bugün
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı51
- iş yok bahanesiyle bütün gün evde yatmak3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri71
- hesabını gizleyen erkek yazar11
- 21yy cehaletin yüzyılı olacak2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması2
- kimsenin memleket takımı tutmaması13
- sevgili olmanın çok saçma bir şey olması7
- akplisin yani27
- eski sevgilinin bıraktığı iz8
- duanın bir şeye yaramaması28
- üzüntüsünü kimseye anlatmayan insan8
- introsu atlanılmayan diziler6
- ısparta da gece hayatı14
- twitter da türklerle çinliler arasındaki kavga2
- x de çinliler ve türklerin kavgası11
- kürtaj hak mıdır sorunsalı11
- hiçbir şey yapmak istemediğinizde ne yapıyorsunuz7
- fon vurgunu52
- benim bileğim yamuk mu10
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı15
- ajdar grup kursa muhtemel diğer üyeler6
- reddedilince öldürmek7
- berke özer7
- lezbiyen arkadaşınızı kız arkadaşınızla tanıştırma5
- keşke kadın olsaydım diyen erkek2
- gaye su akyol4
- kendine hayır demek4
- kolye140
- 1 kızın peşinden 10000 erkeğin koşması4
- ya aşkım senin neden bicepslerin yok diyen kız9
- vücut geliştirme ve eşcinsellik8
- sözlük erkeklerinin göğüs kasları12
- gönlü zengin kalbi güzel erkek12
- samsun gece hayatı5
- modacı erkeklerin top olması7
- azerbaycan'ın 31 türk vatandaşını istememesi4
- fatma betül sayan kaya22
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- bir oturuşta yarım ekmek tost yiyen erkek10
- işçileri köle gibi çalıştıran türk patronlar7
- victor osimhen'in derbi açıklaması2
- anın görüntüsü23
- aykirikadin13
- sözlükte sevişilecek kız olmaması4
- terlikle döven anne14
- arkadaşlar nerdesiniz4
- götü güzel cüzdanı zengin sözlük erkekleri9
- hiç uçağa binmemek7
- ibrahim tatlıses'in 24 yaşında sünnet olması5
antik yunan felsefesi’nin kurucusudur. yani dostoyevski edebiyatta neyse, sokrates de felsefede öyle bir dönüm noktasıdır. dolayısıyla dostoyevski psikologların psikoloğuyken, sokrates filozofların filozofudur. platon onun öğrencisiydi mesela…
çünkü sokrates’ten önceki filozoflar daha çok bilim insanı gibi takılıyormuş. dolayısıyla "dünya dönüyor mu? güneş her gün nasıl doğuyor?" ya da "suyun bileşenleri nedir?" gibi sorularla ilgileniyorlarmış. sonra sokrates çıkıp, "iyi tamam da neden hayattayız .mına koyayım? yaşamın anlamı ne?" diye sormaya başlayınca çarşı karışmış.
çarşı harbiden karışmış, çünkü sokrates çıplak ayaklarla dolaşan, nadiren duş alan toplum dışı bir adamdı ve çarşı pazar dolanıp karşılaştığı insanlara hayatın anlamını sorardı. sebebi ise tuhaf bir şekilde, filozofun kitaplara 'karşı' olmasıydı. o, kitapları didaktik bulurdu ve oturup kitap yazmak yerine insanlarla yüz yüze konuşmayı ve bilge olmasına rağmen cevap vermektense sürekli yeni sorular sormayı tercih ederdi. öyle ki sokrates hiç kitap yazmamıştır, ancak neyse ki platon onun diyaloglarını yazarak kitaplaştırmıştır.
sürekli, “sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez.” derdi. kalıplaşmış düşünceleri sorgular ve azınlıkta kalan fikirleri önemserdi. sonra birkaç kişi, onu gençlere kötü örnek olduğu bahanesiyle şikâyet etti. bunun üzerine sokrates mahkemeye çıkartıldı ve ölüme mahkûm edildi. ona felsefeyi bırakırsa canını bağışlayacaklarını söylediler, ama o tam aksine, tarihe geçecek bir savunma yaptı —ve öldü. çıkarıldığı mahkemede yaptığı savunma, gene platon tarafından sokrates'in savunması olarak kitaplaştırıldı.
peki onu şikâyet edenlere ne oldu dersiniz? birkaç yıl sonra atina’dan sürüldüler. bazılarının intihar ettiği de söyleniyor, çünkü bu olaydan sonra kimse onlarla konuşmamış. yani atinalılar büyük bir hata yaptığını fark eder, ama artık iş işten geçmiştir. gene de bugün kimse o şikayetçi puştları hatırlamıyor ama biz 2.500 yıldır sokrates’i okumaya devam ediyoruz.
kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=Zqf_1YE5Jzs
çünkü sokrates’ten önceki filozoflar daha çok bilim insanı gibi takılıyormuş. dolayısıyla "dünya dönüyor mu? güneş her gün nasıl doğuyor?" ya da "suyun bileşenleri nedir?" gibi sorularla ilgileniyorlarmış. sonra sokrates çıkıp, "iyi tamam da neden hayattayız .mına koyayım? yaşamın anlamı ne?" diye sormaya başlayınca çarşı karışmış.
çarşı harbiden karışmış, çünkü sokrates çıplak ayaklarla dolaşan, nadiren duş alan toplum dışı bir adamdı ve çarşı pazar dolanıp karşılaştığı insanlara hayatın anlamını sorardı. sebebi ise tuhaf bir şekilde, filozofun kitaplara 'karşı' olmasıydı. o, kitapları didaktik bulurdu ve oturup kitap yazmak yerine insanlarla yüz yüze konuşmayı ve bilge olmasına rağmen cevap vermektense sürekli yeni sorular sormayı tercih ederdi. öyle ki sokrates hiç kitap yazmamıştır, ancak neyse ki platon onun diyaloglarını yazarak kitaplaştırmıştır.
sürekli, “sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez.” derdi. kalıplaşmış düşünceleri sorgular ve azınlıkta kalan fikirleri önemserdi. sonra birkaç kişi, onu gençlere kötü örnek olduğu bahanesiyle şikâyet etti. bunun üzerine sokrates mahkemeye çıkartıldı ve ölüme mahkûm edildi. ona felsefeyi bırakırsa canını bağışlayacaklarını söylediler, ama o tam aksine, tarihe geçecek bir savunma yaptı —ve öldü. çıkarıldığı mahkemede yaptığı savunma, gene platon tarafından sokrates'in savunması olarak kitaplaştırıldı.
peki onu şikâyet edenlere ne oldu dersiniz? birkaç yıl sonra atina’dan sürüldüler. bazılarının intihar ettiği de söyleniyor, çünkü bu olaydan sonra kimse onlarla konuşmamış. yani atinalılar büyük bir hata yaptığını fark eder, ama artık iş işten geçmiştir. gene de bugün kimse o şikayetçi puştları hatırlamıyor ama biz 2.500 yıldır sokrates’i okumaya devam ediyoruz.
kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=Zqf_1YE5Jzs
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar