bugün

sevdiği entry'ler

uzun süreli dostlukların sırrı

dostluk bir kez sağlamlaştıktan sonra, çok görüşmek tez ayrılık getirir mantığını hayata geçirmek. her gün iç içe olmak, o ömürlük bağı bir süre sonra yıpratıp eskitebiliyor sanki.

kalbinde sevgiye yer olmayan insan

önceki ilişkisinde sağlam kazık yemiş kişi de olabilir.

karton toplayan cocuk

(bkz: gocu/#48122253)

"rahat bırakın!" kankacılığı ve devamını izleyen aileye kadar uzattığı dil ile sözde atar koyan sahipşınas.

neyse ki bizi domuz doğurmadı. ki böylesine bir balçıklık da olsa olsa pederine denk düşer, şahsımıza değil.

yine de şans sunmadık değil özelden ulaşarak o "bir ihtimal?" e.

ki bakarsın analara söverken babalarından birisi ile tanışırsın.

tşkrler.

(bkz: morkstar)

uludağ sözlük kostüm partisi

aynen şöyle icabet edeceğim partidir: https://ibb.co/b9d3N29

gocu

kartoncu belli ki gocunun izinde ve bilmiyor analara bulaşırsa babalarını bulacağı ihtimalini.

ulaştık yine de özelden. umarım varıp dayatırım bir yere.

tşkrler.

(bkz: morkstar)

gocu

peşin imza: morkstar. atabaka bu girdiden sorumlu değildir.

güzide yazarımız, muhterem gocu hazretleri. kırkını çoktan geçmiş olmanıza rağmen z kuşağıyla didişmeyi, tehditleşmeyi ve sosyal medya mecralarında delikanlılık nümayişi vermeyi halen sürdürdüğünüzü gözlemlemekten şahsım adına hicap duyarım. yaş ilerledikçe insanın bazı huylarını emekliye ayırması beklenir. siz maşallah, mesaiyi uzatmışsınız.

özenilesi mi?

insanlara ve ailelerine sövecek kadar geniş bir lisan, kendi hanesine yönelen en küçük lafla birlikte daralan bir tahammül. doğrusu etkileyici. mertlik dediğimiz şeyin de adres tarifine göre şekil değiştirebildiğini böylece öğrenmiş olduk.

daha da hayranlık verici olan, çaylak yiyenin arkasından konuşulmaması gerektiğine dair o ulvi prensibiniz. kendi hesabınız sessizliğe kavuşunca yan hesapların, dostların ve türlü maiyetin nöbetleşe söz alması ise herhalde bu prensibin yüksek lisansıdır. hazretleri konuşmuyor, çevresi konuşuyor. prensip bozulmasın diye olsa gerek.

bir de mukaddesat meselesi var. insanların ailesine kadar uzanan dil, sıra kendi hanesine geldiğinde birden ahlak ve haysiyet kürsüsüne çıkıyor. insan ister istemez düşünüyor, değerler gerçekten var mı, yoksa yalnızca ihtiyaç halinde açılan bir çekmece mi?

kırkını aşmış bir delikanlılığın en parlak tarafı da bu olsa gerek. prensip sahibi görünmek için önce prensiplerini karşı tarafın üzerine uygulamak.

yani özetle, eyleyebilirsiniz iflahınızı rahatlıkla efendim. benden de en halis sevgiler, en içten selamlar. kapıyı kapatırken ışığı da ben söndürürüm.

tşkrler.

not: e, bu da silik yerse... bari sözlüğün adını değiştirin. burada artık ifade değil, yalnızca izin verilen yankı kalıyor.

gocu

Rahat bırakın lan gocuyu çaylak zaten

Problemi olan gelsin bana bulaşsın.

bi tur ananıza şiir yazayım.

ermeni rum soykırımını inkar etmek

Element nedir, nasıl ve nereden uydurulur isimli çalışma. Atıp tutmak kolay tabii ki. Türk Milleti çabuk gaza gelir ve gözü bir şey görmez ama onun gibi merhametlisi de yoktur, asla olamaz. Böyle bir şeyi iddia edenlere inanmak için tarih cahili bile olmak yetmez, kötü niyetli olmak da gerek.

gocu

peşin imza: morkstar. atabaka bu girdiden sorumlu değildir.

güzide yazarımız, muhterem gocu hazretleri. kırkını çoktan geçmiş olmanıza rağmen z kuşağıyla didişmeyi, tehditleşmeyi ve sosyal medya mecralarında delikanlılık nümayişi vermeyi halen sürdürdüğünüzü gözlemlemekten şahsım adına hicap duyarım. yaş ilerledikçe insanın bazı huylarını emekliye ayırması beklenir. siz maşallah, mesaiyi uzatmışsınız.

özenilesi mi?

insanlara ve ailelerine sövecek kadar geniş bir lisan, kendi hanesine yönelen en küçük lafla birlikte daralan bir tahammül. doğrusu etkileyici. mertlik dediğimiz şeyin de adres tarifine göre şekil değiştirebildiğini böylece öğrenmiş olduk.

daha da hayranlık verici olan, çaylak yiyenin arkasından konuşulmaması gerektiğine dair o ulvi prensibiniz. kendi hesabınız sessizliğe kavuşunca yan hesapların, dostların ve türlü maiyetin nöbetleşe söz alması ise herhalde bu prensibin yüksek lisansıdır. hazretleri konuşmuyor, çevresi konuşuyor. prensip bozulmasın diye olsa gerek.

bir de mukaddesat meselesi var. insanların ailesine kadar uzanan dil, sıra kendi hanesine geldiğinde birden ahlak ve haysiyet kürsüsüne çıkıyor. insan ister istemez düşünüyor, değerler gerçekten var mı, yoksa yalnızca ihtiyaç halinde açılan bir çekmece mi?

kırkını aşmış bir delikanlılığın en parlak tarafı da bu olsa gerek. prensip sahibi görünmek için önce prensiplerini karşı tarafın üzerine uygulamak.

yani özetle, siktirebilirsiniz götünüzü rahatlıkla efendim. benden de en halis sevgiler, en içten selamlar. kapıyı kapatırken ışığı da ben söndürürüm.

tşkrler.

not: e, bu da silik yerse... bari sözlüğün adını değiştirin. burada artık ifade değil, yalnızca izin verilen yankı kalıyor.

itiraz hakkı

peşin imza: (bkz: morkstar) ve ayrıca teşekkürler atabaka'ya hesap silik'ine kadar gidebilecek kullanım için.

mecramızda pek bulunmayan bir ayrıcalık. burada kovalanan sinekler, kollanan kankalar ve birbirinin sırtını kaşıyan kalabalıklar varken, birinin gerçekten ne dediğini anlamaya çalışmak gereksiz lüks. anladık.

clouds mesela, gocu'ya laf ettiğimde "burası o kadar ciddiye alınacak yer değil" diye akıl düşmüştü. güzel. benim ciddiye aldığım yer burası değil zaten. şahsıma edilen hakaret. ki insanın suratına taş atıp ardından "ama burası park" demek gibi bir mantık bu. mekanın hafifliği, yapılanı hafifletmiyor.

madem konuşuyoruz, bari sözün bir ayağı yere bassın. çünkü aynı eleman bana karşı üç kuruşluk bir kabadayılığı bile tamamlayamazken, başkalarına dönünce ailesine uzanan küfürleri, allaha kadar tırmanan hakaretleri rahatça savurabiliyor. burada "ciddiye almayalım" tavsiyesi biraz komik kalıyor. ortada sinek yok artık, duvarın içinden yürüyen bir çatlak var.

ben hala ciddiye alınacak şeyin mecranın kendisi değil, insanın yaptığı olduğunu düşünüyorum. yoksa bütün bu mesele, birbirine taş atan çocukların sınıf öğretmenine "oyun oynuyorduk hocam" demesine döner.

neyse. itiraz hakkı denilen şey, yalnızca kendi tarafının konuşabildiği yerde değil, karşı tarafın da ağzını açabildiği yerde anlamlıdır.

ve bütün anlamsızlık da kankacığınızın damarına hak ettiğince basmamla başlayıp çaylak yememe kadar uzanıyorsa, demek ki mesele benim ne söylediğim değil, kimlerin canını sıktığımdır.

gerisi de zaten sözlük adabından ziyade mahalle baskısı.

tşkrler.

israil

israilin öldürdüğü filistinli arap sayısı sadece 60 bin küsur. teröristler ve sivil kayıplar dahil.
ortada soykırım değil, etnik temizlik sayılabilecek bi teşebbüs var.

siyonist bir kahpe lisanı bu.
allah siyonistlerle beraber haşrt etsin amin.

mossad ajanı dinciler

Babaları tom barracktır.

sözlüğün en güzel kadını

bol bol tatava yapılan bir başlık. önce şunlardan başlasak mı?

(bkz: sözlük erkeklerinin fotoğrafları)
(bkz: sözlük yakışıklılarının fotoğrafları)

mossad ajanı dinciler

Gürcü kürt Çerkez olabilirler.

ilticanın terk edilmesi

Abbooovvvv dul mu kaldın leeğğnnn.

girdilerimin silinmesi

sözlük yönetiminin metinleri değil, kendi huzurunu düzenleme biçimidir.

yazıyorum, siliniyor. tekrar yazıyorum, yine siliniyor. insan bir yerden sonra kendi entry'sini değil, karşı tarafın tahammül sınırını test ettiğini düşünüyor.

demek ki bazı cümleler yanlış olduğu için değil, fazla isabetli olduğu için çöpe gidiyor. neyse. çöp kutusunun da bir arşivi vardır elbet.

tşkrler.

meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği

Kendine tamamen bağımlı Hale getirmek için her hamleyi deneyen bir kova erkosu diye yorumladımsjshsj.

boğa burcu kadını

dikkatli olacaksın; çok temiz aptala yatar. yapmaya çalıştığın her şeyi defterine yazar, zamanı geldiğinde de sakin sakin suratına çarpar. masayı asla devirmez, cool bir şekilde sandalyeden kalkar, yoluna bakar.

ecevit denince akla gelen şeyler

He he tamam.
görsel
görsel
görsel
© copyright 2005 - 2026