bugün
- kolye67
- sözlük obezlerinin fotoğrafları11
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- evi ev yapan şeyler14
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı8
- papatya5
- almanya10
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- ankara8
- yalnızlık ömür boyu4
- bileklik19
- jeffrey epstein6
- anadolu çomarları7
- sarı teker kim sorunsalı6
- çalışmak isteyen bağyan kişilik4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- galatasaray19
- ona bir şey söyle8
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- uzun yola gitmeyi özlemek3
- oyun2
- fenerbahçe17
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- futbol16
- erdoğan'ın 38 bin personel alımı müjdesi2
- tır şoförü olmayı istemek13
- hangimiz sevmedik2
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- beşiktaş17
- kedi9
- fenerbahçe 3 alanyaspor 02
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- ismail kartal10
- avrupa2
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru3
- yogartiksen40
- kim kimi neden sevmiyor14
- amerika birleşik devletleri3
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- donald trump4
- lale2
- bugün sözlüğün sakin olması2
- kadınların çalışması3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- gül3
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır2
- 17 ekim 2026 amed konyaspor maçı2
- ekonomi4
- seren serengil7
zeki demirkubuz un sıçramalı kurgulu başarılı filmi. vildan atasever in vasat oyunculuğunu bir tarafa bırakırsak, bekir karakterini canlandıran ufuk bayraktar ın, dönüşen bir karakteri canlandırdığını da hesaba katarsak son dönem gördüğüm en iyi oyunculuklardan birine imza attığını söyleyebilirim.
---olası spoiler ibaresi---
nirengi noktalarından ayrışan film zamansal boşluklar kullanarak karakterlerin dönüşümü ve yolculuğunu daha çarpıcı hale getiriyor. üstelik bu teknik aynı zamanda yavaş akan filme tempo getiriyor. özellikle bekir in karakter metamorfozu bu şekilde daha çiğ ve etkili kılınıyor.
bununla birlikte film biraz 90 lar doğu avrupa sinemasını hatırlatan yarı-alt kültür izleğini sürdürürken ciddi bir postulat sunmuyor. empresyonist şekilde etrafta dolaşan kamera karakter değişimi ile yol filmini hibritleyerek ilerliyor. fakat kamera kullanımı açısından pek farklı bir şey olmadığını söyleyebiliriz. sonuçta böyle övülen bir filmin anlamsal katmanları yanında görselliğinden de söz edebilirsek gerçekten başarılı addedilmiş olur. (ki bir-iki sahnede boom mikrofonun göründüğü kısmına hiç girmeyelim.)
yine filmin bir başka eksisi bekir in uğur u aklında obsesyona dönüştürme sürecinin ve yine bekir in evliliği ile ilgili kısımların havada kalması. tabi yönetmenin bunu bilinçli yaptığı öne sürülebilir fakat o kısımları uzun uzadıya anlatması gerekmediği gibi olaylar geliştikten sonra 1-2 cümle ile o konuyu anlaşılabilir kılabilirdi diye düşünüyorum.
---olası spoiler ibaresi bitti---
sonuç olarak pek çok şey söylenebilir fakat çok da mantık ekseninde bir film değil. daha ziyade izlenimci yapısı ile kaderi kırık çizgilerle belirtmiş bir yapım. bu çeşit kırık anlatımlar amores perros, the elephant gibi filmlerde kadersel çizgiyi farklı noktalardan anlatıyordu. kader de ise aynı karakterleri sadece katalize etmek için boşluklar bırakarak anlattığını söyleyebiliriz.
tüm bunları birlikte ele alarak türk sineması adına başarılı bir film olduğunu fakat öyle başyapıt falan olmadığını, birçok türk yönetmende görülen düzeyde bir kamera-ışık kullanımı olduğunu, konunun ise belli yerlerden hatırlanabilecek yarı özgün olduğunu belirtmek gerekir. sonuç olarak yine de güzel. ama vildan atasever bir oyuncu değil.
---olası spoiler ibaresi---
nirengi noktalarından ayrışan film zamansal boşluklar kullanarak karakterlerin dönüşümü ve yolculuğunu daha çarpıcı hale getiriyor. üstelik bu teknik aynı zamanda yavaş akan filme tempo getiriyor. özellikle bekir in karakter metamorfozu bu şekilde daha çiğ ve etkili kılınıyor.
bununla birlikte film biraz 90 lar doğu avrupa sinemasını hatırlatan yarı-alt kültür izleğini sürdürürken ciddi bir postulat sunmuyor. empresyonist şekilde etrafta dolaşan kamera karakter değişimi ile yol filmini hibritleyerek ilerliyor. fakat kamera kullanımı açısından pek farklı bir şey olmadığını söyleyebiliriz. sonuçta böyle övülen bir filmin anlamsal katmanları yanında görselliğinden de söz edebilirsek gerçekten başarılı addedilmiş olur. (ki bir-iki sahnede boom mikrofonun göründüğü kısmına hiç girmeyelim.)
yine filmin bir başka eksisi bekir in uğur u aklında obsesyona dönüştürme sürecinin ve yine bekir in evliliği ile ilgili kısımların havada kalması. tabi yönetmenin bunu bilinçli yaptığı öne sürülebilir fakat o kısımları uzun uzadıya anlatması gerekmediği gibi olaylar geliştikten sonra 1-2 cümle ile o konuyu anlaşılabilir kılabilirdi diye düşünüyorum.
---olası spoiler ibaresi bitti---
sonuç olarak pek çok şey söylenebilir fakat çok da mantık ekseninde bir film değil. daha ziyade izlenimci yapısı ile kaderi kırık çizgilerle belirtmiş bir yapım. bu çeşit kırık anlatımlar amores perros, the elephant gibi filmlerde kadersel çizgiyi farklı noktalardan anlatıyordu. kader de ise aynı karakterleri sadece katalize etmek için boşluklar bırakarak anlattığını söyleyebiliriz.
tüm bunları birlikte ele alarak türk sineması adına başarılı bir film olduğunu fakat öyle başyapıt falan olmadığını, birçok türk yönetmende görülen düzeyde bir kamera-ışık kullanımı olduğunu, konunun ise belli yerlerden hatırlanabilecek yarı özgün olduğunu belirtmek gerekir. sonuç olarak yine de güzel. ama vildan atasever bir oyuncu değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar