bugün
- sözlüğün en kötü yazarları6
- rümeysa eker11
- tip hariç kadınları aşık ettirebilecek şeyler8
- arapperest kişilik bozukluğu semptomları3
- hem ahmet kayacı hem atatürkçü olmak19
- bulgarların edirne'ye akın etmesi3
- kusurlarına rağmen sevmek4
- kolayca doğrulanamaz ezoterik bilgiler5
- başarılı gelecek öngörüleri4
- yasemin sakallıoğlu3
- 5 haziran 2026 ekrem imamoğlu'na kurulan kumpas2
- uludağ sözlük'ün kaliteli bir sözlük olması4
- suca suruklenen cocuk3
- senin yaralarını ben saracağım diyen kadın4
- fenerbahçe3
- karımı döverim kime ne3
- şeyma subaşı2
- kadınları itici yapan detaylar2
- fikstür şikesi2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle41
- beyaz tenli olmak4
- murat soner6
- bu ülkede pezevenkler kemalisttir28
- yazlıkçı teyzeler5
- laikliğin halka sorulmadan getirilmesi28
- memesini küçülten kadına kocasının sitem etmesi9
- tsk'daki tuğgeneral astsubay kavgası3
- galatasaray6
- her başlığa entry giren yazar2
- uğurcan çakır2
- petzold'un aynalar no 3 filmi4
- reha muhtar27
- nasıl bir kadınla evlenilmeli9
- monica bellucci ile 1 hafta vs 50 bin dolar4
- uysaljakoben25
- ismail arı2
- bebe aspirin'in tadını çok ama çok özlemek3
- özel'in talebiyle zeyrek'e 950 bin euro verdim15
- sivrisinek2
- izmir3
- dünyanın sonu5
- evlilik masrafları17
- soul calibur3
- trabzonspor2
- kadınların aradığı erkek modeli11
- kendi değerini başkalarının gözünden ölçen insan10
- buddy dude'nin fotosunun yapay zeka çıkması28
- bu dünyaya çocuk getirmek17
- yapay zeka ile flört uygulamaları3
- masumiyet körlüğü5
(Os. idrak, Şuur, Teferrüs, Fr. Perception, Al. Perception, Wahrnehmung, Empfindung, Erfassung, ing. Perception, it. Percepzione)
Nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma.
1. Etimolojide algı : Algı terimi, dilimizde de, Batı dillerinde de olduğu gibi almak kökünden türetilmiştir. Batı dillerindeki perception terimi, Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden gelir, ilkin Latinceye aynı anlamda capere sözcüğüyle geçmiştir.
2. Felsefede algı: Algı, dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır. Nesneler duyu örgenlerini etkiler. Bu etki bilince aktarılır. Ne var ki algı, arı duyumlardan, ansal bir işlevi gerektirmesiyle ayrılır. Örneğin görme duyumuz, her iki gözümüzde ve çeşitli planlarda beliren iki ağaç imgesi getirir. Bu iki ağaç imgesi ansal bir işlevle tekleşir. Tekleşen bu imgeye, bellekte biriken esli algılardan gerekli olanlar da çağrışım yoluyla eklendikten sonra ağaç algısı gerçekleşmiş olur. Özellikle görme, işitme ve dokunma duyuları insanın bilincine kavram ve düşünce yapımı için algısal gereçler taşırlar. Algı işlemini tarihsel süreçte duyumcular aşırı bir savla sadece duyuların, uscular da aynı aşırılıkta başka bir savla sadece usun ürünü saymışlardır. Oysa algı duyusal-ansal bir işlevdir. Alman düşünürü Leibniz'e göre de algı, bilinçdışı bir işlevdir. Algı, gerçek anlamında, öznenin, kendisinin dışında olanı alması demektir. Bununla beraber ruhbilimciler ruhsal edimlerle ilgili olarak, dış algı'ya karşı bir de iç algı'nın sözünü ederler. Felsefede algı terimi üç anlamda kullanılır : Algılama gücü, algı işlevi, algı olgusu.
3. Ruhbilim: Ruhbilimde bir deneğin belli bir süreden birbirinden ayırdedilebilen tepkiler gösterebildiği çevrenin tümüne algı alanı (Fr. Champ de perception), algının beyinde gerçekleştiği süreye algı süresi (Fr. Temps de perception), algının parçaları arasındaki ilişkilerden oluşan yapıya algısal yapı (Fr. Structure perceptionelle), çeşitli nesnelerin bir bütün olarak ya da bir nesnenin özelliklerine ayrılmaksızın algılanmasına algısal birlik (Fr. Unite perceptionelle), duyularla gelen algısal gereçlerin bütünlenmesine ve anlamlandırılmasına algılaştırma (ing. Perceptualisation), ses iletiminin bozulmasından doğan sağırlığa algılama sağırlığı (Ing. Perception deafness), algılayarak öğrenmeye algısal öğrenme (Ing. Perceptual learning), belli bir örneğe uygun olarak algılama eğilimine algısal kurgu (Ing. Perceptual set), denir.
Kaynak: http://dusundurensozler.b...2007/08/felsefe-szlg.html
Nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma.
1. Etimolojide algı : Algı terimi, dilimizde de, Batı dillerinde de olduğu gibi almak kökünden türetilmiştir. Batı dillerindeki perception terimi, Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden gelir, ilkin Latinceye aynı anlamda capere sözcüğüyle geçmiştir.
2. Felsefede algı: Algı, dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır. Nesneler duyu örgenlerini etkiler. Bu etki bilince aktarılır. Ne var ki algı, arı duyumlardan, ansal bir işlevi gerektirmesiyle ayrılır. Örneğin görme duyumuz, her iki gözümüzde ve çeşitli planlarda beliren iki ağaç imgesi getirir. Bu iki ağaç imgesi ansal bir işlevle tekleşir. Tekleşen bu imgeye, bellekte biriken esli algılardan gerekli olanlar da çağrışım yoluyla eklendikten sonra ağaç algısı gerçekleşmiş olur. Özellikle görme, işitme ve dokunma duyuları insanın bilincine kavram ve düşünce yapımı için algısal gereçler taşırlar. Algı işlemini tarihsel süreçte duyumcular aşırı bir savla sadece duyuların, uscular da aynı aşırılıkta başka bir savla sadece usun ürünü saymışlardır. Oysa algı duyusal-ansal bir işlevdir. Alman düşünürü Leibniz'e göre de algı, bilinçdışı bir işlevdir. Algı, gerçek anlamında, öznenin, kendisinin dışında olanı alması demektir. Bununla beraber ruhbilimciler ruhsal edimlerle ilgili olarak, dış algı'ya karşı bir de iç algı'nın sözünü ederler. Felsefede algı terimi üç anlamda kullanılır : Algılama gücü, algı işlevi, algı olgusu.
3. Ruhbilim: Ruhbilimde bir deneğin belli bir süreden birbirinden ayırdedilebilen tepkiler gösterebildiği çevrenin tümüne algı alanı (Fr. Champ de perception), algının beyinde gerçekleştiği süreye algı süresi (Fr. Temps de perception), algının parçaları arasındaki ilişkilerden oluşan yapıya algısal yapı (Fr. Structure perceptionelle), çeşitli nesnelerin bir bütün olarak ya da bir nesnenin özelliklerine ayrılmaksızın algılanmasına algısal birlik (Fr. Unite perceptionelle), duyularla gelen algısal gereçlerin bütünlenmesine ve anlamlandırılmasına algılaştırma (ing. Perceptualisation), ses iletiminin bozulmasından doğan sağırlığa algılama sağırlığı (Ing. Perception deafness), algılayarak öğrenmeye algısal öğrenme (Ing. Perceptual learning), belli bir örneğe uygun olarak algılama eğilimine algısal kurgu (Ing. Perceptual set), denir.
Kaynak: http://dusundurensozler.b...2007/08/felsefe-szlg.html
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar
