bugün
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- karton toplayan çocuğa cin kabilesi göndermek4
- queen ravenna adlı yazar10
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- ne kadar yaşlısın16
- 29 eylül 2026 mhk başkanı'nın gözaltına alınması8
- kendisiyle övünen insanlar12
- birinin seni hiçbir şey bilmiyor sanması3
- almancı mehdi3
- türkiye31
- nokia 3310 denince akla gelenler11
- futbol16
- trt tarafsız olmalı13
- italya15
- seni yok sayacaklar sen daha çok var olacaksın2
- fatma betül sayan kaya50
- saçmalamak2
- uefa uluslar ligi6
- istanbul şu an hafif yağmurlu 18 derece5
- geç kalmışlık hissi2
- abd'nin ırak'tan çekilmesi2
- gokyuzunun silinen rengi2
- ihtiyacı olmadığı halde alışveriş yapan insan4
- piyangosu bile şaibeli ülkede borsa oynamak2
- muhallebi kıvamı3
- leblebi kurabiyesi3
- asansör2
- yeni parti tüzüğü yerine 20 milyar doları konuşmak9
- asrın soygunu21
- allbea'ya albela diyen hadsiz3
- damla sakızlı muhallebi3
- rastgele bir yazar seçip sataşmak2
- özelden küfür eden sözlük kızı4
- kfc2
- fon olaylarında adı geçen şahıslar4
- ziyan2
- bu nasıl hava lan7
- rastgele yazarlara mesaj atıp küfretmek4
- yolda yürürken traverten görmek2
- nahl suresi 1 ayet2
- ismet gurbuz2
- eti üç harfli portakal jöleli bisküvi4
- nokia 6600 denince akla gelenler5
- teoman çamaşır3
- sevgili6
- frankyfourfingers4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı19
- sonbahardaki yaprak dökülmesi3
- nahl suresi 10 ayet2
- sigara böreği5
kur-an bir bütündür, parçalara ayırarak yorumlamak, çokta mantıklı bir eylem değildir. ancak bu ateist kardeşlerimiz madem ki bunu yapmış, elimizden geldiği kadar açıklamaya çalışalım;
nisa suresi 34. ayet ile başlayalım ki, en tartışmalı ayettir;
bir kere baştan belirtmek istiyorum ki, islam kesinlikle şiddet dini değildir. bu ayette önemli olan "darb" mastarıdır. darb kelimesi arapçada, belki en fazla kullanılan kelimedir. çok değişik anlamları vardır. DARB ; Mastarı VURMAK, DÖVMEK, YAPMAK,BIRAKMAK AYRILMAK GÖSTERMEK, ETMEK EYLEMEK KOYMAK vb. birçok anlama gelir. Bu kelime, Arapça'nın (aspirin) gibi neredeyse her derde deva sözcüğüdür. Türkçe'de ETMEK EYLEMEK gibi .. Empoze etmek, baskı yapmak, zorlamak (DARB) Kota uyguladı (DARABE HISSA) iğne yaptı (DARABE HAGN) Vergi koydu (DARABE DARiYB) Vuruşmak, dövüşmek (TEDARUB) iş bırakma, işi terk etme, ayrılma (iDRAB) vb. birçok kelime bu kökten gelmiştir. Nitekim DARABE kelimesi Nisa 101. ayette (sefere çıkmak, bir yerden bir süreliğine ayrılmak, açmak, ayırmak) anlamında kullanılmıştır .. (Yeryüzünde SEFERE ÇIKTIĞINIZDA düşmanın üzerinize ani saldırı düzenlemesinden korkarsanız) Şu halde KADINLARI DÖVÜN ayeti olarak meşhur olan bu ayet, ikişer, üçer, dörder.. ayetinin evliliklerin giderek çoğaltılmasını değil; giderek azaltılmasını amaçlaması gibi, kadın dövme olaylarının TERK EDiLMESiNi HEDEFLEMEKTEDiR.
maide suresi 58. ayette ise, hırsızlık yapanın elini, tekrar böyle bir şeye başvurmaması için, kesin buyuruyor.
şimdi bu ayetin ne dediğinden çok, nasıl uygulandığı önemlidir. çünkü hırsızlıktan kasıt nedir, onu iyi anlamak gerekir. ayrıca, bu ayetin nasıl bir ortamda indiği ve ne şartlar altında uygulanacağını bilmekte gerekir. zira kur-an'ı kerim bir bütündür ve tek tek ayetler halinde incelenmesi, çokta mantıklı olmaz.
Ergenlik yaşına gelmiş, aklı başında bir insan zaruret hali yokken, bir şahsa ait ve korunmakta olan da değerli bir maldan 10 dirhem gümüş değerinde bir malı çalarsa hırsız kabul edilir. bunun olabilmesi için iki şahit ve kişinin bizzat kendisinin suçlu olduğunu kabul etmesi gerekir.
Ayette belirtilen cezanın uygulanması için fakihlar öyle şartlar ileri sürmüşler ki neredeyse el kesme cezası uygulanamaz haldedir.efendimizde had cezalarını şüphelerle kaldırın, buyurmuştur.
ayrıca, iSLAM hukukunda, vatandaşını korumaya gücü yetmeyen devletin onu cezalandırmaya da hakkı yoktur.
örneğin, hz.ömer(r.a) önleyici tedbirler alınmadan, vatandaşların karnı doyurulmadan cezai müeyyidelere gitmeyi yasaklamış ve açlık nedeniyle hırsızlık yapan birini cezalandırmamış, açlık kıtlık yıllarında valilerine gönderdiği tamimde hırsızlık suçlarındna dolayı el kesilmemesini emretmiştir.
HZ ömer asgari ücretin asgarisi olarak kendi maaşını ölçü kabul etmiş,ondan sonra sahabenin hizmet derecesine göre devlet bütçesinden verilen maaşı arttırmıştır. Bütün Müslüman vatandaşların birbirleriyle kardeş olduğu,en az maaş alanın devlet başkanınınkine denk maaş aldığı bir toplumda hırsızlık olmaz.
hırsızlığa karşılık el kesme cezası, ancak böyle bir ortamda hırsızlık yapılmışsa uygulanabilir. yoksa günümüzdeki gibi, vatandaşını hiçe sayan bir devlette hırsızlık cezası uygulanması söz konusu değildir.
nisa suresi 34. ayet ile başlayalım ki, en tartışmalı ayettir;
bir kere baştan belirtmek istiyorum ki, islam kesinlikle şiddet dini değildir. bu ayette önemli olan "darb" mastarıdır. darb kelimesi arapçada, belki en fazla kullanılan kelimedir. çok değişik anlamları vardır. DARB ; Mastarı VURMAK, DÖVMEK, YAPMAK,BIRAKMAK AYRILMAK GÖSTERMEK, ETMEK EYLEMEK KOYMAK vb. birçok anlama gelir. Bu kelime, Arapça'nın (aspirin) gibi neredeyse her derde deva sözcüğüdür. Türkçe'de ETMEK EYLEMEK gibi .. Empoze etmek, baskı yapmak, zorlamak (DARB) Kota uyguladı (DARABE HISSA) iğne yaptı (DARABE HAGN) Vergi koydu (DARABE DARiYB) Vuruşmak, dövüşmek (TEDARUB) iş bırakma, işi terk etme, ayrılma (iDRAB) vb. birçok kelime bu kökten gelmiştir. Nitekim DARABE kelimesi Nisa 101. ayette (sefere çıkmak, bir yerden bir süreliğine ayrılmak, açmak, ayırmak) anlamında kullanılmıştır .. (Yeryüzünde SEFERE ÇIKTIĞINIZDA düşmanın üzerinize ani saldırı düzenlemesinden korkarsanız) Şu halde KADINLARI DÖVÜN ayeti olarak meşhur olan bu ayet, ikişer, üçer, dörder.. ayetinin evliliklerin giderek çoğaltılmasını değil; giderek azaltılmasını amaçlaması gibi, kadın dövme olaylarının TERK EDiLMESiNi HEDEFLEMEKTEDiR.
maide suresi 58. ayette ise, hırsızlık yapanın elini, tekrar böyle bir şeye başvurmaması için, kesin buyuruyor.
şimdi bu ayetin ne dediğinden çok, nasıl uygulandığı önemlidir. çünkü hırsızlıktan kasıt nedir, onu iyi anlamak gerekir. ayrıca, bu ayetin nasıl bir ortamda indiği ve ne şartlar altında uygulanacağını bilmekte gerekir. zira kur-an'ı kerim bir bütündür ve tek tek ayetler halinde incelenmesi, çokta mantıklı olmaz.
Ergenlik yaşına gelmiş, aklı başında bir insan zaruret hali yokken, bir şahsa ait ve korunmakta olan da değerli bir maldan 10 dirhem gümüş değerinde bir malı çalarsa hırsız kabul edilir. bunun olabilmesi için iki şahit ve kişinin bizzat kendisinin suçlu olduğunu kabul etmesi gerekir.
Ayette belirtilen cezanın uygulanması için fakihlar öyle şartlar ileri sürmüşler ki neredeyse el kesme cezası uygulanamaz haldedir.efendimizde had cezalarını şüphelerle kaldırın, buyurmuştur.
ayrıca, iSLAM hukukunda, vatandaşını korumaya gücü yetmeyen devletin onu cezalandırmaya da hakkı yoktur.
örneğin, hz.ömer(r.a) önleyici tedbirler alınmadan, vatandaşların karnı doyurulmadan cezai müeyyidelere gitmeyi yasaklamış ve açlık nedeniyle hırsızlık yapan birini cezalandırmamış, açlık kıtlık yıllarında valilerine gönderdiği tamimde hırsızlık suçlarındna dolayı el kesilmemesini emretmiştir.
HZ ömer asgari ücretin asgarisi olarak kendi maaşını ölçü kabul etmiş,ondan sonra sahabenin hizmet derecesine göre devlet bütçesinden verilen maaşı arttırmıştır. Bütün Müslüman vatandaşların birbirleriyle kardeş olduğu,en az maaş alanın devlet başkanınınkine denk maaş aldığı bir toplumda hırsızlık olmaz.
hırsızlığa karşılık el kesme cezası, ancak böyle bir ortamda hırsızlık yapılmışsa uygulanabilir. yoksa günümüzdeki gibi, vatandaşını hiçe sayan bir devlette hırsızlık cezası uygulanması söz konusu değildir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar