bugün
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir5
- tc'ye vatandaşlk bağıyla bağlı olan herkes türktür7
- zorunlu eğitim11
- yörük kızı15
- kız düşürmenin kısa yolu15
- uludağ sözlük size ne kattı24
- sözlük kızlarının entrylerinin hep artılanması13
- mercimek çorbası içen kadın14
- sarı şeker yargılanmalıdır16
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü19
- sözlüğün en masum yazarları16
- fusya semsiyeli yabanci26
- bir kadını taşımanın zorluğu10
- reenkarnasyon2
- pankek mi pişi mi10
- afd'nin saksonya anhalt'ı kazanması2
- cübbeli ahmet hükümetin maşası mı sorunsalı9
- mesleki yaşama merkezi denetleme2
- otobüs camına yaslanan kafanın titremesi6
- pum pum çorbası6
- tavuk budu2
- sarapci koala43
- arkadaşlar larissa kim12
- atatürk ü sevme zorunluluğu10
- sarımsak yiyen kız6
- yemeğe bulyon koyan insan7
- sikişirken sigara içen kadın5
- ismail kartal12
- zuhal olcay'a aşık olmak7
- nervio21
- saraca098
- s'i l v'e r m'i s t26
- hesabın yüzde 10 undan daha az bahşiş veren tip10
- seks yapmanın aslında çok iğrenç bir eylem olması6
- serhat kılıç22
- pandela 38
- türkiye13
- sözlükteki gammazlar lobi si11
- pizza6
- bir kızın aşkı size naptırabilir9
- tai lung45
- uyudunuz mu4
- hamarat kadın5
- hoşçakal uludağ sözlük7
- karnı doydukça yemeğe kusur bulan insan5
- atatürk ün türk olmadığı gerçeği7
- dinlenme tesisi soğuğu5
- arkadaşlar bi bakar mısınız4
- koca sözlüğün fusya'ya yenilmesi8
- bir insanın yüzüne söyleyemeyeceğin şeyler4
entry'ler (24)
samimi, yalana dolana bulasmamis, esnafliktan kopmamis guzel yerlerdir*
vurgulu ve etkili anlatış biçimidir.
olmadığın bir insan gibi davranmaktan, istemediğin şekilde algılanmaktansa uygun olmayan ortamlarda dahi küfür etmeyi yeğlemek gerek bana kalırsa.
kimse, canı yandığında hassiktir diye bağırdığı andaki kadar samimi değildir hayatının hiç bir diğer anında.
manitasının, karısının yanında gün batımı izlerken veya çocuğunu uykuya yatırırken konuştuğu cümlelerde bile belki vardır. aklından mutlaka ve mutlaka başka şeyler geçer; konuyla alakalı ya da değil bir sürü şey düşünür o anlığına fakat küfür ederken öyle mi?
tribünde kan ter içinde kalmış şekilde çığlık atarcasına küfür eden taraftarın yaşadığı duygular kesinlikle daha saftır benim nazarımda.
istanbulda hat minibüslerini düşünün ya da, minibüsçünün hayata dair bir sürü isyanı, kızgınlığı, o anlık sevinçleri hedefleri vardır ama onun şeridini ihlal eden en azından öyle düşündüren biri olduğunda içinde sakladığı canavarı ortaya çıkarma imkanı bulur. müşterisi olan onlarca yolcuyu dikkate almaksızın tüm nefretini diğer şoföre kusabilir.
velhasılkelam nefret ve küfür, sevgi ve sükunetten çok daha saf bir duygudur. daha güzeldir demiyorum, daha doğaldır çekinmeyin kullanın.
olmadığın bir insan gibi davranmaktan, istemediğin şekilde algılanmaktansa uygun olmayan ortamlarda dahi küfür etmeyi yeğlemek gerek bana kalırsa.
kimse, canı yandığında hassiktir diye bağırdığı andaki kadar samimi değildir hayatının hiç bir diğer anında.
manitasının, karısının yanında gün batımı izlerken veya çocuğunu uykuya yatırırken konuştuğu cümlelerde bile belki vardır. aklından mutlaka ve mutlaka başka şeyler geçer; konuyla alakalı ya da değil bir sürü şey düşünür o anlığına fakat küfür ederken öyle mi?
tribünde kan ter içinde kalmış şekilde çığlık atarcasına küfür eden taraftarın yaşadığı duygular kesinlikle daha saftır benim nazarımda.
istanbulda hat minibüslerini düşünün ya da, minibüsçünün hayata dair bir sürü isyanı, kızgınlığı, o anlık sevinçleri hedefleri vardır ama onun şeridini ihlal eden en azından öyle düşündüren biri olduğunda içinde sakladığı canavarı ortaya çıkarma imkanı bulur. müşterisi olan onlarca yolcuyu dikkate almaksızın tüm nefretini diğer şoföre kusabilir.
velhasılkelam nefret ve küfür, sevgi ve sükunetten çok daha saf bir duygudur. daha güzeldir demiyorum, daha doğaldır çekinmeyin kullanın.
(bkz: saints row the third)
bu oyundaki tüm arabalar pezevenk arabasıdır.
bu oyundaki tüm arabalar pezevenk arabasıdır.
rus dili edebiyatı okuyorum dediğinde genç-yaşlı herkesin yüzünde beliren pis ve rahatsız edici gülümsemenin bir başka türlüsüdür.
prömiyeriyle izlemeye başladığım fakat kısa süre sonra soğuduğum dizi.
--spoiler--
çizgi roman uyarlamalarını izlemeyi çok severım, güzel uyarlanmışsa izlemeye doyum olmaz zaten kötüyse de haline gülünür fakat arrow, güzel başladı; heyecanlandırdı, ilgi çekti ilk 5-6 bölümüyle akabinde amına koyduğumun dizisinde kapişonlu okçunun gerçek kimliğini onu kovalayan polis -ki berbat bir karakter hakikaten- hariç herkes öğrendi. sikeyim öyle diziyi arkadaş.
bunun dışında arrow abinin psikolojik buhranları o kadar kötü ve o kadar yapay duruyor ki, azıcık daha karamsar ve karanlık olmalı bence lakin dizide çok ama çok gereksiz bir bling bling havası var, ışıl ışıllık var ve geceleri karanlıklarda şehri suçtan kurtarmaya çalışan okçu kahraman havasına aşırı derecede aykırı bir durum bu. en son izlediğim bölümün sonununda ta anasının amında bir yerde batan geminin enkazını sterling city de buluyorlardı hangarda falan orada bıraktım, arkadaşlarımdan falan dizinin kendini toparladığı güzel final yaptığına dair yorumlar aldım, ilk sıkıldığım vakitte izleyip bu entry den pişman olmayı umuyorum, bakalım.
--spoiler--
--spoiler--
çizgi roman uyarlamalarını izlemeyi çok severım, güzel uyarlanmışsa izlemeye doyum olmaz zaten kötüyse de haline gülünür fakat arrow, güzel başladı; heyecanlandırdı, ilgi çekti ilk 5-6 bölümüyle akabinde amına koyduğumun dizisinde kapişonlu okçunun gerçek kimliğini onu kovalayan polis -ki berbat bir karakter hakikaten- hariç herkes öğrendi. sikeyim öyle diziyi arkadaş.
bunun dışında arrow abinin psikolojik buhranları o kadar kötü ve o kadar yapay duruyor ki, azıcık daha karamsar ve karanlık olmalı bence lakin dizide çok ama çok gereksiz bir bling bling havası var, ışıl ışıllık var ve geceleri karanlıklarda şehri suçtan kurtarmaya çalışan okçu kahraman havasına aşırı derecede aykırı bir durum bu. en son izlediğim bölümün sonununda ta anasının amında bir yerde batan geminin enkazını sterling city de buluyorlardı hangarda falan orada bıraktım, arkadaşlarımdan falan dizinin kendini toparladığı güzel final yaptığına dair yorumlar aldım, ilk sıkıldığım vakitte izleyip bu entry den pişman olmayı umuyorum, bakalım.
--spoiler--
kendi adıma konuşayım, yolu bitmiyor da ondan.
istanbuldan erzuruma doğru yola çıktık, erkenden yola koyulduğumuz ve zaman sıkıntımız olmadığı için gerek sigara içmeye, gerek tuvalet ihtiyacı için gerekse yemek vesaire için takribi yol üstündeki tüm benzinlik ve dinlenme tesislerinde de mola verdik.
lakin toplamda yol 22 saat civarı iken yozgat kısmı nereden baksan 6-7 saat sürdü, git git git bitmiyor arkadaş, sağında tepeler, solunda tepeler, yol dümdüz şehir merkezi yok, hiç bir şey yok. mart ayı her yer kar, neresi yol neresi değil o bile belli olmuyor.
bu sırada telefonlar çekmediği için navigasyon da devre dışı kaldığından hangi ilde olduğumuzu sormak zorunda kalıyoruz ve akdağ mağdeni denen yerdeki dayıdan "nasıl bilmezsiniz lan burayı" şeklinde azar işitiyoruz. sokayım yozgata.
istanbuldan erzuruma doğru yola çıktık, erkenden yola koyulduğumuz ve zaman sıkıntımız olmadığı için gerek sigara içmeye, gerek tuvalet ihtiyacı için gerekse yemek vesaire için takribi yol üstündeki tüm benzinlik ve dinlenme tesislerinde de mola verdik.
lakin toplamda yol 22 saat civarı iken yozgat kısmı nereden baksan 6-7 saat sürdü, git git git bitmiyor arkadaş, sağında tepeler, solunda tepeler, yol dümdüz şehir merkezi yok, hiç bir şey yok. mart ayı her yer kar, neresi yol neresi değil o bile belli olmuyor.
bu sırada telefonlar çekmediği için navigasyon da devre dışı kaldığından hangi ilde olduğumuzu sormak zorunda kalıyoruz ve akdağ mağdeni denen yerdeki dayıdan "nasıl bilmezsiniz lan burayı" şeklinde azar işitiyoruz. sokayım yozgata.
muhtemel sonuçlarını ciddi derece merak ettiğim olay.
şu an sürdürülmeye çalışılan barış süreci nasıl etkilenecek?
daha samimi bir şekilde sormak gerekirse silah bırakanlar ne kadar samimi bu konuda
gerilla harekatı, terör kısmı bir yana politik yansıması nasıl olacak bu konunun
hepsinden öte en reel çıkarıma gelirsek, cesedi ne olacak?
türk devletleri ilk zamanlarından itibaren bu tip konularla uğraşmamak için ya da kendine dert olmaması için sürgün yoluna gitmişler hep.
isyancı lider, devrik lider, tarikat lideri vesaire ne var ne yok sınırdışı etmişler.
bunun en basit örneklerinden cumhuriyetin ilk yıllarında padişah ve ailesinin gönderilmesini söyleyebiliriz, görüş şudur ki memlekette kalırlarsa hükümete, devlete veya mevcut demokratik düzene karşı iki başlılık yaratacaklar; bu yüzden gitmeliler.
peki.
bunu başlıktaki muhtemel soruya uyarlarsak nasıl olur?
şu anda öcalanı ülke dışında bir yargı sistemine vesaire "kakalama" şansı yok ülkenin
ölürse ne olacak?
esas soru da bu, mezarı olacak mı, cesedine ne yapılacak?
neyse, bekleyip görelim.
şu an sürdürülmeye çalışılan barış süreci nasıl etkilenecek?
daha samimi bir şekilde sormak gerekirse silah bırakanlar ne kadar samimi bu konuda
gerilla harekatı, terör kısmı bir yana politik yansıması nasıl olacak bu konunun
hepsinden öte en reel çıkarıma gelirsek, cesedi ne olacak?
türk devletleri ilk zamanlarından itibaren bu tip konularla uğraşmamak için ya da kendine dert olmaması için sürgün yoluna gitmişler hep.
isyancı lider, devrik lider, tarikat lideri vesaire ne var ne yok sınırdışı etmişler.
bunun en basit örneklerinden cumhuriyetin ilk yıllarında padişah ve ailesinin gönderilmesini söyleyebiliriz, görüş şudur ki memlekette kalırlarsa hükümete, devlete veya mevcut demokratik düzene karşı iki başlılık yaratacaklar; bu yüzden gitmeliler.
peki.
bunu başlıktaki muhtemel soruya uyarlarsak nasıl olur?
şu anda öcalanı ülke dışında bir yargı sistemine vesaire "kakalama" şansı yok ülkenin
ölürse ne olacak?
esas soru da bu, mezarı olacak mı, cesedine ne yapılacak?
neyse, bekleyip görelim.
beni kaan kurala benzeten 100. insanla akşam yemeği sözü vermiştim geçtiğimiz aylarda ama çok beklemeyiz gibi.
üniformaları sci-fi filmlerinden esinlenerek yeniden düzenlemek. öğrenciden tut polise, itfaiyeciden çöpçüye. düşünsenize ne kadar güzel olur trooper kostümüyle gezen zabıtalar.
günü uyuyarak geçirip, zihnin en etkin saatlerini bilgisayar başında heba eden kişiler.
açıkçası ben de mümkün olduğunca gündüzün karışıklığı, yoruculuğu veya dertlerindense gecenin dinginliği, yalnızlığı ve en önemlisi zorunlu insan ilişkilerinden uzaklığını seviyorum.
açıkçası ben de mümkün olduğunca gündüzün karışıklığı, yoruculuğu veya dertlerindense gecenin dinginliği, yalnızlığı ve en önemlisi zorunlu insan ilişkilerinden uzaklığını seviyorum.
sürekli jordan ve kobe ile kıyaslanmak.
şampiyon olamaz diye dalga geçilmek.
4 mvp ödülüne rağmen saygı duyulmamak.
şampiyon olunca da "6 yüüzk alabilir mi yeaa" denmek.
(bkz: lebron james)
şampiyon olamaz diye dalga geçilmek.
4 mvp ödülüne rağmen saygı duyulmamak.
şampiyon olunca da "6 yüüzk alabilir mi yeaa" denmek.
(bkz: lebron james)
sözlükte yer alışı belki de "troll"lük girişimi olsa da gerçekten böyle düşünen insanların olması, ve yanılmıyorsam bu insanların sayısının gitgide artması gerçekten çok ilginç ve üzerinde kafa yorulması gereken bir durum.
belki de birilerinin kız kardeşini "tokmaklamak" istediği için empati kuran er kişi.
herşey ile ilgili şaka yapabilmek konusunda bence bir ilahtır, louie dizisi hafiften havasını kaybetmiş olsa da 4. sezonu yine de beklenir. chewed up, hilarious ve shameless isimli gösterilerini izlemenizi şiddetle tavsiye ederim.
var olmasa idi genç oğlanlarımız nasıl karıya kıza yürüyeceklerdi diye düşündüren şahıs.
90ların ilk yarısında doğan nesil yükselişi, hükümdarlığı ve çöküşüne şahit olmuştur bu meretin. (bkz: kompakt disk)
şimdilerin modası olan "sherlock" dizilerinin bi yenisi, da vinci ile alakası az, fakat plot twistleri için izlenebilecek dizi. lakin ömrünü uzun görmüyorum açıkçası, ikinci sezon yaparlarsa şaşırırım.
türkiyede her 5 hokeyciden birinin formasına sahip olduğu, hokeyin kobesi, tiger woodsu, david beckhamı, michael schumaeri olan kanadalıdır.
başlığa bir diğer yönden bakmak istiyorum;
atatürk size göre iyidir ya da değildir konu bu değil. konu bunun nasıl öğretildiği; kişi kim olursa olsun devlet eğer eğitimde denetleyici ise, atatürkü de, yodayı da, shaq i de öğretirken tarafsız olmalıdır. doğruları ve yanlışlarıyla, dolayısıyla her yönüyle öğretmelidir. bunun sonucunda sevip sevmemeye karar vermek kişinin kararı olmalıdır.
nihayetinde devletin görevi atatürkü sevdirmek değil, tanıtmak olmalı. *
atatürk size göre iyidir ya da değildir konu bu değil. konu bunun nasıl öğretildiği; kişi kim olursa olsun devlet eğer eğitimde denetleyici ise, atatürkü de, yodayı da, shaq i de öğretirken tarafsız olmalıdır. doğruları ve yanlışlarıyla, dolayısıyla her yönüyle öğretmelidir. bunun sonucunda sevip sevmemeye karar vermek kişinin kararı olmalıdır.
nihayetinde devletin görevi atatürkü sevdirmek değil, tanıtmak olmalı. *