bugün
- sözlükten soğuma nedenleri10
- simko316
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- cinler musallat istatistiği7
- iyi parti13
- sözlük ırkçıları5
- eski sevgili nerede ne yapıyor5
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi3
- claudian clouds17
- where is my mind vs creep3
- çerçeve yasa35
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler31
- flört uygulamalarının yalan dolan olması4
- amedspor14
- deniz zeyrek3
- alttaki yazara motto ver16
- erkek dediğin içinde gezdirir mutlu eder2
- pkk'ya küfür edince sinirlenen ülkücü8
- dünya güneş'in etrafında keyfinden dönmüyor2
- hoppili gillini ve sincan bebeleri3
- azize sibel gönül3
- pareidolia2
- cehennemin yedi prensi2
- şizofreni diye bi hastalık yok cin musallatı var2
- aleksey batrakov8
- kendini değersizleştiren insan8
- içimizdeki canavar4
- bebek katili öcalan11
- yahudiler neden hindistan'ı seviyor3
- vladimir putin2
- aslan gibi adam10
- sözlük yazarları neli kahve içiyor6
- özgür özel'in ne mutlu türküm diyene diyememesi3
- amedsporun türkiye ligi nde lider olması3
- avanos2
- uğruna kavga edilmesini isteyen türk kızı13
- pizza yemek3
- osuruktan şiirler22
- nervio çaylak olmadı kalbimizde yaşıyor2
- sihirli annem taci'ye yapılan haksızlık3
- çaylak olanalara ahahaha çaylak olmuş yazmamız2
- halk cafe2
- porno entelektüelliği8
- uludağ sözlük kızları mericini seçiyor4
- ellerim bos gonlum hos11
- 16 ağustos 2026 türksat 4a frekans değişikliği4
- seri gizli artı oy veren melek9
- elazığ eti gümüş maden işçilerinin direnişi2
yönetmenliğini ridley scott'un üstlendiği oyuncu kadrosunun epey bir zengin olduğu, en iyi kurgu ve en iyi ses dallarında oscar kazanmış 2001 tarihli savaş filmi.
elbette bu film yukarıda yazmış oduğum tanım cümlesiyle anlatılıp bitirilebilecek bir film değil. bu açıdan bakarsak bazı hususlara tek tek değinmek gerektiği kanaatindeyim.
öncelikle filmin reji koltuğunda bulunan ve işini her daim layıkıyla yaptığını düşündüğüm yönetmen ridley scott hakkında bir şeyler söylemek gerek. scott zaten takip ettiğim yönetmenlerden biri. filmografisine bakıldığında ne demek istediğim rahatlıkla anlaşılabilir. kariyeri boyunca gladiator, blade runner, thelma and louise ve american gangster gibi birbirinden başarılı filmlere imza atmış bir yönetmendir. tüm bunlardan sonra bir de türü savaş olan bambaşka bir filmle karşımıza çıkıyor ve emin olun işini layıkıyla yerine getiriyor. her şeyden evvel bu film ile kurgu nedir, nasıl olmalıdır o rahatlıkla görülebilir. ortaya koyduğu muazzam kamera çekimleri ile seyirciyi baştan sona savaşın ortasında biri gibi hissettiriyor. film boyunca patlayan mermiler sanki yanı başınızdan geçip gidiyor gibi. bu hususta rejinin sunduğu eşine az rastlanır görselliğe değinmeden geçmek doğru olmaz.
bir de yapılan işi amerikan propagandası olarak değerlendirenler mevcut. bu bir yere kadar tarafımdan da doğrulanabilir bir tez. çünkü olayları sadece amerikan askerlerin gözünden izliyoruz. lakin bu işin objektiflikten çok uzak olduğunu göstermez. kaldı ki film boyunca mucizeler yaratan amerikalı askerler izlemiyoruz. aksine cidden zor durumda olan ve devamında savaştan çekilmek durumunda kalan bir ordu görüyoruz. ayrıca filmin sonunda yaşanan çatışma sonucu 19 abd askerinin ölmesine karşılık direnişçilerin yanında binden fazla sivil somalilinin öldüğü açıkça belirtilir. yani burada mağdur olan taraf amerika kısmı değil sivil somali halkıdır. bu açıdan bakıldığında film olabildiğince tarafsız kalmaya çalışmış ve asıl anlatmak istediğini seyirciye sunmuştur. yani, savaşın her iki taraf içinde ne denli yıpratıcı bir şey olduğunu. zaten esas meselede budur. bunu anlatabilmektir. bu açıdan bakıldığında ortaya konulan film başarılı mıdır ? sonuna kadar, evet.
izlediğim o iki buçuk saat boyunca tek bir pozisyonda kaldığımı belirteyim. burada da filmin sürükleyicilik boyutunun ne denli iyi olduğu gözlemlenebilir.
şimdi buradan sonra yazacaklarım spoiler içermektedir, bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim ben görmedim, vay efendim ben bilmiyordum demeyiniz çok rica ederim.
---spoiler---
filmin belki de en başarılı sahnesi yaşlı bir adamın kucağında ölmüş çocuğunu alıp yürüdüğü sahnedir. öyle bir yürür ki, suratında öylesine bir ifade vardır ki anlatması gerçekten oldukça güç. devamında izleyende şunu kavrar; işte savaşın tek yaptığı bu. taraflar değildir mühim olan. mühim olan binlerce insanın birbirlerine yaptıkları şu eziyetlerdir. sonuç sadece kan ve kayıplardır.
filmin o on saniyelik anı bile savaşın ne denli kötü bir şey olduğunu gözler önüne sermeye yeter de artar bile.
ve tabiki filmin sonlarında bölgeden çekilen amerikan askerlerinin önüne çıkan, ve onları uğurlayan somali halkı. gençler, çocuklar...
---spoiler---
bu film seyircisine her şeyden evvel muazzam bir rejinin eşiz bir görsel şölenini sunar. beraberinde de savaşın yüzünü anlatır. hemde en çarpıcı haliyle.
bu filmi izlerken tarafları bir kenara bakın.
propaganda söylemlerini de.
işin siyasi boyutudan sıyrılabildiğiniz kadar sıyrılın ve öyle izleyin bu filmi.
zaten devamında kendinizi savaşın zararlarına, yıkımlarına bir kere daha lanet ederken bulacaksınız.
elbette bu film yukarıda yazmış oduğum tanım cümlesiyle anlatılıp bitirilebilecek bir film değil. bu açıdan bakarsak bazı hususlara tek tek değinmek gerektiği kanaatindeyim.
öncelikle filmin reji koltuğunda bulunan ve işini her daim layıkıyla yaptığını düşündüğüm yönetmen ridley scott hakkında bir şeyler söylemek gerek. scott zaten takip ettiğim yönetmenlerden biri. filmografisine bakıldığında ne demek istediğim rahatlıkla anlaşılabilir. kariyeri boyunca gladiator, blade runner, thelma and louise ve american gangster gibi birbirinden başarılı filmlere imza atmış bir yönetmendir. tüm bunlardan sonra bir de türü savaş olan bambaşka bir filmle karşımıza çıkıyor ve emin olun işini layıkıyla yerine getiriyor. her şeyden evvel bu film ile kurgu nedir, nasıl olmalıdır o rahatlıkla görülebilir. ortaya koyduğu muazzam kamera çekimleri ile seyirciyi baştan sona savaşın ortasında biri gibi hissettiriyor. film boyunca patlayan mermiler sanki yanı başınızdan geçip gidiyor gibi. bu hususta rejinin sunduğu eşine az rastlanır görselliğe değinmeden geçmek doğru olmaz.
bir de yapılan işi amerikan propagandası olarak değerlendirenler mevcut. bu bir yere kadar tarafımdan da doğrulanabilir bir tez. çünkü olayları sadece amerikan askerlerin gözünden izliyoruz. lakin bu işin objektiflikten çok uzak olduğunu göstermez. kaldı ki film boyunca mucizeler yaratan amerikalı askerler izlemiyoruz. aksine cidden zor durumda olan ve devamında savaştan çekilmek durumunda kalan bir ordu görüyoruz. ayrıca filmin sonunda yaşanan çatışma sonucu 19 abd askerinin ölmesine karşılık direnişçilerin yanında binden fazla sivil somalilinin öldüğü açıkça belirtilir. yani burada mağdur olan taraf amerika kısmı değil sivil somali halkıdır. bu açıdan bakıldığında film olabildiğince tarafsız kalmaya çalışmış ve asıl anlatmak istediğini seyirciye sunmuştur. yani, savaşın her iki taraf içinde ne denli yıpratıcı bir şey olduğunu. zaten esas meselede budur. bunu anlatabilmektir. bu açıdan bakıldığında ortaya konulan film başarılı mıdır ? sonuna kadar, evet.
izlediğim o iki buçuk saat boyunca tek bir pozisyonda kaldığımı belirteyim. burada da filmin sürükleyicilik boyutunun ne denli iyi olduğu gözlemlenebilir.
şimdi buradan sonra yazacaklarım spoiler içermektedir, bilginize sunulur. ondan sonra vay efendim ben görmedim, vay efendim ben bilmiyordum demeyiniz çok rica ederim.
---spoiler---
filmin belki de en başarılı sahnesi yaşlı bir adamın kucağında ölmüş çocuğunu alıp yürüdüğü sahnedir. öyle bir yürür ki, suratında öylesine bir ifade vardır ki anlatması gerçekten oldukça güç. devamında izleyende şunu kavrar; işte savaşın tek yaptığı bu. taraflar değildir mühim olan. mühim olan binlerce insanın birbirlerine yaptıkları şu eziyetlerdir. sonuç sadece kan ve kayıplardır.
filmin o on saniyelik anı bile savaşın ne denli kötü bir şey olduğunu gözler önüne sermeye yeter de artar bile.
ve tabiki filmin sonlarında bölgeden çekilen amerikan askerlerinin önüne çıkan, ve onları uğurlayan somali halkı. gençler, çocuklar...
---spoiler---
bu film seyircisine her şeyden evvel muazzam bir rejinin eşiz bir görsel şölenini sunar. beraberinde de savaşın yüzünü anlatır. hemde en çarpıcı haliyle.
bu filmi izlerken tarafları bir kenara bakın.
propaganda söylemlerini de.
işin siyasi boyutudan sıyrılabildiğiniz kadar sıyrılın ve öyle izleyin bu filmi.
zaten devamında kendinizi savaşın zararlarına, yıkımlarına bir kere daha lanet ederken bulacaksınız.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar