bugün
- recep tayyip erdoğan16
- bilime göre türkçenin konuşulan en eski dil olması4
- fiziği güzel sözlük kızları41
- bir erkeğe saklama kabında sarma götürmek17
- geceye acı ama gerçek bir cümle bırak11
- nervio7
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- çiftlik bank4
- memeleri kafam kadar kız22
- konyada engelli bireyin gözlerinin oyulması4
- turbocu abla2
- çanakkale savaşı3
- küçük memeli sözlük erkekleri12
- sokuşu çağdaşlık ve gençlik olarak gören zihniyet3
- parcalandim toparlanamiyorum33
- clemence baptista2
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması21
- türkiyede 30 yıl sonra aynı kalacak şey3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı13
- venüs ve mars'ın ıssız olması3
- sözlüğün tek ve mutlak hakimi8
- seviştikten sonra teşekkür etmekk4
- fatma betül sayan kaya57
- kemalizmin çöküşü2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı38
- serenay sarıkaya'yı beğenmeyen erkek13
- 90 yaş üstü yazarlar2
- afyon civarı pasif var mı7
- amerikan filmlerinde banyo yapan kadını öldürmek3
- sözlük yazarlarının benzediği ünlü sayısı8
- hande ataizi ile günah dolu bir gece geçirmek7
- uyumadan önce yapılan keyifli işler6
- eve escort çağırmak6
- sözlük kızları'nın meme muhabbeti yapması6
- kazada otomobil ikiye bölündü haberindeki otomobil9
- baklavası olmayan erkek5
- tr den sonradan gelmeler yüzüne imajın zedelenmesi12
- ayakları güzel sözlük kızları5
- silikonlu memelerini sıktırmayan bayan5
- türkiye33
- sözlükte kavga edecek birini bulamamak9
- muhallebici açıyoruz isim önerileri13
- fakir siniri6
- sözlüğün meme üstadı5
- romanya53
- 46 yaş4
- şampuan önerisi8
- ne kadar yaşlısın15
- hiçbir kanuna uymayan akp'li zenginler6
- ak parti3
yaş ilerledikçe özlenen bir dönem , yaş. hep akıllarda kalan klasik hikayeler , olaylar ve heyecanlar...
bahar ve kış aylarını ayrı severdim çocuklukta, kar gibi bir afeti oyuncak zanneder, erik ağaçlarını hiç ederdik baharda, "dalmak" kelimesinin gerçek anlamını türk dil kurumuna kabul ettiren şeydir çocukluk, geceleri bekler sinsice girer karımız ağrıyana kadar yer erikleri ceplerimize doldurur, bitene kadar da eve gitmezdik.
bayramlarda "sen benim kim olduğumu biliyor musun ?" sorusunu sordurmamak için bütün kapıları tek tek gezer kendimizi tanıtır, şeker verenlere şekerim var deyip alenen para isterdik, şahsen ben bu yöntemi kullanırdım, uzaktan gelen akrabalara gece tarifesi uygular biraz fazla isterdik, bayramda kazandığımızı bayramda yerdik, ne kadar gereksiz şey varsa sırf yapmak istediğimiz için yapardık,sadece bayramda temiz kıyafet giyildiğini zannedip 362 gün hep toz ve çamur içinde gezerdik, bayramlıklarımızı aldığımızda evimizin en güzel yerine koyup en az 3 4 kere deneyip heyecandan uyuyamazdık.
aynı heyecanı okul açılmadan 1 hafta önce yaşardık, okul alış verişi diye bir konsept ile kilo ile defter almaya giderdik emin önüne, en büyük hayalimiz hesap makineli saat alınmasıydı ama çok geç gerçekleşen bir hayal olmuştur benim için. ve oyuncaklar, açık konuşayım pek sevmezdik genelde kırıp parçalardık, hatta bir keresinde annem ve babam bizden daha zeki olduklarını düşünüp bize tenekeden yapılmış otobüs almışlardı, "bunu kıramazlar" dediklerini duymuştuk sadece, ve işlem tamam yaklaşık 40 saniye içinde bir keser kullanarak otobüsleri ezmiştik,
sanırım büyüdükçe kayboluyor bazı şeyler. kaybolmasaydı iyiydi ama elden ne gelir ki.
bahar ve kış aylarını ayrı severdim çocuklukta, kar gibi bir afeti oyuncak zanneder, erik ağaçlarını hiç ederdik baharda, "dalmak" kelimesinin gerçek anlamını türk dil kurumuna kabul ettiren şeydir çocukluk, geceleri bekler sinsice girer karımız ağrıyana kadar yer erikleri ceplerimize doldurur, bitene kadar da eve gitmezdik.
bayramlarda "sen benim kim olduğumu biliyor musun ?" sorusunu sordurmamak için bütün kapıları tek tek gezer kendimizi tanıtır, şeker verenlere şekerim var deyip alenen para isterdik, şahsen ben bu yöntemi kullanırdım, uzaktan gelen akrabalara gece tarifesi uygular biraz fazla isterdik, bayramda kazandığımızı bayramda yerdik, ne kadar gereksiz şey varsa sırf yapmak istediğimiz için yapardık,sadece bayramda temiz kıyafet giyildiğini zannedip 362 gün hep toz ve çamur içinde gezerdik, bayramlıklarımızı aldığımızda evimizin en güzel yerine koyup en az 3 4 kere deneyip heyecandan uyuyamazdık.
aynı heyecanı okul açılmadan 1 hafta önce yaşardık, okul alış verişi diye bir konsept ile kilo ile defter almaya giderdik emin önüne, en büyük hayalimiz hesap makineli saat alınmasıydı ama çok geç gerçekleşen bir hayal olmuştur benim için. ve oyuncaklar, açık konuşayım pek sevmezdik genelde kırıp parçalardık, hatta bir keresinde annem ve babam bizden daha zeki olduklarını düşünüp bize tenekeden yapılmış otobüs almışlardı, "bunu kıramazlar" dediklerini duymuştuk sadece, ve işlem tamam yaklaşık 40 saniye içinde bir keser kullanarak otobüsleri ezmiştik,
sanırım büyüdükçe kayboluyor bazı şeyler. kaybolmasaydı iyiydi ama elden ne gelir ki.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar