bugün
- the merich12
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- cips olsa da yesek4
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- horoz hayası çorbası5
- matbaanın gecikmesine sebep4
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- 1 saatte 10 bira içmek19
- tembel ve çalışmayan insan16
- kadim kültürler4
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- sözlük kızlarının kombinleri20
- velvet vs nervio19
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- bira cips6
- gocusuz sözlük4
- beurredebaies2
- cabrio mercedes süren kadının arabasına atlamak2
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- iddaa taktikleri2
- bir üniversitenin kötü olduğunu anlama yolları2
- sözlük kızlarının burunları3
- age of empire 23
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- laptop5
- kalpte velvele yaratan güzel yazar4
- 50 tl ile rolling yapmak3
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- kafanızdaki ses4
- ömer hayyam3
- kısık sesle hapşıran erkek2
- gammazların sanki biraz şey olması2
- binlerce dansöz var3
- cristiano ronaldo dos santos aveiro2
- aga be şarkılar5
- sudekiray7
- sözlük kızlarının aletleri2
- kaçak elektrik kullann bölgelern elektriğin kesmek4
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- maden suyu4
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- cin çarpma hikayeleri2
- arkadaşlar nasılsınız2
- ispanya20
- sözlük kızlarının göbek delikleri2
nick hornby'nin futbol ve arsenal taraftarlığının hayatındaki önemini anlattığı kitabının adı.
yönetmenliğini bobby ve peter farrelly nin yaptığı başrollerine drew barrymore ve jimmy fallon un oynadığı 2005 yapımı romantik komedi türündeki film
başrollerinde jimmy fallon ve drew barrymore un oynadığı film.filmde bu sefer futbol değil beyzbol var.filmde adamın tuttuğu takım (bkz: boston red sox) ile sevgilisi arasında kalmasını izledikten sonra,başıma bu tarz bişey gelse ne yapardım acaba diye düşündüm.galatasaray mı yoksa aşkmı.ancak vardığım sonuç net oldu.dünyada birçok kızla tanışıp aşık olabilirsin ama galatasaray bir tane.elbette galatasaray.bu arada film de oldukça güzel.
drew barrymore' tekrar tekrar aşık eden film.
"neyse, zaten arsenal taraftarıymış" dedirten hayal kırıklığı.
öncelikle hikayenin asıl adamı gayet dövülesi bir tip. babasına yaptığı gıcık hareketlerle başlıyor zaten kitap. daha sonra kendine acıma, tripler vs. daha sonra taraftarları bir aşağılama, en gerçek taraftar olduğunu belirtme halleri. arsenal'in fanatik taraftarını öyle sikip atıyor ki bir an acıdım adamlara. holiganları kimse sevmez tamam da bir sus be adam. sen olmasan klup batacak sanki.
neyse asıl gelmek istediğim nokta -türkçe çevirisini okuduğum için- kitabın anlatımı. benim becereksizliğim de olabilir ama kitabın içine girmek (kelimelerde kaybolmak, cümleler arasında dağılmak) mümkün değil, anlatım o kadar karışık ki. aynı paragaf içinde beş farklı konuya atlayıp, iki kişiden alıntı olabiliyor. bunların üstüne bir de bağış erten'in felaket çevirisi ile kitap çekilmez bir hâl alıyor.
bir kitapta olabilecek en gıcık şey çevirmenin notu saçmalığıdır. 'şimdi siz bilmezsiniz, gelin sizi bilgi birikimim ile aydınlatayım' demenin densiz bir yolu. bağış erten buna daha ilk sayfadan başlıyor, üstelik * koyarak sayfa altında bir uyarıyla değil okuduğunuz paragrafın orta yerine konuşlanarak. dağılmaya teşne dengenize son çelmeyi de bağış erten takıyor. -görüldüğü üzere ağdalı cümle kurmak inanılmaz bir yetenek değil. bu cümlelerin kişiliğini kaybedip bütünü (kitap) oluşturacak hale gelmesi mesele- neyse efendim bundan sonra çok basit çeviri hataları da göze batmaya başlıyor. "anne-veya-babasız-pazar-ikindisi-hayvanat-bahçesi-ziyareti-problemi". bu cümle tırnağına kadar kitaptan alıntı. cümleyi okurken tınıda bir yanlış olduğunu, şurada annesiz veya babasız denmesi gerektiğini fark etmek çok mu zor. son olarak çevirmenin fazla insiyatif kullanması durumu da var kitapta. bir yerde 'hatice de netice de önemli' deniyor kitapta. belki benim bilgi birikimiminin öküzlüğü ama var mı böyle bir deyim ingilizce'de. hayır türkçe'deki kullanımı bile deyim sayılır mı; o zaman "çarşı herşeye karşı" bir atasözü müdür?
bunlar detay olarak gözükebilir ama insanı kitaptan soğutan şeyler detaydır zaten. yüzüklerin efendisi serisini okumak en fazla beş gün sürüyorsa bu kitabı bitirmek iki hafta almamalı.
öncelikle hikayenin asıl adamı gayet dövülesi bir tip. babasına yaptığı gıcık hareketlerle başlıyor zaten kitap. daha sonra kendine acıma, tripler vs. daha sonra taraftarları bir aşağılama, en gerçek taraftar olduğunu belirtme halleri. arsenal'in fanatik taraftarını öyle sikip atıyor ki bir an acıdım adamlara. holiganları kimse sevmez tamam da bir sus be adam. sen olmasan klup batacak sanki.
neyse asıl gelmek istediğim nokta -türkçe çevirisini okuduğum için- kitabın anlatımı. benim becereksizliğim de olabilir ama kitabın içine girmek (kelimelerde kaybolmak, cümleler arasında dağılmak) mümkün değil, anlatım o kadar karışık ki. aynı paragaf içinde beş farklı konuya atlayıp, iki kişiden alıntı olabiliyor. bunların üstüne bir de bağış erten'in felaket çevirisi ile kitap çekilmez bir hâl alıyor.
bir kitapta olabilecek en gıcık şey çevirmenin notu saçmalığıdır. 'şimdi siz bilmezsiniz, gelin sizi bilgi birikimim ile aydınlatayım' demenin densiz bir yolu. bağış erten buna daha ilk sayfadan başlıyor, üstelik * koyarak sayfa altında bir uyarıyla değil okuduğunuz paragrafın orta yerine konuşlanarak. dağılmaya teşne dengenize son çelmeyi de bağış erten takıyor. -görüldüğü üzere ağdalı cümle kurmak inanılmaz bir yetenek değil. bu cümlelerin kişiliğini kaybedip bütünü (kitap) oluşturacak hale gelmesi mesele- neyse efendim bundan sonra çok basit çeviri hataları da göze batmaya başlıyor. "anne-veya-babasız-pazar-ikindisi-hayvanat-bahçesi-ziyareti-problemi". bu cümle tırnağına kadar kitaptan alıntı. cümleyi okurken tınıda bir yanlış olduğunu, şurada annesiz veya babasız denmesi gerektiğini fark etmek çok mu zor. son olarak çevirmenin fazla insiyatif kullanması durumu da var kitapta. bir yerde 'hatice de netice de önemli' deniyor kitapta. belki benim bilgi birikimiminin öküzlüğü ama var mı böyle bir deyim ingilizce'de. hayır türkçe'deki kullanımı bile deyim sayılır mı; o zaman "çarşı herşeye karşı" bir atasözü müdür?
bunlar detay olarak gözükebilir ama insanı kitaptan soğutan şeyler detaydır zaten. yüzüklerin efendisi serisini okumak en fazla beş gün sürüyorsa bu kitabı bitirmek iki hafta almamalı.
david evans ın orijinal kitaba sadık kalarak yönettiği film. başrollerinde, fanatik bir arsenal taraftarı coğrafya öğretmenini canlandıran colin firth ve onun tarih öğretmeni yavuklusu ruth gemmell yer almaktadır. bir çeşit 'ya tuttuğun takım, ya ben!'* filmidir.
edit: orijinal kitap ne lan?
edit: orijinal kitap ne lan?
nick hornby'nin 1992 de çıkan kitabı. 1997 de sinema filmi olarak karsımıza cıkar. drew barrymore oynamaktadır.
hayat futbol mudur? belki de bazılarımız icin oyledir;)
-spoiler-
"sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum:ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze düşünmeden..."
**
"arsenal maçi olduğunda bütün işleri iptal etmemin sonsuza kadar süremeyeceğini biliyordum. ileride bir gün mutlaka oğlumun mezuniyeti, kizimin balosu gibi elzem şeyler arsenalin maçina denk gelecekti ve ben ikisi arasinda seçim yapmak zorunda kalacaktim... 2025 yilinda oğlumun ya da kizimin, psikiyatristin koltuğuna uzanmiş "babam arsenali bana tercih etti" dediğini görebiliyordum.."
hayat futbol mudur? belki de bazılarımız icin oyledir;)
-spoiler-
"sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum:ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze düşünmeden..."
**
"arsenal maçi olduğunda bütün işleri iptal etmemin sonsuza kadar süremeyeceğini biliyordum. ileride bir gün mutlaka oğlumun mezuniyeti, kizimin balosu gibi elzem şeyler arsenalin maçina denk gelecekti ve ben ikisi arasinda seçim yapmak zorunda kalacaktim... 2025 yilinda oğlumun ya da kizimin, psikiyatristin koltuğuna uzanmiş "babam arsenali bana tercih etti" dediğini görebiliyordum.."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar