bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması8
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- millette manyak para var10
- sözlükteki halloween kavgası5
- asgari ücret8
- sözlük kürdü54
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması3
- cam açık uyumak7
- ne olursan ol yine gel3
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri5
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- nev vs teoman3
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- volkswagen passat3
- kemal sunal'ın en kötü filmi3
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler29
- yogartiksen4
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- kitap okuyamamak3
- arkadaş edinme yolları5
- herkesin hayatına kimse karışamaz2
- dem partili kezo3
- ismail kartal25
- 1 kasım 2026 kasımpaşa beşiktaş maçı9
- yusuf islam ın uu beybi beybi diye şarkı söylemesi2
- ileri dönüşüm5
- kartoncu abi ırkçı mı4
- osman pamukoğlu14
- türklerin ırkçı olması8
- 3 kasım 2026 galatasaray stuttgart maçı7
- türklerin abartılmış bir ırk olması2
- demlenmiş chp2
- rami kütüphanesi4
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- en son ne aldınız17
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- badoo4
- kurban kesip halloween'a laf etmek3
- çok konuşan insanlarla aramdaki fark2
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- ultimate korku2
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- annenin ölmesi5
- flört uygulamalarında algoritma2
- hafta sonu2
- sözlükteki çiftçi yazarlar8
- hayata dair iç burkan detaylar3
üniversiteye hazırlanan bir kız olarak üniversite hayatı hakkında kafamda bi dolu soru isaretleri var. aslında üniversite o kadarda çekici gelmiyordu. taki o güne kadar. bir haftasonu akşamıydı. üniversite yurdunun önünde bir kafeye işemek üzere lavaboyu sorduk onlarda çok samimi bir şekilde "yandaki yurda bizim gonderdigimizi söyleyin. " diyip tatliş bi sekilde lavabonun olmadığını belirttiler. iki karşılıklı bina vardı. Ilk binaya yürüdük, arkadaşım aceleyle güvenliğe sorunumuzu bildirdi bizde içeri girdik. aman tanrım dedim cennet gibi bi yerdi resmen herkes pijamalarıyla kafeteryada oturuyodu. taş gibi gençler parlak dişleriyle gülümseyip muhabbet ediyordu. o gün dedim ki benim kesinlikle üniversiteye gitmem lazım. teşvikçi güzel gençler saolun sayenizde hazirlık okuyorum.
Türkiye'de gereksiz derecede çok fazla olan şey. En az yarısını kapatmak gerek. Böylece ülkede dolaşan bir sürü gizli işsiz de üniversiteye gitmeden hayata atılır. Herkes üniversite okuyacak diye bir şey yok, valla bak. Onun yerine bir zanaat öğrense okumayacak olan adam hem kendine daha faydalı hem memlekete. Sonra mezun oluyor işsiz işsiz dolanıyor. Bir iş öğrenecek yaşı da geçiyor. Boşa geçen bir ömür. Bilim milim de yapılmıyor zaten bu üniversitelerin çoğunda kimse o argümanla da gelmesin.
bilim yuvasıdır.
gelmeden önce birşey sandığım ve 2 buçuk senedir pekte birşey olmadığını anladığım eğitim yuvası.
gelmeden önce birşey sandığım ve 3 aydır birşey olmadığını anladığım eğitim yuvası.
amacından şaşmaktadır şu sıralar.
"Diploma cehli alır eşşeklik Baki" kalır sözünün ilham alınıldığı öğretim Yuvacıkları.
"Eşşeklik Baki kalır"a kanıt ise sol frame'de kendini gösteriyor. El sallayın bakayım. Aferin!
"Eşşeklik Baki kalır"a kanıt ise sol frame'de kendini gösteriyor. El sallayın bakayım. Aferin!
Üniversitesine göre kendinizi gerçek bir öğrenci gibi hissettirir.
okumuş işsiz yaratmak için kurulmuş , devletin para kazanmak için en ideal kurumudur.
Bakın bu bir dramdır denilebilecek bir yer. Sırf hocaya hocam herkes kopya çekiyor dikkatli olun ya da şikayet edeceğim dedim diye tek bir dersten kaldım.
görsel
görsel
"Her ile bir universite "kampanyasi sonrasi ülkede okumuş cahilleri, okumuş bilgili işsizleri arttirmis olup mesleklerin ayağa düşmesine sebep olmuştur. Ogretim uyesi sayisi az, alt yapisi olmayan ogrencisi bir elin parmaklarini gecmeyen üniversiteler acil olarak kapatılmalidir. Fakulteler piyasanin ve devletin istihdam ihtiyaclari dogrultusunda ogrenci almali ve universite bitiren hic kimse issiz kalmamalidir. Ulkedeki yuksek ogretim sisteminde reforma gidilmelidir.
türkiye'de artık herkesin zorlanmadan gidebildiği bir eğitim kurumu.
--spoiler--
iktidar (ya da onun yerini almış olan şey) artık Üniversiteye inanmamaktadır. Sonuç olarak bu kurumu belli bir yaş grubuna ait insanı bakım ve gözaltında bulundurduğu bir yer olarak görmektedir.
Aralarında bir seçim yapmaya kalkışmasının bir anlamı yoktur çünkü iktidar seçkinlerini başka yerlerden seçmekte ya da başka şekilde arayıp bulmaktadır.
Diplomalar artık bir işe yaramadığından, dağıtmayı reddetmesinin bir anlamı yoktur. Bu yüzden sistem artık herkese bir diploma vermeye hazırdır.
--spoiler-- * *
iktidar (ya da onun yerini almış olan şey) artık Üniversiteye inanmamaktadır. Sonuç olarak bu kurumu belli bir yaş grubuna ait insanı bakım ve gözaltında bulundurduğu bir yer olarak görmektedir.
Aralarında bir seçim yapmaya kalkışmasının bir anlamı yoktur çünkü iktidar seçkinlerini başka yerlerden seçmekte ya da başka şekilde arayıp bulmaktadır.
Diplomalar artık bir işe yaramadığından, dağıtmayı reddetmesinin bir anlamı yoktur. Bu yüzden sistem artık herkese bir diploma vermeye hazırdır.
--spoiler-- * *
Celal şengörün haklı bir isyanına kou olmuş ilim irfan yuvası(!) https://www.youtube.com/watch?v=MjkSJlAKQxk
bir mekan işte...
tarihin bir döneminde, bir araya gelerek toplu yaşamaya karar veren insanlar, bu topluluğun sağlıklı bir şekilde işlemesi, grup üyelerinin birbirlerine zarar vermemesi için bir takım kural - kaide geliştirdiler. bu kural ve kaidelerin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için de bir takım kurum ve kuruluş icat ettiler. işte bu tür kurumlardan biri de üniversitedir. adına insanlık ailesi denilen insan türünün oluşturduğu topluluğun bilgisini muhafaza etmek, mevcut bilgileri geliştirmek ve toplumun salahiyeti için gerekli anlarda balans ayarı yapmak gibi sorumluluklar atfedilmiştir.
günümüzde türkiye örneğinde ise, para ve itibar kazanmak için kapısı çalınan ruhsuz ve işlevsiz bir bina yığını mahiyetindedir.
tarihin bir döneminde, bir araya gelerek toplu yaşamaya karar veren insanlar, bu topluluğun sağlıklı bir şekilde işlemesi, grup üyelerinin birbirlerine zarar vermemesi için bir takım kural - kaide geliştirdiler. bu kural ve kaidelerin sağlıklı bir şekilde işleyebilmesi için de bir takım kurum ve kuruluş icat ettiler. işte bu tür kurumlardan biri de üniversitedir. adına insanlık ailesi denilen insan türünün oluşturduğu topluluğun bilgisini muhafaza etmek, mevcut bilgileri geliştirmek ve toplumun salahiyeti için gerekli anlarda balans ayarı yapmak gibi sorumluluklar atfedilmiştir.
günümüzde türkiye örneğinde ise, para ve itibar kazanmak için kapısı çalınan ruhsuz ve işlevsiz bir bina yığını mahiyetindedir.
ingilizce'de univer, evren demektir.
s, sal sel ekidir.
univers, evrensel demektir.
univercity, evrensel kent; evrensel bilimin üretildiği kent anlamını taşır.
Rahmetli O. Sinanoğlu, boşuna evrenket demezdi üniversiteye.
Bugün adı üniversite olan hangi yerde, evrensel nitelikte bilim üretiliyor, bir bakın bakalım.
Biliyorum, bu ülkede üniversitede okuduğunu söyleyen, üniversite bitirdiğini söyleyen on bin (Rakamla 10.000.) kişiden biri bilir bunu. Ne yazık ki, gerçeklik bu.
üniversite; bir bilim dalını uygulamayı, ilgilendiğiniz bilim dalı ile ilgili araştırma yaparken kaynağa ulaşma yöntemini ve o bilim dalının temel ilkelerini öğretir.
üniversite bilim insanı yetiştirir, meslek adamı değil. Tam bu noktada meslek yüksekokulu olmadığı ortaya çıkar.
Bu ülkenin en aydınlık beyinlerinden çetin altan,
"..rahat ve imrenilecek bir hayat sürmenin asansörü değil; çalışmayı sevdiğin bir alanda, görkemli bahçeler yaratmış altın beyinli insanlar dünyasının tadına varabilme sofrasıdır." derdi üniversite için.
Hadi sorun şimdi kendinize, "ben üniversitede okudum mu?" diye...
Ve iyi düşünün... yanıtlamadan önce...
s, sal sel ekidir.
univers, evrensel demektir.
univercity, evrensel kent; evrensel bilimin üretildiği kent anlamını taşır.
Rahmetli O. Sinanoğlu, boşuna evrenket demezdi üniversiteye.
Bugün adı üniversite olan hangi yerde, evrensel nitelikte bilim üretiliyor, bir bakın bakalım.
Biliyorum, bu ülkede üniversitede okuduğunu söyleyen, üniversite bitirdiğini söyleyen on bin (Rakamla 10.000.) kişiden biri bilir bunu. Ne yazık ki, gerçeklik bu.
üniversite; bir bilim dalını uygulamayı, ilgilendiğiniz bilim dalı ile ilgili araştırma yaparken kaynağa ulaşma yöntemini ve o bilim dalının temel ilkelerini öğretir.
üniversite bilim insanı yetiştirir, meslek adamı değil. Tam bu noktada meslek yüksekokulu olmadığı ortaya çıkar.
Bu ülkenin en aydınlık beyinlerinden çetin altan,
"..rahat ve imrenilecek bir hayat sürmenin asansörü değil; çalışmayı sevdiğin bir alanda, görkemli bahçeler yaratmış altın beyinli insanlar dünyasının tadına varabilme sofrasıdır." derdi üniversite için.
Hadi sorun şimdi kendinize, "ben üniversitede okudum mu?" diye...
Ve iyi düşünün... yanıtlamadan önce...
Terör yuvasıdır .
(bkz: devlet üniversiteleri)
(bkz: devlet üniversiteleri)
sevişmek, o arada da mümkünse bir diploma sahibi olmak için gidilen ama ya teşkilat masasında bir nesne yahut polis kamerasında sıradan bir solcu olmanın ötesine pek de gidilemeyen yerdir efendim.
lise gibi olmayacak.
Acilen bırakılması gereken sağlığa zararlı alışkanlık.
Yüksek not ortalaması ile mezun olunması çok önemli, siz siz olun sınıf geçmek için değil derslere çalışmak yerine En yüksek nasıl not alırım diye çalışmak.
içi boş ortam artık sıktı bitsede kurtulsak .
gençlerin % 70 i nin ortamı görmek veya ortam yapmak için gittiği eğitim yuvası. 4 yıl orda burda it gibi geziyorlar zoraki mezun olduktan sonrada işsizim diye zırlıyor tenekeler.. 2016 ygs bile kolay olmasına rağmen 2 milyon küsür kişi içinden kendi alanından 300 ü geçen ortalama 150-200 bin. barajı geçemeyen 600-700 bin de cabası. üniversiteler gittikçe kalitesini yiyor ipini koparan üniversiteye geliyor 190 puanla yerleşip birde üniversite okuyorum diye hava atıyor dingil.. tamam puan sistemine karşıyım ama en azından sorumluluk bilinci için hiç değilse 250 falan alın be kardeşim..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar