bugün
- sözlükte tek kalsanız yazmaya devam eder misiniz8
- üniversite okumanın gereksiz olması6
- yapay zekanın ortadan kaldıramayacağı 10 meslek3
- sözlük kızlarının babaları3
- imralı basılsın apo piçi asılsın4
- sözlük yazarlarının favori dizisi6
- ilgi alanına göre konuşmalık insan veritabanı10
- yazarların favori oyun karakteri5
- 1948 arap israil savaşı9
- tuvaletin tıkanması2
- x files dizisindeki elinden sigara düşmeyen adam4
- allah4
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı10
- ebrar sitesi2
- yavudilerde cin peri hayalet öcü hortlak olmaması12
- boş cd'nin üstüne boş cd diye yazmak4
- oswald cupplepot3
- tai lung26
- acı acı osurmak5
- i m horny diyen kız3
- bira6
- sözlükteki cin moderatörler2
- stack overflow kopyala yapistir2
- osuruktan şiirler89
- türkiye de emeklilik4
- youtube3
- su bardağı ile çay içmek7
- kedi3
- en sevdiği film pulp fiction olan erkek3
- şafak sezer'in son hali2
- tüm erkeklerin old money giyinmesi11
- dolar isterse 100 olsun41
- fenerbahçe19
- arap ismail3
- 2026 ekonomik krizi20
- nervio varıdı nerede o8
- 21 ağustos 2026 erzurumspor galatasaray maçı27
- sophie dee'nin memeleri4
- ismet gurbuz 202411
- yazarların favori giyim markası15
- ebru şallı2
- berber fiyatlarındaki fahiş artış3
- sözlük erkeklerinin yaptığı yemekler3
- cinlerden yardım alan platformlar3
- anderson talisca6
- andrea bocelli 30 the celebration2
- kainatın insanların keşfi için yaratılması4
- sözlük dayısı dövmek6
- 22 ağustos 2026 dortmund bayern münih finali2
- askerden sonra dikkat çekmek4
Bu hafta vizyona girecek olan Tim Burton'un son filmi "Big Eyes"e konu olan bayan ressam.
Ressam özentisi, kadın avcısı, emlakçı Walter Keane, 1954'teki San Francisco Sanat Festivali'nde, Margaret Ulbrich ile tanışır. Soyadını taşıdığı kocasını, banliyödeki boğucu hayatlarına dayanamayıp kızıyla birlikte terk edip San Francisco'ya gelen genç kadın, geçinebilmek için bir mobilya mağazasında çalışmakta ve yaptığı kocaman gözlü kızların resimlerini bir dolara satmaktadır. Resimlerindeki kız kendi kızı Jane'in versiyonlarıdır aslında.
Kadın, adamın çekiciliğinden, sanat bilgisinden, paris anılarından etkilenir. Hayatını resimden değil emlakçılıktan kazandığı kısa sürede ortaya çıkar ama Margaret bu "haftasonu ressamından" yine de şüphelenmez. ilk kocasının kızları Jane'in velayetini almak üzere dava açması, aceleyle karar vermesine yol açar. Walter ile Margaret, tanıştıktan kısa süre sonra evlenir. Kadın, resimlerine kocasının soyadıyla "Keane" olarak imza atmaya başlar.
Paris sokaklarını yansıtan çalışmalarıyla hiçbir galerinin ilgisini çekemeyen Walter, koltuğunun altındaki tabloların arasına karısının işlerini de sıkıştırmaya başlar. Sonunda, zamanının çoğunu geçirdiği "The Hungry" isimli beatnik kulübün sahibini ikna eder, resimleri kulübün duvarlarında sergilenecektir. Lenny Bruce, Bill Cosby gibi komedyenlerin sahneye çıktığı kulüp, dönüm noktası olur. Margaret'in resimleri, özellikle kadınların büyük ilgisini çekmektedir. Altındaki "Keane" imzasını gören herkes, resimlerin Walter'a ait olduğunu düşünür. O da, bu yanlış anlamayı düzeltmek için hiç çaba harcamaz. Karşısına çıkan herkese bir hikaye anlatmaya başlar: 1946 yılında ikinci Dünya Savaşı'ndan henüz çıkmış olan Avrupa koca bir enkazdır. Genç bir Amerikalı, resim yapmayı öğrenmek için Paris'e gider. Ancak daha sonra Berlin'e geçer. Şöhret olmasına yol açacak stilini de Berlin'de geliştirir. Berlin'de sefalet içinde, çöpte buldukları ekmek için kavga eden çocuklar ve bu çocukların gözlerindeki umutsuzluk onu derinden etkilemiştir. Savaşın en masum kurbanı olan çocukları, gözlerini abartılı şekilde büyüterek resmetmeye başlar. "Bir ressam olarak hayatım orada başladı" diyen Walter'ın hikayesi budur.
Evliliklerinin ikinci yılında bir akşam kulübe giden Margaret, nihayet kandırıldığını öğrenir. O akşamdan sonra hayatı, 8 yıl sürecek bir esarete dönüşür. Yalanlar söyleyerek ikna eder karısını önce Walter. Daha fazla itirazla karşılaştığında ise mafyaya öldürtmekle, beş parasız bırakmakla, sahtekarlıktan hapse attırmakla tehdit eder.
Walter, her zaman hayalini kurduğu gibi bir süperstar olmuştur. Natalie Wood, Joan Crawford, Dean Martin, Jerry Lewis, Kim Novak, gibi yıldızların duvarlarındadır kocaman gözlü çocuklar. Margaret ise aynı evde yaşadığı kızına bile yalan söylemek zorunda kaldığı bir hayatın içinde rehin kalır. Kazandıkları müthiş parayla, yüzme havuzlu, lüks bir mahallede yaşamaya başlamışlardır ancak kadının bütün günü, kendini kilitlediği, perdeleri sıkı sıkıya örtülü atölyede 16 saat üreterek geçmektedir. Bir ara tekniğini Walter'a öğreterek özgür kalmayı dener ama adam ümitsiz vakadır.
Keane'in resimleri saygın sanat eleştirmenlerinden övgü almaz. Hatta filmde Terence Stamp tarafından canlandırılan New York Times eleştirmeni John Canaday ressamın 1964 New York Dünya Fuarı için yaptığı büyük boyuttaki "Ebediyyen Yarın"ı "Tam anlamıyla zevksiz, alelade bir iş" olarak tanımlar. Olsun varsın, koca gözlü çocuklar her yerdedir: Kartpostallarda, afişlerde, Tişörtlerde...
Walter evde olmadığı zamanlar her saat başı telefon açar, Margaret'in bir yere gidip gitmediğini kontrol ederdi. Margaret nihayet cesaretini toplayıp kızıyla evi terk ettiğinde 1o yıl geçmişti. Hawai'de kendisine yeni bir hayat kurdu. Üçüncü kocası Dan McGuire ile evlendi, Yehova Şahitleri'ne katıldı, resim yapmaya devam etti ve nihayet gerçekleri herkesle paylaştı.
Yıl 1970'dir. Margaret "Büyük Gözler"in hepsini kendisinin yaptığını açıkladığında kocası herkese yine ikinci dünya savaşı'nda yetim kalmış çocukların kendisine esin kaynağı olduğu hikayesini anlatır. Margaret ise "dünyanın pencereleri" olan gözlere odaklanmasını çocukluğunda kısa bir süre sağır olmasına bağlar. Walter sahtekarlık yaptığını reddedince de çift 1986'da bir Honolulu mahkemesinde karşı karşıya gelir. Hakim onlardan hemen oracıkta bir resim yapmalarını ister. Margaret koca gözlü çocuk resmini 53 dakikada tamamlar. Walter ise boş bir tuval karşısında oturup, omzunun acıdığından yakınır. Resimleri kimin yaptığı bir daha sorun oluşturmaz. Üstüne de 4 milyon dolar tazminat kazanır.
Margaret Keane bugün Kuzey California'daki Napa Vadisi'nde , küçük tatlı bir evde yaşıyor. Üvey çocuklarıyla birlikte kalabalık bir ailesi var. 87 yaşında ve hala resim yapmaya devam ediyor. Walter Keane ise 2000 yılında, beş parasız öldü. Margaret ölüm haberini aldığında yıllar sonra ilk kez kendini özgür hissettiğini söylemiş.
MArgaret Keane'in hayatını konu alan "Big Eyes" filminde Margaret'i Amy Adams, kocası Walter'ı ise iki oscarlı Christoph Waltz canlandıyor.
Ressam özentisi, kadın avcısı, emlakçı Walter Keane, 1954'teki San Francisco Sanat Festivali'nde, Margaret Ulbrich ile tanışır. Soyadını taşıdığı kocasını, banliyödeki boğucu hayatlarına dayanamayıp kızıyla birlikte terk edip San Francisco'ya gelen genç kadın, geçinebilmek için bir mobilya mağazasında çalışmakta ve yaptığı kocaman gözlü kızların resimlerini bir dolara satmaktadır. Resimlerindeki kız kendi kızı Jane'in versiyonlarıdır aslında.
Kadın, adamın çekiciliğinden, sanat bilgisinden, paris anılarından etkilenir. Hayatını resimden değil emlakçılıktan kazandığı kısa sürede ortaya çıkar ama Margaret bu "haftasonu ressamından" yine de şüphelenmez. ilk kocasının kızları Jane'in velayetini almak üzere dava açması, aceleyle karar vermesine yol açar. Walter ile Margaret, tanıştıktan kısa süre sonra evlenir. Kadın, resimlerine kocasının soyadıyla "Keane" olarak imza atmaya başlar.
Paris sokaklarını yansıtan çalışmalarıyla hiçbir galerinin ilgisini çekemeyen Walter, koltuğunun altındaki tabloların arasına karısının işlerini de sıkıştırmaya başlar. Sonunda, zamanının çoğunu geçirdiği "The Hungry" isimli beatnik kulübün sahibini ikna eder, resimleri kulübün duvarlarında sergilenecektir. Lenny Bruce, Bill Cosby gibi komedyenlerin sahneye çıktığı kulüp, dönüm noktası olur. Margaret'in resimleri, özellikle kadınların büyük ilgisini çekmektedir. Altındaki "Keane" imzasını gören herkes, resimlerin Walter'a ait olduğunu düşünür. O da, bu yanlış anlamayı düzeltmek için hiç çaba harcamaz. Karşısına çıkan herkese bir hikaye anlatmaya başlar: 1946 yılında ikinci Dünya Savaşı'ndan henüz çıkmış olan Avrupa koca bir enkazdır. Genç bir Amerikalı, resim yapmayı öğrenmek için Paris'e gider. Ancak daha sonra Berlin'e geçer. Şöhret olmasına yol açacak stilini de Berlin'de geliştirir. Berlin'de sefalet içinde, çöpte buldukları ekmek için kavga eden çocuklar ve bu çocukların gözlerindeki umutsuzluk onu derinden etkilemiştir. Savaşın en masum kurbanı olan çocukları, gözlerini abartılı şekilde büyüterek resmetmeye başlar. "Bir ressam olarak hayatım orada başladı" diyen Walter'ın hikayesi budur.
Evliliklerinin ikinci yılında bir akşam kulübe giden Margaret, nihayet kandırıldığını öğrenir. O akşamdan sonra hayatı, 8 yıl sürecek bir esarete dönüşür. Yalanlar söyleyerek ikna eder karısını önce Walter. Daha fazla itirazla karşılaştığında ise mafyaya öldürtmekle, beş parasız bırakmakla, sahtekarlıktan hapse attırmakla tehdit eder.
Walter, her zaman hayalini kurduğu gibi bir süperstar olmuştur. Natalie Wood, Joan Crawford, Dean Martin, Jerry Lewis, Kim Novak, gibi yıldızların duvarlarındadır kocaman gözlü çocuklar. Margaret ise aynı evde yaşadığı kızına bile yalan söylemek zorunda kaldığı bir hayatın içinde rehin kalır. Kazandıkları müthiş parayla, yüzme havuzlu, lüks bir mahallede yaşamaya başlamışlardır ancak kadının bütün günü, kendini kilitlediği, perdeleri sıkı sıkıya örtülü atölyede 16 saat üreterek geçmektedir. Bir ara tekniğini Walter'a öğreterek özgür kalmayı dener ama adam ümitsiz vakadır.
Keane'in resimleri saygın sanat eleştirmenlerinden övgü almaz. Hatta filmde Terence Stamp tarafından canlandırılan New York Times eleştirmeni John Canaday ressamın 1964 New York Dünya Fuarı için yaptığı büyük boyuttaki "Ebediyyen Yarın"ı "Tam anlamıyla zevksiz, alelade bir iş" olarak tanımlar. Olsun varsın, koca gözlü çocuklar her yerdedir: Kartpostallarda, afişlerde, Tişörtlerde...
Walter evde olmadığı zamanlar her saat başı telefon açar, Margaret'in bir yere gidip gitmediğini kontrol ederdi. Margaret nihayet cesaretini toplayıp kızıyla evi terk ettiğinde 1o yıl geçmişti. Hawai'de kendisine yeni bir hayat kurdu. Üçüncü kocası Dan McGuire ile evlendi, Yehova Şahitleri'ne katıldı, resim yapmaya devam etti ve nihayet gerçekleri herkesle paylaştı.
Yıl 1970'dir. Margaret "Büyük Gözler"in hepsini kendisinin yaptığını açıkladığında kocası herkese yine ikinci dünya savaşı'nda yetim kalmış çocukların kendisine esin kaynağı olduğu hikayesini anlatır. Margaret ise "dünyanın pencereleri" olan gözlere odaklanmasını çocukluğunda kısa bir süre sağır olmasına bağlar. Walter sahtekarlık yaptığını reddedince de çift 1986'da bir Honolulu mahkemesinde karşı karşıya gelir. Hakim onlardan hemen oracıkta bir resim yapmalarını ister. Margaret koca gözlü çocuk resmini 53 dakikada tamamlar. Walter ise boş bir tuval karşısında oturup, omzunun acıdığından yakınır. Resimleri kimin yaptığı bir daha sorun oluşturmaz. Üstüne de 4 milyon dolar tazminat kazanır.
Margaret Keane bugün Kuzey California'daki Napa Vadisi'nde , küçük tatlı bir evde yaşıyor. Üvey çocuklarıyla birlikte kalabalık bir ailesi var. 87 yaşında ve hala resim yapmaya devam ediyor. Walter Keane ise 2000 yılında, beş parasız öldü. Margaret ölüm haberini aldığında yıllar sonra ilk kez kendini özgür hissettiğini söylemiş.
MArgaret Keane'in hayatını konu alan "Big Eyes" filminde Margaret'i Amy Adams, kocası Walter'ı ise iki oscarlı Christoph Waltz canlandıyor.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar