bugün
- velvet36
- habire1233
- insanların hakkında en çok yanıldığı 5 burç5
- kafayı kedi gibi hoşlanılan kıza sürtmek3
- kürdüm3
- ne kadar salak olduğunuzu biliyor musunuz7
- ülkücü müsünüz türkçü müsünüz ulusalcı mısınız2
- fatma soydaş3
- kadınsızlık6
- kemalistlerle solcuların ayrılması gerekliliği13
- sözlük yazarlarının benzetildikleri ünlüler7
- yazarların yapmak istedikleri3
- dem parti4
- gavur isimlerinin versiyonları2
- güne bir şarkı bırak3
- uludağ sözlüğe sürekli kondom reklamı verilmesi7
- özgür özel'in chp de veda konuşması10
- bot beğeni6
- 5 takipçim olması5
- mantı ve kolektif bilinçdışı2
- bebeği gibi sevip düşmanı gibi siken erkek4
- kabataş olayı görüntüleri27
- basit bir hayat istemek2
- kartlı işlem yapmayan esnaf8
- istanbul un çok pahalı olması27
- dem parti'nin ana muhalefet partisi olması4
- oğlum bir baktım da buradaki ekip bok gibi lan3
- galatasaray ne zaman transfer yapacak11
- okumak yerine erken yaşta çalışmanın faydası10
- yeni parti8
- kadınların çok gamsız ve dertsiz olması meselesi4
- 22 yaş5
- en eski dil2
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj6
- incelikli erkek5
- hangi manifest kızısın12
- şaka maka true'nun 60 ında da kaldıracak olması6
- türkiye islamcı kemalist kavgasıyla vakit kaybetti7
- berhan şimşek'in kadına şiddet faili olması3
- 6 oku görünce dayanamadım4
- sözlük yazarlarının oy vereceği partiler3
- her şeyin üst üste gelmesi8
- en sevilmeyen ev işleri14
- kürde kürt demenin ırkçılık olduğu ülke4
- küfür etkisi yaratan ama küfür olamayan cümleler3
- lahmacun yiyecek kadar düşmek8
- bir kilo kiraz yemek2
- aptallara laf yetiştirmem yazar geçerim2
- 30 kasım 2007 ısparta uçak kazası4
- gönül almaya çalışan erkek11
entry'ler (216)
sıçayım cep telefonunuza, zaten soğumuştum epey aradan sonra bi bakayım dedim yazarların kullandığı cep telefonu markaları hibidi hibidi.. ey yalnızlık nelere kadirsin!
zincirlenmişim, ömrüm tükenmekte..https://www.youtube.com/watch?v=uUgXB4tLSuE
bu gece bunalım gecem, iyi değilim sevgili sözlük..
amy winehouse - you know i'm no good..
https://www.youtube.com/watch?v=b-I2s5zRbHg
amy winehouse - you know i'm no good..
https://www.youtube.com/watch?v=b-I2s5zRbHg
zor kadın eşittir tatmin olamamış kadındır. bir kadını tam anlamı ile tatmin edebilirseniz size hiçbir konuda zorluk çıkarmayacağını görebilirsiniz.
muhtemelen, oscar tarihi boyunca sürekli lanse edilecek ve bazılarının; "aa bak oda insanmış öldü" diyecekleri, muhtemelen senin ve benim hayatlarımızdan daha farklı yaşamış vadesi dolan insandır.
unutma!! her fani bunu tadacaktır.
2013 yılında kurumsal sektöre hızlı giriş yapmaya hazırlanıyorlarmış. bireysel tüketimde yeni yılda çok fazla büyüyemeyeceklerini*öngörmüşler, şimdi sıra kurumsal büyümede demişler. hadi hayırlısı bakalım (kanal yöneticisi söyledi ben bilmem).
kom tete te komte, te kom tete te komte. çin ata sözü (asla ama asla işeyen bir köpeğin altından geçme)*
genel olarak yalan ve abartıların bol olduğu cevaplar silsilesidir.
içki anketlerinde hayatında ismini bile duymadığı içkileri oluk oluk içer bu arkadaşlar.
internet ortamındaki anket cevapları* insanı kendinden alır.*
not: anketörle yaşanan diyaloglarınızı ilgili başlığa doldurunuz.*
içki anketlerinde hayatında ismini bile duymadığı içkileri oluk oluk içer bu arkadaşlar.
internet ortamındaki anket cevapları* insanı kendinden alır.*
not: anketörle yaşanan diyaloglarınızı ilgili başlığa doldurunuz.*
birde din sömürgecilerinin yapmış olduğu bardak var;
https://www.youtube.com/watch?v=kab6QyyV0OY&feature=share
hey allah'ım ya.
https://www.youtube.com/watch?v=kab6QyyV0OY&feature=share
hey allah'ım ya.
empati yapmaya çalışıyorum... ama olmuyor. tabiki en sevdiğim yada son sevgilimle empati yapmaya çalışıyorum..
zor baba zor..
hatunu; altımda, üstümde, yanımda, sağımda, solumda, arkadaşlarla hep beraber kahkahkah kihkihkih sohbet anında, orda burda şurda düşünüyorum... ama bi türlü olmuyor.. onun yerine koyamıyorum kendimi..
ben bu hatunu sömürüyormuyum acaba?? kızıyorum kendime kızıyorum!
halbuki ben herkesle empati yapabildiğimi zannederdim. yok baba yok olmuyor.
ya ben harbiden çok bencilmişim yada bu hatunu herşeyden çok seviyorum.
konu nerdeeen.. nereye... başlık sahibi kusura bakma artık..
zor baba zor..
hatunu; altımda, üstümde, yanımda, sağımda, solumda, arkadaşlarla hep beraber kahkahkah kihkihkih sohbet anında, orda burda şurda düşünüyorum... ama bi türlü olmuyor.. onun yerine koyamıyorum kendimi..
ben bu hatunu sömürüyormuyum acaba?? kızıyorum kendime kızıyorum!
halbuki ben herkesle empati yapabildiğimi zannederdim. yok baba yok olmuyor.
ya ben harbiden çok bencilmişim yada bu hatunu herşeyden çok seviyorum.
konu nerdeeen.. nereye... başlık sahibi kusura bakma artık..
hiçkimse pahalıdan satmaya çalışmasın kendini. biz biliriz kimin ne zaman indirimde olduğu günlerini.. gidene üzülme başkasına gidiyordur. gelene sevinme, başkasından gelmiştir.. biz üç kişiyiz ben, kendim ve kahyamız.. bizi tanıyan bilir, bilen anlar, anlayan susar anlamayan uzar..
şimdi sorarsın sen. sen kimsin?
azbuz ben; aynı şarkıyı 500 defa peşe peşe dinleyebilen, sabah yüzünü yıkarken sadece iki parmağını ıslatıp göz kapaklarına süren, buzdolabını açıp boş boş baktıktan sonra kapatan, mp3 dinlerken klip tadında yürüyen aynı zamanda etrafını keserken kaldırım taşlarını sayıp çizgilerine basmayan, çift taraflı çakmağımı iki tarafta gaz seviyesini eşitleme ihtiyacı duyan, girdiği mekanda ilk olarak çıkış kapısını arayan, o mekanın cirosunu hesap etmeye çalışan, oturduğu yerde ilk olarak her yere hakimmiyim diye bakan, lisedeyken trt radyosundan kaset kayıt edip arkadaşlarına dinleten, scotterına bindiğinde dünyası bambaşka olan, bi elinde biraları bi elinde sigara paketleriyleyken burnu ile ışıkları açan, gündem dizilerini ve ünlüleri bilmeyip sikine takmayan, bi türlü insanlara güvenmemesi gerekirken her defasında aynı hataya düşen, kazandığı ve kaybettikleri ile güçlenen, hayatı her zaman sil baştan yaşamayı en büyük görev gibi görmüş edaları takınan ama yapamayan, küçük dünyasının anlaşılamayan delisi seçilen hırbonun tekiyim.
ya sen kimsin demiyeceğim. sakın bana kendini anlatma yoksa tadın kalmaz gözümde. ne kadar başkaları için ulaşılmaz olsanda benim için her zaman bir utopyan olmalıdır. çünkü ben çabuk sıkılırım aynı zamanda.
benim için division zamanı her an tüm yazdıklarımı değiştirebilirim. ha söylemedim mi? aynı zamanda kişilik bölünmeside var bende neyse öteki benler gelmeden kaçayım. ben bu yazıyı "o"na yazım ha sen alınma.
şimdi sorarsın sen. sen kimsin?
azbuz ben; aynı şarkıyı 500 defa peşe peşe dinleyebilen, sabah yüzünü yıkarken sadece iki parmağını ıslatıp göz kapaklarına süren, buzdolabını açıp boş boş baktıktan sonra kapatan, mp3 dinlerken klip tadında yürüyen aynı zamanda etrafını keserken kaldırım taşlarını sayıp çizgilerine basmayan, çift taraflı çakmağımı iki tarafta gaz seviyesini eşitleme ihtiyacı duyan, girdiği mekanda ilk olarak çıkış kapısını arayan, o mekanın cirosunu hesap etmeye çalışan, oturduğu yerde ilk olarak her yere hakimmiyim diye bakan, lisedeyken trt radyosundan kaset kayıt edip arkadaşlarına dinleten, scotterına bindiğinde dünyası bambaşka olan, bi elinde biraları bi elinde sigara paketleriyleyken burnu ile ışıkları açan, gündem dizilerini ve ünlüleri bilmeyip sikine takmayan, bi türlü insanlara güvenmemesi gerekirken her defasında aynı hataya düşen, kazandığı ve kaybettikleri ile güçlenen, hayatı her zaman sil baştan yaşamayı en büyük görev gibi görmüş edaları takınan ama yapamayan, küçük dünyasının anlaşılamayan delisi seçilen hırbonun tekiyim.
ya sen kimsin demiyeceğim. sakın bana kendini anlatma yoksa tadın kalmaz gözümde. ne kadar başkaları için ulaşılmaz olsanda benim için her zaman bir utopyan olmalıdır. çünkü ben çabuk sıkılırım aynı zamanda.
benim için division zamanı her an tüm yazdıklarımı değiştirebilirim. ha söylemedim mi? aynı zamanda kişilik bölünmeside var bende neyse öteki benler gelmeden kaçayım. ben bu yazıyı "o"na yazım ha sen alınma.
zall in dediğine göre şu anda da bu yaşanıyormuş ben kaçarım aga. hiç bişey açılmıyo neredeyse. yarın bidaha bakarız artık ayvallah sözlük.
ruhumun derinliklerindeki acıları, sancıları belikide en önemlisi özlemleri tanımlama çabalarımın boşa gitmesi...
wish you were here melodisiyle birlikte içimdeki ses haykırıyor... ama yoksun; nasıl burada olabilirdin ki???
bir parçanı oniki yaşındaki bir delikanlıya verdiler, diğerini gözlerinde senin hayat ışığını gördüğüm çok güzel vucudu olan yirmisekiz yaşındaki hayat dolu kıza.. nolur yalnış anlama sadece seni gördüm biraz.. onu istemedim sen gibi.. sadece bana seni hatırlatıyor, belkide karaciğerin onda olduğu içindir sırf.. gilmour tellere vuruyor benim içim parçalanıyor.. sadece senin burada olmanı dilerdim..
teşhis koyamıyorum..... sensizliğe dayanamıyorum.. keşke şuan ruhumu parçalayan ne o güzel ve bir daha olmayacak anda "seni seviyorum" demeseydin..
wish you were here melodisiyle birlikte içimdeki ses haykırıyor... ama yoksun; nasıl burada olabilirdin ki???
bir parçanı oniki yaşındaki bir delikanlıya verdiler, diğerini gözlerinde senin hayat ışığını gördüğüm çok güzel vucudu olan yirmisekiz yaşındaki hayat dolu kıza.. nolur yalnış anlama sadece seni gördüm biraz.. onu istemedim sen gibi.. sadece bana seni hatırlatıyor, belkide karaciğerin onda olduğu içindir sırf.. gilmour tellere vuruyor benim içim parçalanıyor.. sadece senin burada olmanı dilerdim..
teşhis koyamıyorum..... sensizliğe dayanamıyorum.. keşke şuan ruhumu parçalayan ne o güzel ve bir daha olmayacak anda "seni seviyorum" demeseydin..
düşünmeden hareket etme sendromu olarakta yorumlayanlar vardır.
tam bir plaj kitabı, oldukça eylenceli sıkıcı olmadığını düşündüğüm kitap.
kısa kısa bölümlerden oluşuyor.
normal bir kitap gibi ilk sayfadan başlıyorsunuz birinci bölümden itibaren tercihlerle devam ederek birdenbire kendinizi kitabın sayfalarında kaybedebiliyorsunuz. sona gelince tekrar ilk bölümlere gidip tercihlere başlıyorsunuz. sürükleyici bir yazım tarzı, tasfirleri çok net ruslar gibi boğmuyor;
--spoiler--
adam dağınık ofisinde prezervatif takıyor ve sizi kahverengi vinil kanepesiyle tanıştırıyor. adamın göbeğini fark ediyorsunuz.
kütük gibi suratını. tek kelime ile iğrenç. minimum temas için sweatshirtünüzü ve çoraplarınızı giyiyorsunuz, ancak yinede yağlı eldivenlerini her tarafınıza sürtmeyi başarıyor. canı sıkılmış sarı labradoru köşede oturmuş sizi seyrederken kendinizi çubuğa takılmış yumuşak kabuklu bir yengeç gibi hissediyorsunuz...
--spoiler--
tavsiye edilir. kitabı alırken yanında üç farklı renkte üçer tane kitap ayıracı alırsanız çok daha konforlu okursunuz.
kısa kısa bölümlerden oluşuyor.
normal bir kitap gibi ilk sayfadan başlıyorsunuz birinci bölümden itibaren tercihlerle devam ederek birdenbire kendinizi kitabın sayfalarında kaybedebiliyorsunuz. sona gelince tekrar ilk bölümlere gidip tercihlere başlıyorsunuz. sürükleyici bir yazım tarzı, tasfirleri çok net ruslar gibi boğmuyor;
--spoiler--
adam dağınık ofisinde prezervatif takıyor ve sizi kahverengi vinil kanepesiyle tanıştırıyor. adamın göbeğini fark ediyorsunuz.
kütük gibi suratını. tek kelime ile iğrenç. minimum temas için sweatshirtünüzü ve çoraplarınızı giyiyorsunuz, ancak yinede yağlı eldivenlerini her tarafınıza sürtmeyi başarıyor. canı sıkılmış sarı labradoru köşede oturmuş sizi seyrederken kendinizi çubuğa takılmış yumuşak kabuklu bir yengeç gibi hissediyorsunuz...
--spoiler--
tavsiye edilir. kitabı alırken yanında üç farklı renkte üçer tane kitap ayıracı alırsanız çok daha konforlu okursunuz.
son dönemde yeni moda; oğlum bak git!!!