bugün
- 16 haziran 2026 fransa senegal maçı3
- 16 haziran 2026 iran yeni zelanda maçı3
- arkadaşlar uyudunuz mu5
- kız arkadaşının giyimine karışmayan erkek13
- 16 haziran 2026 avusturya ürdün maçı2
- true'ya arkadan sahip olmak12
- kadın olsaydım çok açık giyerdim22
- haksızlığa uğrayanın hakkını alması2
- tanga neden giyilir11
- futbol10
- 15 haziran 2026 belçika mısır maçı8
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik6
- bir erkekte kabul edilemez 250 özellik8
- 2026 dünya kupası7
- kısa saçlı hatun çekiciliği4
- 16 haziran 2026 suudi arabistan uruguay maçı2
- 15 haziran 2026 ispanya yeşil burun adaları maçı10
- kullanmak zorunda kalınan en kötü tuvalet5
- varoşluk göstergesi küçük detaylar2
- yükseleni aslan olan aslan burcu kadını4
- açık giyinebilmek özgürlüktür9
- ankaradaki çıkılamayan yokuş6
- nesrin cavadzade9
- ankaralıların melih gökçeği arıyoruz demesi8
- yazarların pahalı zevkleri3
- 14 haziran 2026 avustralya türkiye maçı58
- son gün aslan burcu olmak4
- namus takıntısı olan erkek17
- kimsesizlerin kimsesi zall'a açık mektuptur15
- hayatın renginin kalmaması7
- kıskanılmak vs kıskanmak3
- sohbet edilen kişinin sürekli telefonla uğraşması7
- dinlerin geldiği günden beri kan dökmesi20
- evlenmemeyi başarı olarak görmek8
- kızımın ismini teresa koymak istiyorum10
- yalnız yaşamak6
- lüle kebabı4
- ece irtem8
- pornoda hoşlanılan kıza benzer kız aramak9
- erkek arkadaşının giyimine karışmayan kız4
- yahudi fıkraları6
- sürekli kendine hatırlatmak zorunda olduğun o söz9
- zayıflama iğnelerinin yasaklanması gerekliliği3
- ya varsa2
- sedat bey birader pekmez bey reyiz3
- regl dönemi çirkinliği8
- badelenmiş sözlük yazarları7
- yengeç burcu erkeği sinsiliği3
- yeşil burun adaları7
- koklayarak öpen erkek5
m.s. 2. yüzyılda iskenderiye’de (bkz: basilides) tarafından temelleri atılan, hristiyanlığın en kafası karışık ama bir o kadar da yaratıcı olan gnostik (bkz: gnostisizm) mezhebi. bugünün ana akım hristiyanlığına bakıp "olay bu muymuş?" diyenlerin aksine, adamlar mevzuyu resmen bir bilim kurgu evrenine çevirmişler.
olayın özü şu: bu abiler diyor ki, en tepede ismi bile olmayan, tanınamaz, hiçlikten gelen bir baba vardır. bu baba öyle yücedir ki ona tanrı demek bile hakarettir. bu baba'dan aşağıya doğru bir ışık sızması başlar ve tam 365 tane gökyüzü katmanı oluşur (bkz: 365). her katmanın kendi melekleri ve yöneticileri vardır. bizim yaşadığımız bu maddi dünya ise o 365 katmanın en altındaki, tabiri caizse bodrum katıdır. buranın yöneticisi de (bkz: demiurgos) dedikleri, aslında gerçek tanrı olmayan ama kendini tanrı sanan sinirli bir arkadaştır (bkz: yahudilerin tanrısı).
burada devreye (bkz: abraxas) giriyor. basilideanlar için abraxas, bu 365 katmanın toplam enerjisini ve gizemini temsil eden sembolik bir figürdür. harf değerlerinin toplamı (bkz: gematria) tam olarak 365’i verir. horoz kafalı, yılan bacaklı bu figürü tılsımlarına kazıyıp "biz üst katlara çıkmanın şifresini biliyoruz" mesajı verirlerdi.
en can alıcı ve kiliseyi bugün bile çileden çıkartan iddiaları ise (bkz: çarmıh) meselesidir. basilides'e göre isa aslında ölmemiştir. tam çarmıha gerileceği sırada bir illüzyonla görüntüsünü (bkz: kireneli simun) ile değiştirmiş, simun acılar içinde can verirken isa kenarda durup bu duruma gülmüştür. çünkü onlara göre tanrı’nın elçisi gibi yüce bir varlık, pis ve aşağılık olan maddeye bedene yenilip ölmez. kurtuluş ise sadece bu gizli bilgiye (bkz: gnosis) sahip olan ruhların, öldükten sonra o 365 katmanı tek tek aşarak en tepedeki babaya ulaşmasıyla mümkündür.
tarihi referans isterseniz bu ekip hakkındaki bilgilerin çoğunu aslında onları yok etmeye çalışan heretik avcısıkilise babalarından öğreniyoruz. (bkz: lyonlu irenaeus) adversus haereses adlı eserinde bunları yerin dibine sokar, (bkz: hippolytus) ise felsefi saçmalıklarını tiye alır. ancak 4. yüzyılda (bkz: iznik konsili) sonrası ortalık temizlenirken bu arkadaşlar da yeraltına inmek zorunda kalmış, geriye sadece gizemli abraxas taşları bırakmışlardır.
özetle; hristiyanlığı platon felsefesi, babil astrolojisi ve mısır büyücülüğüyle mikserden geçirip servis eden, döneminin en entelektüel ama en sapkın ilan edilen grubudur. (bkz: carl gustav jung) bile yıllar sonra bu adamların psikolojik derinliğine hayran kalıp septem sermones ad mortuos (bkz: ölülere yedi nush) kitabında abraxas'ı tekrar diriltmiştir
olayın özü şu: bu abiler diyor ki, en tepede ismi bile olmayan, tanınamaz, hiçlikten gelen bir baba vardır. bu baba öyle yücedir ki ona tanrı demek bile hakarettir. bu baba'dan aşağıya doğru bir ışık sızması başlar ve tam 365 tane gökyüzü katmanı oluşur (bkz: 365). her katmanın kendi melekleri ve yöneticileri vardır. bizim yaşadığımız bu maddi dünya ise o 365 katmanın en altındaki, tabiri caizse bodrum katıdır. buranın yöneticisi de (bkz: demiurgos) dedikleri, aslında gerçek tanrı olmayan ama kendini tanrı sanan sinirli bir arkadaştır (bkz: yahudilerin tanrısı).
burada devreye (bkz: abraxas) giriyor. basilideanlar için abraxas, bu 365 katmanın toplam enerjisini ve gizemini temsil eden sembolik bir figürdür. harf değerlerinin toplamı (bkz: gematria) tam olarak 365’i verir. horoz kafalı, yılan bacaklı bu figürü tılsımlarına kazıyıp "biz üst katlara çıkmanın şifresini biliyoruz" mesajı verirlerdi.
en can alıcı ve kiliseyi bugün bile çileden çıkartan iddiaları ise (bkz: çarmıh) meselesidir. basilides'e göre isa aslında ölmemiştir. tam çarmıha gerileceği sırada bir illüzyonla görüntüsünü (bkz: kireneli simun) ile değiştirmiş, simun acılar içinde can verirken isa kenarda durup bu duruma gülmüştür. çünkü onlara göre tanrı’nın elçisi gibi yüce bir varlık, pis ve aşağılık olan maddeye bedene yenilip ölmez. kurtuluş ise sadece bu gizli bilgiye (bkz: gnosis) sahip olan ruhların, öldükten sonra o 365 katmanı tek tek aşarak en tepedeki babaya ulaşmasıyla mümkündür.
tarihi referans isterseniz bu ekip hakkındaki bilgilerin çoğunu aslında onları yok etmeye çalışan heretik avcısıkilise babalarından öğreniyoruz. (bkz: lyonlu irenaeus) adversus haereses adlı eserinde bunları yerin dibine sokar, (bkz: hippolytus) ise felsefi saçmalıklarını tiye alır. ancak 4. yüzyılda (bkz: iznik konsili) sonrası ortalık temizlenirken bu arkadaşlar da yeraltına inmek zorunda kalmış, geriye sadece gizemli abraxas taşları bırakmışlardır.
özetle; hristiyanlığı platon felsefesi, babil astrolojisi ve mısır büyücülüğüyle mikserden geçirip servis eden, döneminin en entelektüel ama en sapkın ilan edilen grubudur. (bkz: carl gustav jung) bile yıllar sonra bu adamların psikolojik derinliğine hayran kalıp septem sermones ad mortuos (bkz: ölülere yedi nush) kitabında abraxas'ı tekrar diriltmiştir
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar