bugün
- ahlak duygunuzu nerden alıyorsunuz16
- and the oscar goes to5
- kızları en güzel olan şehir13
- cinler sizinle nasıl iletişime geçiyor14
- öbür sözlükte uluya kerhane denmesi13
- affetmenin gücü6
- kolye zincirlerinin birbirine dolaşması10
- atatürk'e alerjisi olan tipler11
- mesaj atıp konuşmayan kız7
- akrostişli şiir6
- silver ile evlenecek erkek52
- 2026 yılı türk biralarının içilemez hale gelmesi21
- en sevdiğiniz sayı3
- mauro icardi12
- sırrı süreyya önder28
- de niro vs pacino3
- ilişki yapmaya üşenmek6
- damarsız tüysüz manisa yaprağı15
- 18 ay askerlik yapanlar nasıl yaptı sorunsalı8
- 30 yaşına girmek4
- abdullah öcalan orospu çocuğudur18
- göğüs kıllarım çıkmıyor16
- hristiyanlık7
- vahiy kitabına göre kıyamet alametleri11
- cinlerin özünde iyi insanlar olması4
- sözlük açsanız ismi ne olurdu4
- türk erkeği endonezyalı kız evliliği6
- kadın nefreti4
- sarapci koala58
- sözler köşkü6
- açtığı parantezi kapatmayan insan2
- arabaları yan yana park edip öpüşmek3
- dün gece ne oldu13
- sözlükteki satranç taşları4
- 30 ağustos 2026 girne feribot faciası26
- euro 20162
- erkekler zıçar kızlar kakaloş yapar4
- her cümlesinin sonuna açıkçası koyan insan2
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın17
- burcu akrep olan birini akrep sokması4
- 50 bin liraya sabah 10'a kadar uyumadan durmak3
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- arabada son ses dinlenecek şarkılar3
- sözlüğü annesi gibi gören insan3
- şikeci amedspor5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- nazilerin haklı olan yanı2
- rica ediyorum arkamdan konuşmayın12
- sıpsıkıcı olmanız4
- gecenin şarkısı10
martin scorsese'nin 2010 yılında vizyona yeni bir filmi çıkıyor, kadroda Leonadro Di caprio, Mark Ruffalo, ben Kingsley, jackie earle haley * olunca merak ediliyor,
--spoiler--
hıncal uluç yazısında daha önce lobotomi ile ilgili guguk kuşu filmi gereken çoğu şeyi anlatmıştı, tekrarına ne gerek vardı anlamında bir yazı yazıyor,
--spoiler--
hıı deniliyor, en sonunda arkadaşlarla film izlemeye gidilecekken vizyondaki vasat-vasat üstü filmler ile merak uyandıran yerli filmler arasından tercih ediliyor. özel bir durum daha aktarayım, sinemaya geç kalınıyor, beraber gelinen arkadaşlar geri mi dönsek diye düşünürken zorla sinemaya giriliyor ve filmin 15. dakikası sonrası izlenmeye başlanıyor.
--spoiler--
filmi ilk yarısında anlamlandıramıyorsunuz. ben bunun kasıtlı olduğunu düşünüyorum, o kadar farklı şeyler bir arada sunuluyor ki, kafanız iyice karışıyor. (#13911583) te de bahsedilmiş, bu etkiye yol açan durum şu: seyirci de hastanenin hastalarından biri haline geliyor. çaresizlik, gerilim, hepsini bir arada yaşıyorsunuz.
tabi mükemmel oyuncuların performanslarına ne denir bilinmez. yukarıda saydıklarımın hemen hepsi, hatta çok sık gözükmeyen michelle williams bile inanılmaz bir iş çıkarmış. ya yönetmene ne demeli? ted'in sarıldığı karısının kollarının arasından küle dönüşerek kayması falan nasıl bir şeydir? bu şunu gösteriyor, kim bilir ilk zamanlarında bugünkü teknik imkanlar olsa scorsese neler önümüze koyardı? nasıl bir good fellas izlerdik mesela? neyse, dağılmayalım.
--spoiler--
Bir film düşünün ki, seyircinin beynini kontrol altına alabiliyor. çok iyi bir film gerçeklikten sizi kopartabilir, ama içinde yaşadığınızı hissettirecek kaç tane film sayabilirsiniz? bu açıdan, hıncal uluç ne kadar dar açıdan filme bakmış, inanamadım. filmi tekrar tekrar izlemek istiyorum ama emin de olamıyorum tekrar o dünyaya girmek ister miyim diye?
Son paragrafı leonardo di caprio ya ayırdım. hiç sevmem, hazzetmem, iyi oyuncu olduğunu kabul ettirmiş olsa da (bkz: the man in the iron mask), belki de ergenlik zamanı kıskançlığımı (bkz: titanic) yenemiyorum. ama bu filmde, inanılmaz oynamış. yardırmış; nasıl söyleyeyim, hani bazı roller var ki ödül almamıştır ama yok artık dedirtir ya, ne bileyim: johnny depp in sweeney todd u, al pacino nun john milton ı, brad pitt in tyler durden ı gibi, leo'nun da teddy daniels'ı var. ve işin kötüsü, django unchained de belki oscar alır diye düşünüp aday bile gösterilemeyince, dedim ki bu rolünde oscar alamadıysa bundan sonra alması çok zor. çünkü üzerine çıkması için nasıl birşey olmalı aklıma gelmiyor. bunu da en azından the great gatsby ile aşması zor, onu biliyorum.
Sonuç olarak, ölmeden önce izlenecek film mi, top list'ler mi ne derseniz deyin. IMDB'deki puanı(8.0) az buna, film tek kelimeyle muhteşem.
--spoiler--
hıncal uluç yazısında daha önce lobotomi ile ilgili guguk kuşu filmi gereken çoğu şeyi anlatmıştı, tekrarına ne gerek vardı anlamında bir yazı yazıyor,
--spoiler--
hıı deniliyor, en sonunda arkadaşlarla film izlemeye gidilecekken vizyondaki vasat-vasat üstü filmler ile merak uyandıran yerli filmler arasından tercih ediliyor. özel bir durum daha aktarayım, sinemaya geç kalınıyor, beraber gelinen arkadaşlar geri mi dönsek diye düşünürken zorla sinemaya giriliyor ve filmin 15. dakikası sonrası izlenmeye başlanıyor.
--spoiler--
filmi ilk yarısında anlamlandıramıyorsunuz. ben bunun kasıtlı olduğunu düşünüyorum, o kadar farklı şeyler bir arada sunuluyor ki, kafanız iyice karışıyor. (#13911583) te de bahsedilmiş, bu etkiye yol açan durum şu: seyirci de hastanenin hastalarından biri haline geliyor. çaresizlik, gerilim, hepsini bir arada yaşıyorsunuz.
tabi mükemmel oyuncuların performanslarına ne denir bilinmez. yukarıda saydıklarımın hemen hepsi, hatta çok sık gözükmeyen michelle williams bile inanılmaz bir iş çıkarmış. ya yönetmene ne demeli? ted'in sarıldığı karısının kollarının arasından küle dönüşerek kayması falan nasıl bir şeydir? bu şunu gösteriyor, kim bilir ilk zamanlarında bugünkü teknik imkanlar olsa scorsese neler önümüze koyardı? nasıl bir good fellas izlerdik mesela? neyse, dağılmayalım.
--spoiler--
Bir film düşünün ki, seyircinin beynini kontrol altına alabiliyor. çok iyi bir film gerçeklikten sizi kopartabilir, ama içinde yaşadığınızı hissettirecek kaç tane film sayabilirsiniz? bu açıdan, hıncal uluç ne kadar dar açıdan filme bakmış, inanamadım. filmi tekrar tekrar izlemek istiyorum ama emin de olamıyorum tekrar o dünyaya girmek ister miyim diye?
Son paragrafı leonardo di caprio ya ayırdım. hiç sevmem, hazzetmem, iyi oyuncu olduğunu kabul ettirmiş olsa da (bkz: the man in the iron mask), belki de ergenlik zamanı kıskançlığımı (bkz: titanic) yenemiyorum. ama bu filmde, inanılmaz oynamış. yardırmış; nasıl söyleyeyim, hani bazı roller var ki ödül almamıştır ama yok artık dedirtir ya, ne bileyim: johnny depp in sweeney todd u, al pacino nun john milton ı, brad pitt in tyler durden ı gibi, leo'nun da teddy daniels'ı var. ve işin kötüsü, django unchained de belki oscar alır diye düşünüp aday bile gösterilemeyince, dedim ki bu rolünde oscar alamadıysa bundan sonra alması çok zor. çünkü üzerine çıkması için nasıl birşey olmalı aklıma gelmiyor. bunu da en azından the great gatsby ile aşması zor, onu biliyorum.
Sonuç olarak, ölmeden önce izlenecek film mi, top list'ler mi ne derseniz deyin. IMDB'deki puanı(8.0) az buna, film tek kelimeyle muhteşem.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar