bugün
- from gold from dust24
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sözlük kızlarının bicepsleri15
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği12
- arkadaşlar çok sıkıcısınız7
- queen ravenna ifşası15
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- 50 kilo üstü kız tripleri4
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- tavuklu pilav8
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- kolye143
- ioçk'nın ifşası4
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- beşiktaş18
- crystal palace8
- ayaklara fısıldayan adam5
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- at9
- true'nun çaylak olması5
- fırın sütlaç8
- denenecek çok şey var4
- futbol20
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek3
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- avrupa11
- gocu nerede gocu3
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- ümit akdağ3
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- akepe dönemi15
- izmirin en güzel semtleri10
- hava yapmış kavanoz kapağı açmak2
- güney afrika4
- özlemek3
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- 40'a doğru yaklaşmak4
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- yeşil3
- la loba21
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
bağ kurabilme yeteneği anlamına gelen bu “islami akıl” gerçeğini iyi kavramışlardı. insanı değerli kılan aklın dinde delil olması vahyi ikinci plana itmez. vahyi anlama ,algılama, özümseme noktasında akıl elbette önceliklidir. aklı olmayanın vahye ulaşması imkansızdır. dinde öncelikli olan akıldır. kur’anda akla inmiş, ona rehberlik eden takva kitabıdır. vahiy gaybi aleme dair ne varsa rehberlik ederek bu konuda keşfin , rüyanın ,evliya kültünün ürettiği keramet kapısını kapatarak sınırları belirlemiştir.
islam tarihinde akla verdikleri önemle büyük bir çığır açan entellektüel, devrimci bir hareket olan mutezileyi anlamanın ,tanımanın yolunun zihinsel arka planında emevi hanedanlığı oluşturur.
müslümanlar hz.osman’ın öldürülmesinde sonra tarihçilerimizin ifadesiyle büyük fitne dönemi başlar. büyük iç savaşlar yaşandı. binlerce sahabi bu savaşlarda öldürüldü, telef oldu. bu savaşlara ” katılanlar “ ve “tarafsız” kalanlar diye kendi aralarında gruplara ayrıldılar. cemel ve sıffın savaşlarında bir taraftan hz.ali ve taraftarları yer alırken ,karşı tarafta hz.aişe annemiz ve taraftarları yer aldı. diğer savaşta muaviye ve yanlıları katılmıştı. tarafsızların öncülüğünde sad.b.ebi vakkas ,abdullah b. ömer , ,zeyd b. sabit gibi sahabiler yapmaktaydı. bu olayları mahkum eden hariciler ve duyarsız kalan mürcieyi unutmamak lazım. bu sonuçlar mutezilenin oluşmasına zemin hazırladı.
muaviye iktidarı ele geçirince her şeyi allaha isnat eden , allaha iftira atan kaderci cebriyyeyi desteklemişti. cebriyyenin görüşlerinde hile ve darbeyle ele geçirdiği saltanatı kendisine allah’ın kendisine verdiği hikayesini seslendiriyordu. mutezile ise buna muhalefet etmiş cebriyye ile amansız düşünsel ve entellektüel mücadeleye girişmiştir. islam topraklarının genişlemesiyle beraber farklı din ve düşüncedeki kişilerlede tartışmaya giriştiler . dışarda ; mecusi, hristiyan , yahudi ve diğer din mensupları içeride de selefiler, ehli hadis eş’ari, batıni,cebriyye, ve mürcie ile münazara yaparak hem teorik olarak kendi düşüncelerinin yayılmasını sağladılar, hemde islam dünyasının serbest tartışmaların yapıldığı bir özgürlük ortamının oluşmasının teşvikçisi oldular. görüşlerini” beş esas” şeklinde belirlediler.
Kelime olarak “Ayrılanlar” anlamına gelen Mutezile, büyük günah işleyen kimselerin iman ile küfür arasında bir yerde ,orta yerde olduğunu söyleyerek Ehli Sünnetten ayrıldığını ifade ettiler. Hasan Basri’nin ders halkasını terk eden, bu hareketin kurucusu olan Vasıl Bin Ata Mutezilenin temellerini attı. Bir diğer adları Adalet ve Tevhit ehli olan bu hareket özgürlüğü savundu. Bu hareket kendi içinde bir edebiyatçı olan Ebül-Hüzeyl El- Allaf, Nazzam , Cahiz, Cübbai, Kadı Abdulcebbar, Keşşafın sahibi Zemahşeri gibi büyük üstadları yetiştirdi. Mutezile Abbasiler Döneminde en popüler dönemini yaşadı. Günümüze kadar bağımsız,müstakil bir hareket ve mezhep olarak varlığını devam ettiremeyen mutezile daha çok Şianın Caferiyye ve Zeydiyye kolları ile varlığını devam ettiriyor. En önemli ilkeleri bu” Beş Esas” çerçevesinde hayat bulan Mutezile “ Yapılan zulümlerin (Emevi Zulmü) öldürmelerin Allaha isnat edilmesine karşı çıkmak” olarak ifade eder. “işlediğiniz günahları Allaha yüklemeyin” diyerek Cebriyyeye karşı çıkarak özgürlüğü savundu.”insan kendi fiilerinin yaratıcısıdır.” Diyerek konuya açıklık getirdiler.
Hz.Ömer yapılan bir hırsızlık olayında “ Ben çalmadım, bana Allah çaldırdı o, öyle istediği için çaldım” diyen hırsıza hem el kesme cezası hemde Allah’a iftira attığı için kırbaç cezası vermiştir. Mutezilenin uyguladığı bu özgürlük yanlısı düşünceleri aslında Hz.Peygamber, Raşid Halifeler döneminde zaten vardı. Tevhit ve Adalet ehli bu ekol Hristiyanlarla , Yahudilerle ,Mecusiler, Budistlerle çok cesur ve güçlü bir şekilde onların argümanlarıyla tartışıyorlardı. Beş Esasta biri olan “Tevhit” kavramını bu bozulmuş dinlerin iddia ettiği çarpık ,şirke bulaşmış yamuk Allah tasavvurlarını düzeltmek için tartışıyorlardı. Oryantalistlerin iddia ettiği gibi tevhit ve adalet ekolü ,yunan felsefesinde , israiliyattan ,Hristiyan ilahiyatından etkilenerek ortaya çıkmadı. Onların asıl sorunu bu düşünen, sorgulayan, devrimci ,dinamik hareketi karalamak ve tarihe gömmektir.
islam tarihinde akla verdikleri önemle büyük bir çığır açan entellektüel, devrimci bir hareket olan mutezileyi anlamanın ,tanımanın yolunun zihinsel arka planında emevi hanedanlığı oluşturur.
müslümanlar hz.osman’ın öldürülmesinde sonra tarihçilerimizin ifadesiyle büyük fitne dönemi başlar. büyük iç savaşlar yaşandı. binlerce sahabi bu savaşlarda öldürüldü, telef oldu. bu savaşlara ” katılanlar “ ve “tarafsız” kalanlar diye kendi aralarında gruplara ayrıldılar. cemel ve sıffın savaşlarında bir taraftan hz.ali ve taraftarları yer alırken ,karşı tarafta hz.aişe annemiz ve taraftarları yer aldı. diğer savaşta muaviye ve yanlıları katılmıştı. tarafsızların öncülüğünde sad.b.ebi vakkas ,abdullah b. ömer , ,zeyd b. sabit gibi sahabiler yapmaktaydı. bu olayları mahkum eden hariciler ve duyarsız kalan mürcieyi unutmamak lazım. bu sonuçlar mutezilenin oluşmasına zemin hazırladı.
muaviye iktidarı ele geçirince her şeyi allaha isnat eden , allaha iftira atan kaderci cebriyyeyi desteklemişti. cebriyyenin görüşlerinde hile ve darbeyle ele geçirdiği saltanatı kendisine allah’ın kendisine verdiği hikayesini seslendiriyordu. mutezile ise buna muhalefet etmiş cebriyye ile amansız düşünsel ve entellektüel mücadeleye girişmiştir. islam topraklarının genişlemesiyle beraber farklı din ve düşüncedeki kişilerlede tartışmaya giriştiler . dışarda ; mecusi, hristiyan , yahudi ve diğer din mensupları içeride de selefiler, ehli hadis eş’ari, batıni,cebriyye, ve mürcie ile münazara yaparak hem teorik olarak kendi düşüncelerinin yayılmasını sağladılar, hemde islam dünyasının serbest tartışmaların yapıldığı bir özgürlük ortamının oluşmasının teşvikçisi oldular. görüşlerini” beş esas” şeklinde belirlediler.
Kelime olarak “Ayrılanlar” anlamına gelen Mutezile, büyük günah işleyen kimselerin iman ile küfür arasında bir yerde ,orta yerde olduğunu söyleyerek Ehli Sünnetten ayrıldığını ifade ettiler. Hasan Basri’nin ders halkasını terk eden, bu hareketin kurucusu olan Vasıl Bin Ata Mutezilenin temellerini attı. Bir diğer adları Adalet ve Tevhit ehli olan bu hareket özgürlüğü savundu. Bu hareket kendi içinde bir edebiyatçı olan Ebül-Hüzeyl El- Allaf, Nazzam , Cahiz, Cübbai, Kadı Abdulcebbar, Keşşafın sahibi Zemahşeri gibi büyük üstadları yetiştirdi. Mutezile Abbasiler Döneminde en popüler dönemini yaşadı. Günümüze kadar bağımsız,müstakil bir hareket ve mezhep olarak varlığını devam ettiremeyen mutezile daha çok Şianın Caferiyye ve Zeydiyye kolları ile varlığını devam ettiriyor. En önemli ilkeleri bu” Beş Esas” çerçevesinde hayat bulan Mutezile “ Yapılan zulümlerin (Emevi Zulmü) öldürmelerin Allaha isnat edilmesine karşı çıkmak” olarak ifade eder. “işlediğiniz günahları Allaha yüklemeyin” diyerek Cebriyyeye karşı çıkarak özgürlüğü savundu.”insan kendi fiilerinin yaratıcısıdır.” Diyerek konuya açıklık getirdiler.
Hz.Ömer yapılan bir hırsızlık olayında “ Ben çalmadım, bana Allah çaldırdı o, öyle istediği için çaldım” diyen hırsıza hem el kesme cezası hemde Allah’a iftira attığı için kırbaç cezası vermiştir. Mutezilenin uyguladığı bu özgürlük yanlısı düşünceleri aslında Hz.Peygamber, Raşid Halifeler döneminde zaten vardı. Tevhit ve Adalet ehli bu ekol Hristiyanlarla , Yahudilerle ,Mecusiler, Budistlerle çok cesur ve güçlü bir şekilde onların argümanlarıyla tartışıyorlardı. Beş Esasta biri olan “Tevhit” kavramını bu bozulmuş dinlerin iddia ettiği çarpık ,şirke bulaşmış yamuk Allah tasavvurlarını düzeltmek için tartışıyorlardı. Oryantalistlerin iddia ettiği gibi tevhit ve adalet ekolü ,yunan felsefesinde , israiliyattan ,Hristiyan ilahiyatından etkilenerek ortaya çıkmadı. Onların asıl sorunu bu düşünen, sorgulayan, devrimci ,dinamik hareketi karalamak ve tarihe gömmektir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar