bugün
- evli bir adama aşık oldum sözlük12
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- sözlük yazarları mutlu olmak için neler yapıyor9
- iki çıplak erkeğin arkadaşça aynı yatakta uyuması10
- ismet gurbuz 2024'ün çaylak olması5
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi46
- damarsız tüysüz manisa yaprağı5
- kadının en öpülesi yeri9
- ibneder4
- ilk buluşmaya kocam yazan pastayla gitmek11
- kuran da namazın olmaması12
- insan olmaya çeyrek kala'nın biraz şey olması3
- intel pentium 43
- ara sıra kadın gibi hissetmek15
- en iyi antidepresan5
- özel uçak alacaklara tavsiyeler8
- görünmez savaş uçağı5
- yazarlar ülkeyi yönetse yapacakları işler4
- claudian clouds6
- 0 0 7 abime ayarlayacağım manita17
- bir otel odasında sözlük kızıyla görüşmek3
- izmir'in akp'ye geçmesi20
- başkasının evinde sıçamamak2
- bir kızın şemsiyesinin altına sığınmak12
- sözlük yazarları köfte ekmeği nasıl tercih ediyor12
- yağmurcunun homofobikliği şüpheli mi7
- sevgili6
- güllü muhallebi5
- fiziği güzel sözlük kızları52
- evlenmenin imkansız bir hal almaya başlaması2
- kalp krizi4
- ak troller3
- sabahın köründe işe giden ezik13
- koç burcu insanları7
- akp'nin neo osmanlı devletine hazırlanması7
- hesabını gizleyenler hangi kafayı yaşıyor6
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek12
- akp'nin kürdistan'a hazırlanıyor olma ihtimali13
- gocu kaç gün çaylak oldu sorunsalı2
- yas sürecindeki bir insana söylenen boş sözler3
- yahudi kıyafetleri3
- tayyip istifa7
- 2 ekim 2026 pendikspor galatasaray maçı3
- dürümle ayranı aynı anda bitirmek6
- sözlük kapanırsa yazarlar ne yapacak7
- ellerim bos gonlum hos8
- kadın şoför5
- tel avive atom bombası atmak8
- nazilere tapınıp gayya çukuruna düşmek5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
bir yol hikayesinden fazla bir sey beklemedigim ama sinema salonundan buyulenmis bir sekilde ciktigim muazzam bir film. sadece bir yol hikayesi degil, essiz sufi muzikleriyle buyuleyici bir masal bab'aziz. bir dervis toplantisina gitmek icin colde yol alan kor bir dervis ve kipir kipir hayat dolu bir kizcagiz. yolculuk boyunca cesitli insanlarla karsilasir, onlarin hikayesini dinlerler ve yasli dervisin kucuk torunu ishtar'a anlattigi hikayeler de, mukemmel bir meze olur.
filmin anlatimi hakkinda bir kac sey soylemek istiyorum. yonetmeni pek tanimasam da yetenekli bir yonetmen oldugu kesin. kurgusu ve kamera acilari o kadar iyi ki, adeta bir masal havasi vermis filme. bunu nasil anlatayim bilmiyorum ama bir sinema izleyicisi olarak kendimi filmin icinde hissettim, hatta o kadar girdim ki filmin icine, bir bucuk saat suren col yolculugunda deve gibi susadim, sanki o sicagin altinda ben yuruyormusum gibi. ic mekanlarin gizemi ve sufi havasi ise tam bir masalda bulunmasi gereken cinsten. ayni dogunun essiz binbir gece masallarini okurken hayal ettigim yerler gibi. ozellikle yerin altindaki dergaha bayildim.
film aslinda bir masal degil, her ne kadar masalsi bir buyuleyiciligi olsa da, basit bir yol hikayesi demek de saygisizlik olur. film bastan asagi tasavvufi ogelerle, simgelerle bezenmis, hatta tasavvuf tarihini bastan baslayip sonuna kadar anlatiyor da denebilir, ancak gercekten dikkatli bir sekilde izleyince anlasilabilecek incelikler var ve bir kez izlemenin de tum detaylarini anlamaya yetecegini sanmiyorum. gercek askin ebedi aska donusmesi, gercek sevgi, olumun bir son olmadigi aksine sevgiliye ulasmanin bir yolu oldugu, tum insanlari sevmenin inceligi, insan-i kamil olmaya giden yol (ki yol hikayesinden kastin bu oldugunu saniyorum), cenneti ve sevgiliyi dunyada bulma gibi daha bir cok konuyu muazzam bir butunluk icerisinde islemis yonetmen ve arada hic bir kopukluk yok. hatta sonlara dogru bir konusmada mevlana'dan esinlenilmis gibi duran dugun gecesi repligi vardi ki, sona cuk diye oturmus.
--- spoiler ---
olume giden dervisin, mezarini aradigi sahnede, selam vermesiyle canlanan insanlari gorup de korkan ishtar'in "baba aziz, cinler" diye korkusunu ifade etmesinden sonra, bab'aziz'in "korkma kucuk ishtar, onlar benim dostlarim" demesi ise tasavvuf edebiyatinda olumun bir son degil, dostlara ve sevgiliye kavusmanin bir yolu oldugu konusunu isaret ediyor. zaten bu yuzden olum bir matem degil bir dugun gecesi goruluyor.
--- spoiler ---
bazi simgeleri halen cozemedim, zaten dedigim gibi, bir kere izlemek kesinlikle yetmez, dvd'si ciksin hemen alicam zaten, kacar mi. ama ceylan ve siyah kedinin olayini anlamadim.
bab'aziz aslinda ulu kapi, ulu durak anlamina gelmesi gereken bir kelime iken, neden baba aziz diye cevrildigini anlyamadim. farsca'da baba peder, arapca'da ise baska bir kelime iken, neden baba? ve bab'aziz de aslinda, gecmisi dusunuldugunde, kendisini bilen ve sevgilinin ulu kapisindan gecen insan-i kamil kisisi olduguna gore bab'aziz kelimesinin kabaca "baba aziz, aziz abi, huoop aziz, iki cay getir" gibi cevrilmesinin yanlis oldugunu dusunuyorum, cevirmen ne dusunuyordu bilmiyorum, cok cay icesi gelmisti heralde.
sonuc olarak tasavvuf edebiyatini ve dusunce mantigini muazzam ve masalsi bir dille anlattigindan oturu inanilmaz begendigim, bunlar olmasa bile, kurgusu ve anlatimina da hayran kaldigim, festival filmleri icerisinde izledigim en iyi film olmustur.
bir replik var ki, her ne kadar olumden korksam da cok hosuma gitti:
"olum bir son olabilir mi hic? baslangici olum olmayan bir hayatin, sonu olum olur mu hic?"
filmin anlatimi hakkinda bir kac sey soylemek istiyorum. yonetmeni pek tanimasam da yetenekli bir yonetmen oldugu kesin. kurgusu ve kamera acilari o kadar iyi ki, adeta bir masal havasi vermis filme. bunu nasil anlatayim bilmiyorum ama bir sinema izleyicisi olarak kendimi filmin icinde hissettim, hatta o kadar girdim ki filmin icine, bir bucuk saat suren col yolculugunda deve gibi susadim, sanki o sicagin altinda ben yuruyormusum gibi. ic mekanlarin gizemi ve sufi havasi ise tam bir masalda bulunmasi gereken cinsten. ayni dogunun essiz binbir gece masallarini okurken hayal ettigim yerler gibi. ozellikle yerin altindaki dergaha bayildim.
film aslinda bir masal degil, her ne kadar masalsi bir buyuleyiciligi olsa da, basit bir yol hikayesi demek de saygisizlik olur. film bastan asagi tasavvufi ogelerle, simgelerle bezenmis, hatta tasavvuf tarihini bastan baslayip sonuna kadar anlatiyor da denebilir, ancak gercekten dikkatli bir sekilde izleyince anlasilabilecek incelikler var ve bir kez izlemenin de tum detaylarini anlamaya yetecegini sanmiyorum. gercek askin ebedi aska donusmesi, gercek sevgi, olumun bir son olmadigi aksine sevgiliye ulasmanin bir yolu oldugu, tum insanlari sevmenin inceligi, insan-i kamil olmaya giden yol (ki yol hikayesinden kastin bu oldugunu saniyorum), cenneti ve sevgiliyi dunyada bulma gibi daha bir cok konuyu muazzam bir butunluk icerisinde islemis yonetmen ve arada hic bir kopukluk yok. hatta sonlara dogru bir konusmada mevlana'dan esinlenilmis gibi duran dugun gecesi repligi vardi ki, sona cuk diye oturmus.
--- spoiler ---
olume giden dervisin, mezarini aradigi sahnede, selam vermesiyle canlanan insanlari gorup de korkan ishtar'in "baba aziz, cinler" diye korkusunu ifade etmesinden sonra, bab'aziz'in "korkma kucuk ishtar, onlar benim dostlarim" demesi ise tasavvuf edebiyatinda olumun bir son degil, dostlara ve sevgiliye kavusmanin bir yolu oldugu konusunu isaret ediyor. zaten bu yuzden olum bir matem degil bir dugun gecesi goruluyor.
--- spoiler ---
bazi simgeleri halen cozemedim, zaten dedigim gibi, bir kere izlemek kesinlikle yetmez, dvd'si ciksin hemen alicam zaten, kacar mi. ama ceylan ve siyah kedinin olayini anlamadim.
bab'aziz aslinda ulu kapi, ulu durak anlamina gelmesi gereken bir kelime iken, neden baba aziz diye cevrildigini anlyamadim. farsca'da baba peder, arapca'da ise baska bir kelime iken, neden baba? ve bab'aziz de aslinda, gecmisi dusunuldugunde, kendisini bilen ve sevgilinin ulu kapisindan gecen insan-i kamil kisisi olduguna gore bab'aziz kelimesinin kabaca "baba aziz, aziz abi, huoop aziz, iki cay getir" gibi cevrilmesinin yanlis oldugunu dusunuyorum, cevirmen ne dusunuyordu bilmiyorum, cok cay icesi gelmisti heralde.
sonuc olarak tasavvuf edebiyatini ve dusunce mantigini muazzam ve masalsi bir dille anlattigindan oturu inanilmaz begendigim, bunlar olmasa bile, kurgusu ve anlatimina da hayran kaldigim, festival filmleri icerisinde izledigim en iyi film olmustur.
bir replik var ki, her ne kadar olumden korksam da cok hosuma gitti:
"olum bir son olabilir mi hic? baslangici olum olmayan bir hayatin, sonu olum olur mu hic?"
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar