bugün
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- kolye142
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- erkek aslan3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlük resim problemi3
- karton toplayan çocuğun aslında zengin olması3
- türk esnafı3
- usualsuspects'in ayağı6
- columbia3
- misafir gelince odaya kacmak4
- ismet gürbüz'ün sözlüğü hacklemesi7
- ford mondeo vs volkswagen passat3
- bik bik'in hacker'a yemek yapması20
- futbol20
- bik bik'in kraliçe olması10
- usualsuspects aslan parçası4
- sarı tekerin yazar olamaması9
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi19
- hoşlanılan kızın annesi ile muhabbet etmek2
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- süper lig9
- arkadaşınızın sizi övmesi4
- türk kızı'nın hırt suçlu fetişi6
- ıpkis'in bir işe yaramaması10
- peynir dolgulu jalapeno5
- kostas mitroglou nun akhisarspor a attığı gol2
- cep telefonu22
- hacker saldırısı gazileri8
- kafasına haç düşen rahibin ölmesi5
- 18 ekim 2026 ktc plakalı araç görmem2
- samsunspor4
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- bik bik moderatör olmasın kampanyası6
- nokia20
- fransa9
- hitler dönemi fenerbahçe dominasyonu7
- anpa gross2
- uludağ sözlük'ü yıkamayacaksınız7
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- olmadık yerde kalkan penis2
- uzun süre bir uçuruma bakmak4
- sözlüğe yeni bir moderatör alınsın kampanyası5
- beni seviyor musun canım sözlük2
- doğu türkistan2
- usualsuspectsin mod olması6
- zall'ın makara yapması6
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması11
- kalktı2
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- usualsuspects'e ödül ayağı atmak4
o kadar çok detay barındırıyor ki nereden başlasam bilemediğim 1979 yapımı, francis ford coppola filmi.
öncelikle savaş filmi denince aklına rambo gelenlerin izlememesini şiddetle tavsiye ederek başlamak isterim. zira çatladım, patladım, sıkıldım gibi yorumlara neden olabiliyor.
her şeyden önce gerçek bir film izleme keyfi sunuyor coppola bizlere. özellikle 2000'li yıllarda doruğa çıkan cgi çılgınlığından sıyrılarak, prodüksiyon harikası bir dünyaya götürüyor. mekan, dekor, sinematografi muhteşem.
dönem filmi olması dolayısı ile bugün izlendiğinde bile 1979 yapım olduğunu anlamak zor.
--spoiler--
devamı spoiler içerir
--spoiler--
filmin propogandası ile ilgili olarak yapılan bazı eleştirlerin yanlış olduğu kanaatindeyim. diyor ki bazı vatandaşlar ''film savaş karşıtı gibi görünse de, eğer amerika disiplinli bir ordu ve kararlılıkla vietnama gitmiş olsa oraları fethederdi mesajı veriyor'' ancak film aslında bunun tam tersinin söylüyor. marlon brando'nun canlandırdığı karakter mükemmel bir özgeçmişe sahip bir asker iken, görevi onu bulmak ve yok etmek olan marteen sheen, henüz göreve atanmadan önce psikolojisi bozuk bir tip. ve sonunda görevini başarıyla yerine getiriyor.
yine savaşın ortasında sörf yapma derdindeki robert duvall'in canlandırdığı albay karakteri. bir taraftan imza olarak katlettiği düşmanın üzerine oyun kartlarını atıyor, diğer taraftan karnı deşilmiş bir düşman askerine su vermiyor diye askerine kızarken, bir anda çok ünlü bir sörfçünün bölükte oldu haberi üzerine elindeki matarayı fırlatıp sörfçüyle muhabbete gidiyor.
filmin başından sonuna kelimelerle ifade edecek psikoloji bilgim olmadığı için tarafımca tarifi mümkün olmayan farklılıkta karikatürize ve ruh hastası karakterle karşılaşıyorsunuz.
moral gecesi için gelen playboy kızlarına saldıran askerler, fransızların 70 yıllık geçmişiyle o bölgeyi vatan bellemesi, yine fransızların lüks malikanelerinde ''biz medeniyet getirdik'' derken binlerce yıllık budha tapınağını görmezden gelmesi, detay, detay, detay.
öncelikle savaş filmi denince aklına rambo gelenlerin izlememesini şiddetle tavsiye ederek başlamak isterim. zira çatladım, patladım, sıkıldım gibi yorumlara neden olabiliyor.
her şeyden önce gerçek bir film izleme keyfi sunuyor coppola bizlere. özellikle 2000'li yıllarda doruğa çıkan cgi çılgınlığından sıyrılarak, prodüksiyon harikası bir dünyaya götürüyor. mekan, dekor, sinematografi muhteşem.
dönem filmi olması dolayısı ile bugün izlendiğinde bile 1979 yapım olduğunu anlamak zor.
--spoiler--
devamı spoiler içerir
--spoiler--
filmin propogandası ile ilgili olarak yapılan bazı eleştirlerin yanlış olduğu kanaatindeyim. diyor ki bazı vatandaşlar ''film savaş karşıtı gibi görünse de, eğer amerika disiplinli bir ordu ve kararlılıkla vietnama gitmiş olsa oraları fethederdi mesajı veriyor'' ancak film aslında bunun tam tersinin söylüyor. marlon brando'nun canlandırdığı karakter mükemmel bir özgeçmişe sahip bir asker iken, görevi onu bulmak ve yok etmek olan marteen sheen, henüz göreve atanmadan önce psikolojisi bozuk bir tip. ve sonunda görevini başarıyla yerine getiriyor.
yine savaşın ortasında sörf yapma derdindeki robert duvall'in canlandırdığı albay karakteri. bir taraftan imza olarak katlettiği düşmanın üzerine oyun kartlarını atıyor, diğer taraftan karnı deşilmiş bir düşman askerine su vermiyor diye askerine kızarken, bir anda çok ünlü bir sörfçünün bölükte oldu haberi üzerine elindeki matarayı fırlatıp sörfçüyle muhabbete gidiyor.
filmin başından sonuna kelimelerle ifade edecek psikoloji bilgim olmadığı için tarafımca tarifi mümkün olmayan farklılıkta karikatürize ve ruh hastası karakterle karşılaşıyorsunuz.
moral gecesi için gelen playboy kızlarına saldıran askerler, fransızların 70 yıllık geçmişiyle o bölgeyi vatan bellemesi, yine fransızların lüks malikanelerinde ''biz medeniyet getirdik'' derken binlerce yıllık budha tapınağını görmezden gelmesi, detay, detay, detay.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar