bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri34
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması11
- sözlük yazarlarının tatlıları10
- memeleri ile gündeme oturan yazar10
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı17
- beni geçmişimle yargılama diyen erkek6
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- sözlükte edebiyat istiyorum felsefe istiyorum5
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması4
- mabel matiz şarkılarında geçen acımasız sözler5
- fiziği kötüyse yüreği güzeldir5
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması13
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat3
- kası olmasığı halde aşkı arayan erkek6
- beklenen bicepsin bir türlü gelmemesi2
- fon vurgunu41
- anın görüntüsü20
- fenerbahahahahahçe7
- sevim koş fener'e koydular3
- kale'nin bicepleri altında güvende hissetmek6
- yakışıklı olmayan ve kassız erkekler niye var4
- fiziği güzel sözlük kızları4
- ismail kartal12
- bicepsleriyle gündem olmak isteyen erkek yazar6
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- izmirbeyfendisi5
- nervio adlı yazara uyarı14
- ulu sözlük camiasına duyuru4
- kale3112 de olup true da olmayan ne var4
- kaslı sözlük erkekleri3
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- from gold from dust10
- nohut köftesi6
- fiziği kötü sözlük erkekleri3
- yemek yapmayı bilmeyen erkek5
- özelden gelen saçma mesajlar12
- sergen yalçın9
- götü en güzel manifestci3
- kale'nin bicepsleri4
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- cedidacer4
- fatma betül sayan kaya10
- clemence baptista16
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur13
- kolye140
- kale kardeşimizin objeleştirilmesi3
yok artık! sözlükler diyarında adına neredeyse satır yazılmamış 1988 yapımı filmin adıdır efendim. önce nasıl birşeyle karşı karşıya olduğumuzu anlamak için sizi şuraya alalım:
http://www.imdb.com/title/tt0094737/?ref_=rvi_tt
Evet, devam ediyorum. film özetle 30 yaş bedenine büyülü bir şekilde sahip olan 13 yaşında bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. iş dünyası özelinde filmlere baktığım için ve hatta özel ilgi alanım olan oyunlara yoğun göndermesi olan bir film olduğu için tekrar izlemek istedim, iyi ki de izlemişim. ama pek işin uzmanlık tarafından bahsetmeyeceğim.
daha ziyade, aynı filmi şimdi 30'lu yaşlarımda izledim, daha önce de çocukken izlemiştim. Yani aslında iki tarafta da oldum ve ilk aşamada söylemem lazım ki, bu filmi 1985-95 arasında çocukluğunu yaşamış kişiler kesinlikle izlemeli. çünkü walkie-talkie gibi, big babol sakızları gibi onlarca çocukluğumuzda eğlendiğimiz malzeme burada karşımıza geliyor.
ama daha enteresanı, muhtemelen ilk izlediğimde büyük olmaya özenip sonunda da ne güzel daha vaktim var oh ne mutlu diye içimden geçirdiğim filmi şimdi o vakti geçirmiş birisi olarak izlediğimde filmin çözümlemesini zayıf bulmuş olmam. ya da,
--spoiler--
filmdeki susan ın olgunlukla reddettiği josh un küçüklüğüne dönme teklifi noktasında duraladım. çünkü sanki ben öyle olsun istemez, hakikaten eskiye dönmek isterdim. Bu yaştaki tecrübe ve zihin yapımla küçük olacağım, öyle mi * süper.
ama bir taraftan, bu da benim zihnimde şimdiki durumumdan mutsuz olduğumu gösteren bir referans, susan ile karşılaştırılırsa tabii.
--spoiler--
filmde çok sıkı göndermeler vardı, hakikaten çocukluk ve yetişkinlik yaşantısında o kadar farklı düşünce kalıpları var ki, kuşak çatışmalarına tek başına bunlar bile sebep olur. bir de o kadar kolay unutuyoruz ki sanki hiç çocukluk gençlik yaşamamış gibi davranıyoruz, yaşam o kadar zalim ki bir ticarete faydan dokunuyorsa tüm denklem maddi kazanç maksimizasyonuna dönüyor. en çok da bunları yüzünüze vuran filmdir.
tom hanks in oscar a yürüyüşünün başlangıcı herhalde bu filmdir ki aday olup alamamış. lan kime verdiniz ki diye baktım da, neyse..***
özetle, izleyin ve izletin. en önemlisi, herşeyi çok ciddiye almayın, her haltın ciddi olduğu hayat hayat değil, öyle davranan da insan değil. örnek mi, vereyim ama siyasete girmiş olurum, yapmayayım.
--spoiler--
ayakla piyano çalma sekansı efsanedir. aktörler baya kendileri oynamış. hani tek tük enteresan oyuncaklara bizim çocukluğumuzda bu da varmış kaçırmışım diye hayıflandım ama şu ayak piyanosu gerçekten varsa ben daha bugün bile hayretler içerisinde kaldım; filmden ilk izlediğimden aklımda kalan tek sahne o olmasına rağmen hem de.
--spoiler--
özetle, senaristlerini ölesiye takip ettiren tadda bir filmdir efendim, izleyin izlettirin.
http://www.imdb.com/title/tt0094737/?ref_=rvi_tt
Evet, devam ediyorum. film özetle 30 yaş bedenine büyülü bir şekilde sahip olan 13 yaşında bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. iş dünyası özelinde filmlere baktığım için ve hatta özel ilgi alanım olan oyunlara yoğun göndermesi olan bir film olduğu için tekrar izlemek istedim, iyi ki de izlemişim. ama pek işin uzmanlık tarafından bahsetmeyeceğim.
daha ziyade, aynı filmi şimdi 30'lu yaşlarımda izledim, daha önce de çocukken izlemiştim. Yani aslında iki tarafta da oldum ve ilk aşamada söylemem lazım ki, bu filmi 1985-95 arasında çocukluğunu yaşamış kişiler kesinlikle izlemeli. çünkü walkie-talkie gibi, big babol sakızları gibi onlarca çocukluğumuzda eğlendiğimiz malzeme burada karşımıza geliyor.
ama daha enteresanı, muhtemelen ilk izlediğimde büyük olmaya özenip sonunda da ne güzel daha vaktim var oh ne mutlu diye içimden geçirdiğim filmi şimdi o vakti geçirmiş birisi olarak izlediğimde filmin çözümlemesini zayıf bulmuş olmam. ya da,
--spoiler--
filmdeki susan ın olgunlukla reddettiği josh un küçüklüğüne dönme teklifi noktasında duraladım. çünkü sanki ben öyle olsun istemez, hakikaten eskiye dönmek isterdim. Bu yaştaki tecrübe ve zihin yapımla küçük olacağım, öyle mi * süper.
ama bir taraftan, bu da benim zihnimde şimdiki durumumdan mutsuz olduğumu gösteren bir referans, susan ile karşılaştırılırsa tabii.
--spoiler--
filmde çok sıkı göndermeler vardı, hakikaten çocukluk ve yetişkinlik yaşantısında o kadar farklı düşünce kalıpları var ki, kuşak çatışmalarına tek başına bunlar bile sebep olur. bir de o kadar kolay unutuyoruz ki sanki hiç çocukluk gençlik yaşamamış gibi davranıyoruz, yaşam o kadar zalim ki bir ticarete faydan dokunuyorsa tüm denklem maddi kazanç maksimizasyonuna dönüyor. en çok da bunları yüzünüze vuran filmdir.
tom hanks in oscar a yürüyüşünün başlangıcı herhalde bu filmdir ki aday olup alamamış. lan kime verdiniz ki diye baktım da, neyse..***
özetle, izleyin ve izletin. en önemlisi, herşeyi çok ciddiye almayın, her haltın ciddi olduğu hayat hayat değil, öyle davranan da insan değil. örnek mi, vereyim ama siyasete girmiş olurum, yapmayayım.
--spoiler--
ayakla piyano çalma sekansı efsanedir. aktörler baya kendileri oynamış. hani tek tük enteresan oyuncaklara bizim çocukluğumuzda bu da varmış kaçırmışım diye hayıflandım ama şu ayak piyanosu gerçekten varsa ben daha bugün bile hayretler içerisinde kaldım; filmden ilk izlediğimden aklımda kalan tek sahne o olmasına rağmen hem de.
--spoiler--
özetle, senaristlerini ölesiye takip ettiren tadda bir filmdir efendim, izleyin izlettirin.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar