bugün
- silikon meme gerçeğinin yerini tutar mı sorunsalı13
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye42
- arkadaşlar sizce bu çanta nasıl5
- judas'ı dayak yerken görseniz ne yaparsınız10
- caz dinleyen erkek9
- nervio23
- judas'ın kulakları5
- queen ravenna ile mezar komşusu olmak4
- ferhat gündoğdu'nun gözaltına alınması42
- zina yapmayan ateist erkek3
- van gogh kulağını neden kesti4
- sapık yaşlı5
- türkler taşı oyup ona tapmayan tek millettir4
- yazarların akşama dair planları8
- judas'ın mezarına toprak atar mısınız3
- fatih terim'in tff başkanı olması5
- sözlük erkeklerinin kaşar olduğu gerçeği2
- sözlüğün namusunu kim temizleyecek sorunsalı2
- fiziği güzel sözlük kızları47
- recep tayyip erdoğan27
- istanbul bilgi üniversitesi2
- sindirella'nın baloda donunu düşürmesi5
- canın makarna istemesi2
- sözlük yazarlarının gençlikleri4
- benzine zam7
- kendinizde en sevdiğiniz şey5
- devletin baba şefkati2
- ak parti kaybedince ak troller ne yapacak12
- leonidas8
- bıyık bırakan erkek karizması6
- ormanda cinselliğin doruklarına çıkmak5
- facebook sayfam nasıl3
- sadece yaşça büyük kadınlara yürümeye karar vermek2
- andropoz amca3
- fon mağduriyetini ancak ak parti çözer4
- yeni uyanmış kadın güzelliği13
- zamanda yolculukla gençlik zamanına gitmek2
- dünyanın en kısa fıkralarından biri8
- allah2
- ilk konuşmada cinsellik konuşan erkek3
- pilavımı kaşıklamak ister misin diyen sözlük kızı4
- uzak durulması gereken erkek tipleri3
- kürtler ateşe taparken türkler tek tanrı cıydı6
- avrupa13
- eksi oy veren yazar yoğunluğundan dolayı çıkıyorum3
- vexillarius the slayer6
- pforzheim belediye başkanı2
- ibne11
- dünyanın en kaba dilinin hollandaca olması5
- kürtlerin atlantis ten gelme ihtimali4
yine gitti lan. vay bir yerlerine koyayım yine gitti. yine ben bir buçuk yıl geriye gittim. hayır zamanı durduramıyoruz o biraz sıkıntı.
zor lan böyle şeyler. yeni birini tanımak, yeniden heyecanlanmak, yeniden aşık olmak...düşüncesi bile yoruyor adamı. hele ki yaşın da ufaktan kemale ermeye başladıysa daha da isteksiz oluyor insan. tüm yakın arkadaşlarım birer birer evleniyor. ben nerdeyim? nişan arifesinde yine aynı sebepten, yine boktan bir sebepten, yine sırf olmadığım biri gibi görünmeyi reddettiğimden...
herkesin kafasında vardır lan öyle bir şeyler. en öküz adamın (ki ben de az öküz sayılmam) bile kafasında vardır evleneceği kişinin hayali. ne bileyim bir tasviri ya da belirli bir özelliği. ben hep üniversitede tanışıp evlenirim falan diye hayal etmiştim. hani derler ya "bunlar üniversiteden beri çıkıyor ya 6. yıllarında evlendiler" gibi insanın içini bi " vay amına koyayım arkadaş" hissiyle dolduran o klasik cümle. hah işte hep o cümle bana kurulur diye falan düşünüyordum. olmadı. söylenen olamadım ama söyleyen çok oldum.
üniversite bitti iş güç falan derken birden geldi birisi. eridim bittim be sözlük. baş başa bir yerlerde oturmak için yaptığım türlü planlarda 3. aydı başarılı olduğumda. birlikte olmamız bundan 1 ay sonrasına tekabul eder desen toplam 4 ay işte. ilk bir yıl iyiydi. ta ki evlilik konuları ufaktan mevzu bahis olmaya başlayıncaya kadar. benim kendi ailesinin siyasi, dini, geleneksel görüşlerine uygun olmadığımı söyledi. " ben ailenle değil senle evleniyorum" görüşüm de çok saçma bulundu. e malumunuz sonrası kaçınılmaz ayrılık.
1 ay sonra gecenin bir yarısı bir mesaj:..özledim!
koştum döndüm geri lan. dakka düşündüysem adam değilim. malum ayrılık konuları konuşuldu anlaşıldı. aile büyükleri yanında nasıl davranmam gerektiğini bilecek kadar akıllı ve mantıklı bir adam olduğum gerçeğinin stresli ve depresif bir geçiş süreci içerisinde göz ardı edildiği ve bunun sonucunda yanlış alınmış bir karardan dolayı özürler dilendi, öpüşüldü, barışıldı.
artık önümüzde evlilik engeli kalmasın diye işi gücü bıraktım askere gittim. bu arada ailemdeki herkes ona hayran. annemden tut anneanneme, teyzeme kadar...ulan diyorlar ne şanslı adamsın sen. neyse askerden gelince bazı sebeplerden dolayı eski işime geri dönmek istemedim. başladım iş aramaya. 2 ay olmuş geleli. o mülakat senin bu mülakat benim sürünüyorum. bu arada kızın babası diyor gelsin de bi tanışalım( not: aslında gelip istesinler demek oluyor). hay hay diyorum. " iş bulayım da öyle çıkayım ama babanın karşısına. işsiz güçsüz bir adam olarak tanışmak istemem"
işte film burda koptu. yok efendim zaten biliyormuş babası işsiz olduğumu ne alakası varmış ben evlilikten kaçtığım için uzatmak için öyle diyormuşum zaten adam gibi iş de aramıyormuşum....hele bi otur soluklan. "nedir bu hal birden bire" dedim. e artık babama söyledim gelip tanışman lazım adam bekliyor sen uzatıyorsun ben ne diyeceğim adama diyor.
sonuç olarak bu sebepten başlayan bir anlaşmazlıklar silsilesi ve o kadar zamandır birlikte olduğun adama sadece watsapp dan yazılan mesajlar var elimde. nasıl ya da nereden bu noktaya geldik bilmiyorum ama sonunda ben yine evliliğe hazır olmayan ve evlilik konusundaki (evlilikte aile ilişkileri) fikirlerinin örtüşmediği adam oldum. sevgiliyken çok iyiydik ama birlikte ömür geçirilecek adam değildim.
bazı arkadaşlarım çok iyi kız abi otur bi anlat derdini barışırsın diyor. bazıları boşver abi uğraşma...aslında ne var biliyor musunuz? şu anda arasam, konuşsam, kendimi anlatsam, ona kendini anlatsam, barışmamız yarım saat sürmez. ama işin acı kısmı ben barışmak istiyor muyum emin değilim.
hata mı? bilmiyorum. ama sanırım hataysa da bu hatayı yapmam lazım. benim gelecekteki eşim bu zihniyette olmamalı diyorum. sonra ulan bu yaştan sonra diyorum. sonra tekrar, tekrar, tekrar....
ama bazı hataları yapıp, onlarla yaşamak lazım...bak ben de bir tane yapıyorum....
zor lan böyle şeyler. yeni birini tanımak, yeniden heyecanlanmak, yeniden aşık olmak...düşüncesi bile yoruyor adamı. hele ki yaşın da ufaktan kemale ermeye başladıysa daha da isteksiz oluyor insan. tüm yakın arkadaşlarım birer birer evleniyor. ben nerdeyim? nişan arifesinde yine aynı sebepten, yine boktan bir sebepten, yine sırf olmadığım biri gibi görünmeyi reddettiğimden...
herkesin kafasında vardır lan öyle bir şeyler. en öküz adamın (ki ben de az öküz sayılmam) bile kafasında vardır evleneceği kişinin hayali. ne bileyim bir tasviri ya da belirli bir özelliği. ben hep üniversitede tanışıp evlenirim falan diye hayal etmiştim. hani derler ya "bunlar üniversiteden beri çıkıyor ya 6. yıllarında evlendiler" gibi insanın içini bi " vay amına koyayım arkadaş" hissiyle dolduran o klasik cümle. hah işte hep o cümle bana kurulur diye falan düşünüyordum. olmadı. söylenen olamadım ama söyleyen çok oldum.
üniversite bitti iş güç falan derken birden geldi birisi. eridim bittim be sözlük. baş başa bir yerlerde oturmak için yaptığım türlü planlarda 3. aydı başarılı olduğumda. birlikte olmamız bundan 1 ay sonrasına tekabul eder desen toplam 4 ay işte. ilk bir yıl iyiydi. ta ki evlilik konuları ufaktan mevzu bahis olmaya başlayıncaya kadar. benim kendi ailesinin siyasi, dini, geleneksel görüşlerine uygun olmadığımı söyledi. " ben ailenle değil senle evleniyorum" görüşüm de çok saçma bulundu. e malumunuz sonrası kaçınılmaz ayrılık.
1 ay sonra gecenin bir yarısı bir mesaj:..özledim!
koştum döndüm geri lan. dakka düşündüysem adam değilim. malum ayrılık konuları konuşuldu anlaşıldı. aile büyükleri yanında nasıl davranmam gerektiğini bilecek kadar akıllı ve mantıklı bir adam olduğum gerçeğinin stresli ve depresif bir geçiş süreci içerisinde göz ardı edildiği ve bunun sonucunda yanlış alınmış bir karardan dolayı özürler dilendi, öpüşüldü, barışıldı.
artık önümüzde evlilik engeli kalmasın diye işi gücü bıraktım askere gittim. bu arada ailemdeki herkes ona hayran. annemden tut anneanneme, teyzeme kadar...ulan diyorlar ne şanslı adamsın sen. neyse askerden gelince bazı sebeplerden dolayı eski işime geri dönmek istemedim. başladım iş aramaya. 2 ay olmuş geleli. o mülakat senin bu mülakat benim sürünüyorum. bu arada kızın babası diyor gelsin de bi tanışalım( not: aslında gelip istesinler demek oluyor). hay hay diyorum. " iş bulayım da öyle çıkayım ama babanın karşısına. işsiz güçsüz bir adam olarak tanışmak istemem"
işte film burda koptu. yok efendim zaten biliyormuş babası işsiz olduğumu ne alakası varmış ben evlilikten kaçtığım için uzatmak için öyle diyormuşum zaten adam gibi iş de aramıyormuşum....hele bi otur soluklan. "nedir bu hal birden bire" dedim. e artık babama söyledim gelip tanışman lazım adam bekliyor sen uzatıyorsun ben ne diyeceğim adama diyor.
sonuç olarak bu sebepten başlayan bir anlaşmazlıklar silsilesi ve o kadar zamandır birlikte olduğun adama sadece watsapp dan yazılan mesajlar var elimde. nasıl ya da nereden bu noktaya geldik bilmiyorum ama sonunda ben yine evliliğe hazır olmayan ve evlilik konusundaki (evlilikte aile ilişkileri) fikirlerinin örtüşmediği adam oldum. sevgiliyken çok iyiydik ama birlikte ömür geçirilecek adam değildim.
bazı arkadaşlarım çok iyi kız abi otur bi anlat derdini barışırsın diyor. bazıları boşver abi uğraşma...aslında ne var biliyor musunuz? şu anda arasam, konuşsam, kendimi anlatsam, ona kendini anlatsam, barışmamız yarım saat sürmez. ama işin acı kısmı ben barışmak istiyor muyum emin değilim.
hata mı? bilmiyorum. ama sanırım hataysa da bu hatayı yapmam lazım. benim gelecekteki eşim bu zihniyette olmamalı diyorum. sonra ulan bu yaştan sonra diyorum. sonra tekrar, tekrar, tekrar....
ama bazı hataları yapıp, onlarla yaşamak lazım...bak ben de bir tane yapıyorum....
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar