bugün
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler73
- kolye24
- bileklik11
- kaplan11
- eskortluk yapan sözlük yazarı27
- aslan9
- zürafa13
- queen ravenna büyücülük okulu20
- kalp14
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yogartiksen35
- karton toplayan cocuk vs yogartiksen13
- kartal5
- timsah5
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek49
- türkiye15
- nervio adlı yazara uyarı7
- sözlüğün tat vermemesi12
- yazarların sahip olmak istedikleri süper güçler5
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı74
- amin güzelmiş diyen tip9
- eskorta para verecek kadar düşmek7
- sinem dedetaş'ın ahında boğulacaksınız20
- yılmaz güney adamlığı12
- sözlüğün artık ciddiyetini yitirmesi9
- arkadaşlar burçlar yalan çıktı7
- sözlükteki bölücüler16
- içine cin giren insan nasıl kurtulur4
- ağlıyorum sözlük20
- exlerle arkadaş kalmak8
- cezaevine girmek için rte'ye hakaret eden adam11
- 850 000 000 000 tl3
- amazon com tr5
- birilerinden sevgi beklemek4
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı84
- 15 ekim 2026 hoffenheim beşiktaş maçı21
- romanya11
- beşiktaş12
- verginin hırsızlık olup olmaması5
- sözlük kapatılsın9
- tutmayınca entry silmek4
- whatsapptan gelen mesajları cevaplamayan erkek5
- fake hesabı ifşa olan sözlük kezbanı6
- arap adam olsaydı6
- bibik uyumuş olmalı4
- sen farklısın diyen erkek20
- cuma namazına gitmek yerine sözlükte takılmak16
- karı kız için sözlüğe gelen tipler4
- futbol14
- muğla'nın akp'ye geçmesi5
bu konuyla alakalı olarak bende naçizane bir şeyler yazmak isterim:
bundan 10 yıl öncesine kadar herkes bu cemaate girmek için yanar tutuşurdu. adına hizmet derlerdi bu oluşumun, hatta devlette çalışan öğretmen arkadaşlarımın bile hizmetle bağımı koparmıyorum dediğini hatırlarım. 2003-2013 yılları arasında akp'ninde desteğiyle çok büyüdüler. yeni okullar, yeni üniversiteler ve yeni medya kuruluşları açtılar. şimdi teröristbaşı çete lideri olanlar o dönem hocaefendi idi. şimdi kaçak olan gazetecilerin ve cemaatçilerin çoğu o dönem akp'nin kalemiydi. herşey cemaatin kontrolündeydi savcılar, hakimler, kaymakamlar, valiler, akademisyenler, ordu, polis, eğitim camiası... liste uzar giderdi. samanyolu tv'de çalışanlar trt'de program yapardı, türk okulları tarafından düzenlenen türkçe olimpiyatları milli bayramlarımızın da önündeydi. ergenekon, 3 temmuz şike süreci aklıma gelmeyen daha neler neler. o dönem gerçekten cemaatin dönemiydi. kadrolar cemaatin elindeydi, türkiye'de eğitim denince akla gelen ilk yapı hizmet hareketi adıyla ortada dolaşan bu örgüttü.
ama ne gariptir ki, o zamanlar bu adamlar ne çete diyebilirdiniz nede örgüt. neyse arkadaşlar gün geldi madalyonun ters yüzü göründü akp ve cemaat arasında dershaneler (öncesinde derin konularda vardı belki bilmediğimiz) konusuyla esmeye başlayan sert rüzgarlar işi buralara kadar getirdi. belkide cemaat tamam sizin dediğiniz olsun deseydi, 17-25 aralık operasyonları yapılmasaydı iş buralara gelmeyecekti. sanırım cemaat gücüne o kadar güvendi ki biz bu akp'yi ve erdoğan'ı nasıl olsa yıkarız diye düşündüler ama olmadı. erdoğan sütten çıkmış ak kaşık değildi ama bir şekilde baskın geldi. cemaatin çok önemli malvarlıklarına el kondu. özellikle bankasya'nın tmsf'ye devri, cemaatin finansal kaynakları olan akın ipek, hazım sesli gibi önemli işadamlarına düzenlenen operasyonlar, cemaat medyasının uydudan indirilmesi, el konan şirketler, kayyum atanan üniversiteler.....
liste böyle uzar gider...
neyse öyle böyle tüm bunlar olurken cemaat herkesin gözünde mağduru oynuyordu. erdoğan diktatördü ve onları eziyordu, sanıyorum yabancı kamuoyunda bile algı operasyonları, cemaatin mağdur olduğu etkileri biliniyordu ama son yapılan bu darbe girişimi (gerçekten de kabullenilmeyecek bir hainliktir) bardağı taşıran son damlaydı. bu saatten sonra cemaat kesinlikle eski günlerine dönemez akp iktidarı çöker başka bir iktidar gelir ama onlar bile artık cemaate güvenemez zaten devlete geçen mal varlıkları da bundan sonra kolay kolay yapılamaz. şunu söyleyelim cemaat kesinlikle bu sefer bitti hemde insanların gözünden feci halde düşerek bitti, keşke sonu böyle olmasaydı keşke onlar sadece hizmet hareketi olarak kalsaydı kendilerine eğitime adayıp dürüstçe öğrenci yetiştirseler bu tarz devlet işlerine hiç bulaşmayıp dini bir cemaat, eğitimci bir hareket olarak kalsalardı.
olmadı cemaat, gittiniz yoldan şaştınız, kaybettiniz ve bittiniz.
bundan 10 yıl öncesine kadar herkes bu cemaate girmek için yanar tutuşurdu. adına hizmet derlerdi bu oluşumun, hatta devlette çalışan öğretmen arkadaşlarımın bile hizmetle bağımı koparmıyorum dediğini hatırlarım. 2003-2013 yılları arasında akp'ninde desteğiyle çok büyüdüler. yeni okullar, yeni üniversiteler ve yeni medya kuruluşları açtılar. şimdi teröristbaşı çete lideri olanlar o dönem hocaefendi idi. şimdi kaçak olan gazetecilerin ve cemaatçilerin çoğu o dönem akp'nin kalemiydi. herşey cemaatin kontrolündeydi savcılar, hakimler, kaymakamlar, valiler, akademisyenler, ordu, polis, eğitim camiası... liste uzar giderdi. samanyolu tv'de çalışanlar trt'de program yapardı, türk okulları tarafından düzenlenen türkçe olimpiyatları milli bayramlarımızın da önündeydi. ergenekon, 3 temmuz şike süreci aklıma gelmeyen daha neler neler. o dönem gerçekten cemaatin dönemiydi. kadrolar cemaatin elindeydi, türkiye'de eğitim denince akla gelen ilk yapı hizmet hareketi adıyla ortada dolaşan bu örgüttü.
ama ne gariptir ki, o zamanlar bu adamlar ne çete diyebilirdiniz nede örgüt. neyse arkadaşlar gün geldi madalyonun ters yüzü göründü akp ve cemaat arasında dershaneler (öncesinde derin konularda vardı belki bilmediğimiz) konusuyla esmeye başlayan sert rüzgarlar işi buralara kadar getirdi. belkide cemaat tamam sizin dediğiniz olsun deseydi, 17-25 aralık operasyonları yapılmasaydı iş buralara gelmeyecekti. sanırım cemaat gücüne o kadar güvendi ki biz bu akp'yi ve erdoğan'ı nasıl olsa yıkarız diye düşündüler ama olmadı. erdoğan sütten çıkmış ak kaşık değildi ama bir şekilde baskın geldi. cemaatin çok önemli malvarlıklarına el kondu. özellikle bankasya'nın tmsf'ye devri, cemaatin finansal kaynakları olan akın ipek, hazım sesli gibi önemli işadamlarına düzenlenen operasyonlar, cemaat medyasının uydudan indirilmesi, el konan şirketler, kayyum atanan üniversiteler.....
liste böyle uzar gider...
neyse öyle böyle tüm bunlar olurken cemaat herkesin gözünde mağduru oynuyordu. erdoğan diktatördü ve onları eziyordu, sanıyorum yabancı kamuoyunda bile algı operasyonları, cemaatin mağdur olduğu etkileri biliniyordu ama son yapılan bu darbe girişimi (gerçekten de kabullenilmeyecek bir hainliktir) bardağı taşıran son damlaydı. bu saatten sonra cemaat kesinlikle eski günlerine dönemez akp iktidarı çöker başka bir iktidar gelir ama onlar bile artık cemaate güvenemez zaten devlete geçen mal varlıkları da bundan sonra kolay kolay yapılamaz. şunu söyleyelim cemaat kesinlikle bu sefer bitti hemde insanların gözünden feci halde düşerek bitti, keşke sonu böyle olmasaydı keşke onlar sadece hizmet hareketi olarak kalsaydı kendilerine eğitime adayıp dürüstçe öğrenci yetiştirseler bu tarz devlet işlerine hiç bulaşmayıp dini bir cemaat, eğitimci bir hareket olarak kalsalardı.
olmadı cemaat, gittiniz yoldan şaştınız, kaybettiniz ve bittiniz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar