bugün
- sen farklısın diyen erkek14
- sözlük ablası10
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı15
- gün 40 saat olsaydı7
- beni seviyor musun sözlük9
- queen ravenna ve gücü7
- napıyosun bakiyim gece gece9
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak7
- aquila bicipite5
- türkçe4
- köpeği hakaret olarak kullanmak13
- ikinci kez sünnet olmak11
- bütün yazarların bir gün öleceklerini düşünmek5
- cinler bilinçaltı karanlığında yaşamaktadır7
- annenin tüm gün trt haber seyretmesi4
- beşiktaş6
- said nursi denilince akla gelen şeyler16
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı70
- gay diyerek hakaret ettiğini sanan insan10
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek33
- evde çiçek yetiştiren erkek19
- tengir budun neden sözlükte yazmıyor artık6
- iltica26
- gecenin şarkısı5
- özelime gel gel yapan kız hareketleri3
- annenin ölmesi5
- bir erkeği yakışıklı gösteren 3 şey6
- azerbaycan sünni ülkesiymiş gibi algı yapmak6
- bu saatte karton topluyormuş haspa3
- dünyanın altı günde yaratılması3
- abd israil vs türkiye farkı18
- görünen bir varlık tarafından saldırıya uğramak2
- cinsel organlı sinkaf cümlesi kuran varoş kız3
- eylül lize kandemir2
- arkadaşlar ben hapise giriyorum7
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı87
- gs ve fbnin 2 maçta 7şer gol yemesi7
- ayrıldık36
- yağmur yağınca açılmayan orospu çocuğu şemsiye6
- sözcü ve now tv de kapatılır mı6
- tavuk eti4
- eski sevgiliye mesaj atma bahaneleri8
- fake hesapla atar gider yapan yazar4
- 623 000 bin asker kaçağı10
- arkadaşlar çok sıkıcısınız10
- affedersiniz ama kartoncu12
- türkiye'nin suudi arabistan'a askeri desteği6
- sözlükte aslında anonim kimsenin olmaması5
- kartoncu gey5
- istanbul mahvoldu19
eğer toplumda siyasi imtiyaz hakkı varsa adalet sistemi sadece yasa uygulayıcılarının ve yapıcıların tasarrufunda olan bir alan değildir.
daha da basit anlatmak gerekirse, adalet sistemi; isterse kral, padişah, cumhurbaşkanı, başkan, bakan, milletvekili, hakim, savcı, avukat olsun kalkıp "yasama, yargı, yürütme bende-bizim alanımız. sen adalet sistemine dahil olamazsın, konuşamazsın, hüküm veremez, görüş belirtemezsin, yasa kanunlar yapımında rol alamazsın" diyemez.
adalet sistemine karşı yapılan eleştirilere, yasaların ve kanunların (yasa ile kanun aynı anlam ifade etmez) ilga veya ihya edilmesi isteklerine karşı tabi ki biri-birileri çıkıp "yasama, yargı, yürütme bende-bizim alanımız. sen adalet sistemine dahil olamazsın, konuşamazsın, hüküm veremez, görüş belirtemezsin" diyebilir, toplumda bireyleri yasaların, kanunların yapım ve uygulamalarında dışlayabiliir.
üstelik toplumun içinden yapılan eleştiri ve istekleri bir de yapıya (devlete) sisteme (rejime) karşı gelmek, yok etmek istemek vb gerekçelerle toplumda bireylere ve kurumlara baskı uygulayıp dava açabilir ve ceza verebilir.
o zaman sistem insanlık tarihinde iki büyük hukuk gelişimi olan 2.500 yıllık ius civile Quiritium (roma hukuku) ve onun üzerine inşa edilen 200 yıllık Napoleonic Law/ code napoleon (napolyon hukuku) gerisine düşer. insanlık, vatandaşlık, yurttaşlık hakları yanı sıra sistem de 2500 yıl öncesine döner.
insanlık medeniyetinde sıçrama tahtası olan ilk roma hukuku ve sonrasında napolyon hukuku dışında bir tutumla birey toplum yok sayılırsa başınızda olan bir firavun, bir tiran, bir diktatör olur.
bu durumda 21yy da insanların meşru hakkı olan ve yasalarda kanunlarda yazmasa bile evrensel olarak kabul gören, hem ggenetik hem yazılı insanlık tarihine işlenmiş olan baskıya karşı direnme hakkı insanlarda ortaya çıkar.
roma hukukundan önce greek doctrine of tyrannicide included (eski yunanda tiran öldürme hakkı diye basitçe açıklayacağımız) sonradan roma'da tiranlık hakkı, binlerce yıl önce çin'de mandate of haeven (cennetin emri) eski ve yeni ahit sonrası kur'an da cihad felsefesinde vb geçen baskıya karşı direnme hakkı veya sivil itaatsizlik temel hak olarak kullanılır.
bunun için adalet sistemi sosyal mutabakat olan devlet ve bu devletin yönetim biçimini belirten yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, vatandaşların hak, hürriyet ve sorumluluklarını bildiren temel yasa olan anayasa ile bunun işlerliliği olan adalet sisteminde halk - birey önemlidir.
devlet denen organizasyonu idare eden yapı bir adaletsizlikte veya sistemsizlikte en son eleştiri yapılacak kesimdir.
siyasi imtiyaz hakkını kullanan halk - bireylerin istediğini verdiği sürece iktidarları ayakta tutar.
tıpkı 15 temmuz da olduğu gibi, devlet denen yapıda güç - iktidar yetersiz kalabilir veya devlet denen yapının gücü iktidarı başka amaçlar için kullanılabilir.
yasa yapıcılar, yasa koyucular, yasa uygulayıcılar adaletsizliğin içinde olabilir veya ilga edilebilir.
burada sorumluluk yine devlet denen yapıda asıl güç ve yetki sahibi olan toplum - bireyler devreye girer.
unutulmasın ki suçlu ve kötü insanlara karşı masumları korumak için kanunlar yapılır.
iktidarın keyfi uygulamaları ve baskılarına karşı halkı korumak için de anayasalar yapılır.
daha da basit anlatmak gerekirse, adalet sistemi; isterse kral, padişah, cumhurbaşkanı, başkan, bakan, milletvekili, hakim, savcı, avukat olsun kalkıp "yasama, yargı, yürütme bende-bizim alanımız. sen adalet sistemine dahil olamazsın, konuşamazsın, hüküm veremez, görüş belirtemezsin, yasa kanunlar yapımında rol alamazsın" diyemez.
adalet sistemine karşı yapılan eleştirilere, yasaların ve kanunların (yasa ile kanun aynı anlam ifade etmez) ilga veya ihya edilmesi isteklerine karşı tabi ki biri-birileri çıkıp "yasama, yargı, yürütme bende-bizim alanımız. sen adalet sistemine dahil olamazsın, konuşamazsın, hüküm veremez, görüş belirtemezsin" diyebilir, toplumda bireyleri yasaların, kanunların yapım ve uygulamalarında dışlayabiliir.
üstelik toplumun içinden yapılan eleştiri ve istekleri bir de yapıya (devlete) sisteme (rejime) karşı gelmek, yok etmek istemek vb gerekçelerle toplumda bireylere ve kurumlara baskı uygulayıp dava açabilir ve ceza verebilir.
o zaman sistem insanlık tarihinde iki büyük hukuk gelişimi olan 2.500 yıllık ius civile Quiritium (roma hukuku) ve onun üzerine inşa edilen 200 yıllık Napoleonic Law/ code napoleon (napolyon hukuku) gerisine düşer. insanlık, vatandaşlık, yurttaşlık hakları yanı sıra sistem de 2500 yıl öncesine döner.
insanlık medeniyetinde sıçrama tahtası olan ilk roma hukuku ve sonrasında napolyon hukuku dışında bir tutumla birey toplum yok sayılırsa başınızda olan bir firavun, bir tiran, bir diktatör olur.
bu durumda 21yy da insanların meşru hakkı olan ve yasalarda kanunlarda yazmasa bile evrensel olarak kabul gören, hem ggenetik hem yazılı insanlık tarihine işlenmiş olan baskıya karşı direnme hakkı insanlarda ortaya çıkar.
roma hukukundan önce greek doctrine of tyrannicide included (eski yunanda tiran öldürme hakkı diye basitçe açıklayacağımız) sonradan roma'da tiranlık hakkı, binlerce yıl önce çin'de mandate of haeven (cennetin emri) eski ve yeni ahit sonrası kur'an da cihad felsefesinde vb geçen baskıya karşı direnme hakkı veya sivil itaatsizlik temel hak olarak kullanılır.
bunun için adalet sistemi sosyal mutabakat olan devlet ve bu devletin yönetim biçimini belirten yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, vatandaşların hak, hürriyet ve sorumluluklarını bildiren temel yasa olan anayasa ile bunun işlerliliği olan adalet sisteminde halk - birey önemlidir.
devlet denen organizasyonu idare eden yapı bir adaletsizlikte veya sistemsizlikte en son eleştiri yapılacak kesimdir.
siyasi imtiyaz hakkını kullanan halk - bireylerin istediğini verdiği sürece iktidarları ayakta tutar.
tıpkı 15 temmuz da olduğu gibi, devlet denen yapıda güç - iktidar yetersiz kalabilir veya devlet denen yapının gücü iktidarı başka amaçlar için kullanılabilir.
yasa yapıcılar, yasa koyucular, yasa uygulayıcılar adaletsizliğin içinde olabilir veya ilga edilebilir.
burada sorumluluk yine devlet denen yapıda asıl güç ve yetki sahibi olan toplum - bireyler devreye girer.
unutulmasın ki suçlu ve kötü insanlara karşı masumları korumak için kanunlar yapılır.
iktidarın keyfi uygulamaları ve baskılarına karşı halkı korumak için de anayasalar yapılır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar