bugün
- yörük kızı15
- kız düşürmenin kısa yolu16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması7
- mercimek çorbası içen kadın14
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- uyudunuz mu3
- pankek mi pişi mi10
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi4
- uludağ sözlük size ne kattı24
- sarımsak yiyen kız5
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- hamarat kadın5
- taşaklı erkek4
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- sözlüğün en masum yazarları16
- pizza6
- dinlenme tesisi soğuğu5
- bir kadını taşımanın zorluğu9
- trump'ın new america desteği2
- s'i l v'e r m'i s t26
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- artı oy yalakalığı5
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- ice latte içince aklıma sen geliyorsun diyen kadın4
- ayağımın ağrıması2
- türkiye13
- pandela 38
- sarapci koala43
- içinden korkusu alınmış bir insan olmak7
- fusya semsiyeli yabanci26
- arkadaşlar acıktık mı sanki5
- erdoğan'ın atamaları resmi gazete de2
- güzel kızların erkenden uyuması4
- insanlarla göz teması kuramamak3
- arkadaşlar larissa kim12
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- yemeğe bulyon koyan insan6
- soslu adana kebap5
- anadolu güzellemesi yapan tipler3
- sikişirken sigara içen kadın2
- mekselina3
- hoşçakal uludağ sözlük7
- mersin tantuni4
- belki kızdır diye artılamak3
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
(Os. idrak, Şuur, Teferrüs, Fr. Perception, Al. Perception, Wahrnehmung, Empfindung, Erfassung, ing. Perception, it. Percepzione)
Nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma.
1. Etimolojide algı : Algı terimi, dilimizde de, Batı dillerinde de olduğu gibi almak kökünden türetilmiştir. Batı dillerindeki perception terimi, Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden gelir, ilkin Latinceye aynı anlamda capere sözcüğüyle geçmiştir.
2. Felsefede algı: Algı, dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır. Nesneler duyu örgenlerini etkiler. Bu etki bilince aktarılır. Ne var ki algı, arı duyumlardan, ansal bir işlevi gerektirmesiyle ayrılır. Örneğin görme duyumuz, her iki gözümüzde ve çeşitli planlarda beliren iki ağaç imgesi getirir. Bu iki ağaç imgesi ansal bir işlevle tekleşir. Tekleşen bu imgeye, bellekte biriken esli algılardan gerekli olanlar da çağrışım yoluyla eklendikten sonra ağaç algısı gerçekleşmiş olur. Özellikle görme, işitme ve dokunma duyuları insanın bilincine kavram ve düşünce yapımı için algısal gereçler taşırlar. Algı işlemini tarihsel süreçte duyumcular aşırı bir savla sadece duyuların, uscular da aynı aşırılıkta başka bir savla sadece usun ürünü saymışlardır. Oysa algı duyusal-ansal bir işlevdir. Alman düşünürü Leibniz'e göre de algı, bilinçdışı bir işlevdir. Algı, gerçek anlamında, öznenin, kendisinin dışında olanı alması demektir. Bununla beraber ruhbilimciler ruhsal edimlerle ilgili olarak, dış algı'ya karşı bir de iç algı'nın sözünü ederler. Felsefede algı terimi üç anlamda kullanılır : Algılama gücü, algı işlevi, algı olgusu.
3. Ruhbilim: Ruhbilimde bir deneğin belli bir süreden birbirinden ayırdedilebilen tepkiler gösterebildiği çevrenin tümüne algı alanı (Fr. Champ de perception), algının beyinde gerçekleştiği süreye algı süresi (Fr. Temps de perception), algının parçaları arasındaki ilişkilerden oluşan yapıya algısal yapı (Fr. Structure perceptionelle), çeşitli nesnelerin bir bütün olarak ya da bir nesnenin özelliklerine ayrılmaksızın algılanmasına algısal birlik (Fr. Unite perceptionelle), duyularla gelen algısal gereçlerin bütünlenmesine ve anlamlandırılmasına algılaştırma (ing. Perceptualisation), ses iletiminin bozulmasından doğan sağırlığa algılama sağırlığı (Ing. Perception deafness), algılayarak öğrenmeye algısal öğrenme (Ing. Perceptual learning), belli bir örneğe uygun olarak algılama eğilimine algısal kurgu (Ing. Perceptual set), denir.
Kaynak: http://dusundurensozler.b...2007/08/felsefe-szlg.html
Nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma.
1. Etimolojide algı : Algı terimi, dilimizde de, Batı dillerinde de olduğu gibi almak kökünden türetilmiştir. Batı dillerindeki perception terimi, Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden gelir, ilkin Latinceye aynı anlamda capere sözcüğüyle geçmiştir.
2. Felsefede algı: Algı, dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır. Nesneler duyu örgenlerini etkiler. Bu etki bilince aktarılır. Ne var ki algı, arı duyumlardan, ansal bir işlevi gerektirmesiyle ayrılır. Örneğin görme duyumuz, her iki gözümüzde ve çeşitli planlarda beliren iki ağaç imgesi getirir. Bu iki ağaç imgesi ansal bir işlevle tekleşir. Tekleşen bu imgeye, bellekte biriken esli algılardan gerekli olanlar da çağrışım yoluyla eklendikten sonra ağaç algısı gerçekleşmiş olur. Özellikle görme, işitme ve dokunma duyuları insanın bilincine kavram ve düşünce yapımı için algısal gereçler taşırlar. Algı işlemini tarihsel süreçte duyumcular aşırı bir savla sadece duyuların, uscular da aynı aşırılıkta başka bir savla sadece usun ürünü saymışlardır. Oysa algı duyusal-ansal bir işlevdir. Alman düşünürü Leibniz'e göre de algı, bilinçdışı bir işlevdir. Algı, gerçek anlamında, öznenin, kendisinin dışında olanı alması demektir. Bununla beraber ruhbilimciler ruhsal edimlerle ilgili olarak, dış algı'ya karşı bir de iç algı'nın sözünü ederler. Felsefede algı terimi üç anlamda kullanılır : Algılama gücü, algı işlevi, algı olgusu.
3. Ruhbilim: Ruhbilimde bir deneğin belli bir süreden birbirinden ayırdedilebilen tepkiler gösterebildiği çevrenin tümüne algı alanı (Fr. Champ de perception), algının beyinde gerçekleştiği süreye algı süresi (Fr. Temps de perception), algının parçaları arasındaki ilişkilerden oluşan yapıya algısal yapı (Fr. Structure perceptionelle), çeşitli nesnelerin bir bütün olarak ya da bir nesnenin özelliklerine ayrılmaksızın algılanmasına algısal birlik (Fr. Unite perceptionelle), duyularla gelen algısal gereçlerin bütünlenmesine ve anlamlandırılmasına algılaştırma (ing. Perceptualisation), ses iletiminin bozulmasından doğan sağırlığa algılama sağırlığı (Ing. Perception deafness), algılayarak öğrenmeye algısal öğrenme (Ing. Perceptual learning), belli bir örneğe uygun olarak algılama eğilimine algısal kurgu (Ing. Perceptual set), denir.
Kaynak: http://dusundurensozler.b...2007/08/felsefe-szlg.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar