bugün
- ben geldim naneler14
- kadın poposundan kasa diye bahseden erkek11
- kız arkadaşıma hediye edeceğim araba için öneriler11
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması16
- pandela tarzı entry gir6
- geceye 90 lardan bir şarkı bırak5
- sözlükte flörtleşmek18
- kaçak bey kullanmayan elektrik3
- renkli gözün türkiyede çok yaygınlaşması5
- hem entelektüel hem sikici hem yakışıklı erkek8
- mmm pandela poposu kocaman5
- tai lung ile revani yemek4
- wednesdayin annesi9
- devlet kim lan3
- kaçak elektrik kullanmayan enby2
- annenin ölmesi5
- kuş ölür sen uçuşu hatırla2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları7
- alain delon vs cüneyt arkın5
- nelson pandela2
- sözlüğü siliyorum dostlar17
- eskişehir barlar sokağı2
- pandela43
- fuckbuddy3
- what will happen if'i m from this village2
- izlenmiş en kusursuz film8
- khk ile devletten şutlanan cemaatciler3
- arkadaşlar bu ayakkabı nasıl8
- alev isimli kızların genel özellikleri3
- pandela'nın allah'tan tövbe alması2
- tayyib i allah bile indiremez2
- 19 cm damarlı penis2
- yerim seni2
- gece sıcağı2
- azgın türbanlı10
- erkekler olarak sokakta donla dolaşmak istiyoruz3
- erkekleri taciz eden kadın3
- ferdi özbeğen2
- türk müsün6
- mavi gözlü erkek5
- sözlüğün kahve olması13
- kızların çabuk büyümesi2
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz4
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- ismet bin şerh'i çağmini vel astronomi el öklidevi2
- üç beş kitap okumakla münşi olunmaz2
- uludağ sözlükte herkes birader yazardır4
- evlenmekten korkmak10
- arkadaşlar hoşçakalın galiba silik yiyeceğim3
- özlü sözler4
yönetmenliğini ridley scott'un üstlendiği oyuncu kadrosunun epey bir zengin olduğu, en iyi kurgu ve en iyi ses dallarında oscar kazanmış 2001 tarihli savaş filmi.
elbette bu film yukarıda yazmış oduğum tanım cümlesiyle anlatılıp bitirilebilecek bir film değil. bu açıdan bakarsak bazı hususlara tek tek değinmek gerektiği kanaatindeyim.
öncelikle filmin reji koltuğunda bulunan ve işini her daim layıkıyla yaptığını düşündüğüm yönetmen ridley scott hakkında bir şeyler söylemek gerek. scott zaten takip ettiğim yönetmenlerden biri. filmografisine bakıldığında ne demek istediğim rahatlıkla anlaşılabilir. kariyeri boyunca gladiator, blade runner, thelma and louise ve american gangster gibi birbirinden başarılı filmlere imza atmış bir yönetmendir. tüm bunlardan sonra bir de türü savaş olan bambaşka bir filmle karşımıza çıkıyor ve emin olun işini layıkıyla yerine getiriyor. her şeyden evvel bu film ile kurgu nedir, nasıl olmalıdır o rahatlıkla görülebilir. ortaya koyduğu muazzam kamera çekimleri ile seyirciyi baştan sona savaşın ortasında biri gibi hissettiriyor. film boyunca patlayan mermiler sanki yanı başınızdan geçip gidiyor gibi. bu hususta rejinin sunduğu eşine az rastlanır görselliğe değinmeden geçmek doğru olmaz.
bir de yapılan işi amerikan propagandası olarak değerlendirenler mevcut. bu bir yere kadar tarafımdan da doğrulanabilir bir tez. çünkü olayları sadece amerikan askerlerin gözünden izliyoruz. lakin bu işin objektiflikten çok uzak olduğunu göstermez. kaldı ki film boyunca mucizeler yaratan amerikalı askerler izlemiyoruz. aksine cidden zor durumda olan ve devamında savaştan çekilmek durumunda kalan bir ordu görüyoruz. ayrıca filmin sonunda yaşanan çatışma sonucu 19 abd askerinin ölmesine karşılık direnişçilerin yanında binden fazla sivil somalilinin öldüğü açıkça belirtilir. yani burada mağdur olan taraf amerika kısmı değil sivil somali halkıdır. bu açıdan bakıldığında film olabildiğince tarafsız kalmaya çalışmış ve asıl anlatmak istediğini seyirciye sunmuştur. yani, savaşın her iki taraf içinde ne denli yıpratıcı bir şey olduğunu. zaten esas meselede budur. bunu anlatabilmektir. bu açıdan bakıldığında ortaya konulan film başarılı mıdır ? sonuna kadar, evet.
izlediğim o iki buçuk saat boyunca tek bir pozisyonda kaldığımı belirteyim. burada da filmin sürükleyicilik boyutunun ne denli iyi olduğu gözlemlenebilir.
şimdi buradan sonra yazacaklarım spoiler içermektedir, bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim ben görmedim, vay efendim ben bilmiyordum demeyiniz çok rica ederim.
---spoiler---
filmin belki de en başarılı sahnesi yaşlı bir adamın kucağında ölmüş çocuğunu alıp yürüdüğü sahnedir. öyle bir yürür ki, suratında öylesine bir ifade vardır ki anlatması gerçekten oldukça güç. devamında izleyende şunu kavrar; işte savaşın tek yaptığı bu. taraflar değildir mühim olan. mühim olan binlerce insanın birbirlerine yaptıkları şu eziyetlerdir. sonuç sadece kan ve kayıplardır.
filmin o on saniyelik anı bile savaşın ne denli kötü bir şey olduğunu gözler önüne sermeye yeter de artar bile.
ve tabiki filmin sonlarında bölgeden çekilen amerikan askerlerinin önüne çıkan, ve onları uğurlayan somali halkı. gençler, çocuklar...
---spoiler---
bu film seyircisine her şeyden evvel muazzam bir rejinin eşiz bir görsel şölenini sunar. beraberinde de savaşın yüzünü anlatır. hemde en çarpıcı haliyle.
bu filmi izlerken tarafları bir kenara bakın.
propaganda söylemlerini de.
işin siyasi boyutudan sıyrılabildiğiniz kadar sıyrılın ve öyle izleyin bu filmi.
zaten devamında kendinizi savaşın zararlarına, yıkımlarına bir kere daha lanet ederken bulacaksınız.
elbette bu film yukarıda yazmış oduğum tanım cümlesiyle anlatılıp bitirilebilecek bir film değil. bu açıdan bakarsak bazı hususlara tek tek değinmek gerektiği kanaatindeyim.
öncelikle filmin reji koltuğunda bulunan ve işini her daim layıkıyla yaptığını düşündüğüm yönetmen ridley scott hakkında bir şeyler söylemek gerek. scott zaten takip ettiğim yönetmenlerden biri. filmografisine bakıldığında ne demek istediğim rahatlıkla anlaşılabilir. kariyeri boyunca gladiator, blade runner, thelma and louise ve american gangster gibi birbirinden başarılı filmlere imza atmış bir yönetmendir. tüm bunlardan sonra bir de türü savaş olan bambaşka bir filmle karşımıza çıkıyor ve emin olun işini layıkıyla yerine getiriyor. her şeyden evvel bu film ile kurgu nedir, nasıl olmalıdır o rahatlıkla görülebilir. ortaya koyduğu muazzam kamera çekimleri ile seyirciyi baştan sona savaşın ortasında biri gibi hissettiriyor. film boyunca patlayan mermiler sanki yanı başınızdan geçip gidiyor gibi. bu hususta rejinin sunduğu eşine az rastlanır görselliğe değinmeden geçmek doğru olmaz.
bir de yapılan işi amerikan propagandası olarak değerlendirenler mevcut. bu bir yere kadar tarafımdan da doğrulanabilir bir tez. çünkü olayları sadece amerikan askerlerin gözünden izliyoruz. lakin bu işin objektiflikten çok uzak olduğunu göstermez. kaldı ki film boyunca mucizeler yaratan amerikalı askerler izlemiyoruz. aksine cidden zor durumda olan ve devamında savaştan çekilmek durumunda kalan bir ordu görüyoruz. ayrıca filmin sonunda yaşanan çatışma sonucu 19 abd askerinin ölmesine karşılık direnişçilerin yanında binden fazla sivil somalilinin öldüğü açıkça belirtilir. yani burada mağdur olan taraf amerika kısmı değil sivil somali halkıdır. bu açıdan bakıldığında film olabildiğince tarafsız kalmaya çalışmış ve asıl anlatmak istediğini seyirciye sunmuştur. yani, savaşın her iki taraf içinde ne denli yıpratıcı bir şey olduğunu. zaten esas meselede budur. bunu anlatabilmektir. bu açıdan bakıldığında ortaya konulan film başarılı mıdır ? sonuna kadar, evet.
izlediğim o iki buçuk saat boyunca tek bir pozisyonda kaldığımı belirteyim. burada da filmin sürükleyicilik boyutunun ne denli iyi olduğu gözlemlenebilir.
şimdi buradan sonra yazacaklarım spoiler içermektedir, bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim ben görmedim, vay efendim ben bilmiyordum demeyiniz çok rica ederim.
---spoiler---
filmin belki de en başarılı sahnesi yaşlı bir adamın kucağında ölmüş çocuğunu alıp yürüdüğü sahnedir. öyle bir yürür ki, suratında öylesine bir ifade vardır ki anlatması gerçekten oldukça güç. devamında izleyende şunu kavrar; işte savaşın tek yaptığı bu. taraflar değildir mühim olan. mühim olan binlerce insanın birbirlerine yaptıkları şu eziyetlerdir. sonuç sadece kan ve kayıplardır.
filmin o on saniyelik anı bile savaşın ne denli kötü bir şey olduğunu gözler önüne sermeye yeter de artar bile.
ve tabiki filmin sonlarında bölgeden çekilen amerikan askerlerinin önüne çıkan, ve onları uğurlayan somali halkı. gençler, çocuklar...
---spoiler---
bu film seyircisine her şeyden evvel muazzam bir rejinin eşiz bir görsel şölenini sunar. beraberinde de savaşın yüzünü anlatır. hemde en çarpıcı haliyle.
bu filmi izlerken tarafları bir kenara bakın.
propaganda söylemlerini de.
işin siyasi boyutudan sıyrılabildiğiniz kadar sıyrılın ve öyle izleyin bu filmi.
zaten devamında kendinizi savaşın zararlarına, yıkımlarına bir kere daha lanet ederken bulacaksınız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar