bugün
- japonya17
- kırgızistan8
- gürcistan25
- yeni yazarlara öneriler3
- en iyi simit hangi şehirdedir21
- geceye bir şarkı bırak17
- çin8
- latin atasözleri6
- ctrlx22
- geceniz nasıl geçiyor7
- sözlük sağ baştan saysın2
- ağlamamak için kendini tutmak11
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- erkeklerden hayır gelmeyeceğinin anlaşıldığı an4
- antalya şu an 28 derece4
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- tez yazmak4
- cep telefonu4
- hewal ebo18
- kuran da namaz yok21
- birader yazarlar birader bay beylerdir3
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- isveç3
- on ikinci neslin ezik olması2
- lahmacunu elle yiyen kız14
- anın fotoğrafı3
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- ilgi isteyen kız16
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- ispanya3
- içim yanıyor be sözlük7
- almanya10
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- yalnız yaşamak5
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- kazakistan2
- danimarka7
- ona bir şey söyle11
- sabahattin zaim üniversitesi2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- e'e f e6
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin11
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- özlenilen şeyler2
- uluslararası ilişkiler2
- gürcistan'ın neyi meşhur9
- asansörde kalmak7
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi10
sevdiği entry'ler
ben bu hisle doğdum sanırım. o kadar eski ve bilindik bir his benim için.
instagramda bir video görmüştüm. karton toplayan bir adam oğluyla binmiş metroya herkes onlara bakıyor. o bakışların altında o kadar eziliyorlar ki hiçbir yere de o turamıyorlar. 6-7 yaşlarındaki çocuk ne olduğunu nasıl olduğunu bilmediği bu duyguyla baş edemiyor ve babasının kucağında yok olmak istercesine saklanıp gizlenmek istiyor. bir çok insanın yazık deyip geçtiği o reels e ben üç gün ağlamıştım. çocuklar bu duyguları öğrenmemeli diye, en azından o yaşta.
hülasa, dünya çok acımasız bir yer.
instagramda bir video görmüştüm. karton toplayan bir adam oğluyla binmiş metroya herkes onlara bakıyor. o bakışların altında o kadar eziliyorlar ki hiçbir yere de o turamıyorlar. 6-7 yaşlarındaki çocuk ne olduğunu nasıl olduğunu bilmediği bu duyguyla baş edemiyor ve babasının kucağında yok olmak istercesine saklanıp gizlenmek istiyor. bir çok insanın yazık deyip geçtiği o reels e ben üç gün ağlamıştım. çocuklar bu duyguları öğrenmemeli diye, en azından o yaşta.
hülasa, dünya çok acımasız bir yer.
Dünyanın yarısının tutkusu. Asyanın, afrikanın tek ve ortak rengi.
Milletin arkasından sallayıp yarın onlarla birlikte olması olabilir hiç şüphesiz.. Belli ki sizin arkanızdan da atıp tutuyordur kesin.
Bazen bazı şeyler elimizde olamıyor. Her an mutlu olamayız mesela ya da ellerimizi kesen o hayat iplerini daima ellerimizde tutamayız. Öyle her an gülemeyiz de. Her gözyaşı sevinçten dolayı da dökülmez gözden. Her an hiçbir şey yokmuş gibi de davranamayız ve her an... güçlü de olamayız. Ben bunların farkına tam anlamıyla henüz yeni varabildim sözlük. Farkına vardıklarım bende pek önemli bir fark yaratmadı belki ancak yine de vardım işte. Yürüdüğüm yolun sonuna varabilmek için belki ve kim bilir biraz da gamsız olabilmek için.
Ayrıca, biz insanlar tuhaf yaratıklarız.
Bataklıkta doğup tertemiz olmayı dileyen, kendi kendini bitirip yitiren, sevgi ne demek bilmeyen... Aslında, neredeyse hiçbir şeyi bilmeyen; tuhaf insanlar.
Hiçbir şey yokmuş gibi sabah uyanıp günü bir şekilde geçiren ve gece olup da bir başımıza kaldığımızda kırık yerlerinden bizi kesip kanatan bir şeylerin farkında olarak uyuyan insanlar. Ölmeyecek miyiz mesela? Neden hiç ölmeyecekmişcesine uğraşıyoruz kimi şeyler için? Hepsi belirsiz sözlük. Hepsi cevapsız.
Bunları yazıyorum çünkü bir şeyler olduğunun farkındayım. Aslında, daha doğrusu; olamadığının. Olamadığımızın.
Üzerimizdeki bu sebebi meçhul telaş ve tasanın nedenini bilmiyorum ancak bunların yanında, bir şeyleri bilmiyor oluşumuzun da böyle hissettiriyor olduğunu biliyorum. Ben tam bugün bırakıyorum sözlük.
Tam bugün.
Ayrıca, biz insanlar tuhaf yaratıklarız.
Bataklıkta doğup tertemiz olmayı dileyen, kendi kendini bitirip yitiren, sevgi ne demek bilmeyen... Aslında, neredeyse hiçbir şeyi bilmeyen; tuhaf insanlar.
Hiçbir şey yokmuş gibi sabah uyanıp günü bir şekilde geçiren ve gece olup da bir başımıza kaldığımızda kırık yerlerinden bizi kesip kanatan bir şeylerin farkında olarak uyuyan insanlar. Ölmeyecek miyiz mesela? Neden hiç ölmeyecekmişcesine uğraşıyoruz kimi şeyler için? Hepsi belirsiz sözlük. Hepsi cevapsız.
Bunları yazıyorum çünkü bir şeyler olduğunun farkındayım. Aslında, daha doğrusu; olamadığının. Olamadığımızın.
Üzerimizdeki bu sebebi meçhul telaş ve tasanın nedenini bilmiyorum ancak bunların yanında, bir şeyleri bilmiyor oluşumuzun da böyle hissettiriyor olduğunu biliyorum. Ben tam bugün bırakıyorum sözlük.
Tam bugün.
"Elinden gelen her şeyi yapıp güzelleştiremediğin yerleri terk etmek seni kötü biri yapmaz Milena."
Zaten var olmayan bir şeyin nasıl yok olabildiğini anlayamıyorum. Ya da belki de, anlamak istemiyorum.
Bir kaç ay öncesini çok özledim.
Bütün heyecan heves hepsi kaybedilmiş gibi berbat hissediyordum bazı şeyler o an anlamlıymış kaçırınca geriye dönmek imkansızmış ve zaman ayırmak çok kıymetliymiş anlamlı.
Bazen bu aynı monotonluktan o kadar sıkılıyorum ki...
Hep dalgın düşünceliyim.
Dimdik duramıyorum bile sürükleniyorum nereye ise oraya diye.
Sadece usandım aynı şeyden.
Bazen küfür bile ediyorum artık gelsin amk o da gelsin diye.
Bütün heyecan heves hepsi kaybedilmiş gibi berbat hissediyordum bazı şeyler o an anlamlıymış kaçırınca geriye dönmek imkansızmış ve zaman ayırmak çok kıymetliymiş anlamlı.
Bazen bu aynı monotonluktan o kadar sıkılıyorum ki...
Hep dalgın düşünceliyim.
Dimdik duramıyorum bile sürükleniyorum nereye ise oraya diye.
Sadece usandım aynı şeyden.
Bazen küfür bile ediyorum artık gelsin amk o da gelsin diye.
Bir şeyler götürmüş onu benden.
Burada yazıp bir şeyler karalarken eskisi kadar rahat ve sakinleşmiş hissetmiyorum. Belki de geçicidir.
Düşüncelerden.
ilaçlar da bir işe yaramıyor. Ben bir korkağın ölmek istediği kadar Ölmek istiyorum.
Bıktım. Kendimden etimle kemiğimle nefret ediyorum. Yapamıyorum.
Bir şeyi ilk defa bu kadar içten istiyorum.
Bıktım. Kendimden etimle kemiğimle nefret ediyorum. Yapamıyorum.
Bir şeyi ilk defa bu kadar içten istiyorum.
Ben hiçbir şeyin üstesinden gelemiyorum. Ne var ne yoksa da, benim yapamadığımdan olsa gerek, üstümden geçiyor ve eziliyorum sanki.
Paraya bakar.