bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği41
- şemsiyeli benim10
- allah15
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum5
- ikizler burcu kadını olmak9
- et döner dürüm5
- herkesi seven insan9
- ekşi sözlük6
- kürtler asimile edilmelidir4
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor23
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- analize bak şimdi2
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması5
- hard sevmeyen bir kızı harda nasıl ikna edersiniz7
- çömez'in paylaştığı yarız'ın süper lüks yatı2
- true nickli yazar15
- suudi arabistan'a demokrasi gelmeli3
- çok hastayım sözlük6
- sarı poşet kudurtması15
- ktç'nin şemsiyeli olması5
- şüphe2
- hepimiz şemsiyeyiz2
- uludağ sözlüğün saçmalığı4
- götünden tanırım seni8
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler9
- true ile ramazan sohbetleri2
- pluviofil2
- sigara içmemenin çok sıkıcı olması2
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek10
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- evliliği ayakta tutan güçler13
- manisada okul saldırısı17
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz25
- trt 22
- en çok ihanet eden burçlar7
- tai lung12
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar2
- kara şemsiyeli benim2
- her konuda bilgisi olanı ukala diyerek hor görmek6
- türkiye de muhalefet var mı10
- true'yi evlendiriyoruz3
- celal şengör'ün burç yorumu6
- orta şeritte giderken selektör yapan kavat2
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- iş hayatında takılan maskeler6
- bik bik'in neden bu kadar tatlı olması7
- siyaset üstü yazarlar9
- the white buffalo2
- 22 eylül 2026 istanbul sağanak uyarısı3
1995-1996 sezonunda uefa kupası çeyrek finalinde ilk maçta ac milan'a deplasmanda 2-0 yenilen bordeaux, rövanşta rakibini 3-0'la duman ederken christophe dugarry zinedine zidane'ın yardımıyla attığı 2 golle beraber rossoneri'yi paramparça eden isimdi. şarapçılar o sezon uefa kupası'nda final oynadı ama bayern münchen karşısında finaldeki iki maçta da* kepaze olarak kupaya adios çekti. ac milan bunu unutmadı elbet, ertesi sezon christophe dugarry'i kadrosuna kattı. "hocası" zizou ise bir başka italyan devinin, juventus'un yolunu tuttu.
ne var ki kırmızı siyahlı formayla çok da güzel hatıralar bırakmadı, aralık 1996'da ac milan san siro'da norveçli rosenborg'a mal gibi 2-1 yenilip şampiyonlar ligi'ne grup maçları sonunda veda ederken tek gol ondan gelmişti, ama bu onu takımda tutmaya yetmedi. ertesi sezon fc barcelona'nın yolunu tuttu; grup sonunculuğuyla "taçlanan" inanılmaz kötü bir şampiyonlar ligi sezonunun üstüne alınan la liga şampiyonluğu da koca bir sezon yedekte duran ve dizinden geçirdiği o sakatlığı yüzünden çok az sayıda maça çıkan bu fransızı takımda tutmadı. tabi fransa a milli takımı 1998'de dünya kupasını kaldırırken, bu adam o kadroda yer aldı, takımın turnuvadaki ilk golünü güney afrika'ya attı, brezilya ile oynanan final maçında oyuna sonradan girdi, en büyük başarısı buydu. en kötü döneminde milli takıma çağırılarak bir anda zirveye çıkmıştı.
oradan olympique marseille yolunu tuttu, ekürisi 22 mayıs 1996'daki şampiyonlar ligi finalinin ak saçlı yıldızı fabrizio ravanelli idi. buradaki performansının da pek iyi olduğu söylenemezdi. 1999'da değişik bir takım formasıyla gene uafa kupası finaline çıktı, ama gene kaybetti, bu sefer yıldızlar topluluğu ac parma'ya 3-0'lık skorla. ertesi sezon sonu takımdan ayrıldıktan sonra fransa a milli takımı euro 2000'i de şampiyonlukla tamamladı ve bu eleman gene o takımın vazgeçilmezlerindendi, sırf o turnuvada 3 kere burnunun dağılmasına rağmen hala canla başla oynaması da onu ülkesinde sevilenlerden biri olarak kılar.
sonra oradan kendisini yetiştiren bordeaux'a geri bir dönüş yaptı sonra dıdısının dıdısı. 2-3 cümleyle tanımlayacaktım ben bu adamı, nerelere geldik yine. uzun saçıyla, fiks sakal modeliyle öylesine bu diyarlardan geldi de geçti, fransız spikerlerimiz deyimiyle "dugağhi"...
not: kendisi zizou'nun en yakın arkadaşıydı, halen öyle midir bilinmez.
ne var ki kırmızı siyahlı formayla çok da güzel hatıralar bırakmadı, aralık 1996'da ac milan san siro'da norveçli rosenborg'a mal gibi 2-1 yenilip şampiyonlar ligi'ne grup maçları sonunda veda ederken tek gol ondan gelmişti, ama bu onu takımda tutmaya yetmedi. ertesi sezon fc barcelona'nın yolunu tuttu; grup sonunculuğuyla "taçlanan" inanılmaz kötü bir şampiyonlar ligi sezonunun üstüne alınan la liga şampiyonluğu da koca bir sezon yedekte duran ve dizinden geçirdiği o sakatlığı yüzünden çok az sayıda maça çıkan bu fransızı takımda tutmadı. tabi fransa a milli takımı 1998'de dünya kupasını kaldırırken, bu adam o kadroda yer aldı, takımın turnuvadaki ilk golünü güney afrika'ya attı, brezilya ile oynanan final maçında oyuna sonradan girdi, en büyük başarısı buydu. en kötü döneminde milli takıma çağırılarak bir anda zirveye çıkmıştı.
oradan olympique marseille yolunu tuttu, ekürisi 22 mayıs 1996'daki şampiyonlar ligi finalinin ak saçlı yıldızı fabrizio ravanelli idi. buradaki performansının da pek iyi olduğu söylenemezdi. 1999'da değişik bir takım formasıyla gene uafa kupası finaline çıktı, ama gene kaybetti, bu sefer yıldızlar topluluğu ac parma'ya 3-0'lık skorla. ertesi sezon sonu takımdan ayrıldıktan sonra fransa a milli takımı euro 2000'i de şampiyonlukla tamamladı ve bu eleman gene o takımın vazgeçilmezlerindendi, sırf o turnuvada 3 kere burnunun dağılmasına rağmen hala canla başla oynaması da onu ülkesinde sevilenlerden biri olarak kılar.
sonra oradan kendisini yetiştiren bordeaux'a geri bir dönüş yaptı sonra dıdısının dıdısı. 2-3 cümleyle tanımlayacaktım ben bu adamı, nerelere geldik yine. uzun saçıyla, fiks sakal modeliyle öylesine bu diyarlardan geldi de geçti, fransız spikerlerimiz deyimiyle "dugağhi"...
not: kendisi zizou'nun en yakın arkadaşıydı, halen öyle midir bilinmez.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar