÇIKTIĞINIZDA düşmanın üzerinize ani saldırı düzenlemesinden korkarsanız) Şu halde KADINLARI DÖVÜN ayeti olarak meşhur olan bu ayet, ikişer, üçer, dörder.. ayetinin evliliklerin giderek çoğaltılmasını değil; giderek azaltılmasını amaçlaması gibi, kadın dövme olaylarının TERK EDiLMESiNi HEDEFLEMEKTEDiR.
maide suresi 58. ayette ise, hırsızlık yapanın elini, tekrar böyle bir şeye başvurmaması için, kesin buyuruyor.
şimdi bu ayetin ne dediğinden çok, nasıl uygulandığı önemlidir. çünkü hırsızlıktan kasıt nedir, onu iyi anlamak gerekir. ayrıca, bu ayetin nasıl bir ortamda indiği ve ne şartlar altında uygulanacağını bilmekte gerekir. zira kur-an'ı kerim bir bütündür ve tek tek ayetler halinde incelenmesi, çokta mantıklı olmaz.
Ergenlik yaşına gelmiş, aklı başında bir insan zaruret hali yokken, bir şahsa ait ve korunmakta olan da değerli bir maldan 10 dirhem gümüş değerinde bir malı çalarsa hırsız kabul edilir. bunun olabilmesi için iki şahit ve kişinin bizzat kendisinin suçlu olduğunu kabul etmesi gerekir.
Ayette belirtilen cezanın uygulanması için fakihlar öyle şartlar ileri sürmüşler ki neredeyse el kesme cezası uygulanamaz haldedir.efendimizde had cezalarını şüphelerle kaldırın, buyurmuştur.
ayrıca, iSLAM hukukunda, vatandaşını korumaya gücü yetmeyen devletin onu cezalandırmaya da hakkı yoktur.
örneğin, hz.ömer(r.a) önleyici tedbirler alınmadan, vatandaşların karnı doyurulmadan cezai müeyyidelere gitmeyi yasaklamış ve açlık nedeniyle hırsızlık yapan birini cezalandırmamış, açlık kıtlık yıllarında valilerine gönderdiği tamimde hırsızlık suçlarındna dolayı el kesilmemesini emretmiştir.
HZ ömer asgari ücretin asgarisi olarak kendi maaşını ölçü kabul etmiş,ondan sonra sahabenin hizmet derecesine göre devlet bütçesinden verilen maaşı arttırmıştır. Bütün Müslüman vatandaşların birbirleriyle kardeş olduğu,en az maaş alanın devlet başkanınınkine denk maaş aldığı bir toplumda hırsızlık olmaz.
hırsızlığa karşılık el kesme cezası, ancak böyle bir ortamda hırsızlık yapılmışsa uygulanabilir. yoksa günümüzdeki gibi, vatandaşını hiçe sayan bir devlette hırsızlık cezası uygulanması söz konusu değildir.
on ayette çarpıtma yapmaktır. çünkü bir dini kitap ya da din, bütün olarak ele alınmalıdır.
bu yapılan da olsa olsa üçüncü sınıf bir gazetenin beşinci sınıf muhabirinin cımbızlama haberi gibidir. bana öyle geldi en azından.
ama en azından üzerinde düşünmeye değer mi, emin değilim.
bu yapılan da olsa olsa üçüncü sınıf bir gazetenin beşinci sınıf muhabirinin cımbızlama haberi gibidir. bana öyle geldi en azından.
ama en azından üzerinde düşünmeye değer mi, emin değilim.
(#13528857)nisa/34 de direk erkeklerin kadınlardan üstün olduğunun yazması garip olan. türk toplumunun hala kadını ikinci sınıf olarak görmesi de bu ayetlere dayanıyor olsa gerek.
(bkz: 10 adımda 12 adım)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar