bugün
- gece gelen açlık7
- iyi menemenin sırrı18
- sözlüğün yeni tasarımı13
- alexander nübel7
- muslettin amca23
- şimdi olsa da yesek denilen şeyler4
- hayatın anlamı ne6
- insanlık nasıl geliştirilebilir6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı88
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu35
- sigara içmek8
- arabayı satıp akülü araba almak3
- beyaz ekmek yemenin varoşluk olması11
- bitlis'te oğluna filistin ismini koyan adam28
- chp'nin türkiye'yi sosyal devlet yapmak istemesi4
- vincenzo italiano3
- yeraltı varlıkları7
- fatma betül sayan kaya8
- beşiktaş4
- sözlüğe ne oldu5
- ucanpembekoala5
- pankek8
- yemek yapmayı bilmeyen kızı istemem diyen erkek9
- aşk karın doyurmuyor diyen kız9
- mehmet şimşek5
- gülden karaböcek3
- aşk bir yemek olsaydı8
- uyudunuz mu2
- iyi saksafon çalarım diyen kız7
- afyonkarahisar saldırganının mit yalanı2
- üşüyerek yatağa girip yavaşça ısınmak6
- iran'ın tdt ne katılmak istemesi4
- 5 kasım 2026 celtic beşiktaş maçı9
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- memeliler kaça ayrılır3
- kendimi intihar edeceğim3
- futbol16
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı14
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye4
- michael myers3
- sansür devri2
- gülşen in memeleri14
- üniversite yıllarını özlemek4
- fransız arabaları2
- hangi yemek nerede yenir4
- caligula'nın korkusu5
- afyonkarahisar da iki araçta 5 kişinin öldürülmesi6
- kum dökmek4
- caaahill diyerek tokadı yapıştırmak5
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim31
(bkz: altıncı nesil yazar)
sadece hayatımda keşke bu kadar yeri olsa diye düşündüğüm olur bazen, fakat her gördüğümde (her ne yaşıyor olursak olalım) sıcak bir yaz gününde kızgın kumlardan serin sulara atlamış hissi verir bana. herşeyden önce en yakın dostumdu, sonra sevgilim
sonra çok sevdiğim bir romanın somutlaşmış kahramanı, sonra kırgın küçük oğlum, sonra hiç bişeyim olmadan herşeyim olan zaat ve bana verdiği sözde durmasada birbirimizden hiçbirşey saklamayacağız deyip saklasada küsüp kızamadığım insan...
davetsiz misafirimdir. onunla ilk tanıştığımızda sürekli birbirimize: ''çok hızlı gelişti herşey'' derdik. aslında bu onun yapısıdır. yani bir bakarsınız hayatınızdaki en kuytu karanlık yerlerin kapısını açıyorsunuz ona, tozlu eşyalarınızın tozunu silip ona verdikten sonra o da aynen sizin şefkatinizle dokunuyordur o güzelim elleriyle.
sonra onun o muhteşem müzik zevki...
birşey anlatırken ellerini kullanışı, kırgınlığında gözlerini kaçırışı herşeyine bayıldığımdır kısaca.
(bkz: blackstar) (bkz: radiohead)
bunu sessiz oku -sır-:o giderken, ben ona küsken ve arkasından gizlice bakarken PENiS diye bağırmak ve üzerine atlamak istiyorum.
(bkz: don kişot)
(bkz: küçük prens)
(bkz: selim) (bkz: tutunamayanlar) (bkz: oğuz atay)
(bkz: beyonce) (bkz: halo)
(bkz: nil karaibrahimgil) (bkz: xl)
(bkz: göçmüş kediler bahçesi)
(bkz: madonna)
(bkz: the xx)
(bkz: two suns)
(bkz: bat for lashes)
(bkz: turntable)
(bkz: bursa)
(bkz: sigara)
(bkz: metroda terk edilmek)
(bkz: küsüp kızamamak)
(bkz: ağladığın geceler) (bkz: ezginin günlüğü)
ona bişeyler anlatmayı öyle çok seviyorum ki yokluğunda bile susmuyorum.
ilk paralı zamanımda eline ellerimle vermesemde, şarap alıp birlikte dinlemesekte plak almayı kafama koyduğum insan.
''bir gün habersiz çık gel unuttuğun plakları almaya''
sadece hayatımda keşke bu kadar yeri olsa diye düşündüğüm olur bazen, fakat her gördüğümde (her ne yaşıyor olursak olalım) sıcak bir yaz gününde kızgın kumlardan serin sulara atlamış hissi verir bana. herşeyden önce en yakın dostumdu, sonra sevgilim
sonra çok sevdiğim bir romanın somutlaşmış kahramanı, sonra kırgın küçük oğlum, sonra hiç bişeyim olmadan herşeyim olan zaat ve bana verdiği sözde durmasada birbirimizden hiçbirşey saklamayacağız deyip saklasada küsüp kızamadığım insan...
davetsiz misafirimdir. onunla ilk tanıştığımızda sürekli birbirimize: ''çok hızlı gelişti herşey'' derdik. aslında bu onun yapısıdır. yani bir bakarsınız hayatınızdaki en kuytu karanlık yerlerin kapısını açıyorsunuz ona, tozlu eşyalarınızın tozunu silip ona verdikten sonra o da aynen sizin şefkatinizle dokunuyordur o güzelim elleriyle.
sonra onun o muhteşem müzik zevki...
birşey anlatırken ellerini kullanışı, kırgınlığında gözlerini kaçırışı herşeyine bayıldığımdır kısaca.
(bkz: blackstar) (bkz: radiohead)
bunu sessiz oku -sır-:o giderken, ben ona küsken ve arkasından gizlice bakarken PENiS diye bağırmak ve üzerine atlamak istiyorum.
(bkz: don kişot)
(bkz: küçük prens)
(bkz: selim) (bkz: tutunamayanlar) (bkz: oğuz atay)
(bkz: beyonce) (bkz: halo)
(bkz: nil karaibrahimgil) (bkz: xl)
(bkz: göçmüş kediler bahçesi)
(bkz: madonna)
(bkz: the xx)
(bkz: two suns)
(bkz: bat for lashes)
(bkz: turntable)
(bkz: bursa)
(bkz: sigara)
(bkz: metroda terk edilmek)
(bkz: küsüp kızamamak)
(bkz: ağladığın geceler) (bkz: ezginin günlüğü)
ona bişeyler anlatmayı öyle çok seviyorum ki yokluğunda bile susmuyorum.
ilk paralı zamanımda eline ellerimle vermesemde, şarap alıp birlikte dinlemesekte plak almayı kafama koyduğum insan.
''bir gün habersiz çık gel unuttuğun plakları almaya''
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar