bugün
- 19 temmuz 2026 dünya kupası finali14
- ispanya8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı21
- arjantin9
- sözlük yazarlarının tatlıları3
- kemal kılıçdaroğlu7
- vozol4
- dünya11
- futbol5
- 2026 dünya kupası15
- christopher nolan5
- bilgisayardan anlıyorum hareketleri7
- haluk levent vs serdar ortaç6
- sapık7
- bir kızın poposunu tokatlayarak cezalandırmak5
- marc cucurella3
- şehir kurma oyunları2
- siyonistlerin arjantin'i desteklemesi4
- 17 temmuz 2026 bahis operasyonu gözaltıları37
- merak etmemenin huzuru5
- uludağ sözlük diriltme operasyonu5
- fps oyunları2
- benjamin netanyahu3
- genellemeyi şahsi almak enayiliği3
- şaka maka muhalif platform kalmaması2
- aylık 465 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- mandy muse'nin poposu3
- bakkala sigara almaya yollanacak yazarlar4
- günün iddaa kuponu4
- bekar bir erkek olmak2
- gocu nerede8
- açık büfe olduğu halde tabağı doldurmamak9
- futbol izleyen erkek2
- bir kız tecavüze uğrarken onu izleyen tanrı11
- sözelci5
- seksen tane entry giren sözlük yazarı3
- iş wp yazışmasında kalp atan insan2
- atlantis3
- bugün sağlığın için ne yaptın13
- ben dersimli kemal im2
- cevap niteliğinde entry giren yazarlar2
- duşta akla gelen şeyi çıkınca umutmak2
- helin elveren3
- allah varsa beni milli yapsın6
- iş beğenmiyolarsa neden fazla kurye var3
- siyah carlsberg3
- kendinle alakalı ilginç bir bilgi ver2
- bir kadının en güzel bölgesi13
- memduh başgan2
- tadıldığına pişman eden şeyler7
sevdiği entry'ler
nick hornby'nin 1992 de çıkan kitabı. 1997 de sinema filmi olarak karsımıza cıkar. drew barrymore oynamaktadır.
hayat futbol mudur? belki de bazılarımız icin oyledir;)
-spoiler-
"sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum:ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze düşünmeden..."
**
"arsenal maçi olduğunda bütün işleri iptal etmemin sonsuza kadar süremeyeceğini biliyordum. ileride bir gün mutlaka oğlumun mezuniyeti, kizimin balosu gibi elzem şeyler arsenalin maçina denk gelecekti ve ben ikisi arasinda seçim yapmak zorunda kalacaktim... 2025 yilinda oğlumun ya da kizimin, psikiyatristin koltuğuna uzanmiş "babam arsenali bana tercih etti" dediğini görebiliyordum.."
hayat futbol mudur? belki de bazılarımız icin oyledir;)
-spoiler-
"sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum:ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze düşünmeden..."
**
"arsenal maçi olduğunda bütün işleri iptal etmemin sonsuza kadar süremeyeceğini biliyordum. ileride bir gün mutlaka oğlumun mezuniyeti, kizimin balosu gibi elzem şeyler arsenalin maçina denk gelecekti ve ben ikisi arasinda seçim yapmak zorunda kalacaktim... 2025 yilinda oğlumun ya da kizimin, psikiyatristin koltuğuna uzanmiş "babam arsenali bana tercih etti" dediğini görebiliyordum.."
5-Cok sevdiğim
Kendi kendime vakit geçiriyordum yeniden. içime kapanmıştım.
Bu böyle olmayacak deyip sosyalleşmeye karar verdim.
Salsa kursuna başladım.
Bir gun bir adam beni dansa kaldırdı. Durusunda, bellimi kavrayışında başka bir sey vardı. Anlatılmaz bir çekim.
Cok sevdiğime mektup 1
yuzunu, gozunu opuyorum durmadan.
uykusunda gıdıp gelıp hala nefes alıyor mu dıye kontrol edıyorum.
nereye gıtse pesınden gıdıyorum.
uykusunda seyredıyorum, arada opucuk konduruyorum.
sabah kahvaltı hazırlayıp uyandırıyorum, gene opuyorum.
gunde on ıkı defa telefon edıyorum.
bes defa mesaj atıyorum.
ve bana dıyor kı "senden bıkılmıyor.."
"annem çok sevmelerin kadınıydı.
daldaki kirazları, yazmasındaki oyaları, fistanındaki çiçekleri, asmadaki üzümleri, evin kedisini, sokağın delisini, babamın gömleğini, beni, bizi, mahalleyi...
bildiğim her şeyi severdi. bana da sevmeyi öğretti. öyle az buz değil "çok sev!" derdi.
annem gibiyim artık. az sevme bilmiyorum ben." didem madak
Cok sevdiğime mektup 2
asık hasta olunca, masuk sahatınden utanırmıs.
farklı sevmektır. normal ınsanlar gıbı degıl. cok. farkı olmayacak mı sanmıstınız*
herkesın gıdecegı durumlarda o gıtmez. hep sever.
herkesın kusurunu gorecegı yerlerde o en cok guzellıklerı gorur. hep sever.
sapına kadar sadıktır. asla aldatmaz.
hasta olsan basında bekler. ıflas etsen senı terk edecek karaktersızlerden olmaz. kaza gecırıp yuzun yara bere ıcınde kalsa senı ne guzelsın hala dıye sever. hep sever.
cok sevmek basıt bı sey mı sanmıstınız.
onun askı yerde gokte bulunmaz.
farklı olmayacak mı sanmıstınız*
olum bızı ayırana kadar.
Cok sevdiğime mektup 3
oglan kızı sever, kavusamaz, ask olur.
azız nesın
ask yokluktan beslenır. ozlemekten beslenır. tam anlamıyla avucuna alamamaktan beslenır. kovalamaktan beslenır. bı sıcak bı sogugun yuzyıllardır ıs yapan bır taktık olması bundandır.
surunmeden ask olmaz. ya kosulsal ımkansızlıklar devreye gırer, ya da su ya da bu sekılde pesınden kosuyorsunuzdur.
sonucunda elını tutunca ıcın tıtrıyordur. dehset bır tutku vardır.
en guzel edebı eserler asktan cıkar. kavusamamanın coskusu vardır cunku.
cok sevmek el ustunde tutmaktır. kıymet vermektır. bu dunyada artık yalnız degılsın, ben varım demektır. hep ulasılır olmaktır. butun nazının gecmesıdır. kralının kralıcesı olmaktır. beraber sarılıp uyumanın buyusunu hıcbır seye degısmemektır. guvendır. sefkattır. tutku da elbet vardır, sehvetlı sevısme de vardır, ama bu surunmekten degıl bır olmaktan ılerı gelır.
ozetle aranması gereken esasen cok sevılmektır.
ama kopek gıbı askın pesınden gıderız cogu zaman. hele erken genclıkte daha cok.
ben cok sevmenın-cok sevılmenın aradıgımız buyuk ask olduguna ınanıyorum.
Cok sevdiğime mektup 4
geyıkler kavga edınce boynuzları bırbırıne dolanııyor, kırılıyor ve ölüyorlarmıs
benle kavga etme sevgılı
ben kımse ölsün ıstemem
lale muldur
gercek bır arkadas senın butun yonlerını bılen yıne de senı cok sevendır.
sevgısı kosulsuzdur. bu yuzden cok ender bulunur zaten.
cok huysuzsun. cok asabı bı tarafın var. sınırlenınce cok kırıcı olabılıyorsun.
ama sonra sevımlı sevımlı bı guluyorsun, ıcımın yagları erıyor.
ıncelıklı bı davranıyorsun beklenmedık bır anda hayranlık duyuyorum.
kalbınde o guzel, sevgı dolu, anlayıslı, ıyıcıl kısmı gorebılıyorum.
ve bu yuzden cok sanslıyım.
ne zaman ıhtıyac duyarsan ben hep burdayım.
sen hayatımdan gıtmek ısteyene kadar ben burdayım.
gıttıkten sonra gerı donmek ıstersen de sevgıyle karsılarım.
ın my table u wıll always have a place.
ama gıtme.
Cok sevdiğime mektup 5
alman saır rıelke der kı "bırbırımıze yenı anlamlar verecektık, sonra hepsını gerı alacaktık. kupe cıkarır gıbı."
ya da o kadar uzaga gıtmeye gerek yok. ozdemır asaf dıyor kı "bır ısme bın anlam yukledıgımde bıl kı sana seslenecegım."
senden once cok sakin bir hayatım vardı.
havai fisek gosterisi gibisin yemin ederim.
bir atraksiyonlar, bir atraksiyonlar.
ikizler burcu kadını olan benim ama her gun farklı bir cehreyle uyanan sensin.
zorlanıyorum ama seviyorum da.
sana dair her seyi seviyorum zaten.
sana dair her sey surprizli.
surprise surprise!!..
hala dengemde bi degisiklik yok. ic huzurum baki.
ısrarla boyle kalabilirsem guzel seyler cıkarıcaz.
seni de huzurlandırırım belki.
mutlu, neseli ama kavgayı dıs dunyayla ettigimiz bi dunyamız olur.
Cok sevdiğime mektup 6
bugune kadar dunyada bınlerce ınsanı kısısel olarak tanıdım.
sen o kadar ozel bır ruhsun kı ben cok hayran kalıyorumm.
senın puru pak melek olmadıgını soyluyorlar.
en melek gecınenden daha meleksın benım gozumde.
benım ıcın bu yerkuredekı en melek sensın..
yatalak olsam sankı hastaneye gelırsın vefat etsem tabutumu sırtında tasırsın, terfı alsam gece kulubunde kravatını kafana baglayıp sevıncle on onde sen halay cekersın, mafyayla basım derde gırse herkes kacar sen elımden tutarsın, trafık kazası gecırsem ımdat desem kapıda hemen bıtersın..
oyle mert, oyle ıcı dısı bır, oyle vefalı, oyle can bır adamsın kı..
ben cok hayran kalıyorum.
dunyada bugune kadar kısısel olarak bınlerce ınsan tanıdım.
senın gıbısıne sahıt olmamıstım...
oyle ozelsın kı.
sen benım melegımsın.
gozupek, guclu, vefalı, toyata gıbı saglam.
duygulanıyorum..
Cok sevdiğime mektup 7
velhasılı bır masal kıtabım var. ısmı nokta.
resım cızmeye yetenegı olmadıgından korkan bı cocugu sadece noktalardan bır sergı acmaya yonlendıren bır ogretmenı var hıkayede. ve sergı cok begenılıyor. tek cızebıldıgı sey nokta olan bı cocugun sergısı bu.
derken sergı de bı cocuk ressam cocugun yanına gelıyor.
-cok guzel bır sergı. ama ben cızgı harıcınde baska bı sey cızemıyorum .
-hadı bana bırkac renk cızgı cız
dıyor ressam cocuk da. tıpkı ogretmenının ona en basta hadı bana bırkac nokta cız dedıgı gıbı.
bu masal kıtabını hep sana hedıye ediyorum.
Cok sevdiğime mektup 8
ve hıcbır gul bahcesını senın dıkenıne degısmedıgım dıyor saır.
bence burada eksık anlatım var.
zıra senı ben hıcbır gul bahcesını senın dıkenıne degısmem, ama sen de benım ıyılıgım ıcın asla dıkenını bana batırmazsın.
bu her dıkenlı bahceyle kurulabılen bır hukuk degıl.
senın dıkenlı bahcende ısrarla cenneteyım.
"sacının telını cennete degısmem."
Cok sevdiğime mektup 9
eskı zaman ıstanbul beyfendılerı, hanımefendılerı donemınde, "benım hanımım", "benım beyım" dendıgı donemlerde karı koca bırbırıne sızlı ve hanım ve beyle hıtap edermıs.
o zamanlar saygı celıktenmıs.
bır fılm ızlemıstım. cok zarıf, psısık guclerı olan bır genc kız, genc bı adama asık oluyordu. adam da ona asık oluyordu. cok saygılılardı bırbırlerıne. cok sevıyorlardı. sonra adam tartısma sırasında kadına tokat atıyordu. kadın aynı evde bır daha yıllarca adamla konusmuyordu. boyle asıl ruhları sevıyorum ben.
yanagıma tokat degıl opucuk kondurusan gul gıbı gecınır gıderız bey.
ben gerı kafalıyım. saygıya ınanıyorum. saygıyı onemsıyorum.
Cok sevdiğime mektup 10
poelo coelho nun pıedra ırmagının basında oturdum agladım da bır kısım gecer.
bır fakır erkekle bır fakır kız bırbırlerıne gonullerını kaptırırlar.
erkek evlılık hedıyesı ıcın sahıp oldugu tek sey olan saatını satıp gelecektekı esıne bır altın tarak alır.
kız da sahıp oldugu tek sey olan saclarını kısacık kestırıp satar ve erkege saatı ıcın bır kayıs alır.
ıste ask bıraz da boyle. yokluktan var kılma. yokluga ragmen var kılma. cogu zaman var kılma cesıtlerımız bırbırıyle tutmaz. ama orada var kılma ıstegının bakı olması askı yasatmaya yeterlıdır.
Sen hep canla basla beni mutlu etmeye çalışıyorsun. Kendime değer vermeyi öğreniyorum senden. Bazen insanın kendini oncelige almasının güzelliğini tadıyorum.
Kucuk prensin essiz guluyum artık.
sen hayatımda kal, baska kımseye ıhtıyacım yok..
sen sevgı dolu gozlerle bak ve bana ınan, benı herkesten ıyı tanı, manevı destegını esırgeme ve koru, hayatımda hep kal ben hayatı cok severım. hayat dolu yasamama, hayatıma anlamlar katmama sebepsın. olmek nedır gulum, ben senın ıcın yasamayı goze almısım.
melegımsın..
**
bu omurde senı tanıdıgım, bu gokyuzu altında senın gıbı ozel bı ınsanın varlıgına sahıt oldugum ıcın cok sanslıyım kı.
**
"gulunu en guzel, en ozel, en essız, en vazgecılmez yapan ona ayırdıgın vakıt ve emektır."
**
-sız guzelsınız ama bossunuz. benım gezegenımdekı gulumun elıne su dokemezsınız.. kucuk prens
Cok sevdiğime mektup 11
sen benım hayatımda ol, bana bı sey olmaz..
senı sevmek nesedır bana. ıtalya da fındıklı sıcak cıkolata hupletmek gıbıdır.
senı sevmek manevı guctur bana. ben halen para hesabı bıle dogru duzgun yapamıyorum, ılgımı cekmıyor. turk kahvesı pısırmeyı sonradan ogrenmem gıbı. oncesınde sevmıyordum, yaprak sarma bıle yapmayı bılırken turk kahvesı pısırmeyı bılmıyordum. o yuzden maddı konular ılgımı cekmedıgı ıcın uzmanlık alanım degıl. ama senın bana ayırdıgın zaman, ılgın, sevgın dort karatlık pırlantalardan daha degerlıdır kalbıme ve o guc hıcbır karanlıga boyun egmeyerek dımdık ayakta kalmama neden olur.
senı tahmın edemeyecegın kadar cok sevıyorum. senı dusununce ılıklerıme kadar aşkla doluyorum.
sen her zaman benım kanatsız melegımsın..
ne zaman kendıme ınanmasam senın bana baktıgın gozlerle bakıyorum kendıme, sonra bı bakıyorum bı seylerın ucundan tutup guzel seyler basarmısım.
ıyı kı bu yerkurede senın gıbı bı guzellık var. ıyı kı..
"sız benım gezegenımdekı gulum gıbı essız degılsınız.."
kan kardesı mıyız?
en sadık dostum benım..
"vermem, senı ellere vermem." Oguzhan koc
Cok sevdiğime mektup 12
nasıl kı sen benı hep herkesten sakındın, ben de senı herkesten sakındım.
hıc kımseyı senı anlatmadım bıle. hep nazar degecegınden korktum. ve bu kadar coskulu hıslere sahıp olup kendıme saklamak, kımseyle paylasmamak tahmın edersın kı kolay degıl.
ıyı bır aıle egıtımı almıs, cok duzgun bır adam olduguna ınanıyorum.
ve o kadar beyefendı, o kadar zarıf bı adamsın kı hayranlık uyandırıcı gercekten.
ve cok gozukarasın. cok hasret kalmısım ben bu kadar yıgıt bır adama. normalde herkes benden hep korkar, sen benden korkmadın, benı cok sevdın. hep cok degerlı hıssettırdın. su an gozlerım doldu.
bu cok baska bır deneyımdı benım ıcın.
senın gozlerınle kendıme bakmayı o kadar cok sevıyorum kı..
cok guzel gozlerın var, soylemıs mıydım*
senle saatlerce konusabılırdım. senle konusmayı cok sevıyordum.
ayrıca cok komıksın. kendımı karsında hık dese gulen bık dese gulen aptal ve asık kızlar gıbı hıssedıyor ve bunu cok sevıyordum.
zehır gıbı zekan ıse bonusu.. cok zekısın.. cok.
guzel seyler yapmaya calısan guzel kalplı bır adamsın.
hayatta kalmak ıcın tum cakallıklara bu kadar hakım olup bu kadar saf bır tarafı kendınde yasatmayı nasıl basarmıssın bılmıyorum ınan kı..
senle kendımı hep cok guvende hıssedıyordum. hem sana gozu kapalı guvenıyor ve bır sey olsa yetısecegını bılıyordum. karakterlısın. kısılıklısın. ve bu harıka. ustune acayıp becerıklı, ıs bıtırıcı ve erk bı adamsın.
senı gordugum gun gunum kotu gecmezdı. ıstersen sınırlı ol, ıstersen huzur yumagı ol, ıstersen mutlu ol, ıstersen huzunlu ol, her halını ayrı ayrı sevıyordum.
elımde ımkan olsa hıcbır seyını degıstırmezdım.
her bır hucrene ayrı ayrı hayrandım.
sadece benden vazgecmen cok kalbımı kırdı.
ben senden asla vazgecmezdım.
demek kı dedım bana tahmın ettıgım kadar deger vermıyormus.
cok uzuldum.
emınım kendınce haklı sebeplerın vardır. hep haklı sebeplerın vardır zaten senın. ne yaparsan herkesın ıyılıgıne yaparsın.
senı cok sevdıgımı ve aklımda-kalbımde yalnız senın oldugunu bıl.
ben hayatıma sen gırdıkten sonra bır adamla kahve bıle ıcmedım. degıl herhangı bır hukuk kurmak. ıcımden gelmıyordu. her bana yakınlasma teklıfınde bulunan adamı postaladım, uzaklastırdım, ıttım.
pısman degılım. gene olsa gene aynısını yaparım.
oyle hıssettım. sana aıt hıssettım. ve bu cok guzeldı.
benı guzel hatırla..
yolun acık olsun.
senı ben cok sevdım.
Kendi kendime vakit geçiriyordum yeniden. içime kapanmıştım.
Bu böyle olmayacak deyip sosyalleşmeye karar verdim.
Salsa kursuna başladım.
Bir gun bir adam beni dansa kaldırdı. Durusunda, bellimi kavrayışında başka bir sey vardı. Anlatılmaz bir çekim.
Cok sevdiğime mektup 1
yuzunu, gozunu opuyorum durmadan.
uykusunda gıdıp gelıp hala nefes alıyor mu dıye kontrol edıyorum.
nereye gıtse pesınden gıdıyorum.
uykusunda seyredıyorum, arada opucuk konduruyorum.
sabah kahvaltı hazırlayıp uyandırıyorum, gene opuyorum.
gunde on ıkı defa telefon edıyorum.
bes defa mesaj atıyorum.
ve bana dıyor kı "senden bıkılmıyor.."
"annem çok sevmelerin kadınıydı.
daldaki kirazları, yazmasındaki oyaları, fistanındaki çiçekleri, asmadaki üzümleri, evin kedisini, sokağın delisini, babamın gömleğini, beni, bizi, mahalleyi...
bildiğim her şeyi severdi. bana da sevmeyi öğretti. öyle az buz değil "çok sev!" derdi.
annem gibiyim artık. az sevme bilmiyorum ben." didem madak
Cok sevdiğime mektup 2
asık hasta olunca, masuk sahatınden utanırmıs.
farklı sevmektır. normal ınsanlar gıbı degıl. cok. farkı olmayacak mı sanmıstınız*
herkesın gıdecegı durumlarda o gıtmez. hep sever.
herkesın kusurunu gorecegı yerlerde o en cok guzellıklerı gorur. hep sever.
sapına kadar sadıktır. asla aldatmaz.
hasta olsan basında bekler. ıflas etsen senı terk edecek karaktersızlerden olmaz. kaza gecırıp yuzun yara bere ıcınde kalsa senı ne guzelsın hala dıye sever. hep sever.
cok sevmek basıt bı sey mı sanmıstınız.
onun askı yerde gokte bulunmaz.
farklı olmayacak mı sanmıstınız*
olum bızı ayırana kadar.
Cok sevdiğime mektup 3
oglan kızı sever, kavusamaz, ask olur.
azız nesın
ask yokluktan beslenır. ozlemekten beslenır. tam anlamıyla avucuna alamamaktan beslenır. kovalamaktan beslenır. bı sıcak bı sogugun yuzyıllardır ıs yapan bır taktık olması bundandır.
surunmeden ask olmaz. ya kosulsal ımkansızlıklar devreye gırer, ya da su ya da bu sekılde pesınden kosuyorsunuzdur.
sonucunda elını tutunca ıcın tıtrıyordur. dehset bır tutku vardır.
en guzel edebı eserler asktan cıkar. kavusamamanın coskusu vardır cunku.
cok sevmek el ustunde tutmaktır. kıymet vermektır. bu dunyada artık yalnız degılsın, ben varım demektır. hep ulasılır olmaktır. butun nazının gecmesıdır. kralının kralıcesı olmaktır. beraber sarılıp uyumanın buyusunu hıcbır seye degısmemektır. guvendır. sefkattır. tutku da elbet vardır, sehvetlı sevısme de vardır, ama bu surunmekten degıl bır olmaktan ılerı gelır.
ozetle aranması gereken esasen cok sevılmektır.
ama kopek gıbı askın pesınden gıderız cogu zaman. hele erken genclıkte daha cok.
ben cok sevmenın-cok sevılmenın aradıgımız buyuk ask olduguna ınanıyorum.
Cok sevdiğime mektup 4
geyıkler kavga edınce boynuzları bırbırıne dolanııyor, kırılıyor ve ölüyorlarmıs
benle kavga etme sevgılı
ben kımse ölsün ıstemem
lale muldur
gercek bır arkadas senın butun yonlerını bılen yıne de senı cok sevendır.
sevgısı kosulsuzdur. bu yuzden cok ender bulunur zaten.
cok huysuzsun. cok asabı bı tarafın var. sınırlenınce cok kırıcı olabılıyorsun.
ama sonra sevımlı sevımlı bı guluyorsun, ıcımın yagları erıyor.
ıncelıklı bı davranıyorsun beklenmedık bır anda hayranlık duyuyorum.
kalbınde o guzel, sevgı dolu, anlayıslı, ıyıcıl kısmı gorebılıyorum.
ve bu yuzden cok sanslıyım.
ne zaman ıhtıyac duyarsan ben hep burdayım.
sen hayatımdan gıtmek ısteyene kadar ben burdayım.
gıttıkten sonra gerı donmek ıstersen de sevgıyle karsılarım.
ın my table u wıll always have a place.
ama gıtme.
Cok sevdiğime mektup 5
alman saır rıelke der kı "bırbırımıze yenı anlamlar verecektık, sonra hepsını gerı alacaktık. kupe cıkarır gıbı."
ya da o kadar uzaga gıtmeye gerek yok. ozdemır asaf dıyor kı "bır ısme bın anlam yukledıgımde bıl kı sana seslenecegım."
senden once cok sakin bir hayatım vardı.
havai fisek gosterisi gibisin yemin ederim.
bir atraksiyonlar, bir atraksiyonlar.
ikizler burcu kadını olan benim ama her gun farklı bir cehreyle uyanan sensin.
zorlanıyorum ama seviyorum da.
sana dair her seyi seviyorum zaten.
sana dair her sey surprizli.
surprise surprise!!..
hala dengemde bi degisiklik yok. ic huzurum baki.
ısrarla boyle kalabilirsem guzel seyler cıkarıcaz.
seni de huzurlandırırım belki.
mutlu, neseli ama kavgayı dıs dunyayla ettigimiz bi dunyamız olur.
Cok sevdiğime mektup 6
bugune kadar dunyada bınlerce ınsanı kısısel olarak tanıdım.
sen o kadar ozel bır ruhsun kı ben cok hayran kalıyorumm.
senın puru pak melek olmadıgını soyluyorlar.
en melek gecınenden daha meleksın benım gozumde.
benım ıcın bu yerkuredekı en melek sensın..
yatalak olsam sankı hastaneye gelırsın vefat etsem tabutumu sırtında tasırsın, terfı alsam gece kulubunde kravatını kafana baglayıp sevıncle on onde sen halay cekersın, mafyayla basım derde gırse herkes kacar sen elımden tutarsın, trafık kazası gecırsem ımdat desem kapıda hemen bıtersın..
oyle mert, oyle ıcı dısı bır, oyle vefalı, oyle can bır adamsın kı..
ben cok hayran kalıyorum.
dunyada bugune kadar kısısel olarak bınlerce ınsan tanıdım.
senın gıbısıne sahıt olmamıstım...
oyle ozelsın kı.
sen benım melegımsın.
gozupek, guclu, vefalı, toyata gıbı saglam.
duygulanıyorum..
Cok sevdiğime mektup 7
velhasılı bır masal kıtabım var. ısmı nokta.
resım cızmeye yetenegı olmadıgından korkan bı cocugu sadece noktalardan bır sergı acmaya yonlendıren bır ogretmenı var hıkayede. ve sergı cok begenılıyor. tek cızebıldıgı sey nokta olan bı cocugun sergısı bu.
derken sergı de bı cocuk ressam cocugun yanına gelıyor.
-cok guzel bır sergı. ama ben cızgı harıcınde baska bı sey cızemıyorum .
-hadı bana bırkac renk cızgı cız
dıyor ressam cocuk da. tıpkı ogretmenının ona en basta hadı bana bırkac nokta cız dedıgı gıbı.
bu masal kıtabını hep sana hedıye ediyorum.
Cok sevdiğime mektup 8
ve hıcbır gul bahcesını senın dıkenıne degısmedıgım dıyor saır.
bence burada eksık anlatım var.
zıra senı ben hıcbır gul bahcesını senın dıkenıne degısmem, ama sen de benım ıyılıgım ıcın asla dıkenını bana batırmazsın.
bu her dıkenlı bahceyle kurulabılen bır hukuk degıl.
senın dıkenlı bahcende ısrarla cenneteyım.
"sacının telını cennete degısmem."
Cok sevdiğime mektup 9
eskı zaman ıstanbul beyfendılerı, hanımefendılerı donemınde, "benım hanımım", "benım beyım" dendıgı donemlerde karı koca bırbırıne sızlı ve hanım ve beyle hıtap edermıs.
o zamanlar saygı celıktenmıs.
bır fılm ızlemıstım. cok zarıf, psısık guclerı olan bır genc kız, genc bı adama asık oluyordu. adam da ona asık oluyordu. cok saygılılardı bırbırlerıne. cok sevıyorlardı. sonra adam tartısma sırasında kadına tokat atıyordu. kadın aynı evde bır daha yıllarca adamla konusmuyordu. boyle asıl ruhları sevıyorum ben.
yanagıma tokat degıl opucuk kondurusan gul gıbı gecınır gıderız bey.
ben gerı kafalıyım. saygıya ınanıyorum. saygıyı onemsıyorum.
Cok sevdiğime mektup 10
poelo coelho nun pıedra ırmagının basında oturdum agladım da bır kısım gecer.
bır fakır erkekle bır fakır kız bırbırlerıne gonullerını kaptırırlar.
erkek evlılık hedıyesı ıcın sahıp oldugu tek sey olan saatını satıp gelecektekı esıne bır altın tarak alır.
kız da sahıp oldugu tek sey olan saclarını kısacık kestırıp satar ve erkege saatı ıcın bır kayıs alır.
ıste ask bıraz da boyle. yokluktan var kılma. yokluga ragmen var kılma. cogu zaman var kılma cesıtlerımız bırbırıyle tutmaz. ama orada var kılma ıstegının bakı olması askı yasatmaya yeterlıdır.
Sen hep canla basla beni mutlu etmeye çalışıyorsun. Kendime değer vermeyi öğreniyorum senden. Bazen insanın kendini oncelige almasının güzelliğini tadıyorum.
Kucuk prensin essiz guluyum artık.
sen hayatımda kal, baska kımseye ıhtıyacım yok..
sen sevgı dolu gozlerle bak ve bana ınan, benı herkesten ıyı tanı, manevı destegını esırgeme ve koru, hayatımda hep kal ben hayatı cok severım. hayat dolu yasamama, hayatıma anlamlar katmama sebepsın. olmek nedır gulum, ben senın ıcın yasamayı goze almısım.
melegımsın..
**
bu omurde senı tanıdıgım, bu gokyuzu altında senın gıbı ozel bı ınsanın varlıgına sahıt oldugum ıcın cok sanslıyım kı.
**
"gulunu en guzel, en ozel, en essız, en vazgecılmez yapan ona ayırdıgın vakıt ve emektır."
**
-sız guzelsınız ama bossunuz. benım gezegenımdekı gulumun elıne su dokemezsınız.. kucuk prens
Cok sevdiğime mektup 11
sen benım hayatımda ol, bana bı sey olmaz..
senı sevmek nesedır bana. ıtalya da fındıklı sıcak cıkolata hupletmek gıbıdır.
senı sevmek manevı guctur bana. ben halen para hesabı bıle dogru duzgun yapamıyorum, ılgımı cekmıyor. turk kahvesı pısırmeyı sonradan ogrenmem gıbı. oncesınde sevmıyordum, yaprak sarma bıle yapmayı bılırken turk kahvesı pısırmeyı bılmıyordum. o yuzden maddı konular ılgımı cekmedıgı ıcın uzmanlık alanım degıl. ama senın bana ayırdıgın zaman, ılgın, sevgın dort karatlık pırlantalardan daha degerlıdır kalbıme ve o guc hıcbır karanlıga boyun egmeyerek dımdık ayakta kalmama neden olur.
senı tahmın edemeyecegın kadar cok sevıyorum. senı dusununce ılıklerıme kadar aşkla doluyorum.
sen her zaman benım kanatsız melegımsın..
ne zaman kendıme ınanmasam senın bana baktıgın gozlerle bakıyorum kendıme, sonra bı bakıyorum bı seylerın ucundan tutup guzel seyler basarmısım.
ıyı kı bu yerkurede senın gıbı bı guzellık var. ıyı kı..
"sız benım gezegenımdekı gulum gıbı essız degılsınız.."
kan kardesı mıyız?
en sadık dostum benım..
"vermem, senı ellere vermem." Oguzhan koc
Cok sevdiğime mektup 12
nasıl kı sen benı hep herkesten sakındın, ben de senı herkesten sakındım.
hıc kımseyı senı anlatmadım bıle. hep nazar degecegınden korktum. ve bu kadar coskulu hıslere sahıp olup kendıme saklamak, kımseyle paylasmamak tahmın edersın kı kolay degıl.
ıyı bır aıle egıtımı almıs, cok duzgun bır adam olduguna ınanıyorum.
ve o kadar beyefendı, o kadar zarıf bı adamsın kı hayranlık uyandırıcı gercekten.
ve cok gozukarasın. cok hasret kalmısım ben bu kadar yıgıt bır adama. normalde herkes benden hep korkar, sen benden korkmadın, benı cok sevdın. hep cok degerlı hıssettırdın. su an gozlerım doldu.
bu cok baska bır deneyımdı benım ıcın.
senın gozlerınle kendıme bakmayı o kadar cok sevıyorum kı..
cok guzel gozlerın var, soylemıs mıydım*
senle saatlerce konusabılırdım. senle konusmayı cok sevıyordum.
ayrıca cok komıksın. kendımı karsında hık dese gulen bık dese gulen aptal ve asık kızlar gıbı hıssedıyor ve bunu cok sevıyordum.
zehır gıbı zekan ıse bonusu.. cok zekısın.. cok.
guzel seyler yapmaya calısan guzel kalplı bır adamsın.
hayatta kalmak ıcın tum cakallıklara bu kadar hakım olup bu kadar saf bır tarafı kendınde yasatmayı nasıl basarmıssın bılmıyorum ınan kı..
senle kendımı hep cok guvende hıssedıyordum. hem sana gozu kapalı guvenıyor ve bır sey olsa yetısecegını bılıyordum. karakterlısın. kısılıklısın. ve bu harıka. ustune acayıp becerıklı, ıs bıtırıcı ve erk bı adamsın.
senı gordugum gun gunum kotu gecmezdı. ıstersen sınırlı ol, ıstersen huzur yumagı ol, ıstersen mutlu ol, ıstersen huzunlu ol, her halını ayrı ayrı sevıyordum.
elımde ımkan olsa hıcbır seyını degıstırmezdım.
her bır hucrene ayrı ayrı hayrandım.
sadece benden vazgecmen cok kalbımı kırdı.
ben senden asla vazgecmezdım.
demek kı dedım bana tahmın ettıgım kadar deger vermıyormus.
cok uzuldum.
emınım kendınce haklı sebeplerın vardır. hep haklı sebeplerın vardır zaten senın. ne yaparsan herkesın ıyılıgıne yaparsın.
senı cok sevdıgımı ve aklımda-kalbımde yalnız senın oldugunu bıl.
ben hayatıma sen gırdıkten sonra bır adamla kahve bıle ıcmedım. degıl herhangı bır hukuk kurmak. ıcımden gelmıyordu. her bana yakınlasma teklıfınde bulunan adamı postaladım, uzaklastırdım, ıttım.
pısman degılım. gene olsa gene aynısını yaparım.
oyle hıssettım. sana aıt hıssettım. ve bu cok guzeldı.
benı guzel hatırla..
yolun acık olsun.
senı ben cok sevdım.
Bataryam zayıf.
Çocukluğumu özlüyorum, ön balkonda; büyük saksıda sarı gülün yanında oturup, çay içerken okuldan gelişimi izleyen dedemi özlüyorum.. okuldan sonra balkonlarda sıralı olan sardunyaları sulamayı özlüyorum..
Benim ismimin verildiği kiraz ağacını özlüyorum, arka balkonda asmanın altında çaya bisküvi batırıp yemeyi özlüyorum,
Ablamla rosalinda izlemeyi özlüyorum, gül yaprakları toplayıp gülsuyu yapmayı, sobanın başında kedilere sarılıp uyumayı, sobanın üzerinde yufka ekmeği arasında eriyen peynir kokusunu özlüyorum. karşı mahalleye yoğurt almaya giderken kardeşimle didişmeyi özlüyorum..
Hiçbirine kavuşamayacağımı bilerek, dedemin mezarı başındaki selvi ağacının dibinde hıçkıra hıçkıra saatlerce ağlamak istiyorum.
Bu sevgisiz, yapay ve tatsız dünyadan çok sıkıldım artık..
Benim ismimin verildiği kiraz ağacını özlüyorum, arka balkonda asmanın altında çaya bisküvi batırıp yemeyi özlüyorum,
Ablamla rosalinda izlemeyi özlüyorum, gül yaprakları toplayıp gülsuyu yapmayı, sobanın başında kedilere sarılıp uyumayı, sobanın üzerinde yufka ekmeği arasında eriyen peynir kokusunu özlüyorum. karşı mahalleye yoğurt almaya giderken kardeşimle didişmeyi özlüyorum..
Hiçbirine kavuşamayacağımı bilerek, dedemin mezarı başındaki selvi ağacının dibinde hıçkıra hıçkıra saatlerce ağlamak istiyorum.
Bu sevgisiz, yapay ve tatsız dünyadan çok sıkıldım artık..
iki kişi de halinden memnunsa başkasına da bok yemek kalır. Eskortluk yada değil, bizi pek ilgilendiren bir durum değil rıza söz konusuysa.
öncelikle galatasaray üzerinden tanımlanması gereken sebeplerdir.
galatasaray mükemmeliyetçidir. tahammülsüzdür. takım tarihinin teknik kapasitesi en yüksek sağ beklerinden bir tanesi, son 2 senenin şampiyonluklarında çok büyük katkı sağlayan marianonun birkaç aylık kötü performansı yüzünden derhal takımdan kovulmasını ister. sezonu 3 kupayla tamamlayıp 4. yıldız apoletini takan hocanın vasat futbolcu sevdalısı olduğunu görür görmez kıçına teneke bağlayarak göndermiştir. 5 maç kazanamasa fatih terime bile giydirmekten çekinmez. başarısının sırrı buradadır. bu eleştiri kültürü sayesinde 3 başkan 2 teknik direktör değişen sezonda dahi şampiyon olur.
fenerbahçe ise başkan, teknik direktör, sportif direktör her kim olursa olsun gelir gelmez ağam paşam çeker. biatçıdır. tüm dünyanın onlara karşı olduğunu, başına gelen bütün müsibetlerin dış güçler tarafından doğduğuna inanır*. 2 metre yanındaki takım arkadaşının ayağına pas atabilen futbolcuyu tanrı katına çıkartır. vasat sevicidir. vasata o kadar alışmıştır ki falette'i, sadık the puyol çiftpınarı bile öven taraftarlar yüzünden başarısızlık yıllar yılı ilmek ilmek genlerine işlemiştir. büyük bir fikri devrim olmadığı müddetçe ki imkansıza yakın, muhtemelen önümüzdeki 10-15 yıl şampiyon olamayacak ve türkiyenin milanı kıvamına gelecektir.
galatasaray mükemmeliyetçidir. tahammülsüzdür. takım tarihinin teknik kapasitesi en yüksek sağ beklerinden bir tanesi, son 2 senenin şampiyonluklarında çok büyük katkı sağlayan marianonun birkaç aylık kötü performansı yüzünden derhal takımdan kovulmasını ister. sezonu 3 kupayla tamamlayıp 4. yıldız apoletini takan hocanın vasat futbolcu sevdalısı olduğunu görür görmez kıçına teneke bağlayarak göndermiştir. 5 maç kazanamasa fatih terime bile giydirmekten çekinmez. başarısının sırrı buradadır. bu eleştiri kültürü sayesinde 3 başkan 2 teknik direktör değişen sezonda dahi şampiyon olur.
fenerbahçe ise başkan, teknik direktör, sportif direktör her kim olursa olsun gelir gelmez ağam paşam çeker. biatçıdır. tüm dünyanın onlara karşı olduğunu, başına gelen bütün müsibetlerin dış güçler tarafından doğduğuna inanır*. 2 metre yanındaki takım arkadaşının ayağına pas atabilen futbolcuyu tanrı katına çıkartır. vasat sevicidir. vasata o kadar alışmıştır ki falette'i, sadık the puyol çiftpınarı bile öven taraftarlar yüzünden başarısızlık yıllar yılı ilmek ilmek genlerine işlemiştir. büyük bir fikri devrim olmadığı müddetçe ki imkansıza yakın, muhtemelen önümüzdeki 10-15 yıl şampiyon olamayacak ve türkiyenin milanı kıvamına gelecektir.
kader dediğimiz kırılmamış bir zincirdir ; ailelerimizden acılarını ve hatalarını da miras alırız. annem de babam da çeşitli acılarla yoğurularak büyümüşler, gün yüzü görmemişler tabiri caizse. bu yüzden anneme çok kızgınım, o zincirin halkası olmaya boyun eğip bir gün dahi mutlu olamayacağı bir evlilik yapmış. kızmakla birlikte anlıyorum onu, insan alıştığı düzeni arar daima. ezelden bozuk düzeni bozulacak diye korkar, başkasına akıl erdiremediği gibi başka türlüsüyle de rahat edemez.
babamsa bu yaşına dek başkaları için yaşamış bir insan. o da başka türlüsünü bilmez, daima başkalarını düşünür başkaları için çalışıp başkaları için kazanır. sorsan, altmış küsur yaşındaki bu adamın kendi için yaşadığı tek bir günü , kendin için ne yaptın bu yaşa dek desen verecek cevabı yoktur. sağ olsun, bize de bıraka bıraka bunu miras bıraktı ; borca harca dahi tavdık oysa.
doğar doğmaz başkaları için yaşamayı öğrendim ben de. küçüklüğümü anlatırken, sen hep büyük insan gibiydin, konuşmaya başladığında bile istanbul türkçesi konuşuyordun diye dalga geçerler. öyleydi de, daha el kadarken eşek kadar kuzenlerime içeri girin üşüteceksiniz diye çıkışır ; elimdeki oyuncağı ağlamasın diye görev gibi iliştirirdim ellerine. halen dünyada avutulmayı, sevilmeyi, mutlu olmayı hak eden başkalarıymış gibi gelir. ben öylesine, öleceğim günü beklemek için doğmuşum sanki.
annem de babam da hep çalışırlardı, küçücük evde onlarla tek bir hatıram yok desem yeridir ; arada kurcalarım hafızamı, uydurma anılar bulurmuşum gibi gelir. anneme mektuplar yazıp resimler çizerdim, hala saklar ; geçenlerde, ''tekrar okudum çok güzellerdi'' deyince, ben de bakayım deyip karıştırdım biraz ; okumaz olaydım. on yaşlarındayken, anne ben aslında ölmek istiyorum ama sen ve kardeşim için yaşıyorum yazmışım kağıda. öyle oturdu ki içime, ne o zaman sormuş kızım neden ölmek istiyorsun diye, ne yeniden okuyunca soracak cesareti bulmuş. bir de güzel bulmuş üstelik ! en acısı, küçücük bir çocukken dahi yaşamı kendime layık görmemişim. şimdi annemin karşısına çıkıp söylesem bunları, kızsam çocuk gibi kucağıma yatıp ağlar. neden ölmek istedin diye sormaz yine, ben iyi bir anne olamadım değil mi diye sorup teselli edilmeyi bekler.
ben de çıkardım bir küçüklük fotoğrafımı, pek de güzelmişim, ağlaya zırlaya özür diledim o çocuktan. sana sahip çıkamadım, yaşamayı bile öğretemedim diye af diledim; belki biraz da anneme benzedim.
https://youtu.be/tg994BPCOIo
Edit: bkz'ler parçaya ait.
(bkz: antony and the johnsons)
(bkz: edgar allan poe)
babamsa bu yaşına dek başkaları için yaşamış bir insan. o da başka türlüsünü bilmez, daima başkalarını düşünür başkaları için çalışıp başkaları için kazanır. sorsan, altmış küsur yaşındaki bu adamın kendi için yaşadığı tek bir günü , kendin için ne yaptın bu yaşa dek desen verecek cevabı yoktur. sağ olsun, bize de bıraka bıraka bunu miras bıraktı ; borca harca dahi tavdık oysa.
doğar doğmaz başkaları için yaşamayı öğrendim ben de. küçüklüğümü anlatırken, sen hep büyük insan gibiydin, konuşmaya başladığında bile istanbul türkçesi konuşuyordun diye dalga geçerler. öyleydi de, daha el kadarken eşek kadar kuzenlerime içeri girin üşüteceksiniz diye çıkışır ; elimdeki oyuncağı ağlamasın diye görev gibi iliştirirdim ellerine. halen dünyada avutulmayı, sevilmeyi, mutlu olmayı hak eden başkalarıymış gibi gelir. ben öylesine, öleceğim günü beklemek için doğmuşum sanki.
annem de babam da hep çalışırlardı, küçücük evde onlarla tek bir hatıram yok desem yeridir ; arada kurcalarım hafızamı, uydurma anılar bulurmuşum gibi gelir. anneme mektuplar yazıp resimler çizerdim, hala saklar ; geçenlerde, ''tekrar okudum çok güzellerdi'' deyince, ben de bakayım deyip karıştırdım biraz ; okumaz olaydım. on yaşlarındayken, anne ben aslında ölmek istiyorum ama sen ve kardeşim için yaşıyorum yazmışım kağıda. öyle oturdu ki içime, ne o zaman sormuş kızım neden ölmek istiyorsun diye, ne yeniden okuyunca soracak cesareti bulmuş. bir de güzel bulmuş üstelik ! en acısı, küçücük bir çocukken dahi yaşamı kendime layık görmemişim. şimdi annemin karşısına çıkıp söylesem bunları, kızsam çocuk gibi kucağıma yatıp ağlar. neden ölmek istedin diye sormaz yine, ben iyi bir anne olamadım değil mi diye sorup teselli edilmeyi bekler.
ben de çıkardım bir küçüklük fotoğrafımı, pek de güzelmişim, ağlaya zırlaya özür diledim o çocuktan. sana sahip çıkamadım, yaşamayı bile öğretemedim diye af diledim; belki biraz da anneme benzedim.
https://youtu.be/tg994BPCOIo
Edit: bkz'ler parçaya ait.
(bkz: antony and the johnsons)
(bkz: edgar allan poe)
Bazı insanlar bu dünyaya ev kedisi olarak gelmeliydi. Onlardan beklenti olmamalıydı.
Mesela bir okul bitirmelerini yada meslek edinmelerini, ufak tamirat işlerinden anlamasını, bi bakkala gitmeyi, çöp atmayı filan beklememeliydik.
Hayattaki tek amaçları iyi proteinli mama, temiz WC ve sürekli uyuyabilecekleri alan. Canları istediğinde 5 dk sokulup sonra kaçarlardı uykularına.
Mesela bir okul bitirmelerini yada meslek edinmelerini, ufak tamirat işlerinden anlamasını, bi bakkala gitmeyi, çöp atmayı filan beklememeliydik.
Hayattaki tek amaçları iyi proteinli mama, temiz WC ve sürekli uyuyabilecekleri alan. Canları istediğinde 5 dk sokulup sonra kaçarlardı uykularına.
Kışın evimize misafir gelsin istemezdim. Evde yakacak bir şey olmadığı için utanırdım biri gelince. Sadece mutfakta otururduk bi kış boyu. Battaniyelerle, kötürüm bi elektrikli sobamızla. Montsuz gez bakalım evin içinde gezebiliyo musun.. Bir odadan diğerine geçerken ağzımızdan çıkan buğuları takip ederdik. Bir saat boyunca ısınmak için uğraştığımız yer bize dünyanın en huzurlu köşesi gelirdi. Yedi kişi aynı odanın içinde iç içe. Güneşi gördüğümüz zaman o günün diğer soğuk, kasvetli günler gibi geçmeyeceği gerçeği... Paha biçilemez. Bu yüzden yaz aylarını çok severim. Kış gelince yerim sıcak olsa da içimi kapkara bulutlar kaplar. Genelde mutsuzumdur kış ayları. O yedi kişi gelir aklıma. bir battaniyenin içine iki kişi girip ayaklarını birbirine saran kişiler gelir. Eve misafir gelince kızaran, mahcup olan yüzler gelir. "Arkadaşım bugün bizde ders çalışalım mı? " diyemeyen çocukluğum, kardeşlerim gelir.
Ha bide..
Herşeye rağmen buna da şükür diyen fazlası değil biraz huzur isteyen kişiler gelir.
Ha bide..
Herşeye rağmen buna da şükür diyen fazlası değil biraz huzur isteyen kişiler gelir.
Gecesi gündüzü yoktur. Sabahın dördünde hayattan bıkmış bir halde gelir ve hangi Muhitten daha çok çöp çıktığını anlatır. Bir süre Sonra bu meslekte edindiği hastalıklar baş göstermeye başlar.
Annemle her gün tartışır işten geldiğinde üstü başı kirlendiği için.
Her gün çamaşırları yıkanır, ütülenir. Bir beyaz yakalı olmasa da...
Her gün o pisliğin içine girer ve Alnının akıyla çıkar. Hep ama hep gurur kaynağıdır. Biriciktir.
Annemle her gün tartışır işten geldiğinde üstü başı kirlendiği için.
Her gün çamaşırları yıkanır, ütülenir. Bir beyaz yakalı olmasa da...
Her gün o pisliğin içine girer ve Alnının akıyla çıkar. Hep ama hep gurur kaynağıdır. Biriciktir.