bugün
- 186 boyundaki erkek19
- kabak yemeği vs hamburger10
- alevi erkek8
- bursalı erkekler9
- herkes mi uyudu lan2
- bir meyve olsanız ne olurdunuz4
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır10
- istanbullu erkekler5
- erzincanlı erkekler6
- gün içinde uyuduğu için gece uykusu gelmeyen insan3
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- tavuk döner ısmarlayan erkek6
- proteini yüksek sporcu tarifleri2
- antalyalı erkekler5
- sivaslı yiğidolar6
- kürt erkek5
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- 32 yaşına girmek12
- ahmet sezer bey9
- ilk buluşmada ne getirilmeli3
- cezayir erkekği4
- adıyamanlı erkekler5
- din tartışması7
- sevişirken yatak odasına ninja girmemiş insan2
- yeni parti için alternatifli hazırlık2
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- şehir şehir dolaşıp koca arayan tip3
- nervionun merak ettiği yazar19
- g'i l d'e d l'i l y20
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- zengin olsanız ne yapardınız9
- seat leon fr3
- nervio'ya aşık olmak5
- izmirli kızlar4
- gocu27
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- sözlük yönetimine bir teşekkür2
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- norveçte bok olsam9
- terlik giyen erkek5
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- yalnizca deli yalnizca sair21
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- geceye bir tavsiye bırak3
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- karadenizli erkeklerin biraz şey olması2
- habire1240
- çirkin erkeklerdeki kadın düşmanlığı2
- yazarların lahmacun yeme rekorları2
(Os. idrak, Şuur, Teferrüs, Fr. Perception, Al. Perception, Wahrnehmung, Empfindung, Erfassung, ing. Perception, it. Percepzione)
Nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma.
1. Etimolojide algı : Algı terimi, dilimizde de, Batı dillerinde de olduğu gibi almak kökünden türetilmiştir. Batı dillerindeki perception terimi, Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden gelir, ilkin Latinceye aynı anlamda capere sözcüğüyle geçmiştir.
2. Felsefede algı: Algı, dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır. Nesneler duyu örgenlerini etkiler. Bu etki bilince aktarılır. Ne var ki algı, arı duyumlardan, ansal bir işlevi gerektirmesiyle ayrılır. Örneğin görme duyumuz, her iki gözümüzde ve çeşitli planlarda beliren iki ağaç imgesi getirir. Bu iki ağaç imgesi ansal bir işlevle tekleşir. Tekleşen bu imgeye, bellekte biriken esli algılardan gerekli olanlar da çağrışım yoluyla eklendikten sonra ağaç algısı gerçekleşmiş olur. Özellikle görme, işitme ve dokunma duyuları insanın bilincine kavram ve düşünce yapımı için algısal gereçler taşırlar. Algı işlemini tarihsel süreçte duyumcular aşırı bir savla sadece duyuların, uscular da aynı aşırılıkta başka bir savla sadece usun ürünü saymışlardır. Oysa algı duyusal-ansal bir işlevdir. Alman düşünürü Leibniz'e göre de algı, bilinçdışı bir işlevdir. Algı, gerçek anlamında, öznenin, kendisinin dışında olanı alması demektir. Bununla beraber ruhbilimciler ruhsal edimlerle ilgili olarak, dış algı'ya karşı bir de iç algı'nın sözünü ederler. Felsefede algı terimi üç anlamda kullanılır : Algılama gücü, algı işlevi, algı olgusu.
3. Ruhbilim: Ruhbilimde bir deneğin belli bir süreden birbirinden ayırdedilebilen tepkiler gösterebildiği çevrenin tümüne algı alanı (Fr. Champ de perception), algının beyinde gerçekleştiği süreye algı süresi (Fr. Temps de perception), algının parçaları arasındaki ilişkilerden oluşan yapıya algısal yapı (Fr. Structure perceptionelle), çeşitli nesnelerin bir bütün olarak ya da bir nesnenin özelliklerine ayrılmaksızın algılanmasına algısal birlik (Fr. Unite perceptionelle), duyularla gelen algısal gereçlerin bütünlenmesine ve anlamlandırılmasına algılaştırma (ing. Perceptualisation), ses iletiminin bozulmasından doğan sağırlığa algılama sağırlığı (Ing. Perception deafness), algılayarak öğrenmeye algısal öğrenme (Ing. Perceptual learning), belli bir örneğe uygun olarak algılama eğilimine algısal kurgu (Ing. Perceptual set), denir.
Kaynak: http://dusundurensozler.b...2007/08/felsefe-szlg.html
Nesnel dünyayı duyular yoluyla öznel bilince aktarma.
1. Etimolojide algı : Algı terimi, dilimizde de, Batı dillerinde de olduğu gibi almak kökünden türetilmiştir. Batı dillerindeki perception terimi, Hint-Avrupa dil grubunun almak anlamındaki kap kökünden gelir, ilkin Latinceye aynı anlamda capere sözcüğüyle geçmiştir.
2. Felsefede algı: Algı, dış dünyanın duyumlarla gelen imgesinin bilinçte gerçekleşen tasarımıdır. Nesneler duyu örgenlerini etkiler. Bu etki bilince aktarılır. Ne var ki algı, arı duyumlardan, ansal bir işlevi gerektirmesiyle ayrılır. Örneğin görme duyumuz, her iki gözümüzde ve çeşitli planlarda beliren iki ağaç imgesi getirir. Bu iki ağaç imgesi ansal bir işlevle tekleşir. Tekleşen bu imgeye, bellekte biriken esli algılardan gerekli olanlar da çağrışım yoluyla eklendikten sonra ağaç algısı gerçekleşmiş olur. Özellikle görme, işitme ve dokunma duyuları insanın bilincine kavram ve düşünce yapımı için algısal gereçler taşırlar. Algı işlemini tarihsel süreçte duyumcular aşırı bir savla sadece duyuların, uscular da aynı aşırılıkta başka bir savla sadece usun ürünü saymışlardır. Oysa algı duyusal-ansal bir işlevdir. Alman düşünürü Leibniz'e göre de algı, bilinçdışı bir işlevdir. Algı, gerçek anlamında, öznenin, kendisinin dışında olanı alması demektir. Bununla beraber ruhbilimciler ruhsal edimlerle ilgili olarak, dış algı'ya karşı bir de iç algı'nın sözünü ederler. Felsefede algı terimi üç anlamda kullanılır : Algılama gücü, algı işlevi, algı olgusu.
3. Ruhbilim: Ruhbilimde bir deneğin belli bir süreden birbirinden ayırdedilebilen tepkiler gösterebildiği çevrenin tümüne algı alanı (Fr. Champ de perception), algının beyinde gerçekleştiği süreye algı süresi (Fr. Temps de perception), algının parçaları arasındaki ilişkilerden oluşan yapıya algısal yapı (Fr. Structure perceptionelle), çeşitli nesnelerin bir bütün olarak ya da bir nesnenin özelliklerine ayrılmaksızın algılanmasına algısal birlik (Fr. Unite perceptionelle), duyularla gelen algısal gereçlerin bütünlenmesine ve anlamlandırılmasına algılaştırma (ing. Perceptualisation), ses iletiminin bozulmasından doğan sağırlığa algılama sağırlığı (Ing. Perception deafness), algılayarak öğrenmeye algısal öğrenme (Ing. Perceptual learning), belli bir örneğe uygun olarak algılama eğilimine algısal kurgu (Ing. Perceptual set), denir.
Kaynak: http://dusundurensozler.b...2007/08/felsefe-szlg.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar