bugün

/38
Bayram gelir evlere,
Sevgi verir dillere.
Ver öpeyim elini,
Elim girsin götüne. Diyebilmektir.
şu sıralar çok okumaya ve özellikle yazmaya çalıştığım edebi ürün türü. şu an içinde bulunduğum halet-i ruhiyeden midir nedir bilmem; konusu aşka yaklaşmayan her şiir boş ve bayağı geliyor. bu beni üzüyor çünkü mükemmel şiirlerdeki güzellikleri göremiyorum. şiir konusunda -herhangi bir- önerisi olan yazar arkadaşlarımdan gelecek mesajlara açık olacağımdır.
duyguları tam olarak anlatmanın tek yoludur. hele hele aşk ve coşkuyu anlatmanın başka yolu yoktur dizelerden başka.
bir heykel var uzaklarda,
gözlerimizi ışıldatan aydınlığı,
karanlık bir meşaleye hapsetmiş
ve kaldırmış sağ elini havaya.

denemelerine sebebiyet veren temel edebiyat ürünü.
"düş görürsün kocaman açılmış gözlerinle
bilmem ne geçer acaba
hayalinden senin önünden
krallığındır senin o kapısı yok
o bana geçiş izni olmayan ülke."

aragon
Beni yüzleştirme artık; Öp! O kadar çok öp ki!
Cebimdeki tüm biletler yansın.
istersen,cebimi sök! Bir bulut dik!
Tüm fiyakam bozulsun!

Aşk'a ve hayat'a fiyaka atmak ince iştir
Alp dağlarında
fotoğraf çektirmeye benzemez:
Albatrosların
uçurumlarla
nişanlanması gibi bir şey...

Ben nişanlanmasını bilmem.
Ama sözcüklerle
dünyanın saat ayarını yaparım.

Ağzında dinamitle
öpüşecek kadar usta değilim.

Özkan Mert
Lisedeki edebiyat hocamın kızının ismiydi. Pek ilginç gelmişti bana ama hocamın edebiyatçı olduğu düşünülürse sanırım o kadar ilginç değil.
duyguların imgesel olarak resmedilmesidir.
''yazılmış ya hani neler yaşayacağımız..
ne zaman gürleyip ne zaman taşacağımız.
yıpranmış ahşap pencerede yalnız kalacağımız.
ayrılığın vedasını üzülerek alışacağız.

yazılmış ya hani neler yaşayacağımız.
oturduğumuz eşikten göz yaşlarımıza bakacağımız.
nereden geldiğini bilmediğin bir sesle konuşacağımız.
sensizlikle bir gün mutlaka barışacağız.''dır.
hayatı ve içindekileri özgürce dile getirebilme olanağı veren üsluptur.
iki satır kafiyeli bir şey yazmakla olacak olgu değildir şiir;
Aşktır,
Hissiyatın babasıdır.

-"Ben de yazıyorum ulan"
-"Ben de"
-"Ben de"
-"Eeee yeter be, herkes şair olmuş bu memlekette".
bakınız

vakarlı duruşunun ardına saklanan akarlı yaşların gibi sevdim seni
ben bile bilmedim, düşün.
bir meleğin naaşımı semaya yükseltişi gibiydi düşlerime düşüşün
-ra
artık bir edebiyat dalı değildir.*
eski yunandan , sümerden , babilden , asurdan yadigar sanat dalıdır.
Bu sanat dalı bana hç içten gelmiyor ya. sevemedim bir türlü. yapılması en zor sanat tamam. ama biz düzyazıdako duyguyu şiirden alamıyorum. bir tane şiir beni çok etkiler. o da fuzuli nin su kasidesi. adam nasıl düşünüp te yazmış onu maşallah.
“Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir. O, kanayan bir yaradan veya gülümseyen bir ağızdan yükselen bir şarkıdır.”

“Ağaçlar yerin gök üstüne yazdığı şiirlerdir. Biz onları devirir, kağıda çeviririz, Üstüne kofluğumuzu kaydedebilelim diye.”

“Evet, bir Nirvana var; o, koyunlarını yeşil bir otlağa yaymanda, çocuğunu uyutmanda ve şiirinin son dizesini yazmandadır.” *
geliştirilmeyen üzerine gelenekçi davranıldığı için yol alınamayan sanat dalımız.
günümüzde çok kötü yazılan edebi tür. neden okunmuyor sorusunun cevabı burada aranmalı.
Üst dildir. Üst dil olmaldır. Düzgün kurallı cümlelerle anlatılabilecek şeyler için şiir kalıbını kullanmak hatalı geliyor bana. Şiir açıklamamalı, anlatmamalı, çağrıştırmalı, sezdirmeli, yorumlanabilir olmalı. Eğer dil standart kullanımıyla yeterli olabilseydi şiir var olmazdı.
Bakmadan görmeli seni
Hissetmeli yüreğini yüreğimde
Her hücremde bir parçam bırakarak
Her ayrıntını sevmeli delice

Sımsıkı sarılmalı hayaline
Ve sığınmalı yüreğinin kuytusuna
Soluduğun havaya ortak olmalı
Ve her nefeste senle doldurmalı ciğerlerimi

Her kayan yıldızdan seni dileyip
El sallamalı milyonlarca yıl öteye
Ve baş harfi büyük türküler söylemeli
Seninle başlayıp benimle son bulan
Suskunuluğun dışa vurumudur. Birikmişliği kusmaktır. itiraftır, öfkedir,sevgidir, derttir, gamdır, yaşamdır, ölümdür. Şiir varoluşun adıdır.
duyguların olmazsa olmaz ses verenidir. ayrıca beni yaşatan bir kaç sebepten biri.
Siir, tum diger has guzellikler gibi, bu yeryuzundeki "faydasiz" "fazla"dir; tum yeryuzu hesaplarinin ne denli yersiz bir fazlalik olduguna isaret edebilen bir guc olarak...
az kelimeyle çok şeyin anlatılmasıdır.
içine sevginizi, öfkenizi, nefretinizi, hüznünüzü, hasretinizi, gülümsemenizi, ağlamanızı ve daha birçok duygunuzu koyar ve koydukça rahatlarsınız.
en önemli şeyin ne kadar az kelimeyle ne kadar çok şey anlatabildiğin olduğu sanattır. şairin başarısı okuyucunun hazzına delalet eder.
© copyright 2005 - 2026