/38
şiir mahremiyet olup, insanın kendi odacığında o anki ruh haline yazmaya çalişabildiği ve kim ne anlam çıkartırsa çıkartsın aslında onu demek istemediği hüzün ve huzurdur.
türkiye de insanların çoğu cümleleri alt alta yazmaya tamahkardır. üzücü olan bunlara şiir denmesidir.
ilhan berk şiir üzerine şöyle hoş bir tanımlama getirmiştir.

'şiir bir tuğlacının düşürdüğü tuğlanın yere düşmesinde değil, havada asılı kalmasındadır.'
"bir kitabı okuduğumda bütün bedenim hiçbir ateşin ısıtamayacağı kadar üşürse bilirim ki o, şiirdir."
emily dickinson
bazı kavramları tanımlamak için onun iyi bir örneğini vermek en iyisidir. ben de bunu yapayım.

gelecegim, bekle dedi, gitti.
ben beklemedim,
o da gelmedi
ölüm gibi birsey oldu.
ama kimse ölmedi.
(bkz: özdemir asaf)
ülkemizde tanımı: yazan çok! okuyan yok!
herkesin yazdığı şiir en birinci şiir.

Artık şiir yazmanın da bir önemi kalmadı.
Çünkü her önüne gelen yazıyor ve çokluktan dolayı değer kaybeden sanat oluyor
ve buna maalesef sanat+şiir denemez.

yazan imla kurallarından habersiz!
şiir bütünlük içinde değil!
mısralar bir birine çengel atmıyor!
devamlı yazılmışların tekrarı yazılıyor!
hırsızlık almış başını gitmiş!
kalite yok!
derinlik yok!
kolay anlaşılır!
duyarlı değil!
duygu yok!

o halde şiir de yok.
zamansız başlayan bir sağanağın bedeni yıkaması gibi sözcüklerin kalbi yıkamasıyla neticelenen sözler bütünü. bir şiir bu etkiyi bırakamıyorsa kasıntıdır şiir değil.
kimsenin kimseye gözü değmiyorsa şiir niye?
*
yazan kadar okuyanında etkileyebildiği edebi eser .

ummadığım birisinden dinledim bugün.

https://www.youtube.com/watch?v=ETeJJN_A-R0
Türk çocuktur, yaşamaz babasız,
Karanlıkta kılavuzsuz, lambasız
Artık çiftlik değil bir-ül memleket,
Malikane yazılmaz taşında,
Tepesinde kahramanlar olunca.
Bu memleket daim gitmez ileri
ilk sırayı aristokratlar alınca
Paslı kalmış kalbindeki cevheri.
Tutun kızlar tutun birleşsin eller,
Çalın sazlar çalın kırılsın teller,
Dönün kızlar dönün kıvrılsın beller,
Uzun siyah saçlar tel tel dökülsün!
(bkz: propaganda)
herkesin yazmaması gereken tek şey. tek dal.
söylenemeyen hislerin birer yansımasıdır şiirler.
hep acıyı ifade etmek için kullanan birine denk gelince, kendisine çok haksızlık yapıldığını düşündüğüm dize bütünlüğü. oysa ucuz romantizmden çok daha fazlası için kullanıldığında, aydınlıkları da pek güzel yansıtır.
duyguların, yoruma açık, sanatsal bi ahenk içinde dizelere dökülüşü.
şiirler bazen bir acıyı,bazense aşkın en tutkulu anlarını anlatır bizlere. sıkmadan,bıkmadan anlatır.şairin zihninde varlık bulur.
kelimelerin istifidir.
her okunduğunda yeni bir anlam keşfedilir.
zaten ilk okunduğunda dimağda bir iz bırakamıyorsa iki veya daha fazla okumazsınız bile.
(bkz: tadı dimağımda kaldı)
şiir belki duyguları dile getiren tek şey..
aşk,ayrılık,mutluluk,gurbet,acı,öfke bütün duyguların ortak dilidir şiir ve avrupaya göre bu konuda onlardan çok ilerdeyiz.
yazması,okumasından daha kolay olan edebi eser türü.
"elele gittiğimiz bu yolda
sen gitgide büyürsen,
benim içimde çok beklemiş
çok eski bir yer kanar..."

Turgut Uyar
duygusal olanın değil akıllı olanın yazdığıdır.
"kirpi gibisin çocuk
her tarafın diken
kim elini uzatsa delik deşik
üstelik sen de kan içindesin."

attila ilhan .
imkânsızlıkları yaşamak mıdır sevmek,
yoksa severken imkânsız mıdır yaşayabilmek?
zor mudur gözlerine bakarken sevgiyi görmek,
yoksa sevgi midir gözlerindeki tek gerçek?
kolay mıdır biranda vazgeçip gitmek,
yoksa gitmekten vazgeçip, sevmek mi gerek?

özdemir asaf .
eski sevgililerim hala ariyorlar
kimi geçen yildan
kimi önceki
kimi de daha önceki yillardan.
iyi bir şeydir yürümeyen
ilişkileri bitirmek
başarisiz olduğun insandan
nefret etmemek
hatta unutmamak da
iyidir.

ve bana başka biriyle şanslarinin yaver gittiğini
ve mutlu olduklarini söylediklerinde
hoşuma gidiyor.

beni aldattiktan sonra
bütün mutluluklari hak ediyorlar.
hayat çok daha güzel görünüyor onlara
benden sonra.

onlara
kıyaslama imkanı
yeni ufuklar
yeni kamışlar
huzur
ve bensiz bir
gelecek verdim.
( Charles Bukowski )
al pacino al pacino
yanakları gül pacino.

uyan uyan sabah oldu
namazını kıl de niro.
şiir bir insanın ne kadar ince olabileceğini gösterendir. sade yazan için değil severek okuyan da bu gruba dahildir.

lakin çok isyanlardayım. en kısa yoldan şöyle diyebilirim ki hiçbir duyguyu yaşamamış, işin kötüsü bazı duygulara inanmayan insanların şiir okuması çok koyuyor. çok çok koyuyor...
© copyright 2005 - 2026