bugün
- sözlükte herkesin birine yavşıyor olması13
- bir bela geliyor13
- özelden yürünen kızın sıranı bekle demesi15
- sözlükte kim kiminle sevgili7
- depresyondaki bir kızla evlenilir mi7
- film önerileri6
- damarlı kol kası fetişi11
- spor salonundan hiç fotoğraf paylaşmamış kız7
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı23
- sözlüğün çapkın erkekleri14
- üzülünce üşümek4
- uludağ sözlükteki sıcak ve samimi aile ortamı10
- kolejle devlet okulunun farkı10
- umay umay3
- beni seven var mı aranızda5
- sözlük yazarlarının ölüm sonrası tahminleri7
- bugün can sıkan şeyler10
- fuck buddy3
- evliliğin ne mükemmel olduğunu bilmeyen kerizler7
- 14 eylül 2026 saçımı boyamaya karar vermem11
- duyusal biri olmak3
- enayimiknatisina turşu kargolamak7
- otobüste yaşlılara yer verme karizması3
- aşk acısı3
- bara giden erkeğin asıl amacı5
- yumruk atmak2
- yeni partiye isim önerileri5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak24
- grizu2
- bekarlık8
- cemali2
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz20
- türkiye de iş hayatı2
- gecenin şiiri7
- atatürkün dirileceğine inanan insan9
- sözlükteki şizofreni hastaları lütfen bir olalım4
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj4
- uludağ sözlüğün inci sözlük clonuna dönüşmesi9
- burcunu açıklamayan insan9
- ismail kartal32
- bıyık mı bıraksam acaba3
- antipanik3
- kırbaçla beni şemsiyeli4
- anın görüntüsü25
- gocu35
- hayırlı geceler2
- harf yok diye çaylak olunan dönem4
- cenap abi10
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- hediye olarak bir kavanoz turşu7
şeytan insanın nefsi falan değildir. şeytan şeytandır, nefs nefstir. birbirlerinden farklı şeylerdir.
Şeytan insanın nefsidir. Allaha ve peygamberine ne kadar yakın olursan nefsinden de o kadar uzak olursun. Huzur islamdadır.
şeytanın besini, insanların günah işlemesidir.
sen nasıl acıkır yemek yer ve susar su içersin, şeytan da aynı şekilde insanların günah işlemesine acıkır ve susar.
sen nasıl acıkır yemek yer ve susar su içersin, şeytan da aynı şekilde insanların günah işlemesine acıkır ve susar.
şeytanı dışarıda arayan herkes aynaya bakmalıdır:
https://vocaroo.com/1jgRDcDgybiw
https://vocaroo.com/1jgRDcDgybiw
şeytan diyor ki, yanaşmaaa adını anma sataşmaaaaaaa
rüyalarımızın sembolik ifadesi, her gün tanık olduğunuz o karanlık soğuk denizler, şeytani sürüngenler, ay ışığı altında parıldayan tekinsiz ormanlar psişenizin bilinçaltı katmanıdır,
düşman ise tsunaminin bilincinizin kontrolünü devralmasını engeller,
size rehberlik eder,
onu kontrol edebildiğiniz taktirde bilgeliğin, hikmetin, ilmin, irfanın, kudretin de en büyük anahtarına dönüşür. tıpkı tıbbın, tıp ilminin asaya sarılı yılan olarak tasvir ettiği sembol gibi.
görsel
çünkü düşman, keşfedilmeyi bekleyen bi potansiyeldir. araplar ona tu-ban der, ibraniler ise nahaş, nahaştan!
zannedilenin aksine düşmüş bi melek falan değil, içindeki yılana hükmedemeyenlerin kötü eğilimlerinin tecessümüdür! tarih boyunca kan dökmüş onca krala, padişaha, halifeye bakın, ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz belki, doyumsuzluktan beslenir, tanrı-kompleksinden, tek doğrunun "ben " olduğuna dair yanılgıdan.
şeytandan geldiğini zannettiğiniz kötücül düşüncelerin hepsi, bilinçaltınızın dışavurumudur, büyük denizler gitgeller esnasında nasıl ki sahili işgal ederse, travmatik sapkın, kötücül anı ve deneyimlerle dolu bir özgeçmişte aynı mantıkla her gün sizi rahatsız etmeyi sürdürür.
sizin dalgınlık, unutkanlık, günaha meyletme olarak kategorize edip, kendinizle bağdaştıramadığınız her şey bilinçaltının bilincinizi basit bi parmak şıklatmasıyla durdurduğu, ve direksiyonu devraldığı anın deneyimlenmiş tasviridir.
şeytan zannettiğiniz şey, aslında sizsiniz.
geçmişte babanız veya annenizle yaşadığınız kötü bi travma,
sizi taciz eden erkek arkadaş yahut sevgilinize dair ağır bi travma,
beyninizi işgal etmesine göz yumduğunuz ve içinizdeki gölgeyi besleyen kötü bi anı.
sizsiniz o.
doğduğunuz andan bugüne kadar gördüğünüz, işittiğiniz her şeyi hatırlayamıyorsunuz ama bilinciniz yine de hafızanızın sadece hatırlayabildiğiniz kesiti içinde varlık sergileyen bi iradi mekanizma değil mi? işte şeytan, o hatırlayamadığınız her şeyin toplamıdır, bazen bilinçle etkileşir, rüyada soğuk bi deniz, karanlık bi orman yahut gökyüzü, sizi kovalayan bi sürüngen veya yaratık olarak görünür.
düşman ise tsunaminin bilincinizin kontrolünü devralmasını engeller,
size rehberlik eder,
onu kontrol edebildiğiniz taktirde bilgeliğin, hikmetin, ilmin, irfanın, kudretin de en büyük anahtarına dönüşür. tıpkı tıbbın, tıp ilminin asaya sarılı yılan olarak tasvir ettiği sembol gibi.
görsel
çünkü düşman, keşfedilmeyi bekleyen bi potansiyeldir. araplar ona tu-ban der, ibraniler ise nahaş, nahaştan!
zannedilenin aksine düşmüş bi melek falan değil, içindeki yılana hükmedemeyenlerin kötü eğilimlerinin tecessümüdür! tarih boyunca kan dökmüş onca krala, padişaha, halifeye bakın, ne demek istediğimi daha iyi anlayabilirsiniz belki, doyumsuzluktan beslenir, tanrı-kompleksinden, tek doğrunun "ben " olduğuna dair yanılgıdan.
şeytandan geldiğini zannettiğiniz kötücül düşüncelerin hepsi, bilinçaltınızın dışavurumudur, büyük denizler gitgeller esnasında nasıl ki sahili işgal ederse, travmatik sapkın, kötücül anı ve deneyimlerle dolu bir özgeçmişte aynı mantıkla her gün sizi rahatsız etmeyi sürdürür.
sizin dalgınlık, unutkanlık, günaha meyletme olarak kategorize edip, kendinizle bağdaştıramadığınız her şey bilinçaltının bilincinizi basit bi parmak şıklatmasıyla durdurduğu, ve direksiyonu devraldığı anın deneyimlenmiş tasviridir.
şeytan zannettiğiniz şey, aslında sizsiniz.
geçmişte babanız veya annenizle yaşadığınız kötü bi travma,
sizi taciz eden erkek arkadaş yahut sevgilinize dair ağır bi travma,
beyninizi işgal etmesine göz yumduğunuz ve içinizdeki gölgeyi besleyen kötü bi anı.
sizsiniz o.
doğduğunuz andan bugüne kadar gördüğünüz, işittiğiniz her şeyi hatırlayamıyorsunuz ama bilinciniz yine de hafızanızın sadece hatırlayabildiğiniz kesiti içinde varlık sergileyen bi iradi mekanizma değil mi? işte şeytan, o hatırlayamadığınız her şeyin toplamıdır, bazen bilinçle etkileşir, rüyada soğuk bi deniz, karanlık bi orman yahut gökyüzü, sizi kovalayan bi sürüngen veya yaratık olarak görünür.
inşallah kızdır
düşmüş bi melek, ebedi cehennemlik günahkar, bi tür kozmik kötü değil.
https://youtu.be/OOFqV_BfAnA?t=129
eyüp kitabında geçtiği haliyle, allah'ın vekili, bir casus, bir muhbir, insanlığın günahlarının savcısı ve hatta bir cellattır. insanların erdemlerini sınamak ve onları saptırmak, allah adına imtihana tabi tutmak için yeryüzüne iner, sonra onları suçlamak için göğe yükselir.
yeryüzünde satan'dan ziyade nefsimize tabiyiz.
tıpkı iyi eğilimlerle allah'ı temsil ettiğiniz gibi, kötü eğilimlere olan meylinizle de ruhunuzun ne kadar temiz olduğu sınanıyor.
https://youtu.be/OOFqV_BfAnA?t=129
eyüp kitabında geçtiği haliyle, allah'ın vekili, bir casus, bir muhbir, insanlığın günahlarının savcısı ve hatta bir cellattır. insanların erdemlerini sınamak ve onları saptırmak, allah adına imtihana tabi tutmak için yeryüzüne iner, sonra onları suçlamak için göğe yükselir.
yeryüzünde satan'dan ziyade nefsimize tabiyiz.
tıpkı iyi eğilimlerle allah'ı temsil ettiğiniz gibi, kötü eğilimlere olan meylinizle de ruhunuzun ne kadar temiz olduğu sınanıyor.
Nefs işte.
Her insanın şeytanı kendi içindedir.
tüm musevilerin kabul ettiği tora bu, size anlatılan hikaye baştan sona mesihçi ve üçlemeci hristiyanlığa ait:
hepimizin içinde üç ruh vardır: נֶפֶשׁ (Nefesh-nefs), hayvani ruhumuz, bizi bedensel arzulara ve kötü eğilimlere (רַעַת הַיֵּצֶר, Yetzer Hara) sürükler; רוּחַ (Ruach), orta ruhumuz, aklı ve vicdanı temsil eder, Nefesh ile ilahi yönümüz arasında denge kurar; ve נְשָׁמָה (Neshama), ilahi ruhumuz, Tanrı’dan gelen ışık, kalbimizi aydınlatır, kötü eğilimlerle savaşır ve bizi iyiliğe ve kutsallığa yönlendirir. insan, eğer Neshama ile Ruach’ını dinlerse, Nefesh’in çekimlerinden yükselir ve gerçek ruhsal özgürlüğe ulaşacaktır.
hepimizin içinde üç ruh vardır: נֶפֶשׁ (Nefesh-nefs), hayvani ruhumuz, bizi bedensel arzulara ve kötü eğilimlere (רַעַת הַיֵּצֶר, Yetzer Hara) sürükler; רוּחַ (Ruach), orta ruhumuz, aklı ve vicdanı temsil eder, Nefesh ile ilahi yönümüz arasında denge kurar; ve נְשָׁמָה (Neshama), ilahi ruhumuz, Tanrı’dan gelen ışık, kalbimizi aydınlatır, kötü eğilimlerle savaşır ve bizi iyiliğe ve kutsallığa yönlendirir. insan, eğer Neshama ile Ruach’ını dinlerse, Nefesh’in çekimlerinden yükselir ve gerçek ruhsal özgürlüğe ulaşacaktır.
hristiyan ve islam, allah'ın sınayıcı, yargılayıcı olarak görev atadığı satan meleğinin cennetten atıldığını iddia eder, böyle bir şey söz konusu değildir, adem'le havva'nın cennetten çıkmasına sebep olan da ha-satan değil, ha-nachash, yılan.
Ve-ha-nachash hayah arum mikol chayat ha-sadeh asher asah Adonai Elohim, va-yomer el-ha-ishah
Yılan, Tanrı’nın yarattığı bütün kara hayvanlardan daha kurnazdı ve kadına dedi ki:
אַף כִּי-אָמַר אֱלֹהִים לֹא תֹאכְלוּ מִכֹּל עֵץ הַגָּן?
Af ki-amar Elohim lo tochlu mikol etz ha-gan?
"Gerçekten Tanrı, bahçedeki bütün ağaçlardan yememenizi mi buyurdu?"
וַתֹּאמֶר הָאִשָּׁה אֶל-הַנָּחָשׁ, פְּרִי עֵץ הַגָּן נֹאכֵל
Va-tomer ha-ishah el-ha-nachash, peri etz ha-gan nokhel
Kadın yılanla konuştu: “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz."
וּמִפְּרִי הָעֵץ אֲשֶׁר בְּתוֹךְ הַגָּן אָמַר אֱלֹהִים לֹא תֹאכְלוּ מִמֶּנּוּ וְלֹא תִגְּעוּ-בּוֹ, פֶּן-תְּמֻתוּן
U-mi-peri ha-etz asher be-toch ha-gan amar Elohim lo tochlu mimenu ve-lo tig’u-bo, pen-temutun
Ama bahçenin ortasında bulunan ağacın meyvesinden Tanrı dedi ki, “Onu yemeyeceksiniz, ona dokunmayacaksınız, yoksa ölürsünüz."
וַיֹּאמֶר הַנָּחָשׁ אֶל-הָאִשָּׁה לֹא-תְמֻתוּן
Va-yomer ha-nachash el-ha-ishah lo-temutun
Yılan kadına dedi ki: “Kesinlikle ölmezsiniz."
כִּי יֹדֵעַ אֱלֹהִים כִּי בְּיוֹם אֲשֶׁר תֹּאכְלוּ מִמֶּנּוּ יִפְקַחְנּוּ עֵינֵיכֶם וִהְיִיתֶם כֵּאלֹהִים יֹדְעֵי טוֹב וָרָע
Ki yodea Elohim ki be-yom asher tochlu mimenu yifkachnu eineichem vi-heyitem ke-Elohim yod’ei tov va-ra
Çünkü Tanrı bilir ki, ondan yediğiniz gün gözleriniz açılacak ve siz Tanrılar gibi iyi ve kötüyü bilecek duruma geleceksiniz.
וַתַּרְא הָאִשָּׁה כִּי-טוֹב הָעֵץ לְמַאֲכָל וְכִי-תַאֲוָה הוּא לְעֵינַיִם וְנֶחְמָד הָעֵץ לְהַשְׂכִּיל, וַתִּקַּח מִפִּרְיוֹ וַתֹּאכַל, וַתִּתֶּן גַּם לְאִישָּׁהּ עִמָּהּ וַיֹּאכַל
Va-tar’ ha-ishah ki-tov ha-etz le-ma’achal ve-ki-ta’avah hu le-einayim ve-nechmad ha-etz le-haskil, va-tikach mi-piryo va-tochal, va-titen gam le-ishah imah va-yokhal
Kadın ağacın meyvesinin yiyecek için iyi olduğunu, gözleri için hoş ve bilgeliğe ulaşmak için arzu edilen bir şey olduğunu gördü; meyveden aldı, yedi ve eşine de verdi; o da yedi.
וַתִּפָּקַחְנּוּ עֵינֵי שְׁנֵיהֶם וַיֵּדְעוּ כִּי עֵרֹם הֵם, וַיִּתְפְּרוּ עֲלֵי תְאֵנָה וַיַּעֲשׂוּ לָהֶם חֲגֹרוֹת
Va-tifkachnu einei sheneihem va-yed’u ki arom hem, va-yitperu alei te’enah va-ya’asu lahem chagorot
O anda ikisinin gözleri açıldı ve çıplak olduklarını fark ettiler; incir yapraklarını dikerek kendilerine kuşak yaptılar.
Ve-ha-nachash hayah arum mikol chayat ha-sadeh asher asah Adonai Elohim, va-yomer el-ha-ishah
Yılan, Tanrı’nın yarattığı bütün kara hayvanlardan daha kurnazdı ve kadına dedi ki:
אַף כִּי-אָמַר אֱלֹהִים לֹא תֹאכְלוּ מִכֹּל עֵץ הַגָּן?
Af ki-amar Elohim lo tochlu mikol etz ha-gan?
"Gerçekten Tanrı, bahçedeki bütün ağaçlardan yememenizi mi buyurdu?"
וַתֹּאמֶר הָאִשָּׁה אֶל-הַנָּחָשׁ, פְּרִי עֵץ הַגָּן נֹאכֵל
Va-tomer ha-ishah el-ha-nachash, peri etz ha-gan nokhel
Kadın yılanla konuştu: “Bahçedeki ağaçların meyvelerinden yiyebiliriz."
וּמִפְּרִי הָעֵץ אֲשֶׁר בְּתוֹךְ הַגָּן אָמַר אֱלֹהִים לֹא תֹאכְלוּ מִמֶּנּוּ וְלֹא תִגְּעוּ-בּוֹ, פֶּן-תְּמֻתוּן
U-mi-peri ha-etz asher be-toch ha-gan amar Elohim lo tochlu mimenu ve-lo tig’u-bo, pen-temutun
Ama bahçenin ortasında bulunan ağacın meyvesinden Tanrı dedi ki, “Onu yemeyeceksiniz, ona dokunmayacaksınız, yoksa ölürsünüz."
וַיֹּאמֶר הַנָּחָשׁ אֶל-הָאִשָּׁה לֹא-תְמֻתוּן
Va-yomer ha-nachash el-ha-ishah lo-temutun
Yılan kadına dedi ki: “Kesinlikle ölmezsiniz."
כִּי יֹדֵעַ אֱלֹהִים כִּי בְּיוֹם אֲשֶׁר תֹּאכְלוּ מִמֶּנּוּ יִפְקַחְנּוּ עֵינֵיכֶם וִהְיִיתֶם כֵּאלֹהִים יֹדְעֵי טוֹב וָרָע
Ki yodea Elohim ki be-yom asher tochlu mimenu yifkachnu eineichem vi-heyitem ke-Elohim yod’ei tov va-ra
Çünkü Tanrı bilir ki, ondan yediğiniz gün gözleriniz açılacak ve siz Tanrılar gibi iyi ve kötüyü bilecek duruma geleceksiniz.
וַתַּרְא הָאִשָּׁה כִּי-טוֹב הָעֵץ לְמַאֲכָל וְכִי-תַאֲוָה הוּא לְעֵינַיִם וְנֶחְמָד הָעֵץ לְהַשְׂכִּיל, וַתִּקַּח מִפִּרְיוֹ וַתֹּאכַל, וַתִּתֶּן גַּם לְאִישָּׁהּ עִמָּהּ וַיֹּאכַל
Va-tar’ ha-ishah ki-tov ha-etz le-ma’achal ve-ki-ta’avah hu le-einayim ve-nechmad ha-etz le-haskil, va-tikach mi-piryo va-tochal, va-titen gam le-ishah imah va-yokhal
Kadın ağacın meyvesinin yiyecek için iyi olduğunu, gözleri için hoş ve bilgeliğe ulaşmak için arzu edilen bir şey olduğunu gördü; meyveden aldı, yedi ve eşine de verdi; o da yedi.
וַתִּפָּקַחְנּוּ עֵינֵי שְׁנֵיהֶם וַיֵּדְעוּ כִּי עֵרֹם הֵם, וַיִּתְפְּרוּ עֲלֵי תְאֵנָה וַיַּעֲשׂוּ לָהֶם חֲגֹרוֹת
Va-tifkachnu einei sheneihem va-yed’u ki arom hem, va-yitperu alei te’enah va-ya’asu lahem chagorot
O anda ikisinin gözleri açıldı ve çıplak olduklarını fark ettiler; incir yapraklarını dikerek kendilerine kuşak yaptılar.
maddesel ruhun,
doyumsuzluğun,
açgözlülüğün,
bencilliğin saf timsali.
o, bizim bi parçamız.
her gün, her an, her saniye ilahi olan ruhumuzu imtihana tabi tutan nefsimizin (doyumsuzluk-şehvet, kin, hınç vb. arzularla ) ta kendisi.
doyumsuzluğun,
açgözlülüğün,
bencilliğin saf timsali.
o, bizim bi parçamız.
her gün, her an, her saniye ilahi olan ruhumuzu imtihana tabi tutan nefsimizin (doyumsuzluk-şehvet, kin, hınç vb. arzularla ) ta kendisi.
Kötülüğe bahane yaratmak için çok iyi düşünülmüş dini öge.
şeytan bir varlığın adı değil bir yokluğun adıdır.
şeytan düşmanlığı da şeytanın kullandığı bir şeydir.
Ortadoğu coğrafyasına pek uğramaz çünkü insansı avaneleri zaten bu bölgeyi avucunun içine almıştır.
Türkiye’de kendini yetersi hissedecektir. Bizim köylüler bile bundan hin.
Seytanın asıl adı şeyh tan'dır ve gizli müslümandır.
Haha ulan mısır kafa ve akampuller alemsiniz...
Haha ulan mısır kafa ve akampuller alemsiniz...
insanı yoldan saptırır. evet...
kişinin en yakını olur kimi zamanlarda...
arkadaşıdır bazen de.
bir de şu var ki, şeytan allaha verdiği söze sadık kalmakta ve o sözün hale de arkasında durmaktadır!
insan da kalu bela da allaha söz verdi oysa.
ama bir çokları müstesna insan-lar o sözü çiğnedi!
lafa gelince şeytan kötü, şeytan kaka....
derin bahis...
arkadaşıdır bazen de.
bir de şu var ki, şeytan allaha verdiği söze sadık kalmakta ve o sözün hale de arkasında durmaktadır!
insan da kalu bela da allaha söz verdi oysa.
ama bir çokları müstesna insan-lar o sözü çiğnedi!
lafa gelince şeytan kötü, şeytan kaka....
derin bahis...
Bu başlığı görünce Ortaokulda "şeytan diye bir şey yok ki" diyen sınıf arkadaşımı tebrik edesim geldi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar