bugün
- beyaz keten iç çamaşırı belli ediyor12
- nervio ile travertenlere gitmek4
- yanık akrep dumanı çekmek5
- türk ateisti7
- sözlük yazarlarının çok kültürlü olması2
- seferihisar2
- şimdi mokv olacaktı4
- saç traşı olmuyorum hadi bakalım5
- zorunlu eğitim6
- yunanistan29
- ali vefa6
- sözlükten birinden hoşlanmak5
- hastalığın kader parametrelerinin dışında olması3
- dünüşü4
- la ilahe illallah3
- sidretü l münteha2
- şımarık insan belirtileri2
- en son aldığınız iltifat14
- sevişirken video çekmek11
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sabahın köründe denize girmek3
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı3
- tekne turu14
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü3
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- eğitimin anlamsızlığı3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- bezaz'a gidip bir top basma ve pazen alan kezo2
- zengin yuzırlar2
- dünüşüyle evlenen adam2
- gavurlarla kadın erkek karışık hamama gitmek2
- mokv'u kulaklarından tutup tavana asmak2
- dekolteye bakar mısınız15
- irmik helvası vs un helvası18
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- zor günler sonsuza kadar sürmeyecek2
- yazarlara gelen son mesaj3
- gürcistan26
- sözlük yazarı dövmek3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- nureddin mahmud zengi2
- cem küçük10
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
10 aralık 1830 da doğan ve 15 mayıs 1886 da ölen amerikalı kadın şair.Massachusetts eyaletindeki Amherst kentinde doğdu. Emily Dickinson yaşamı boyunca çok nadir Amherst'ten dışarı çıkmıştır.1862'de tümüyle eve kapanmış, en yakın arkadaşlarıyla bile ölünceye değin bir daha hiç görüşmemiştir. Kapandığı odasında kendisini yazmaya vermiştir. ilk mektupları ve kendisiyle ilgili betimlemeleri, canlı bir ruha sahip çekici bir kızı yansıtmaktadır. Daha sonra dünyadan elini eteğini çekmesinin nedeninin umutsuz bir aşk deneyimine dayanıyor olabileceği eleştirmenlerce düşünülmektedir. Dış dünyayla olan ilişkisi ve deneyimleri sınırlı olsa da, yazılarında yaratıcı ve imge gücü yüksek bir edebiyatçıdır.
Emily Dickinson'un yaşarken yalnızca yedi şiiri basılmıştır.
Yaşamının son yıllarında artık eve pek ziyaretçi de kabul etmemiş, ancak arkadaşlarıyla olan ilişkilerini onlara mektuplar ve küçük hediyeler gönderme yoluyla sürdürmüştür.
1886'daki ölümünden sonra odasına giren kızkardeşi, odasında ondan kalan 1.800 kadar şiir bulmuştur. Ölümünden sonraki dört yılda, yani 1890'a değin, şiirlerinin neredeyse tamamı yayımlanmıştır.
1920'lerde ise, ABD'deki en çok sevilen şairlerden biri olmuş ve ünü bugüne değin sürmüştür.
Emily Dickinson'un yaşarken yalnızca yedi şiiri basılmıştır.
Yaşamının son yıllarında artık eve pek ziyaretçi de kabul etmemiş, ancak arkadaşlarıyla olan ilişkilerini onlara mektuplar ve küçük hediyeler gönderme yoluyla sürdürmüştür.
1886'daki ölümünden sonra odasına giren kızkardeşi, odasında ondan kalan 1.800 kadar şiir bulmuştur. Ölümünden sonraki dört yılda, yani 1890'a değin, şiirlerinin neredeyse tamamı yayımlanmıştır.
1920'lerde ise, ABD'deki en çok sevilen şairlerden biri olmuş ve ünü bugüne değin sürmüştür.
modern amerikan şiirinin öncülerinden biri olarak gösterilen amerikalı kadın şair. münzevi bir hayat sürmüştür. bir sürü insanın arasında yalnız yaşamıştır ve derin bir romantizmi şiirlerine yansıtmıştır. herkes yan odada neşeyle sohbet ederken, derin bir melankoliyle şiir yazmıştır. *
deniz "gel" dedi dereye.
dere "bırak büyüyeyim" dedi.
deniz yanıtladı " o zaman bir deniz olacaksın
bense bir dere istiyorum, gel şimdi ! "
* * * * *
Bir saat beklemek uzundur,
Eğer sevgi hemen ardındaysa.
Sonsuzluğu beklemek kısadır,
Eğer ödül sevgiyse en sonunda.
* * * * *
geniş yap bu yatağı, dikkatle yap
içinde yargı kırılana kadar bekle, adaletle.
çarşafı dümdüz olsun, yastıkları yuvarlak.
güneşin hiçbir sarı gürültüsünün
burayı rahatsız etmesine izin verme. * *
dere "bırak büyüyeyim" dedi.
deniz yanıtladı " o zaman bir deniz olacaksın
bense bir dere istiyorum, gel şimdi ! "
* * * * *
Bir saat beklemek uzundur,
Eğer sevgi hemen ardındaysa.
Sonsuzluğu beklemek kısadır,
Eğer ödül sevgiyse en sonunda.
* * * * *
geniş yap bu yatağı, dikkatle yap
içinde yargı kırılana kadar bekle, adaletle.
çarşafı dümdüz olsun, yastıkları yuvarlak.
güneşin hiçbir sarı gürültüsünün
burayı rahatsız etmesine izin verme. * *
sappho'dan sonraki en buyuk bayan $air olarak adlandirilmi$tir.. 1700'un uzerinde $iiri var lan kadinin.
ben hiç kimseyim
sen kimsin?
sen de mi hiç kimsesin
bir çift ettik desene...
emily dickinson
sen kimsin?
sen de mi hiç kimsesin
bir çift ettik desene...
emily dickinson
daha yalnız olunabilirdi, yalnızlık olmasaydı... emily dickinson
şiirlerin de bir öyküsü vardır. çoğunlukla bizim bilmediğimiz. o öykünün peşine düştüğümüzde buna dair bir iz bulamasak da her birimizde ayrı bir duygu yaratır dizeleri. o dizelerin izleri kalır bizde, onların izini süreriz. *
--spoiler--
?
Anlatmayı beceremeyenler s u s a r l a r.
Anlatmaktan vazgeçenler s u s a r l a r.
Anlaşılmayacağına karar vermiş olanlar s u s a r l a r.
Diğerlerinden ümidi kesmiş olanlar s u s a r l a r.
Hata yapmaktan korkanlar s u s a r l a r.
Kendilerini açığa çıkarmaktan korkanlar s u s a r l a r.
Zannettikleri kişi olmadıkları,
zannettikleri dünyada yaşamadıkları gerçeğini
hazmedemeyecek kadar güçsüz olanlar s u s a r l a r.
Olaylar ve olgular dünyasıyla
baş edemeyenler s u s a r l a r.
Herşeyi gördüğünü,
tüm olasılıkları yaşadığını düşünenler s u s a r l a r.
Güçlü olarak görülmeye
ölesiye ihtiyaç duyacak kadar
güçsüz olanlar s u s a r l a r.
ŞŞŞşşşş! ... Sessizlik!
Sonsuza dek konuşabilecek olanlar
en çabuk susanlardır genelde.
Sonra kadınlar gelir ki
onlarda bu kategoridedirler çoğunlukla.
Sonra şairler...
En son ölüler susar!
--spoiler--
?
Anlatmayı beceremeyenler s u s a r l a r.
Anlatmaktan vazgeçenler s u s a r l a r.
Anlaşılmayacağına karar vermiş olanlar s u s a r l a r.
Diğerlerinden ümidi kesmiş olanlar s u s a r l a r.
Hata yapmaktan korkanlar s u s a r l a r.
Kendilerini açığa çıkarmaktan korkanlar s u s a r l a r.
Zannettikleri kişi olmadıkları,
zannettikleri dünyada yaşamadıkları gerçeğini
hazmedemeyecek kadar güçsüz olanlar s u s a r l a r.
Olaylar ve olgular dünyasıyla
baş edemeyenler s u s a r l a r.
Herşeyi gördüğünü,
tüm olasılıkları yaşadığını düşünenler s u s a r l a r.
Güçlü olarak görülmeye
ölesiye ihtiyaç duyacak kadar
güçsüz olanlar s u s a r l a r.
ŞŞŞşşşş! ... Sessizlik!
Sonsuza dek konuşabilecek olanlar
en çabuk susanlardır genelde.
Sonra kadınlar gelir ki
onlarda bu kategoridedirler çoğunlukla.
Sonra şairler...
En son ölüler susar!
--spoiler--
--spoiler--
Bilseydim
Bilseydim sonbaharda olacağını bu işin
Yazı bir yana iterdim
Yarı kızgın, yarı gülüşle
Ev kadınlarının sinekleri kovduğu gibi..
Bir yıl içinde buluşacağımızı bilseydim
Ayları yumak yapardım
Ayrı ayrı dolaplara doldurur
Günlerini beklerdim..
Şayet asırlar unutsaydı gelişmeyi
Onları elime dolardım
Parmaklarım durana kadar
Geçmiş günlerin içinde..
Bilseydim ne zaman biteceğini ömrün,
ikimizin ömrünün
Onları bir meyva kabuğu gibi soyar
Tadlarına bakardım.
Emily Dickinson
--spoiler--
Bilseydim
Bilseydim sonbaharda olacağını bu işin
Yazı bir yana iterdim
Yarı kızgın, yarı gülüşle
Ev kadınlarının sinekleri kovduğu gibi..
Bir yıl içinde buluşacağımızı bilseydim
Ayları yumak yapardım
Ayrı ayrı dolaplara doldurur
Günlerini beklerdim..
Şayet asırlar unutsaydı gelişmeyi
Onları elime dolardım
Parmaklarım durana kadar
Geçmiş günlerin içinde..
Bilseydim ne zaman biteceğini ömrün,
ikimizin ömrünün
Onları bir meyva kabuğu gibi soyar
Tadlarına bakardım.
Emily Dickinson
--spoiler--
--spoiler--
1764
En hüzünlü ses en tatlı ses
En çılgın ses büyüyen, -
Kuşların sesidir baharda,
Gece hoş bir tat bırakıp giderken.
Mart'la Nisan arasındaki çizgi-
O büyük sihirli sınır
Ötesinde Yaz, nefes alsa duyulur
Yakınlıkta, kararsızlıklar yaşamaktadır.
Bir zamanlar bizimle eyleşen
Dostları hatırlatır bir bir,
Ki ayrılığın kara büyüsüyle büyüyen
Hasretleri artık insafsızca derindir.
Yasını tuttuğumuz ne varsa
Hatıra gelir yeniden,
Ötmesin isteriz kuşlar
Sussun isteriz bu siren.
Bir kulak deşebilir bir kalbi
Bir mızrak kadar kıvrak,
Keşke kalbe bu kadar tehlikeli
Bir şekilde yakın olmasaydı kulak.
Emily Dickinson
--spoiler--
1764
En hüzünlü ses en tatlı ses
En çılgın ses büyüyen, -
Kuşların sesidir baharda,
Gece hoş bir tat bırakıp giderken.
Mart'la Nisan arasındaki çizgi-
O büyük sihirli sınır
Ötesinde Yaz, nefes alsa duyulur
Yakınlıkta, kararsızlıklar yaşamaktadır.
Bir zamanlar bizimle eyleşen
Dostları hatırlatır bir bir,
Ki ayrılığın kara büyüsüyle büyüyen
Hasretleri artık insafsızca derindir.
Yasını tuttuğumuz ne varsa
Hatıra gelir yeniden,
Ötmesin isteriz kuşlar
Sussun isteriz bu siren.
Bir kulak deşebilir bir kalbi
Bir mızrak kadar kıvrak,
Keşke kalbe bu kadar tehlikeli
Bir şekilde yakın olmasaydı kulak.
Emily Dickinson
--spoiler--
--spoiler--
Başka Bir Gök Var
Başka bir gök var,
Herzaman açık ve sakin,
Ve başka bir günışığı var,
Karanlık olmasına rağmen oranın;
Güzelliğini yitirmiş ormanlara boş ver, Austin,
Suskun kırlara boş ver sen;
Burada küçük bir ağaçlık var,
Yaprakları herzaman yeşildir:
Burada daha parlak bir bahçe var,
Oraya asla kırağı düşmemiştir;
içinde onun rengi solmayan çiçeklerinin
Pırıl pırıl arının vızıldadığını işitirim:
Ne olursun, benim kardeşim,
Gel içine bahçemin!
Emily Dickinson
Çeviren: Vehbi Taşar
--spoiler--
Başka Bir Gök Var
Başka bir gök var,
Herzaman açık ve sakin,
Ve başka bir günışığı var,
Karanlık olmasına rağmen oranın;
Güzelliğini yitirmiş ormanlara boş ver, Austin,
Suskun kırlara boş ver sen;
Burada küçük bir ağaçlık var,
Yaprakları herzaman yeşildir:
Burada daha parlak bir bahçe var,
Oraya asla kırağı düşmemiştir;
içinde onun rengi solmayan çiçeklerinin
Pırıl pırıl arının vızıldadığını işitirim:
Ne olursun, benim kardeşim,
Gel içine bahçemin!
Emily Dickinson
Çeviren: Vehbi Taşar
--spoiler--
lise hazırlıkta tanıştığım, o günden bugüne okumaktan sıkılmadığım şair. hazırlıktaki buhranlı yıllarımda kendime yakın hissediyordum. araştırılmaya değer bir yaşama sahip. iyi ki gelmiş dünyaya! yukarıda şiirlerini paylaşan arkadaşlara teşekkürler...
şiirlerini kız kardeşi o öldükten sonra çekmecede bulmuştur ve böylece basılmıştır şiirleri. şiirlerinin özel isimleri yoktur. numaralarla adlandırılmıştır. insanda şiir mi okuyorum yoksa puzzle mı yapıyorum izlenimi uyandırıyorlar. zira doğru dürüst cümle yoktur şiirlerinde. hatta fiil bile yok. onun yerine - bulunmakta. şiirlerinin anlamını çözmek için önce onları düz cümleye çevirmek lazım. hatta kelimeler filan yerleştirilmesi gerekir. bir de aşırı derecede imge kullanmıştır. mesela bir şiirinde ilk dizede parfüm yapımından bahsederken ikinci dizede asıl anlatmak istediğinin şiir yazmak olduğu ortaya çıkar. değişik bir şairdir. dikkat ve hayal gücü gerektirir.
' bir yaşamın ıstırabını hafifletebilir,
ya da bir acıyı dindirebilir veya bayılmış bir ardıç kuşunu koyabilirsem yuvasına,
hayatım geçmemiştir boşa... '
candır emily dickinson.
ya da bir acıyı dindirebilir veya bayılmış bir ardıç kuşunu koyabilirsem yuvasına,
hayatım geçmemiştir boşa... '
candır emily dickinson.
bruce dickinson ile alakası olmayan kişi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar