bugün
- kaçak çay12
- borsa istanbul20
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası8
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi15
- iltica23
- aleyna tilki nin memeleri3
- fon vurgunu53
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- yulaf lapası vs tost8
- arkadaşlar çok sıkıcısınız12
- berat albayrak'a iftira atılması11
- kadınların 2 erkeği kavga ettirme yavşaklığı2
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- from gold from dust34
- söz verip tutmamak2
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- sizinle masumca öpüşmek istiyorum2
- küçük memeli5
- ekmek için ekmeleddin7
- ironi yapıyorum ayağına yatan çirkef yazar2
- gocu nerede gocu6
- tavuklu pilav10
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- kürt dizilerinin tutmaması11
- tayyiple yatıp tayyiple kalkmak6
- vurdurmaya meyilli araba6
- faik öztrak2
- fatma kaplan hürriyet2
- köylülük7
- cilt kanseri aşısında yüzde 42 başarı3
- 2001 a space odyssey2
- küçük memeli kızların yaşama amacı4
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
- türkleri köle gibi sömüren ak burjuva2
- sucuklu çekirdek3
- 2026 yılında hala seks kasetinden medet uman tip2
- deli6
- en iyi çakmak markası8
- pudra kokusu7
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati6
- 1 gün diyetteyim4
- sen nehrine siz diyen cahil3
- kompüter lütfen cevap veriniz2
- ismet gürbüz2
- sabahları 2 kilo bioxcin içen gürbüz genç4
- hayırlı cumalar2
- beşiktaş16
- medet usta2
(Os. idrak, Şuur, Teferrüs, Fr. Perception, Al. Perception, Wahrnehmung, Empfindung, Erfassung, ing. Perception, it. Percepzione)
Nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma.
1. Etimolojide algı : Algı terimi, dilimizde de, Batı dillerinde de olduğu gibi almak kökünden türetilmiştir. Batı dillerindeki perception terimi, Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden gelir, ilkin Latinceye aynı anlamda capere sözcüğüyle geçmiştir.
2. Felsefede algı: Algı, dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır. Nesneler duyu örgenlerini etkiler. Bu etki bilince aktarılır. Ne var ki algı, arı duyumlardan, ansal bir işlevi gerektirmesiyle ayrılır. Örneğin görme duyumuz, her iki gözümüzde ve çeşitli planlarda beliren iki ağaç imgesi getirir. Bu iki ağaç imgesi ansal bir işlevle tekleşir. Tekleşen bu imgeye, bellekte biriken esli algılardan gerekli olanlar da çağrışım yoluyla eklendikten sonra ağaç algısı gerçekleşmiş olur. Özellikle görme, işitme ve dokunma duyuları insanın bilincine kavram ve düşünce yapımı için algısal gereçler taşırlar. Algı işlemini tarihsel süreçte duyumcular aşırı bir savla sadece duyuların, uscular da aynı aşırılıkta başka bir savla sadece usun ürünü saymışlardır. Oysa algı duyusal-ansal bir işlevdir. Alman düşünürü Leibniz'e göre de algı, bilinçdışı bir işlevdir. Algı, gerçek anlamında, öznenin, kendisinin dışında olanı alması demektir. Bununla beraber ruhbilimciler ruhsal edimlerle ilgili olarak, dış algı'ya karşı bir de iç algı'nın sözünü ederler. Felsefede algı terimi üç anlamda kullanılır : Algılama gücü, algı işlevi, algı olgusu.
3. Ruhbilim: Ruhbilimde bir deneğin belli bir süreden birbirinden ayırdedilebilen tepkiler gösterebildiği çevrenin tümüne algı alanı (Fr. Champ de perception), algının beyinde gerçekleştiği süreye algı süresi (Fr. Temps de perception), algının parçaları arasındaki ilişkilerden oluşan yapıya algısal yapı (Fr. Structure perceptionelle), çeşitli nesnelerin bir bütün olarak ya da bir nesnenin özelliklerine ayrılmaksızın algılanmasına algısal birlik (Fr. Unite perceptionelle), duyularla gelen algısal gereçlerin bütünlenmesine ve anlamlandırılmasına algılaştırma (ing. Perceptualisation), ses iletiminin bozulmasından doğan sağırlığa algılama sağırlığı (Ing. Perception deafness), algılayarak öğrenmeye algısal öğrenme (Ing. Perceptual learning), belli bir örneğe uygun olarak algılama eğilimine algısal kurgu (Ing. Perceptual set), denir.
Kaynak: http://dusundurensozler.b...2007/08/felsefe-szlg.html
Nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma.
1. Etimolojide algı : Algı terimi, dilimizde de, Batı dillerinde de olduğu gibi almak kökünden türetilmiştir. Batı dillerindeki perception terimi, Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden gelir, ilkin Latinceye aynı anlamda capere sözcüğüyle geçmiştir.
2. Felsefede algı: Algı, dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır. Nesneler duyu örgenlerini etkiler. Bu etki bilince aktarılır. Ne var ki algı, arı duyumlardan, ansal bir işlevi gerektirmesiyle ayrılır. Örneğin görme duyumuz, her iki gözümüzde ve çeşitli planlarda beliren iki ağaç imgesi getirir. Bu iki ağaç imgesi ansal bir işlevle tekleşir. Tekleşen bu imgeye, bellekte biriken esli algılardan gerekli olanlar da çağrışım yoluyla eklendikten sonra ağaç algısı gerçekleşmiş olur. Özellikle görme, işitme ve dokunma duyuları insanın bilincine kavram ve düşünce yapımı için algısal gereçler taşırlar. Algı işlemini tarihsel süreçte duyumcular aşırı bir savla sadece duyuların, uscular da aynı aşırılıkta başka bir savla sadece usun ürünü saymışlardır. Oysa algı duyusal-ansal bir işlevdir. Alman düşünürü Leibniz'e göre de algı, bilinçdışı bir işlevdir. Algı, gerçek anlamında, öznenin, kendisinin dışında olanı alması demektir. Bununla beraber ruhbilimciler ruhsal edimlerle ilgili olarak, dış algı'ya karşı bir de iç algı'nın sözünü ederler. Felsefede algı terimi üç anlamda kullanılır : Algılama gücü, algı işlevi, algı olgusu.
3. Ruhbilim: Ruhbilimde bir deneğin belli bir süreden birbirinden ayırdedilebilen tepkiler gösterebildiği çevrenin tümüne algı alanı (Fr. Champ de perception), algının beyinde gerçekleştiği süreye algı süresi (Fr. Temps de perception), algının parçaları arasındaki ilişkilerden oluşan yapıya algısal yapı (Fr. Structure perceptionelle), çeşitli nesnelerin bir bütün olarak ya da bir nesnenin özelliklerine ayrılmaksızın algılanmasına algısal birlik (Fr. Unite perceptionelle), duyularla gelen algısal gereçlerin bütünlenmesine ve anlamlandırılmasına algılaştırma (ing. Perceptualisation), ses iletiminin bozulmasından doğan sağırlığa algılama sağırlığı (Ing. Perception deafness), algılayarak öğrenmeye algısal öğrenme (Ing. Perceptual learning), belli bir örneğe uygun olarak algılama eğilimine algısal kurgu (Ing. Perceptual set), denir.
Kaynak: http://dusundurensozler.b...2007/08/felsefe-szlg.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar