bugün
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- kasım ayı4
- ai otomatik silme4
- eskiden sözlük çok popülermiş5
- yazarların pazar günü planları4
- soru sormayan yetişkinler3
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- sözlükten 35 40 yaşında bir kadın bulup evlenmek2
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması4
- gocu nerede gocu4
- kuantum fiziğine sahip kadın7
- pazar günleri 14 saattir2
- bir tane öğretmen yazar vardı2
- fenerbahçe13
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı22
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- 1 kasım 20263
- hayat cidden pahalı be2
- kale3112'in kalesinde cadılar bayramı kutlamak13
- uyudunuz mu arkadaşlar8
- rapor vermeyen doktor2
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler4
- göbekli erkek vs kaslı erkek9
- kerem aktürkoğlu6
- hamile fotoğrafı6
- filistinde seçimlerin yine iptal edilmesi3
- almanya ve fransa da sokak protestoları3
- kamos5
- otobüste uludağ sözlükte takılan birini görmek7
- isveçli birine açıklanamayacak olaylar6
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı15
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim7
- bik bik 219
- midye dolma5
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba11
- israil'in kızlarından daha ucuzu7
- milan skriniar7
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği13
- anın görüntüsü21
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı19
- futbol14
- en son ne aldınız16
- külotlu çorabın altına külot giymek2
- psikologların psikolojilerinin bozuk olması5
- domdom biraderin münih te yaşaması4
- teomancalmasur23
- nervio18
- kadıköy5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı59
entry'ler (18)
lisede ilk bölümünü izleyip sonra devam ederim diye ara verip unuttuğum, izleyip bitirmenin 5 yıl sonrasına nasip olduğu zaman yolculuğu konulu bilim kurgu animesi. ilk bölümler sıkılıp bırakmayı düşünebilirsiniz belki çünkü anime geç açılıyor ama devam etmenizi öneririm çünkü bölümler ilerledikçe anime insanı içine çekip acaba bir sonraki bölümde ne olacak diye merak ettirtmeyi başarıyor.
Ana karakterimiz Okabe Rintarou (kendisine mad scientist hovovin kyouma denilmesini istiyor) 18 yaşında 2 arkadaşı ile birlikte apartman dairesinde bilimsel icatlar yapan ve vakit geçiren bir üniversite öğrencisidir. Bir gün yanında arkadaşı ile beraber zaman yolculuğu ile ilgili bir konferansı dinlemeye giderler. Hikaye burada başlıyor, daha fazlasını yazmıcam, gidin izleyin, pişman olmayacaksınız.
hikayede geçen ve geçmişte ortaya çıkarak internette zaman yolcusu olduğunu kişi için ise (bkz: john titor)
--spoiler--
Animenin başarılı bulduğum yönleri; ilk bölümler anlamsız gibi gelen olay ve detayları sonlara doğru birbirine başarılı şekilde bağlaması ve anlamlandırması, opening ve müzikler, ana karakter erkek olsa da kadın karakterler oldukça iyi tasarlanmış ve okabe ile beraber hikayeyi onlar taşıyor diyebiliriz, mayushii gibi tatlı bir karakter ve karakterlerin anlamsız ama ilginç gelen replikleri. (bkz: tutturu) (bkz: but he is a guy) (bkz: El Psy Congroo). Ama en iyisi de dram, aksiyon, komedi ve romantizmi bir arada işlemeyi başarabilmesi.
Anime daha uzun olabilirdi belki, Okabenin kahkahası ve bazı yerlerde verdiği aşırı tepkiler çok hoşuma gitmese de bu animeye rahatlıkla 10 üzerinden 9.3 veriyorum.
--spoiler--
opening: https://www.youtube.com/watch?v=SBQprWeOx8g
görsel
Ana karakterimiz Okabe Rintarou (kendisine mad scientist hovovin kyouma denilmesini istiyor) 18 yaşında 2 arkadaşı ile birlikte apartman dairesinde bilimsel icatlar yapan ve vakit geçiren bir üniversite öğrencisidir. Bir gün yanında arkadaşı ile beraber zaman yolculuğu ile ilgili bir konferansı dinlemeye giderler. Hikaye burada başlıyor, daha fazlasını yazmıcam, gidin izleyin, pişman olmayacaksınız.
hikayede geçen ve geçmişte ortaya çıkarak internette zaman yolcusu olduğunu kişi için ise (bkz: john titor)
--spoiler--
Animenin başarılı bulduğum yönleri; ilk bölümler anlamsız gibi gelen olay ve detayları sonlara doğru birbirine başarılı şekilde bağlaması ve anlamlandırması, opening ve müzikler, ana karakter erkek olsa da kadın karakterler oldukça iyi tasarlanmış ve okabe ile beraber hikayeyi onlar taşıyor diyebiliriz, mayushii gibi tatlı bir karakter ve karakterlerin anlamsız ama ilginç gelen replikleri. (bkz: tutturu) (bkz: but he is a guy) (bkz: El Psy Congroo). Ama en iyisi de dram, aksiyon, komedi ve romantizmi bir arada işlemeyi başarabilmesi.
Anime daha uzun olabilirdi belki, Okabenin kahkahası ve bazı yerlerde verdiği aşırı tepkiler çok hoşuma gitmese de bu animeye rahatlıkla 10 üzerinden 9.3 veriyorum.
--spoiler--
opening: https://www.youtube.com/watch?v=SBQprWeOx8g
görsel
bende yeri ayrı olan animelerden biri. arkadaşımın tavsiyesi üzerine başladım ve 2 günde tüm bölümlerini bitirdim. Ana karakter satou tatsuhiro 22 yaşında, 4 yıl önce üniversiteden atıldığından beri gerekmedikçe evden çıkmayan, tek başına yaşayan ve hiç arkadaşı olmayan biridir. (bkz: hikikomori) . Hayatını ailesinin gönderdiği harçlık ile idame ettiren Satou birgün içinde bulunduğu durumun NHK'nin bir komplosu olduğunu düşünür ve harekete geçmeye karar verir. O esnada çalan kapıyı açtığında ise karşısında şemsiyeli tatlı bir kız(misaki) ve yaşlı bir kadın görür, kadının elindeki hikikomori özel sayısı dergisini gören satou hırçınlaşır ve sinirle kapıyı kapatır. Değişmeye karar vermiş olan Satou part-time bir iş bulmak için evden çıkar ama işyerinde karşılaştığı kişiyi görünce işler iyice karışır. Spoiler olmaması için daha fazla detaya girmeyeceğim. Bu animeye bir şans vermenizi tavsiye ederim.
Animede geçen bazı tanımları kısaca açıklamak gerekirse;
Hikikomori: Kendini toplumdan soyutlamış, ailesi ile bile iletişim kurmayan, çalışmayan, hayattan bir beklentisi kalmamış olan kimse.
NHK: Gerçek bir televizyon kanalı olmakla birlikte Satouya göre açılımı 'Nihon Hikikomori Kyoukai' olan ve gençleri kaliteli animeler ile asosyal yapmayı amaçlayan gizli örgüt.
NEET: Not in education, employment or training.
Freeter: Genelde öğrenci ve ev hanımı gibi çalışmayan insanlar için kullanılan bir terim.
Natsucomi: yazları açılan anime,manga,oyun fuarı organizasyonu.
Fuyuucomi: natsucominin kışları yapılan versiyonu.
görsel
opening: https://www.youtube.com/watch?v=hHs5AjAvFoA
Animede geçen bazı tanımları kısaca açıklamak gerekirse;
Hikikomori: Kendini toplumdan soyutlamış, ailesi ile bile iletişim kurmayan, çalışmayan, hayattan bir beklentisi kalmamış olan kimse.
NHK: Gerçek bir televizyon kanalı olmakla birlikte Satouya göre açılımı 'Nihon Hikikomori Kyoukai' olan ve gençleri kaliteli animeler ile asosyal yapmayı amaçlayan gizli örgüt.
NEET: Not in education, employment or training.
Freeter: Genelde öğrenci ve ev hanımı gibi çalışmayan insanlar için kullanılan bir terim.
Natsucomi: yazları açılan anime,manga,oyun fuarı organizasyonu.
Fuyuucomi: natsucominin kışları yapılan versiyonu.
görsel
opening: https://www.youtube.com/watch?v=hHs5AjAvFoA
Trabzonda bir ilçenin düşman işgalinden kurtuluşunun anması yapılmaktadır. O günleri yaşamış olan bir gazi sahneye çıkartılır ve ''haçan biz düşmanı gördük, hemen kaçmaya başladık, bir kaçayruz'' diye anlatması üzerine belediye başkanı tarafından sahneden indirttirilir.
Sosyal fobi ile 2006'da tanıştım. Annem ve babam öğretmen, ben de 6. sınıfa kadar onların çalıştığı okulda okudum. Eğitim kalitesi ve okulun bulunduğu muhit iyi değildi ayrıca evime uzaktı ama mutluydum. 5 yıldır birlikte büyüdüğüm arkadaşlarım ile hayatım harikaydı. Liseye kadar orada okuyacağımı düşünüyordum ama ailemin başka bir planı vardı. Eski okulumu sevdiğimi söylememe, ağlamama rağmen beni dinlemeyip okulumu değiştirdiler. Artık eve yakın, eğitim kalitesi iyi bir okulda okuyacaktım. Okulun ilk gününde kaderim mühürlenmişti sanırım. Kendimi aşırı çekingen ve garip hissediyordum. Sınıf listesine bile bakmaya çekindim. Başka bir gezegene gitmiş gibiydim, okulu daha önce de sevmezdim, birinci sınıftayken çok hareketli ve yaramazdım, dayanamayıp ağzıma biber sürmüştü bir kere ama arkadaşlarımı seviyordum. Yeni okulumda ise ağzımı bıçak açmıyordu. Sosyal fobi gün geçtikçe vücuduma yayılıyordu. Hayatımın diğer alanlarını da etkiliyordu, iyice kilo aldım, notlarım düştü, bu sebepten ötürü evde de ailem bana kızıyordu. Huzurlu olduğum bir yer kalmamıştı. Her geçen gün daha da içime kapandım. Hiçbir şey yapmaya halim yoktu. Kara deliğe düşmüştüm sanki. 3 yıl böyle geçti. Arkadaşlarım oldu evet ama hiçbir zaman bir ortama giremedim ve sevilen aranan bir kişi olamadım. Liseye giriş sınavım iyi geçmişti. Şehrimdeki en iyi Anadolu lisesini kazanmıştım, küçük de olsa bir mutluluk yaşadığımı itiraf etmeliyim. Neyse devam edelim, lisede herşeyi farklı yapacaktım. Girişken, konuşkan, spor yapan biri olacaktım. Elbette sevgili de bulmayı planlıyordum. Yaşananları tahmin ediyorsunuzdur. Sosyal fobim daha da kötüye gitti. Sosyal fobi bir de ek paket getirdi, depresyon. Lisede yaşadığım tek olumlu olay 5 günlüğüne de olsa yurtdışına(çek cumhuriyeti) gitmem oldu. Sosyal fobi orada da peşimi bırakmadı ama ilk kez başka bir ülkeyi görme fırsatım oldu ve harikaydı. 11.sınıfi 12. sınıfa bağlayan yaz tatilinde hoşlandığım kız ile konuşma fırsatı buldum. Facebookta tesadüf eseri bir ortak nokta buldum ve 2 ay boyunca intetnette konuştuk. Mail ile açıldım kıza ve elbette reddetti. Ben de kendimi reddederdim o yüzden kıza kızmıyorum.
Ygs Lys stresi de yeni ek paket olarak hayatıma girdi, bir siz eksiktiniz zaten. Ygs Lys sonuçlarım iyi değildi ve mezun olarak hazırlanmaya karar verdim. Ama niyetim hiçbir zaman üniversite okuyayım sonra maaşlı bir iş bulur ev alırım evlenirim çoluk çocuk yaparım araba vs vs değildi. Benim hayalim Japonyaya taşınmak ve kendi mangamı çizmekti. Türk ailesine bu hayali kabul ettiremezdim ama. Benim hayallerim onlara göre yapacağım işin yanında hobi olarak kalmalıydı. Sonuçta 1 sene daha sınava hazırlanıp istanbulda bir mühendislik kazandım, şu an 3.senem . Sosyal fobinin yıkıcı etkisini burada da hissetmeye devam ediyorum. Hiçbir klübe ya da etkinliğe katılmadım. Çok az arkadaşım var. Sabahları aynı duraktan bindiğim bir arkadaşım var , onun sayesinde başka insanlar ile de tanıştım ortamlara girmeye çalıştım ama sosyal fobi bir türlü gitmiyor. Konuşmak arkadaş olmak istiyorum ama olmuyor. Yapamıyorum. Ne diyeceğimi neyi nasıl diyeceğimi bulamıyorum. 22 yaşında olacağım yakında ve hayatım ziyan oluyor.
Buraya kadar okudunuz mu bilmiyorum ama devam edeyim. Sosyal fobiyi yenmek imkansız. Daha önce psikolog ve psikiyatriste de gittim yenmek için ama hiçbir fayda etmedi. Sosyal fobinizi sadece kısa bir süreliğine kontrol altına alabilirsiniz. Gittiğini hissettiniz bile o aslında hep içinizde kalacak. Sosyal fobi bir şüphe ve korkudur. Bir kere içinize girdi mi çıkartamazsınız. Sadece yaşayan bilir bu illetin ne olduğunu, hayatı nasıl mahvettiğini, insana nasıl çekip gitmeyi veya intiharı düşündürdüğünü.
Ygs Lys stresi de yeni ek paket olarak hayatıma girdi, bir siz eksiktiniz zaten. Ygs Lys sonuçlarım iyi değildi ve mezun olarak hazırlanmaya karar verdim. Ama niyetim hiçbir zaman üniversite okuyayım sonra maaşlı bir iş bulur ev alırım evlenirim çoluk çocuk yaparım araba vs vs değildi. Benim hayalim Japonyaya taşınmak ve kendi mangamı çizmekti. Türk ailesine bu hayali kabul ettiremezdim ama. Benim hayallerim onlara göre yapacağım işin yanında hobi olarak kalmalıydı. Sonuçta 1 sene daha sınava hazırlanıp istanbulda bir mühendislik kazandım, şu an 3.senem . Sosyal fobinin yıkıcı etkisini burada da hissetmeye devam ediyorum. Hiçbir klübe ya da etkinliğe katılmadım. Çok az arkadaşım var. Sabahları aynı duraktan bindiğim bir arkadaşım var , onun sayesinde başka insanlar ile de tanıştım ortamlara girmeye çalıştım ama sosyal fobi bir türlü gitmiyor. Konuşmak arkadaş olmak istiyorum ama olmuyor. Yapamıyorum. Ne diyeceğimi neyi nasıl diyeceğimi bulamıyorum. 22 yaşında olacağım yakında ve hayatım ziyan oluyor.
Buraya kadar okudunuz mu bilmiyorum ama devam edeyim. Sosyal fobiyi yenmek imkansız. Daha önce psikolog ve psikiyatriste de gittim yenmek için ama hiçbir fayda etmedi. Sosyal fobinizi sadece kısa bir süreliğine kontrol altına alabilirsiniz. Gittiğini hissettiniz bile o aslında hep içinizde kalacak. Sosyal fobi bir şüphe ve korkudur. Bir kere içinize girdi mi çıkartamazsınız. Sadece yaşayan bilir bu illetin ne olduğunu, hayatı nasıl mahvettiğini, insana nasıl çekip gitmeyi veya intiharı düşündürdüğünü.
konuşmak, bir şeyleri paylaşmak istediğin an kimseyi bulamamak ve hüzünle eski ruh haline geri dönmek.
görsel
aklıma bu karikatür geldi.
aklıma bu karikatür geldi.
bi kere de bana bakın.
agatha christie.
örnek olarak (bkz: youtuber) .
+neden evlenmiyorsun?
-tercih meselesi
+çok mu seçicisin?
-hayır kimse beni tercih etmiyor
-tercih meselesi
+çok mu seçicisin?
-hayır kimse beni tercih etmiyor
0 tuşu basılı kalmış.
deniz kaplumbağası. okyanusları gezmek ve uzun yaşamak isterdim.
Sevmek keman çalmak gibidir. Bilmeyen kötü sesler çıkarır. - Avustralya atasözü
başlığın entry sayısı pokemon başlığının 2 katını geçmiştir. (bkz: boynuz kulağı geçti)
1944 Ağustosunda başlayan ve 2 Ekimde başarısızlık ile biten ayaklanma. Bagration harekatı sonrası Kızıl ordu varşovaya kadar ilerlemişti ama mühimmat, tank ve erzak için ilerleyişlerini ara verip bir sonraki büyük taarruz için beklemeleri gerekiyordu.
Kızıl ordunun yaklaşması ile Polonya yeraltı direnişi de özgür bir polonya için ayaklanma başlattı. Bir amaçları da komünist bir polonyayı önleyip kendi göbeklerini kendileri kesmekti.
Yanıbaşlarındaki kızıl orduya da güvenen polonyalılar ayaklanma başlattı ama sonuç felakatti. Takviye yollayan almanlar direnişçileri tek tek ezerek şehirde kontrolü tekrar sağladı. tahmini olarak 200,000 sivil öldürüldü. Varşova ise ancak 1945 ocak ayında alman işgalinden kurtuldu.
Daha önce tanıştığım bir Polonyalı mühendislik profesörü ile konuşurken konu buraya geldi ve ölü sayısının çok daha fazla olduğunu, unutulmayacak bir olay olduğunu söylemişti.
Kızıl ordunun yaklaşması ile Polonya yeraltı direnişi de özgür bir polonya için ayaklanma başlattı. Bir amaçları da komünist bir polonyayı önleyip kendi göbeklerini kendileri kesmekti.
Yanıbaşlarındaki kızıl orduya da güvenen polonyalılar ayaklanma başlattı ama sonuç felakatti. Takviye yollayan almanlar direnişçileri tek tek ezerek şehirde kontrolü tekrar sağladı. tahmini olarak 200,000 sivil öldürüldü. Varşova ise ancak 1945 ocak ayında alman işgalinden kurtuldu.
Daha önce tanıştığım bir Polonyalı mühendislik profesörü ile konuşurken konu buraya geldi ve ölü sayısının çok daha fazla olduğunu, unutulmayacak bir olay olduğunu söylemişti.
Yugoslavyanın bir parçasıydı bu güzel doğu avrupa ülkesi. ayrıca gelir dağılımı konusunda en adil ülkelerden biridir.
uçan dinozor ile sivrisineği kıyaslamaktır.
Kırsal kesimde yani ülkenin çoğunluğunda tam olarak uygulanmamıştır. internette tanıştığım çok sayıda Çinlinin kardeşi var.