bugün
- sözlük kızlarıyla tekne turuna çıkmak11
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri8
- ev işlerinde eşine yardım eden erkek5
- true'nin çaylak olması6
- yeni parti56
- gammazlarla başı belada yazarlar3
- tekne turu9
- benkimki3
- tai lung'u tek yumrukla yere sermek3
- islam medeniyeti diye bir şey yoktur7
- gammaz çetesi9
- ekranda görülünce kanal değiştirdiğimiz kişiler3
- kızlar gocu'ya mı güvenirsiniz yoksa bana mı14
- usualsuspects in abazan olması2
- havanın 36 derece olması2
- sapık olduğu için çaylak olan insan7
- çikolata soslu ıslak kek4
- sibel can'a benzeyen yuzır2
- hiçbir türk kızını kendine yakıştırmamak2
- imam maaşları3
- askeri ücretle evlenebilir mi5
- utançtan buzdolabı sırtlatan olaylar2
- muz yiyen erkek4
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası32
- nickten isim tahmini yapmak72
- fakir erkeğin karımı çalıştırmam demesi3
- aykirikadin7
- yeni parti için isim önerisi5
- 64 yıl ilişki yaşayıp evlenmeyi kabul eden kadın4
- ordu merkez3
- tiramisu yiyen erkek3
- herkesin birbirini fake hesapla suçlaması5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak5
- sözlük kızlarının kendilerini güvenilir sanması8
- 2002 yılını özlemek3
- bir yazarı entrylerine göre yargılamak19
- kel erkeklerin karizması3
- atatürk'ün alevi dedelerine de karşı olması5
- hayden panettiere2
- atm den para yollayanlar3
- galericiler taksiciler emlakçılar ve telefoncular2
- eski kitaplar3
- gammazlar neden hiç çaylak olmuyor8
- mehdinin pforzheim da olması3
- 24 tane fake hesabı olan yazar6
- ucuza geliyor diye zinaya yönelen erkek2
- aynı bokun laciverti2
- kova dolunayı4
- yeni partinin amblemi2
- dhkp c'li ev arkadaşı2
şu demokrasi zırvalığını oldum olası sevmem, kabul etmem ben. winston churchill'in dediği gibi demokrasi karşıtı en iyi argüman, ortalama bir seçmenle beş dakikalık sohbettir. işte tam olarak burda milattan önceki yıllarda bu konu hakkında bazı deha fikirler beyan eden biri var, sokrates.
seçimde oy vermenin rastgele bir sezgi değil, bir yetenek olduğunu dile getirmiştir.
bizlerin entelektüel demokrasi ve doğuştan hak olarak gelen demokrasiyi birbirine karıştırdığımızı söylemiş ve bunun halkları lanet olası demagojiye sürükleyeceğini öngörmüş. ne yazık ki bunu günümüzde görmek çok kolay bi hal aldı.
son olarak bizler demokrasi saçmalığını mutlak iyi olarak görme yanılgısına çoktan kapıldık.
zamanında sokrates'in başına neler geldiği malum olsun bizde aysun kayacı'ya demediğimizi bırakmamıştık.
her neyse sokrates'in akıl kaçırtan kendine has üslubu ve kavgalarıyla çok gecikmeden tanışmanız dileğiyle.
seçimde oy vermenin rastgele bir sezgi değil, bir yetenek olduğunu dile getirmiştir.
bizlerin entelektüel demokrasi ve doğuştan hak olarak gelen demokrasiyi birbirine karıştırdığımızı söylemiş ve bunun halkları lanet olası demagojiye sürükleyeceğini öngörmüş. ne yazık ki bunu günümüzde görmek çok kolay bi hal aldı.
son olarak bizler demokrasi saçmalığını mutlak iyi olarak görme yanılgısına çoktan kapıldık.
zamanında sokrates'in başına neler geldiği malum olsun bizde aysun kayacı'ya demediğimizi bırakmamıştık.
her neyse sokrates'in akıl kaçırtan kendine has üslubu ve kavgalarıyla çok gecikmeden tanışmanız dileğiyle.
The first and noblest victory for a man is to conquer himself..
bilgiyi iyiliğe cehaletin de kötülüğü götürdüğünü ortaya koyarak ilk ahlaki sistem kurgusunu yapan insan.
bilgi iyiliği cehalet kötülüğü getirir, kötü dediğimiz insanlar aslında yolunu kaybetmiş cahil insanlardır der.
Bir insan için ilk ve en büyük zafer kendini fethetmektir.
Bilginin evrende hazır halde bulunduğunu, insanın sadece bu evrenin dokusundaki bilgiyle faza girdiğini söyleyen kişi.
"Sorgulanmayan bir hayat, yaşamaya değer bir hayat değildir."
hocam olurlar kendileri.
Sokrates’e göre insanı kötülüğe sürükleyen bilgisizliğidir. “kimse bilerek kötülük yapmaz.” Sözü ile kişinin iyi bir yaşam sürmesini bilgi sahibi olmasına bağlamıştır. Bilgi edinen kişi erdeme sahip olacaktır. Erdem ve bilgi Sokrates’e göre özdeştir. Bilgi edinen kişi eylemlerinde iyiye yönelecek, iyi bir yaşam süren kişi erdem sahibi olacak ve erdem sayesinde de mutluluğa ulaşacaktır. Burada mutluluk ahlakını görmekteyiz. Ahlakın amacı mutluluktur, insanın ulaşmak istediği en yüksek iyi de ancak mutluluktur ve mutluluğun yolu da erdemden geçer. Erdem insanın kendini bilmesiyle ortaya çıkan, yaşamı daha iyi hale getiren ve bizi mutlu kılan bilgidir. Bu nedenle Sokrates “kendini bil” sözünü söylemiştir. Kişi kendisini tanımadıkça, kendisi için neyin iyi, neyin kötü olduğunu bilemez.
insan Kötülüklerden kurtulmak için, önce kendini anlamak ve tanımak zorundadır. Bunun için kendi evrenine ulaşmanın gizemli yollarını bulmalıdır. Gerçekte her insan doğuştan iyi bir insansal özyapıya ve mutlu olma istencine sahiptir. Sokrates eğitimi tanımlarken şöyle der; Eğitim insandaki iyilik tohumunu yeşerten ve yaşamı güzelleştiren erdemlerin hazinesidir. insanlar arasındaki fark bedensel güçlerden değil, ruhsal güçlerden kaynaklanır. iyi insana, kötü bir insandan bile kötülük gelemez. Çünkü gerçek zarar ruhsaldır. Kötülük yapan insan yeterince insanlaşmamıştır. Bu tür insanlar sadece kendilerine zarar verirler. Sağlıklı bir insan kendi iç dünyasında mutlu olduğu için başkalarının da mutlu olmasını isterler.
işte Sokrates’de başkalarının ruhunun kötülükten arındırmak için kendi ifadesiyle “ata musallat olmuş sinek” misali insanlara doğruyu göstermek için onları sorgulamaya yönlendirmiş ve bu nedenle yargılanmış, ölüme mahkum edilmiştir.
Sokrates, Yüce bir amaç için kaçabilme imkanına rağmen kaçmayı reddetmiş ve Ahlaki ve onurlu duruş sergileyerek ölmüştür.
sokrates'in savunmasında şöyle der; “ şimdi ayrılma zamanı geldi, ben ölüme ve siz yaşamlarınıza. Hangimiz için daha iyi olduğunu ancak Tanrı bilir.”
insan Kötülüklerden kurtulmak için, önce kendini anlamak ve tanımak zorundadır. Bunun için kendi evrenine ulaşmanın gizemli yollarını bulmalıdır. Gerçekte her insan doğuştan iyi bir insansal özyapıya ve mutlu olma istencine sahiptir. Sokrates eğitimi tanımlarken şöyle der; Eğitim insandaki iyilik tohumunu yeşerten ve yaşamı güzelleştiren erdemlerin hazinesidir. insanlar arasındaki fark bedensel güçlerden değil, ruhsal güçlerden kaynaklanır. iyi insana, kötü bir insandan bile kötülük gelemez. Çünkü gerçek zarar ruhsaldır. Kötülük yapan insan yeterince insanlaşmamıştır. Bu tür insanlar sadece kendilerine zarar verirler. Sağlıklı bir insan kendi iç dünyasında mutlu olduğu için başkalarının da mutlu olmasını isterler.
işte Sokrates’de başkalarının ruhunun kötülükten arındırmak için kendi ifadesiyle “ata musallat olmuş sinek” misali insanlara doğruyu göstermek için onları sorgulamaya yönlendirmiş ve bu nedenle yargılanmış, ölüme mahkum edilmiştir.
Sokrates, Yüce bir amaç için kaçabilme imkanına rağmen kaçmayı reddetmiş ve Ahlaki ve onurlu duruş sergileyerek ölmüştür.
sokrates'in savunmasında şöyle der; “ şimdi ayrılma zamanı geldi, ben ölüme ve siz yaşamlarınıza. Hangimiz için daha iyi olduğunu ancak Tanrı bilir.”
Kur'an okusaydı bu hale düşmezdi. Ben söylemiyorum bir hocamızdan böyle öğrendik.
Sokrates öğretmenlere der ki; Öğrencilerinize bir şey öğretmeyin, onları düşünmelerini sağlayın.Çünkü onlar düşünmeye başlarsa zaten kendi çabalarıyla öğrenirler Ve çaba sonucu öğrenilen bilgi, en kalıcı bilgi olur. Asla silinmez.
kendisini yargılayan topluluğun yaklaşık otuz oy farkla onu ölüme mahkum etmesine, bu otuz kişi diğer tarafa geçse ölmeyeceğim, siz şimdi beni yargılıyorsunuz ama tarih de sizi yargılayacak diyor.
Haklı olsa daha mı iyiydi? (Sokrates)
Evet evet üstteki entryi refere ediyorum.
Evet evet üstteki entryi refere ediyorum.
Soktares'in savunmasında geçene göre Tanrının kendisini görevlendirdiğine inanır. işi muammadır. Hatta bir işi olduğu bile şüphelidir. Marx kişi yaptığı iştir derdi. Bunu doğru sayarsak kişinin bağımsız ve özgün düşünceler üretebilmesi için, biraz da avare olması gerektiğini söyleyebiliriz. Böylece düşünmek için vakitte bulabilir. Kierkegaard bu konuda şöyle söylemişti ''Aslında avarelik kötülüklerin ortaya çıkış sebebi değildir, tam tersine tanrısal bir hayat sayılabilir, yeter ki can sıkıntısına kapılma.'' Ve yine bu düşünceyle insanın yaşam gayesinin temelde can sıkıntısını gidermekten oluştuğunu söyleyebiliriz. Hayatın genelgeçer ve doğuştan gelen bir anlamı olmadığına göre, bunu büyük oranda geçerli sayabiliriz. Belki fazla Basit, ama doğru. Tıpkı Camus'un dediği gibi ''Ne zaman dünyanın derin anlamını sezer gibi olduysam, onun basitliği şaşırttı beni.'' onu karmaşık kılan bizleriz belki de. (evet biliyorum, fazla uzattım)
FiLOZOF (M. Ö 470 - M. Ö 399).
Yunan felsefesinin kurucuları arasındadır. Meşhur “Bildiğim tek şey var; o da hiç bir şey bilmediğim.” sözünün sahibidir.
Yunan felsefesinin kurucuları arasındadır. Meşhur “Bildiğim tek şey var; o da hiç bir şey bilmediğim.” sözünün sahibidir.
Sokrat'ın peygamber olma olasılığı kanımca çok yüksek bir ihtimaldir. Reisimiz çok tanrılı yunan cemiyetinin adeta şeytanı olmuştur.
Neyse ya tanrıları kızdırmayalım. *
Sokrates çok başka bir adamdır, öğrencisi Platon tarafından yazılmış bir kitabını okudum. (Okumayan kaldı mı?)
Kendisinin yazdığı hiçbir kitap veya yazılı metin yok. Günümüze onunla ilgili gelen tüm bilgiler öğrencileri tarafından yazılarak geldi.
Politeist Yunan topluluğunun adeta şeytanı olan Sokrates Baba etrafındaki genç cevherlere "sormayı, sorgulamayı, neden burdayız?" gibi soruları sormayı aşılıyor. Nihilist amcamız Nietzsche (Niçe)'nin, Sokrates Babamıza aşırı derece düşman kesilmesinin sebebide budur. Sokrates politeist Yunan toplumunda tüm gençlere sorgulamayı aşıladığı için gençleri yoldan çıkarmak sebebiyle ve dinsizlik suçuyla yargılanıyor.
Atalarının dinini yok sayınca seni dinsiz saymaları kadar doğal bir suçlama olamazdı herhalde, Muhammed-Arap putlarının ilişkisi, Musa-Firavun ilişkisi, isa'ya yakıştırılan "KANUN TANIMAZ ADAM" lafzı ve çarmıha gerilmesi, bu örnekler daha da artar.
Muhammed nebi'nin Lat, Menat, Uzza putuna karşı gelip putperest çok tanrılı arap inancını yıkması gibi Sokrates'de Zeus, Artemis, Atena, Poseyson'a hasım kesilmişti.
Bu bir çok peygamberin başına gelen olaydır. Öğrencilerinin yazdıklarına göre Sokrates, Monoteist biriydi ama öğrencilerin yazdıklarına ne kadar itimat edersiniz bilemem.
Bazı kaynaklarda Zeus üzerine yemin ettiği geçiyor bazılarında Güneşe de yemin ediyor anlayacağınız kaynaklar gerçekten çok çelişkili.
Sokrates'in hiçbir zaman oturup yazı yazmıyor oluşu, dejenere olmuş yunan toplumunun gençlerine "Kalkın lan hadi sorgulamanız lazım" deyip gençleri uyandırma çabası, tek tanrı inancını aşılamaya çalışması, cennet cehennem yani hesap gününün gerçekleşeceği hakkındaki görüşleri insana şu soruyu sordurtmuyor değil; "Haddi be! Bu adam harbiden peygamber miydi?"...
Yazımı şu Kur'an ayetleriyle bitireyim;
“Biz her millete bir peygamber gönderdik..” (Nahl, 16/36)
"Her ümmetin bir peygamberi vardır..." (Yunus, 10/47)
Neyse ya tanrıları kızdırmayalım. *
Sokrates çok başka bir adamdır, öğrencisi Platon tarafından yazılmış bir kitabını okudum. (Okumayan kaldı mı?)
Kendisinin yazdığı hiçbir kitap veya yazılı metin yok. Günümüze onunla ilgili gelen tüm bilgiler öğrencileri tarafından yazılarak geldi.
Politeist Yunan topluluğunun adeta şeytanı olan Sokrates Baba etrafındaki genç cevherlere "sormayı, sorgulamayı, neden burdayız?" gibi soruları sormayı aşılıyor. Nihilist amcamız Nietzsche (Niçe)'nin, Sokrates Babamıza aşırı derece düşman kesilmesinin sebebide budur. Sokrates politeist Yunan toplumunda tüm gençlere sorgulamayı aşıladığı için gençleri yoldan çıkarmak sebebiyle ve dinsizlik suçuyla yargılanıyor.
Atalarının dinini yok sayınca seni dinsiz saymaları kadar doğal bir suçlama olamazdı herhalde, Muhammed-Arap putlarının ilişkisi, Musa-Firavun ilişkisi, isa'ya yakıştırılan "KANUN TANIMAZ ADAM" lafzı ve çarmıha gerilmesi, bu örnekler daha da artar.
Muhammed nebi'nin Lat, Menat, Uzza putuna karşı gelip putperest çok tanrılı arap inancını yıkması gibi Sokrates'de Zeus, Artemis, Atena, Poseyson'a hasım kesilmişti.
Bu bir çok peygamberin başına gelen olaydır. Öğrencilerinin yazdıklarına göre Sokrates, Monoteist biriydi ama öğrencilerin yazdıklarına ne kadar itimat edersiniz bilemem.
Bazı kaynaklarda Zeus üzerine yemin ettiği geçiyor bazılarında Güneşe de yemin ediyor anlayacağınız kaynaklar gerçekten çok çelişkili.
Sokrates'in hiçbir zaman oturup yazı yazmıyor oluşu, dejenere olmuş yunan toplumunun gençlerine "Kalkın lan hadi sorgulamanız lazım" deyip gençleri uyandırma çabası, tek tanrı inancını aşılamaya çalışması, cennet cehennem yani hesap gününün gerçekleşeceği hakkındaki görüşleri insana şu soruyu sordurtmuyor değil; "Haddi be! Bu adam harbiden peygamber miydi?"...
Yazımı şu Kur'an ayetleriyle bitireyim;
“Biz her millete bir peygamber gönderdik..” (Nahl, 16/36)
"Her ümmetin bir peygamberi vardır..." (Yunus, 10/47)
Bilgelik ve iyi nam, maldan daha kalıcıdır.
Mal yok olup gider, bunlar ise kalır.
Mal ahmaklarda ve değersiz insanlarda da bulunabilir. Hikmet ve iyi nam ise ancak erdem sahiplerinde bulunur.
Sokrates/
Mal yok olup gider, bunlar ise kalır.
Mal ahmaklarda ve değersiz insanlarda da bulunabilir. Hikmet ve iyi nam ise ancak erdem sahiplerinde bulunur.
Sokrates/
Platon’un karı kız düşürmek için kullandığı niçkname’i olabilir kendileri.
O sebepten pek de itimat eylemiyorum.
O sebepten pek de itimat eylemiyorum.
socrates dini inançları eleştirmemiştir tam olarak hatta bir çok diyaloglarda mittlerden alıntı vardır.
socrates dindar biri bile sayılabilir dönemin çoğu atinalısına göre.
socrates dindar biri bile sayılabilir dönemin çoğu atinalısına göre.
sokrates mısır'da dibini dövdürmüş geniş omuzlu bir yumuşağın "mısır'dan öğrendim" diyemediği için felsefesine kaynak göstermek adına tahayyülde yarattığı kişiliktir.
savunması ünlüdür.
Hakkında bu kadar entry girilince doğum günü sandım.
Neyse iyi ki doğmuş yine de.
Neyse iyi ki doğmuş yine de.
Tüm insanların ruhları ölümsüzdür ama dürüst olanların ruhları hem ölümsüz hem de ilahidir.
diyerek iyi insan olmanın erdemlerinden bahsetmiştir.
diyerek iyi insan olmanın erdemlerinden bahsetmiştir.
bir spor dergisine ismini veren antik çağ filozofu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar