bugün
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- forma7
- metamfetamin7
- ırak5
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi4
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- insan sevmemek3
- umman4
- gece gece kokoreç gömmek7
- ayağı şiir kokan kadın6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- betray me6
- salçalı makarna10
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- sözlüğün kralı4
- sözlüğün kraliçesi4
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- karpuzcu libos panda3
- yalnız yaşamak3
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- ilhan irem dinleyen erkek6
- çin9
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- büreyde3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- doğru don seçimi2
- hamile fotoğrafı5
- jaws filmindeki sikko balik2
- ben bu yazıyı sana yazdım3
- geçmişe götüren şarkılar5
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- silamınnn aleyykiiiimmm genşşlerr6
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak10
- filistin5
- bir günde 1500 kalori almak4
- sandalet ayak bikinisidir4
- evli kadına bin lira verip ilişkiye girmek7
- yarın sabah işe gidecek olmak5
- balık yanına en yakışan çorba9
- evrende hareket nasıl oluyor5
- nemlendirici krem20
- evlenmek2
- açlıktan bayılmak4
- sevgilinin ayağından sigara içmek3
- özerhisar ayran3
Cargill ile birlikte türkiye'yi gıda terörü vasıtasıyla bitiren, dünyanın başına gdo illetini musallat eden küresel şirket.
(bkz: cargill/#39103501)
monsanto 1901'de abd'de kurulmuş küresel bir şirket. şirketin bilinirliği abd'de sakarin'i ilk olarak üretmesinden kaynaklanıyor.
sakarin üretimi ile büyüyen şirket daha sonra kafein, vanilin ve çeşitli sakinleştirici ürünler üretmeye başladı.
1920 yılından itibaren bir kimya devi haline geldi.
40'lı yıllarda ise hepimizin çocukluğundan bildiği ddt adı verilen zehiri üretti.
monsanto'nun ürettiği ddt, 1970'lerde yasaklanana değin pek çok balık ve kuş türünün yok olmasına sebep oldu.
50'li yıllarda petrol esaslı gübre ve silikon üretimine başladı.
monsanto zehir saçmaya ve bu zehirler ile katliama vietnam savaşında da devam etti.
vietnam'da abd ordusunun ilerleyişini durduran sık orman ve bitki örtüsü monsanto'nun ürettiği yaprak dökücü zehirler ile aşıldı. (bkz: agent orange) bugün monsanto ürünlerinin serpildiği bu topraklarda halen bitki yetişmiyor ne yazık ki...
bu esnada monsanto nükleer silahların gelişmesine katkıda bulundu.
monsanto 70'lerde gdo araştırmalarına girdi ve 1982'de ilk defa bir bitkinin genetiğini değiştirmeyi başardı.
80'li yılların ikinci yarısında ise genetiği değiştirilmiş soya ürünleri ile abd piyasasına hakim olmaya başladı.
yine 90'larda inek sütünü arttırıcı gdo'lu hormonları piyasaya sürdü.
monsanto bütün bunları yaparken abd'de gerek cumhuriyetçi, gerek demokratlar olsun iktidarda kim varsa hepsi tarafından desteklendi.
zira abd gıda koruma dairesi (bkz: fda) ve abd çevre koruma kurumu (bkz: epa) gibi kuruluşların kilit noktalarında hep kendi adamları vardı.
hatta monsanto'nun siyasi uzantıları bunlarla da sınırlı kalmadı, abd anayasa mahkemesinden tutun da, obama'nın tarım danışmanına kadar her yerde monsanto için çalışan insanlar vardı.
monsanto 1997 yılında "tarım ilaçlarıyla" türkiye pazarına giriş yaptı. bir sene sonra da stratejik ortağı cargill'in türkiye'deki tohumculuk bölümünü satın aldı.
monsanto'nun türkiye'deki yegane amacı gdo'lu tohumlarını ve hayvan yemlerini türk piyasasına satmak ve yine kullancığı tarım ilaçları ile türk tarımını bitirmek.
sadece türkiye'de değil, girdiği her ülkede uyguladığı strateji bu monsanto vb firmaların.
örneğin wikileaks belgelerinde bu küresel terörist şirketin fransa'da yasaklanan gdo'lu mısır üretimi faaliyetleri sonrası abd hükümeti aracılığıyla fransa'ya karşı bir ticari savaş açılmasına dair belgeler ortaya çıktı.
syngenta ve monsanto gibi dünya devi şirketler cargill'in üreteceği mısır şurubu için türkiye'de mısır üretimine başladılar.
tabi ekilen mısırların gdo'lu olduğunu belirtmemize gerek yok sanırım.
bu arada monsanto 2016'da bir başka dünya devi bayer tarafından satın alınmıştır, lakin bu satın alma/satılma aslında iki dünya devinin birleşmesidir.
(bkz: dünya tarım piyasasının hakimi küresel şirketler)
yukarıda monsanto'nun vietnam'da yaptığına kısaca değindik.
bakın aynı şirket tarım ve hayvancılık devi arjantin'in başına nasıl çoraplar örmüş;
1996'da monsanto, arjantin'de "roundup ready" adlı soya fasulyesi tohumlarının üretim ve dağıtım lisansını aldı. o yıllar arjantin sıkıntı içindeydi ve rockefeller vakfı(monsanto'nun ortağı)'nın tavsiyesi ile arjantin dış borçlarını ödemek için gdo'lu soya fasulyesi üretimini kabul etmişti. (not: bu arada bill gates'te monsanto'nun ortaklarından biridir.)
------------------------------
bu arada monsanto'nun geliştirdiği "roundup" adlı güya "zararlı otları öldüren kimyevi madde" tarlaya ekilen tohuma bulaştırılıyor, bu gdo'lu tohum dışında topraktaki tüm canlıları öldürüyor, toprağı mineral yönünden fakirleştirip yok ediyor. roundup kullanılarak çeşitliliği yok edilen milyonlarca hektar toprak var ne yazık ki...
----------------------------------------------
monsanto'nun, arjantin'de gdo'lu soya, mısır, buğday, ayçiçeği vb sebze meyve üretip ihraç etmeye başlamasıyla ülkedeki köylüler geleneksel tohum üreticiliğini ve saklamayı bırakmaya başladılar. gdo'lu soya fasulyesi ekilen alan 16 milyon hektar büyüklüğüne ulaştı.
ihracattan para geliyor, ama bir yandan da yerli tohum ve tarım bitiyordu.
aynı gdo'lu ürünler hayvan yemi olarak da kullanılıyordu.
fakat bu yüzden dünyanın en gelişmiş hayvancılık ülkelerinden olan kaliteli süt ve et üretimi ile bilinen arjantin'de hayvancılık ürünleri üretimi düşmeye başladı ve arjantin kendini uruguay'dan süt ithal ederken buldu...
aynı arjantin'de pirinç üretimi yüzde 44, mısır üretimi yüzde 26, ayçiçek üretimi yüzde 34, domuz üretimi yüzde 36 düştü. bu ürünlerin fiyatları yüzde 150 ila yüzde 300 arasında arttı.
hayvan yemi üretilecek bu ürünlerdeki artış tüm tarım ve hayvancılık fiyatlarına yansıdı ve 2002'deki ekonomik krizle birlikte halk ayaklanması başladı.
halk ayaklanmasından korkan hükümet, monsanto'nun yardımlarıyla halka bedava yiyecek dağıtmaya başladı...
işte arjantin'de üretilip ihrac edilen bu gdo'lu soyalar gemilerle türkiye'ye geliyordu.
hatta arjantin'den türkiye'ye soya getiren bir gemi, 2003 yılında greenpeace tarafından brezilya açıklarında durduruldu.
gemiden numuneler alındı, incelendi ve ürünlerin gdo'lu olduğu ortaya çıktı.
şayet greeppeace bu eylemi yapmamış olsaydı, o ürünler bizim mersin limanına boşaltılacaktı.
bu gemi türkiye'ye gelen onlarca gemiden biriydi. yakalanmıştı. peki ya yakalanmayanlar?
işte, ülkemizde gıda terörünü domine eden bu şirketin faaliyetleri özellikle akp döneminde ziyadesiyle arttı, şu an gdo'lu tohum pazarının ve soya, mısır ithalatının lideri durumunda.
şirketin "tohum dedektifleri" meşhur, bu tohum dedektiflerini ayrı bir yazıda anlatacağım.
güya dünyada açlığı ve kıtlığı bitirmek için gdo'lu tohum üretimi yapan bu insanlığa faydalı(!) şirket, bu tohum dedektifleri vasıtasıyla, akp'nin çıkardığı tohum yasasına dayanarak yerli tohumculuğu bitiriyor, her şeye rağmen yerli tohum saklayan köylülerin ceza alması için elinden geleni yapıyor...
ayrıca mahkeme kararı ile hakkında yazılan olumsuz yazıları kaldırtmakla da ünlü bir şirket. bu yazı da muhtemelen mahkeme kararıyla kaldırılır, ama kaldırılana kadar 5-10 kişi okusa fayda faydadır...
(bkz: cargill/#39103501)
monsanto 1901'de abd'de kurulmuş küresel bir şirket. şirketin bilinirliği abd'de sakarin'i ilk olarak üretmesinden kaynaklanıyor.
sakarin üretimi ile büyüyen şirket daha sonra kafein, vanilin ve çeşitli sakinleştirici ürünler üretmeye başladı.
1920 yılından itibaren bir kimya devi haline geldi.
40'lı yıllarda ise hepimizin çocukluğundan bildiği ddt adı verilen zehiri üretti.
monsanto'nun ürettiği ddt, 1970'lerde yasaklanana değin pek çok balık ve kuş türünün yok olmasına sebep oldu.
50'li yıllarda petrol esaslı gübre ve silikon üretimine başladı.
monsanto zehir saçmaya ve bu zehirler ile katliama vietnam savaşında da devam etti.
vietnam'da abd ordusunun ilerleyişini durduran sık orman ve bitki örtüsü monsanto'nun ürettiği yaprak dökücü zehirler ile aşıldı. (bkz: agent orange) bugün monsanto ürünlerinin serpildiği bu topraklarda halen bitki yetişmiyor ne yazık ki...
bu esnada monsanto nükleer silahların gelişmesine katkıda bulundu.
monsanto 70'lerde gdo araştırmalarına girdi ve 1982'de ilk defa bir bitkinin genetiğini değiştirmeyi başardı.
80'li yılların ikinci yarısında ise genetiği değiştirilmiş soya ürünleri ile abd piyasasına hakim olmaya başladı.
yine 90'larda inek sütünü arttırıcı gdo'lu hormonları piyasaya sürdü.
monsanto bütün bunları yaparken abd'de gerek cumhuriyetçi, gerek demokratlar olsun iktidarda kim varsa hepsi tarafından desteklendi.
zira abd gıda koruma dairesi (bkz: fda) ve abd çevre koruma kurumu (bkz: epa) gibi kuruluşların kilit noktalarında hep kendi adamları vardı.
hatta monsanto'nun siyasi uzantıları bunlarla da sınırlı kalmadı, abd anayasa mahkemesinden tutun da, obama'nın tarım danışmanına kadar her yerde monsanto için çalışan insanlar vardı.
monsanto 1997 yılında "tarım ilaçlarıyla" türkiye pazarına giriş yaptı. bir sene sonra da stratejik ortağı cargill'in türkiye'deki tohumculuk bölümünü satın aldı.
monsanto'nun türkiye'deki yegane amacı gdo'lu tohumlarını ve hayvan yemlerini türk piyasasına satmak ve yine kullancığı tarım ilaçları ile türk tarımını bitirmek.
sadece türkiye'de değil, girdiği her ülkede uyguladığı strateji bu monsanto vb firmaların.
örneğin wikileaks belgelerinde bu küresel terörist şirketin fransa'da yasaklanan gdo'lu mısır üretimi faaliyetleri sonrası abd hükümeti aracılığıyla fransa'ya karşı bir ticari savaş açılmasına dair belgeler ortaya çıktı.
syngenta ve monsanto gibi dünya devi şirketler cargill'in üreteceği mısır şurubu için türkiye'de mısır üretimine başladılar.
tabi ekilen mısırların gdo'lu olduğunu belirtmemize gerek yok sanırım.
bu arada monsanto 2016'da bir başka dünya devi bayer tarafından satın alınmıştır, lakin bu satın alma/satılma aslında iki dünya devinin birleşmesidir.
(bkz: dünya tarım piyasasının hakimi küresel şirketler)
yukarıda monsanto'nun vietnam'da yaptığına kısaca değindik.
bakın aynı şirket tarım ve hayvancılık devi arjantin'in başına nasıl çoraplar örmüş;
1996'da monsanto, arjantin'de "roundup ready" adlı soya fasulyesi tohumlarının üretim ve dağıtım lisansını aldı. o yıllar arjantin sıkıntı içindeydi ve rockefeller vakfı(monsanto'nun ortağı)'nın tavsiyesi ile arjantin dış borçlarını ödemek için gdo'lu soya fasulyesi üretimini kabul etmişti. (not: bu arada bill gates'te monsanto'nun ortaklarından biridir.)
------------------------------
bu arada monsanto'nun geliştirdiği "roundup" adlı güya "zararlı otları öldüren kimyevi madde" tarlaya ekilen tohuma bulaştırılıyor, bu gdo'lu tohum dışında topraktaki tüm canlıları öldürüyor, toprağı mineral yönünden fakirleştirip yok ediyor. roundup kullanılarak çeşitliliği yok edilen milyonlarca hektar toprak var ne yazık ki...
----------------------------------------------
monsanto'nun, arjantin'de gdo'lu soya, mısır, buğday, ayçiçeği vb sebze meyve üretip ihraç etmeye başlamasıyla ülkedeki köylüler geleneksel tohum üreticiliğini ve saklamayı bırakmaya başladılar. gdo'lu soya fasulyesi ekilen alan 16 milyon hektar büyüklüğüne ulaştı.
ihracattan para geliyor, ama bir yandan da yerli tohum ve tarım bitiyordu.
aynı gdo'lu ürünler hayvan yemi olarak da kullanılıyordu.
fakat bu yüzden dünyanın en gelişmiş hayvancılık ülkelerinden olan kaliteli süt ve et üretimi ile bilinen arjantin'de hayvancılık ürünleri üretimi düşmeye başladı ve arjantin kendini uruguay'dan süt ithal ederken buldu...
aynı arjantin'de pirinç üretimi yüzde 44, mısır üretimi yüzde 26, ayçiçek üretimi yüzde 34, domuz üretimi yüzde 36 düştü. bu ürünlerin fiyatları yüzde 150 ila yüzde 300 arasında arttı.
hayvan yemi üretilecek bu ürünlerdeki artış tüm tarım ve hayvancılık fiyatlarına yansıdı ve 2002'deki ekonomik krizle birlikte halk ayaklanması başladı.
halk ayaklanmasından korkan hükümet, monsanto'nun yardımlarıyla halka bedava yiyecek dağıtmaya başladı...
işte arjantin'de üretilip ihrac edilen bu gdo'lu soyalar gemilerle türkiye'ye geliyordu.
hatta arjantin'den türkiye'ye soya getiren bir gemi, 2003 yılında greenpeace tarafından brezilya açıklarında durduruldu.
gemiden numuneler alındı, incelendi ve ürünlerin gdo'lu olduğu ortaya çıktı.
şayet greeppeace bu eylemi yapmamış olsaydı, o ürünler bizim mersin limanına boşaltılacaktı.
bu gemi türkiye'ye gelen onlarca gemiden biriydi. yakalanmıştı. peki ya yakalanmayanlar?
işte, ülkemizde gıda terörünü domine eden bu şirketin faaliyetleri özellikle akp döneminde ziyadesiyle arttı, şu an gdo'lu tohum pazarının ve soya, mısır ithalatının lideri durumunda.
şirketin "tohum dedektifleri" meşhur, bu tohum dedektiflerini ayrı bir yazıda anlatacağım.
güya dünyada açlığı ve kıtlığı bitirmek için gdo'lu tohum üretimi yapan bu insanlığa faydalı(!) şirket, bu tohum dedektifleri vasıtasıyla, akp'nin çıkardığı tohum yasasına dayanarak yerli tohumculuğu bitiriyor, her şeye rağmen yerli tohum saklayan köylülerin ceza alması için elinden geleni yapıyor...
ayrıca mahkeme kararı ile hakkında yazılan olumsuz yazıları kaldırtmakla da ünlü bir şirket. bu yazı da muhtemelen mahkeme kararıyla kaldırılır, ama kaldırılana kadar 5-10 kişi okusa fayda faydadır...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar