bugün
- sözlük erkeklerinin bicepsleri17
- kale'nin bicepsleri5
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması10
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- yemek yapmayı bilmeyen erkek4
- fon vurgunu39
- from gold from dust9
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur13
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
- sergen yalçın9
- nohut köftesi5
- kurallara neden uyduğumuz sorusu2
- boşalırken anıran erkek5
- özelden gelen saçma mesajlar12
- birbirini tanıdıkça sevmemek10
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak19
- antipanik'in sözlüğe vedası19
- acı soslu süs domuzu7
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- nervio4
- anın görüntüsü18
- arkadaşlar bu nedir sizce11
- clemence baptista16
- günlük tutmak2
- kim bu erzincanlı9
- gençler çalışmadan para kazanmak istiyor5
- hakkını helal etmeyen evlat3
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı7
- fenerbahçe 5 slavia prag 13
- kolye140
- arkadaşlar hayırlı olsun der misiniz lütfen9
- almanya10
- mercimek makarnası5
- devlet putu2
- gocu karton toplayan cocuk true sari renkli seker10
- sözlükten 50 kişi çıkarırsam yazacak kimse kalmaz6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı22
- günü geçmiş buz gibi süt4
- haberler3
- devletin bisiklet ehliyeti zorunluluğu3
- palmiye4
- üsküdar da cumhur ittifakı başkanvekili seçimi7
- kylie jenner4
- fatma betül sayan kaya8
- defin işlemi sırasında mezarlıkta yemek servisi10
- aynı anda 2 ayakla merdiven çıkmak3
- annenin felsefe profesörü değil ev hanımı olması2
- pavyon bu dünya4
- s'i l v'e r m'i s t15
- fantezi iç giyim mağazasını dualarla açmak6
entry'ler (13)
Tantanadan uzak, genel geçer klişe senaryolara bulaşmadan, 6 yıl süren farklı esinti ekranlara veda etti.
içimdeki boşluk uzun süre dolmayacak.
içimdeki boşluk uzun süre dolmayacak.
Hiçbir beklentim olmadan izlemeye başladım. ilk başta Western tarzı dedikodusu çıkmıştı. Bana göre değil. Kovboy ve kızılderililer var ama dizi western değil. Başı ağır aktı, bıraktım bırakacağım derken, kanıma mı işlemiş nedir, bırakamadım bir türlü. Kışlar sert, hayat sefil, iç karartıcı ve boş. Doğa görüntüleri ve renkleri vahşi. Wyoming'in adı sanı duyulmamış bir ilçesinde ve etrafından geçiyor. Ama kendine has bir havası, tuhaf, tutuk bir çekiciliği var. Oyunculuk gayet iyi. Üst üste birkaç bölümle keyif yapmak istediğim için biriktirmeye çalıştığım diziler kategorisine giriverdi. Farklı bir tat arayanlara tavsiye ederim, heyecan arayanları kesmez.
Hiçbir beklendim olmadan izleyip, herkese tavsiye ettiğim bir film oldu. Bütün filmi yüzümde bir gülümse ile izledim. Anlatımın yalın ve sadeliği insanı hikayenin içine alan, şiirsel bir film olmuş. Müzik, o şiirsel anlatımı daha da pekiştirmiş. Film hakkında yapacağım tek eleştiri ise, 3 hikaye içinde en zayıf bulduğum dennis quaid ve olivia wilde olduğu yönünde, biraz samimiyetsiz, hafif zorlama geldi. Bir filmi veya diziyi beğenme insanın o anki ruh hali ile de oldukça bağlantılıdır, bu film o sırada tam benlikmiş. Sağlam iş çıkmış, imdb puanına kanmayın.
--spoiler--
Sezon boyunca azrailin malum kişi etrafında dolandığını gördük, \"ha şimdi\" derken o neydi öyle ya!! Kanım çekildi resmen. Bir daha servis çatalına bakamayacağım. Bir de utanmadan ümitlendirdiler. Gece gece keyfim kaçtı valla.
--spoiler--
Artık nasıl kanlı bir sezon bekliyor bizi seneye bilemiyorum.
Sezon boyunca azrailin malum kişi etrafında dolandığını gördük, \"ha şimdi\" derken o neydi öyle ya!! Kanım çekildi resmen. Bir daha servis çatalına bakamayacağım. Bir de utanmadan ümitlendirdiler. Gece gece keyfim kaçtı valla.
--spoiler--
Artık nasıl kanlı bir sezon bekliyor bizi seneye bilemiyorum.
Uzun giriş bölümü yüzünden gözden düşen ve çoğunluk tarafından kıymeti bilinmeyen dizi. Evet, şu meşhur durum, "Ana hikaye mi var, yoksa her bölüm tek sıkımlık mı?" ilk sezonu tek sıkımlık diye tarif edebiliriz ama ikinci sezon ana hikayenin canlanmasının yanısıra kahramanlarımızın geçmişi hakkında da detaylar içeren bölümler devreye girince dizi şahlandı. Diziye katılan kadrolu elemen, Bear. Sezonlar ilerledikçe çıta düşüren ve sıkmaya başlayan diziler bol ama bunun tersini başaran diziler arasına girmek esas maharet. Neyse, üçüncü yıl, kadrolu elemanlara 2 takviye; Shaw ve Root. ikisi de gayet doyurucu. 9'uncu bölüm sonunda bizleri kıvrandırma adına sezon arası almasını beklerken, efsanevi 10'uncu bölüm ile ters köşe yaptı. Şimdiye kadar izlediğim en iyi bölüm.
Normalde izlediğimizin aksine, yorgun, saç sakal karışmış ama intikam almaya yemin etmiş bir Reese, Root'un teklifi karşısında kararsız bir Finch, duygusuz ama sadık Shaw ve kendini aşan bir Fusco izledik. Ama son noktayı Elias koydu. Birkaç candan dost, bir alay arkadaştan üstündür.
Normalde izlediğimizin aksine, yorgun, saç sakal karışmış ama intikam almaya yemin etmiş bir Reese, Root'un teklifi karşısında kararsız bir Finch, duygusuz ama sadık Shaw ve kendini aşan bir Fusco izledik. Ama son noktayı Elias koydu. Birkaç candan dost, bir alay arkadaştan üstündür.
En favori dizilerimden biriydi. Bence gereğinden fazla uzadı. Haliyle bazı sezonları problemli oldu. Problem derken, her bölümü mükemmel olan sezonlarla, birkaç mükemmel bölümle sezonu toplamayı kastediyorum. Final sezon hakkındaki yorumlar şevkimi kırdı, uzun süre bir kenarda bekledi ama sonunda izledim. Final bölüm hariç, gayet başarılı oldum ben. Ne diye eski Türk filmleri gibi bitirdiler ki? Neyse, bir efsane de böyle bitti.
Elveda Dexter, renkli gömleklerini çok özleyeceğim.
Elveda Dexter, renkli gömleklerini çok özleyeceğim.
Bütün sezonu biriktirdim. ilk birkaç bölüm akmadı bir türlü. Ama sonra ara vermeden hepsini izledim. NBC gibi bir kanalda yayınlanıyor olması şaşırttı. iç bulandıran sahneler var ama görüntü olarak değil de, his olarak.
Hannibal karakteri için yaptıkları seçim çok yerinde. Adam dış görüntü olarak tam bir psikopat. Giyiniş tarzı, saçı; Ama yemek pişirme sahneleri beni bitirdi. Mutfağı, hazırlayışı, sunuşu, arka planda çalan müzik, her defasında acıktırdı.
Will karakteri iyi bir unsur, oyuncu seçimi çok başarılı olmuş. Suç mahallini kafasında canlandırma şekli etkileyici. Hugh Dancy rolünün hakkını fazlasıyla vermiş. Gerçek ile hayal arasında gidip gelişi, klinik ruh hastalığının hudutlarında gezişi, asosyalliğin zirvesinde ama yine de sempatik. Zaten The Big C'de de çok başarılı idi.
Hannibal karakteri için yaptıkları seçim çok yerinde. Adam dış görüntü olarak tam bir psikopat. Giyiniş tarzı, saçı; Ama yemek pişirme sahneleri beni bitirdi. Mutfağı, hazırlayışı, sunuşu, arka planda çalan müzik, her defasında acıktırdı.
Will karakteri iyi bir unsur, oyuncu seçimi çok başarılı olmuş. Suç mahallini kafasında canlandırma şekli etkileyici. Hugh Dancy rolünün hakkını fazlasıyla vermiş. Gerçek ile hayal arasında gidip gelişi, klinik ruh hastalığının hudutlarında gezişi, asosyalliğin zirvesinde ama yine de sempatik. Zaten The Big C'de de çok başarılı idi.
ilk senesinde hafif zorlanmıştım. ikinci sene ilk 11 bölümü biriktirip izledim. Kanunsuzluk, ayrımcılık, sefil hayatlar… içimi kararttı. Kendine has bir çekiciliği ve farklılığı var. Oyunculuk iyi, konu işleyişi bende merak uyandırdı ama belli ki yeterli olmamış. Zira iPTAL edildi. Şimdi inşallah adam gibi ikinci sezonu bitirirler demekten başka bir şey kalmıyor geriye.
ilk 10 sıralamamda en üstlerde olan dizi. Bir arkadaş tavsiyesi ile başlamıştım, o ilk sezon sonu bıraktı ben 5 sezonu yuttum. Kitaplığımı süsleyen DVD'leri yazın dizi kıtlığında 3 defa tekrar seyredilme mertebesine erişmiştir. Kurgu, akış, ağır ağır örülen konu (kimine sıkıcı gelir, her dizi 24 olacak değil ya) bambaşka bir tattır. Tom Waits'in elinden çıkma "Way Down The Hole" jenerik parçasının her sezon başka yorumu kullanılmıştır.
ilk 10 listemde yer alan The Wire dizisinin yaratıcısı David Simons'dan bir başka şahaser. Jeneriği bile 10 numara. Bizimle kıyaslanınca, Amerika'nın pek bir tarihi yok derim hep, New Orleans'ın varmış. Farklı bir tat almak isteyenlere duyurulur ama her bünyeye tavsiye edilmez.
Kendini tekrar edip, monotonlaşmaya başlayan diziler içinde herhalde her sezon daha da çoşarak giden ender dizilerden biridir. Ağır akan, özenle örüşmüş konusu, en küçük karaktere kadar ince elenip sık dokunarak seçilmiş oyuncuları, kendine has espri anlayışı, Amerikan dizilerinde alışmadığımız yaşam tarzı ile insanı 42 dakika başka bir diyara götürür. Dördüncü sezon bomba gibi gidiyor. Süper bir final bekliyorum.
3'üncü sezonun hatta içinde olduğumuz sezonun tehlikeye girdiğinin kanıtı olarak, 6 Nisan itibariyle Cumartesi gününe şutlanan dizi. iptal olursa yazık olacak. Olmazsa, bu sene 17 bölüm olarak planlanmış. Karen yine favorim ama hayran düştüğüm bir parçası olmadı daha. Ivy bu yıl biraz daha çekilir ve "Moving The Line" şarkısını öyle bir söyledi ki, şapka çıkartıyorum. Ama Jimmy'ye gelirsek, sesi için tam karar veremedim ama rol kabiliyeti sıfır. Playback bile yapamıyor. Sanki söylemiyor gibi. Canlandırdığı karakter de acayip kıl. Sevilesi bir yanı yok şimdilik. Yanlış anlaşılmasın keyif alarak seyrediyorum. Bakalım nasıl gelişecek.
Dördüncü sezon itibariyle o eski şapşal havasından tamamen çıkan, sosyal mesaj verme görevini üstlenip, doğası gereği ıskalayan, yeni gelen elemanlara bir türlü ısınamadığım, şarkı seçiminde düşüş gösteren, artık eskisi kadar zevk vermeyen dizi. Yine iyi bölümler ve icralar var ama sıkan bölümlerin gölgesinde kalıyor.