bugün
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir8
- uçanyarrak317
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı8
- sözlüğün 1 60 boyunda kızlara olan düşmanlığı3
- izmirin en güzel semtleri9
- akepe dönemi16
- fransa da sokağa çıkma yasakları9
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu13
- sözlüğün kerhaneye dönmesi2
- ben geldim naneler12
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- anın görüntüsü24
- uludağ sözlük te çok karı kız var diyorlar8
- türkiyenin geleceği4
- la loba22
- kelle paça6
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı57
- teomancalmasur6
- kitap okumanın bir sike yaramaması5
- gürcü ile kürtçü6
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- engineer2820
- hastane acil bölümü7
- nickin yanında yaş da yazsın16
- nervio'nun ayakları17
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı4
- oktay saral3
- çorabın tekinin hep kaybolması4
- uefa şampiyonlar ligi5
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- felsefe ile ilgileneceğine kadın programı izlemek8
- izmir de gece hayatı4
- eski yazarlar geri gelsin12
- uludağ sözlük magazin ekibi5
- nasılsınız8
- komşusu abazan iken hunharca sevişen komşu4
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı24
- nerede ne yenir7
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz12
- fransa da yağmalanan apple mağazası8
- enflasyonun çocukluk arkadaşımız gibi olması11
- menemen yiyen erkek13
- bir yapay geri zeka olarak kumru2
- ismet el kumandan pişdar ayn'ı calutevi vel suriya3
- you only get the best rap bu grubun adı nefret2
- öyle bir dünya yok5
- vermeyen kızın götünü kaldırmak3
- hesabını gizleyen erkek yazar22
nick hornby'nin futbol ve arsenal taraftarlığının hayatındaki önemini anlattığı kitabının adı.
yönetmenliğini bobby ve peter farrelly nin yaptığı başrollerine drew barrymore ve jimmy fallon un oynadığı 2005 yapımı romantik komedi türündeki film
başrollerinde jimmy fallon ve drew barrymore un oynadığı film.filmde bu sefer futbol değil beyzbol var.filmde adamın tuttuğu takım (bkz: boston red sox) ile sevgilisi arasında kalmasını izledikten sonra,başıma bu tarz bişey gelse ne yapardım acaba diye düşündüm.galatasaray mı yoksa aşkmı.ancak vardığım sonuç net oldu.dünyada birçok kızla tanışıp aşık olabilirsin ama galatasaray bir tane.elbette galatasaray.bu arada film de oldukça güzel.
drew barrymore' tekrar tekrar aşık eden film.
"neyse, zaten arsenal taraftarıymış" dedirten hayal kırıklığı.
öncelikle hikayenin asıl adamı gayet dövülesi bir tip. babasına yaptığı gıcık hareketlerle başlıyor zaten kitap. daha sonra kendine acıma, tripler vs. daha sonra taraftarları bir aşağılama, en gerçek taraftar olduğunu belirtme halleri. arsenal'in fanatik taraftarını öyle sikip atıyor ki bir an acıdım adamlara. holiganları kimse sevmez tamam da bir sus be adam. sen olmasan klup batacak sanki.
neyse asıl gelmek istediğim nokta -türkçe çevirisini okuduğum için- kitabın anlatımı. benim becereksizliğim de olabilir ama kitabın içine girmek (kelimelerde kaybolmak, cümleler arasında dağılmak) mümkün değil, anlatım o kadar karışık ki. aynı paragaf içinde beş farklı konuya atlayıp, iki kişiden alıntı olabiliyor. bunların üstüne bir de bağış erten'in felaket çevirisi ile kitap çekilmez bir hâl alıyor.
bir kitapta olabilecek en gıcık şey çevirmenin notu saçmalığıdır. 'şimdi siz bilmezsiniz, gelin sizi bilgi birikimim ile aydınlatayım' demenin densiz bir yolu. bağış erten buna daha ilk sayfadan başlıyor, üstelik * koyarak sayfa altında bir uyarıyla değil okuduğunuz paragrafın orta yerine konuşlanarak. dağılmaya teşne dengenize son çelmeyi de bağış erten takıyor. -görüldüğü üzere ağdalı cümle kurmak inanılmaz bir yetenek değil. bu cümlelerin kişiliğini kaybedip bütünü (kitap) oluşturacak hale gelmesi mesele- neyse efendim bundan sonra çok basit çeviri hataları da göze batmaya başlıyor. "anne-veya-babasız-pazar-ikindisi-hayvanat-bahçesi-ziyareti-problemi". bu cümle tırnağına kadar kitaptan alıntı. cümleyi okurken tınıda bir yanlış olduğunu, şurada annesiz veya babasız denmesi gerektiğini fark etmek çok mu zor. son olarak çevirmenin fazla insiyatif kullanması durumu da var kitapta. bir yerde 'hatice de netice de önemli' deniyor kitapta. belki benim bilgi birikimiminin öküzlüğü ama var mı böyle bir deyim ingilizce'de. hayır türkçe'deki kullanımı bile deyim sayılır mı; o zaman "çarşı herşeye karşı" bir atasözü müdür?
bunlar detay olarak gözükebilir ama insanı kitaptan soğutan şeyler detaydır zaten. yüzüklerin efendisi serisini okumak en fazla beş gün sürüyorsa bu kitabı bitirmek iki hafta almamalı.
öncelikle hikayenin asıl adamı gayet dövülesi bir tip. babasına yaptığı gıcık hareketlerle başlıyor zaten kitap. daha sonra kendine acıma, tripler vs. daha sonra taraftarları bir aşağılama, en gerçek taraftar olduğunu belirtme halleri. arsenal'in fanatik taraftarını öyle sikip atıyor ki bir an acıdım adamlara. holiganları kimse sevmez tamam da bir sus be adam. sen olmasan klup batacak sanki.
neyse asıl gelmek istediğim nokta -türkçe çevirisini okuduğum için- kitabın anlatımı. benim becereksizliğim de olabilir ama kitabın içine girmek (kelimelerde kaybolmak, cümleler arasında dağılmak) mümkün değil, anlatım o kadar karışık ki. aynı paragaf içinde beş farklı konuya atlayıp, iki kişiden alıntı olabiliyor. bunların üstüne bir de bağış erten'in felaket çevirisi ile kitap çekilmez bir hâl alıyor.
bir kitapta olabilecek en gıcık şey çevirmenin notu saçmalığıdır. 'şimdi siz bilmezsiniz, gelin sizi bilgi birikimim ile aydınlatayım' demenin densiz bir yolu. bağış erten buna daha ilk sayfadan başlıyor, üstelik * koyarak sayfa altında bir uyarıyla değil okuduğunuz paragrafın orta yerine konuşlanarak. dağılmaya teşne dengenize son çelmeyi de bağış erten takıyor. -görüldüğü üzere ağdalı cümle kurmak inanılmaz bir yetenek değil. bu cümlelerin kişiliğini kaybedip bütünü (kitap) oluşturacak hale gelmesi mesele- neyse efendim bundan sonra çok basit çeviri hataları da göze batmaya başlıyor. "anne-veya-babasız-pazar-ikindisi-hayvanat-bahçesi-ziyareti-problemi". bu cümle tırnağına kadar kitaptan alıntı. cümleyi okurken tınıda bir yanlış olduğunu, şurada annesiz veya babasız denmesi gerektiğini fark etmek çok mu zor. son olarak çevirmenin fazla insiyatif kullanması durumu da var kitapta. bir yerde 'hatice de netice de önemli' deniyor kitapta. belki benim bilgi birikimiminin öküzlüğü ama var mı böyle bir deyim ingilizce'de. hayır türkçe'deki kullanımı bile deyim sayılır mı; o zaman "çarşı herşeye karşı" bir atasözü müdür?
bunlar detay olarak gözükebilir ama insanı kitaptan soğutan şeyler detaydır zaten. yüzüklerin efendisi serisini okumak en fazla beş gün sürüyorsa bu kitabı bitirmek iki hafta almamalı.
david evans ın orijinal kitaba sadık kalarak yönettiği film. başrollerinde, fanatik bir arsenal taraftarı coğrafya öğretmenini canlandıran colin firth ve onun tarih öğretmeni yavuklusu ruth gemmell yer almaktadır. bir çeşit 'ya tuttuğun takım, ya ben!'* filmidir.
edit: orijinal kitap ne lan?
edit: orijinal kitap ne lan?
nick hornby'nin 1992 de çıkan kitabı. 1997 de sinema filmi olarak karsımıza cıkar. drew barrymore oynamaktadır.
hayat futbol mudur? belki de bazılarımız icin oyledir;)
-spoiler-
"sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum:ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze düşünmeden..."
**
"arsenal maçi olduğunda bütün işleri iptal etmemin sonsuza kadar süremeyeceğini biliyordum. ileride bir gün mutlaka oğlumun mezuniyeti, kizimin balosu gibi elzem şeyler arsenalin maçina denk gelecekti ve ben ikisi arasinda seçim yapmak zorunda kalacaktim... 2025 yilinda oğlumun ya da kizimin, psikiyatristin koltuğuna uzanmiş "babam arsenali bana tercih etti" dediğini görebiliyordum.."
hayat futbol mudur? belki de bazılarımız icin oyledir;)
-spoiler-
"sonraları kadınlara nasıl aşık olduysam, futbola da öyle aşık oldum:ansızın, açıklanamaz bir şekilde, üzerine kafa yormadan, getireceği acı ve kafa karışıklığını bir nebze düşünmeden..."
**
"arsenal maçi olduğunda bütün işleri iptal etmemin sonsuza kadar süremeyeceğini biliyordum. ileride bir gün mutlaka oğlumun mezuniyeti, kizimin balosu gibi elzem şeyler arsenalin maçina denk gelecekti ve ben ikisi arasinda seçim yapmak zorunda kalacaktim... 2025 yilinda oğlumun ya da kizimin, psikiyatristin koltuğuna uzanmiş "babam arsenali bana tercih etti" dediğini görebiliyordum.."
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar