bugün
- şiir yazan erkek16
- çağla idi19
- modacıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı8
- aynı anda iki kişiye aşık olmak12
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak9
- sözlükte cilveleşen yazarlara eksi oy vermek6
- sözlüğe mesaj yazar gibi entry giren tipler8
- sözlük kızlarının siteye fotoğraf atması18
- sarapci koala hatayi29
- birini kırmadan nasıl iletişimi kesersiniz10
- traveler vs iock6
- arkadaşlar özür dilerim11
- beni linç ettiler abi6
- sözlükteki linç kültürü5
- sevişmek istenen ünlüler6
- köfteci yusuf5
- 8 milyar insan aynı anda osurursa ne olur6
- kanka ayağı gt ayağı gibi takılan sözlük yazarı3
- doblolu enişte4
- politize olmuş sözlük erkeği5
- beybi leydi seksiliği6
- fusya semsiyeli yabanci7
- çok bekar olan sözlük kızı3
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri21
- kadınları susturmanın en iyi yolu7
- ay takvimine göre konserve yapmak10
- konyalıyım ayağına kız tavlayan sözlük yazarı3
- karşı cinse sorulan sorular8
- özelden alet fotosu atan erkek yazar3
- ölmeden önce kimlerle beraberseniz6
- gocu abi7
- sözlüğe kız erkek tavlamak için gelen tipler3
- true neden sevilmiyor sorunsalı28
- babaların sorduğu ilginç sorular10
- bulgur pilavı ve yoğurt3
- sözlük yazarlarının normal kombinleri12
- bu başlık altında saçmalıyoruz7
- şaka yapıyorum ama kızmıyorsun di mi3
- viski kola15
- politize politize bakmak3
- sürekli sözlük içi başlıklara yazıp forum yapmak2
- kurtuluş savaşı2
- orman meyveli içecek içen erkek7
- hava soğudu ulan11
- uludağ sözlüğe darbe4
- gece aynaya bakmak2
- arkadaşlar ben size eziyet mi ediyorum5
- sosyalleşmenin zorlaşması12
- mazotun 100 lira olacağı tarih14
- aleyna tilki nin ayakları3
önce dinlemenizi istediğim bir şey var, ardından söze gireceğim.
https://www.youtube.com/watch?v=Iu_FTRz-JQY
efendim iki kelam etmenin farz olduğu olay. dün geceden beri yazmak istiyordum ancak bir türlü hazır hissedemedim kendimi. bu sabah, yazmazsam mutlu olmam diye düşündüm. yazdığımda da olmayacağım.
başlayalım:
terör örgütü kurma = kimyasal silah bulundurma.
benzer politikalar gibi geldi değil mi? biri türk milletinin ordusunu lav etmeye yönelik kullanılan hadise; diğeri de amerika birleşik devletlerinin ortadoğu'ya barış, kardeşlik, demokrasi hayalleriyle nifak tohumlarını salma olayı.
amerika birleşik devletleri ile olan ilişkimizi cümle alem biliyor. benzer politikaları oradan araklamamız kadar doğal bir şey de yok belki. ama bulunan kılıflar çok önemli.
şu an silivri denen cezaevinde, komutanından paşasına, amiralinden generaline; neredeyse askerin tüm rütbesinden insanlar var. bin yıldır orada duran insanlar var. bakın iddianame kapsamında daha suçu belli olmadan bin yıldır orada yatan insanlardan bahsediyorum.
zamanlaması ne kadar manidar değil mi bu olayın? mümtazer türköne bir açıklama yapıyor, çok büyük tepki alıyor; yeni atandığı kurumdan istifa etmek durumunda kalıyor. e onu o göreve getirenleri de kızdırıyor bu durum. hop; türkiye cumhuriyeti'nin 26. genelkurmay başkanı içeri alınıyor. uludere'deki olayların dumanı üstündeyken gündem nasıl değişecekti? tabi ki böyle bir tutuklama ile. sonuçta ergenekon denilen şey; artık sığınılan liman oldu ülkedeki bazı kesimler için. yaşar büyükanıt'a kadar bile gidebilirdi maazallah. peki bu tutuklamaya sebep? internet andıcı. internet yani. sizin şu yıllardır kullandığınız; şu an benim bu yazdıklarımı okumanıza imkan veren, teknolojinin en büyük nimetlerinden biri. mısır'da fas'ta başkaldırı fitilinin ateşlenme sebebi.
internetin bunca etkisini söylüyorum ki nasıl olsa birileri yazar; ''andıç böyle bir şeye sebep olabilirdi.'' diye.
şimdi efendim bu adam, yani ilker başbuğ; türkiye cumhuriyeti'nin, hani o dünyanın en büyük 4. ordusunun başındaydı 2008-2010 arası. 700 küsur bin asker, komutan, general emrindeydi. sizce emekli olduktan sonra mı daha kolay bu darbe girişimi, yoksa görevi başındayken mi?
''görevi başında bu işe teşebbüs edemez ki'' diyeniniz de olacaktır.
2008 yılında göreve geldi ilker başbuğ. başbakan recep tayyip erdoğan ile törenlere katıldı, cumhurbaşkanı abdullah gül'ün elinden şeref madalyaları vs. aldı. peki nasıl oldu da bu duruma geldi?
efendim internet andıcı iddiası 2009 yılında taraf gazetesi tarafından ortaya atıldı. bakın buraya dikkat edin. taraf gazetesi. güvenilir kaynak sonuçta. neyse şimdi konu taraf gazetesi değil. 2009 yılında böyle bir iddianame girdi yürürlüğe. ilker başbuğ ise 2009 yılında görevini bıraktı. 2012 yılında da tutuklandı.
şimdi sıralamayı bazı arkadaşlar için adım adım yazayım tekrar;
2008'de ilker başbuğ göreve geldi.
2009'da iddianame taraf gazetesi aracılığıyla ortaya atıldı.
2010'da ilker başbuğ görevini bıraktı.
2011'in son günleri/2012'nin ilk günlerinde de tutuklandı.
şimdi efendim;
ilker başbuğ görevi başındayken darbe yapacağına ilişkin bir iddianame ortaya atılıyor ve kabul ediliyor. aradan geçen 1,5-2 sene neden bu kişi hakkında tek bir söz edilmiyor? görevde olduğu 2009-2010 arası neden soruşturma açılmıyor? emekliliğinde yapmamış bu adam suçlamada geçen şeyleri. görev başında yapmış. ve görev başındayken iddianame kabul edilmiş.
eğer o günlerde de böyle bir şüphe var ise bu hükümet neden ilgili kişiyi görevinde tutuyor?
son günlerde ülkemizde neler oldu? son birkaç olay:
uludere olayları
türköne'nin istifası.
özellikle uludere olaylarının üzerini örtmek ancak böyle büyük bir hadise ile gerçekleşebilirdi. gündem ancak böyle değiştirilebilirdi.
şimdi size bir video izleteceğim; izlemenizi önereceğim, ilker başbuğ'un neden tutuklandığına dair.
http://www.dailymotion.co...-kara-harp-okulu-acy_news
2007/2008'de kara harp okulunda yaptığı açılış konuşması. izlerseniz eğer; anlayacaksınız. bu adam terör örgütü diye bir suçlama ile karşı karşıya. bu ülkede terör örgütünün ağa babası pkk'nin yandaşları mecliste fink atıyor. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? sen bu adamı içeri alıyorken; pkk yandaşları, 28 şubat'çılar, 27 nisan'cılar, 12 eylül'cüler sokakta rahatça, elini kolunu sallaya sallaya geziyorsa ben; bu olayı, bir kesimin gazını almak için yapılan bir özür mesajı olarak görürüm.
neyse ki imralı'ya gönderilmiyor. sonuçta terör örgütü şeysi. oraya da gidebilirdi. yazarken sinirleniyorum. lafı daha fazla uzatmadan bir alıntı ile güne olabilecek en kötü şekilde başlayayım.
böcek olmayı kabul edenler,
ezilince şikayet etmemelidirler.
f.schiller
edit: sailone uyardı; mümtazer türköne.
https://www.youtube.com/watch?v=Iu_FTRz-JQY
efendim iki kelam etmenin farz olduğu olay. dün geceden beri yazmak istiyordum ancak bir türlü hazır hissedemedim kendimi. bu sabah, yazmazsam mutlu olmam diye düşündüm. yazdığımda da olmayacağım.
başlayalım:
terör örgütü kurma = kimyasal silah bulundurma.
benzer politikalar gibi geldi değil mi? biri türk milletinin ordusunu lav etmeye yönelik kullanılan hadise; diğeri de amerika birleşik devletlerinin ortadoğu'ya barış, kardeşlik, demokrasi hayalleriyle nifak tohumlarını salma olayı.
amerika birleşik devletleri ile olan ilişkimizi cümle alem biliyor. benzer politikaları oradan araklamamız kadar doğal bir şey de yok belki. ama bulunan kılıflar çok önemli.
şu an silivri denen cezaevinde, komutanından paşasına, amiralinden generaline; neredeyse askerin tüm rütbesinden insanlar var. bin yıldır orada duran insanlar var. bakın iddianame kapsamında daha suçu belli olmadan bin yıldır orada yatan insanlardan bahsediyorum.
zamanlaması ne kadar manidar değil mi bu olayın? mümtazer türköne bir açıklama yapıyor, çok büyük tepki alıyor; yeni atandığı kurumdan istifa etmek durumunda kalıyor. e onu o göreve getirenleri de kızdırıyor bu durum. hop; türkiye cumhuriyeti'nin 26. genelkurmay başkanı içeri alınıyor. uludere'deki olayların dumanı üstündeyken gündem nasıl değişecekti? tabi ki böyle bir tutuklama ile. sonuçta ergenekon denilen şey; artık sığınılan liman oldu ülkedeki bazı kesimler için. yaşar büyükanıt'a kadar bile gidebilirdi maazallah. peki bu tutuklamaya sebep? internet andıcı. internet yani. sizin şu yıllardır kullandığınız; şu an benim bu yazdıklarımı okumanıza imkan veren, teknolojinin en büyük nimetlerinden biri. mısır'da fas'ta başkaldırı fitilinin ateşlenme sebebi.
internetin bunca etkisini söylüyorum ki nasıl olsa birileri yazar; ''andıç böyle bir şeye sebep olabilirdi.'' diye.
şimdi efendim bu adam, yani ilker başbuğ; türkiye cumhuriyeti'nin, hani o dünyanın en büyük 4. ordusunun başındaydı 2008-2010 arası. 700 küsur bin asker, komutan, general emrindeydi. sizce emekli olduktan sonra mı daha kolay bu darbe girişimi, yoksa görevi başındayken mi?
''görevi başında bu işe teşebbüs edemez ki'' diyeniniz de olacaktır.
2008 yılında göreve geldi ilker başbuğ. başbakan recep tayyip erdoğan ile törenlere katıldı, cumhurbaşkanı abdullah gül'ün elinden şeref madalyaları vs. aldı. peki nasıl oldu da bu duruma geldi?
efendim internet andıcı iddiası 2009 yılında taraf gazetesi tarafından ortaya atıldı. bakın buraya dikkat edin. taraf gazetesi. güvenilir kaynak sonuçta. neyse şimdi konu taraf gazetesi değil. 2009 yılında böyle bir iddianame girdi yürürlüğe. ilker başbuğ ise 2009 yılında görevini bıraktı. 2012 yılında da tutuklandı.
şimdi sıralamayı bazı arkadaşlar için adım adım yazayım tekrar;
2008'de ilker başbuğ göreve geldi.
2009'da iddianame taraf gazetesi aracılığıyla ortaya atıldı.
2010'da ilker başbuğ görevini bıraktı.
2011'in son günleri/2012'nin ilk günlerinde de tutuklandı.
şimdi efendim;
ilker başbuğ görevi başındayken darbe yapacağına ilişkin bir iddianame ortaya atılıyor ve kabul ediliyor. aradan geçen 1,5-2 sene neden bu kişi hakkında tek bir söz edilmiyor? görevde olduğu 2009-2010 arası neden soruşturma açılmıyor? emekliliğinde yapmamış bu adam suçlamada geçen şeyleri. görev başında yapmış. ve görev başındayken iddianame kabul edilmiş.
eğer o günlerde de böyle bir şüphe var ise bu hükümet neden ilgili kişiyi görevinde tutuyor?
son günlerde ülkemizde neler oldu? son birkaç olay:
uludere olayları
türköne'nin istifası.
özellikle uludere olaylarının üzerini örtmek ancak böyle büyük bir hadise ile gerçekleşebilirdi. gündem ancak böyle değiştirilebilirdi.
şimdi size bir video izleteceğim; izlemenizi önereceğim, ilker başbuğ'un neden tutuklandığına dair.
http://www.dailymotion.co...-kara-harp-okulu-acy_news
2007/2008'de kara harp okulunda yaptığı açılış konuşması. izlerseniz eğer; anlayacaksınız. bu adam terör örgütü diye bir suçlama ile karşı karşıya. bu ülkede terör örgütünün ağa babası pkk'nin yandaşları mecliste fink atıyor. bu ne perhiz bu ne lahana turşusu? sen bu adamı içeri alıyorken; pkk yandaşları, 28 şubat'çılar, 27 nisan'cılar, 12 eylül'cüler sokakta rahatça, elini kolunu sallaya sallaya geziyorsa ben; bu olayı, bir kesimin gazını almak için yapılan bir özür mesajı olarak görürüm.
neyse ki imralı'ya gönderilmiyor. sonuçta terör örgütü şeysi. oraya da gidebilirdi. yazarken sinirleniyorum. lafı daha fazla uzatmadan bir alıntı ile güne olabilecek en kötü şekilde başlayayım.
böcek olmayı kabul edenler,
ezilince şikayet etmemelidirler.
f.schiller
edit: sailone uyardı; mümtazer türköne.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar