bugün
- gocu4
- fenerbahçe vs galatasaray21
- dambılları el bombası gibi sağa sola atmak2
- sözlüğün en sevilen yazarı30
- erdoğan'a makarna için oy verildiğini sanan tip4
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı49
- sözlüğün kepengini kaldırırken düşünülen3
- kelle paça4
- isviçre alplerinde leğenle kaymak2
- birinin omzuna dokunup kadeh tokuşturmak2
- bazı kızların çok güzel olması2
- kürtler eşcinseller solcular ve afyonlular6
- fatih tekke3
- kadınlar yüzünden sözlüğün bu halde olması10
- sorgulayan aklı insana kim verdi19
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi22
- ateistlerin yaşama amacı24
- apo idam edilmeli12
- teröriste sövmek artık yasak23
- 2027 sözlük kuralları5
- yazın bitiyor olması4
- yeter ulan artık19
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon11
- sözlükle ilgili endişeler6
- velvet17
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- sözlüğe küsmek15
- sarapci koala54
- özür dilemeyi bilmek2
- kıskanılan nickler4
- 27 ağustos 2026 ferencvaros trabzonspor maçı6
- fenerbahçe25
- sözlük'ün erkek tipsizleri ve çirkinleri8
- öfke6
- tarihin en kötü lyonu14
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler11
- gta 65
- hemcinsinde çekici bulduğun detaylar3
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- bir kızın kucağınıza oturması6
- saraca'nın şeklinin ve tipinin değişmesi7
- zall'ın en başından beri yapay zeka olması3
- savunduğu her fikrin doğru olduğuna inanan insan4
- ankara12
- gayler5
- din tartışmanın gereksiz olması3
- trafikte sinirlenip bağırmak3
- islam barış dinidir43
- an itibariyle sözlükte cinlerin dolaşması3
- sözlüğün siyasallaşması4
üstadın* kendi sesinden okuduğu bir başka efsane şiiridir.
https://www.youtube.com/watch?v=KHvgPedTAgs
Ağır ceza reisi duruşmaya girerken,
Safir bir göz yapışıyor kırmızı yakasına.
Kırmızı yakaları var yargıç cübbelerinin,
Fransız ihtilalelinden kalma.
Burslu okuduğu yıllardan kalma ceza reisinin,
Garip bir tarafı var.
Kaşlarını çatınca bir çocukluk,
Dolduruyor yüzünü,
Ürkünç bir uğursuzluk,
Gülümsediği sıra.
Garip bir tarafı var valinin.
Makam arabasına binerken her seferinde,
Bakır bir dudak karışıyor kırmızı saçlarına.
Saçlarını parmaklarıyla taradığı zamanlar,
Bu dudak,
Öpüyor onu hain bir yumuşaklıkla.
Safir göz görünmüyor yargıca.
Kendini valiye vermiyor bakır dudak.
Görmüyor alay komutanı tekmil alırken,
Gömleğine bir damla civanın sızdığını,
Bir gözyaşı, bir ukde anlamı kazanarak.
Kimse görmüyor,
Buruşuk pardesüsüyle bir babanın
Kırılgan bir yelpaze olduğunu akşam eve girince.
Karısı,
Katlanmış kilimlerle uyum içinde,
Kolunu büküyor, dayıyor elini yanağına...
Büyük kız kanepede bu ara,
Bir göl gezintisine çıkmıştır.
Kelebek ölülerinden bir ırmakta,
Sürüklenmektedir lise birdeki oğlan.
Kız için,
Sırlara karışmaktır,
Bir gölün ortasında olmak.
Erkek kardeşi bir türlü
Varamaz herhangi bir sırra.
iki yanında neden akar binlerce bu kelebek?
Binlerce kanatlı çekirge neden uçar
Beyninin yukarsında?
Evde soba yanıyor,
Önce çalılar geçiyor çocukların boğazından,
Sonra ağaç kökleri yırtıyor damarlarını,
Bütün ailenin.
Dışarda soğuk,
Safirden, bakırdan, cıvadan bir gece uçuyor,
Gece uçarken kulaklarına dokunuyor bekçinin.
Bekçi,
Mavi zehir şiddetinde düdük çalarak,
Bir soru soruyor karanlığa,
"Bütün cevaplar sendedir, saklama"
Diyor karanlık ona.
Bekçi en saklı yerinden bir banka broşürü,
Bir piyango bileti çıkarıp gösteriyor.
Copunu gösteriyor lise birdeki oğlana.
Sonra acılı olduğu açıkça anlaşılan,
Bir kadına bıyık buruyor.
Buruk bir sabah,
Başlıyor acılı olduğu,
Açıkça anlaşılmayan,
Dünyada.
Ağır ceza reisi,
Santa Lucia söylüyor traş olurken,
Maiyet memurluğundan beri aksatmadan,
Yaptığı gibi vali sabah sabah,
Parlatıyor
Zaten pırıl pırıl olan siyah kunduralarını.
Kışlada alay komutanı,
Barakaların kar altında öksüz,
Duruşlarına bakarak,
Susuyor,
Söylemiyor bildiği tek şiiri.
"Güzel olan hiçbir şey hülasa edilemez"
Demiş çünkü Valéry.
Çünkü serbest düşünme zamanı geçti artık,
Şimdi mesai saati,
Disiplin kurulunun toplantısı var,
Arşivde sicil belgeleri damgalanacak,
Tayinler imzaya girecek,
Teftişe gidecek generaller.
Rüya, okşayış, Tevrat,
Gibi kelimeler
Gündemin dışında.
Yurttaşlar uygunadım çalışmalarıyla,
Söktüler kariha yarımküresini yerinden.
Bir pusula koydular açtıkları boşluğa.
Titreyen, korkak ibresiyle bu pusula,
Kuzeyi gösteriyor serbest,
Düşünme zamanlarında,
Safir bir göz görünce karıştırıyor yönü,
Tırnaklarını yiyor bakır bir
Dudak ona yaklaşınca;
Cıvadan bir gözyaşı
Bari olsun istiyor
Bütün mesai boyunca.
Buruşuk pardesülü adam dalgın,
Gittikçe daha dalgın, elinde cetvel,
Masada hesap makinesi, pusula,
Yetmiyor dibe dalmasına,
Bağlıyor kalın bir urganla beline,
Ağır bir sandık,
Salıyor kendini,
Yeşil yosunların,
Kırmızı balıkların,
Uçan kabarcıkların,
Derinliklerine...
Orada,
Bir sandık buluyor,
Yakutlar, altınlar, pırlantalar.
Adam, dibe inmek için beline bağladığı,
Sandığını keşfediyor, dibe ulaştığında...
Öyleyse, adamın eyvah ışıdı yüreği,
Eve dönmesine gerekçe
Bulamıyacak bir daha.
Eyvah!
Çattı kaşlarını, ayağa kalktı yargıç,
Elindeki kalemi,
Gülümsüyor, kıracak!
Atıldı öne, denize doğru lise birdeki oğlan,
Denize, yakuta, integral hesaplarına,
Kardeşim!
Diye haykırdı ablası arkasından,
Fırladı kanepeden,
Kopardı kafasını bekçinin,
Safirden bir baltayla...
Anneleri,
Mutfakta kalan son bakır sahanı,
Alüminyum olanıyla değiştirdi.
Mesainin bitimine on kala,
istifa etti vali,
Çamurlu bir yoldan,
Yayan yürüdü sınıf arkadaşı olan,
Nalbantın dükkanına.
Alay komutanı oğlu için,
Otomobil satın aldı,
Mercury marka...
Kış geçti, öksürük haplarıyla,
Geçti cumartesi.
Hiçbir şey söylemeyen sözlere varmak için,
Her şeyin sonuna kadar söylenmesi gerekti,
incir,
Yarpuz,
Karamela,
La havle ve la kuvvete illa billah.
https://www.youtube.com/watch?v=KHvgPedTAgs
Ağır ceza reisi duruşmaya girerken,
Safir bir göz yapışıyor kırmızı yakasına.
Kırmızı yakaları var yargıç cübbelerinin,
Fransız ihtilalelinden kalma.
Burslu okuduğu yıllardan kalma ceza reisinin,
Garip bir tarafı var.
Kaşlarını çatınca bir çocukluk,
Dolduruyor yüzünü,
Ürkünç bir uğursuzluk,
Gülümsediği sıra.
Garip bir tarafı var valinin.
Makam arabasına binerken her seferinde,
Bakır bir dudak karışıyor kırmızı saçlarına.
Saçlarını parmaklarıyla taradığı zamanlar,
Bu dudak,
Öpüyor onu hain bir yumuşaklıkla.
Safir göz görünmüyor yargıca.
Kendini valiye vermiyor bakır dudak.
Görmüyor alay komutanı tekmil alırken,
Gömleğine bir damla civanın sızdığını,
Bir gözyaşı, bir ukde anlamı kazanarak.
Kimse görmüyor,
Buruşuk pardesüsüyle bir babanın
Kırılgan bir yelpaze olduğunu akşam eve girince.
Karısı,
Katlanmış kilimlerle uyum içinde,
Kolunu büküyor, dayıyor elini yanağına...
Büyük kız kanepede bu ara,
Bir göl gezintisine çıkmıştır.
Kelebek ölülerinden bir ırmakta,
Sürüklenmektedir lise birdeki oğlan.
Kız için,
Sırlara karışmaktır,
Bir gölün ortasında olmak.
Erkek kardeşi bir türlü
Varamaz herhangi bir sırra.
iki yanında neden akar binlerce bu kelebek?
Binlerce kanatlı çekirge neden uçar
Beyninin yukarsında?
Evde soba yanıyor,
Önce çalılar geçiyor çocukların boğazından,
Sonra ağaç kökleri yırtıyor damarlarını,
Bütün ailenin.
Dışarda soğuk,
Safirden, bakırdan, cıvadan bir gece uçuyor,
Gece uçarken kulaklarına dokunuyor bekçinin.
Bekçi,
Mavi zehir şiddetinde düdük çalarak,
Bir soru soruyor karanlığa,
"Bütün cevaplar sendedir, saklama"
Diyor karanlık ona.
Bekçi en saklı yerinden bir banka broşürü,
Bir piyango bileti çıkarıp gösteriyor.
Copunu gösteriyor lise birdeki oğlana.
Sonra acılı olduğu açıkça anlaşılan,
Bir kadına bıyık buruyor.
Buruk bir sabah,
Başlıyor acılı olduğu,
Açıkça anlaşılmayan,
Dünyada.
Ağır ceza reisi,
Santa Lucia söylüyor traş olurken,
Maiyet memurluğundan beri aksatmadan,
Yaptığı gibi vali sabah sabah,
Parlatıyor
Zaten pırıl pırıl olan siyah kunduralarını.
Kışlada alay komutanı,
Barakaların kar altında öksüz,
Duruşlarına bakarak,
Susuyor,
Söylemiyor bildiği tek şiiri.
"Güzel olan hiçbir şey hülasa edilemez"
Demiş çünkü Valéry.
Çünkü serbest düşünme zamanı geçti artık,
Şimdi mesai saati,
Disiplin kurulunun toplantısı var,
Arşivde sicil belgeleri damgalanacak,
Tayinler imzaya girecek,
Teftişe gidecek generaller.
Rüya, okşayış, Tevrat,
Gibi kelimeler
Gündemin dışında.
Yurttaşlar uygunadım çalışmalarıyla,
Söktüler kariha yarımküresini yerinden.
Bir pusula koydular açtıkları boşluğa.
Titreyen, korkak ibresiyle bu pusula,
Kuzeyi gösteriyor serbest,
Düşünme zamanlarında,
Safir bir göz görünce karıştırıyor yönü,
Tırnaklarını yiyor bakır bir
Dudak ona yaklaşınca;
Cıvadan bir gözyaşı
Bari olsun istiyor
Bütün mesai boyunca.
Buruşuk pardesülü adam dalgın,
Gittikçe daha dalgın, elinde cetvel,
Masada hesap makinesi, pusula,
Yetmiyor dibe dalmasına,
Bağlıyor kalın bir urganla beline,
Ağır bir sandık,
Salıyor kendini,
Yeşil yosunların,
Kırmızı balıkların,
Uçan kabarcıkların,
Derinliklerine...
Orada,
Bir sandık buluyor,
Yakutlar, altınlar, pırlantalar.
Adam, dibe inmek için beline bağladığı,
Sandığını keşfediyor, dibe ulaştığında...
Öyleyse, adamın eyvah ışıdı yüreği,
Eve dönmesine gerekçe
Bulamıyacak bir daha.
Eyvah!
Çattı kaşlarını, ayağa kalktı yargıç,
Elindeki kalemi,
Gülümsüyor, kıracak!
Atıldı öne, denize doğru lise birdeki oğlan,
Denize, yakuta, integral hesaplarına,
Kardeşim!
Diye haykırdı ablası arkasından,
Fırladı kanepeden,
Kopardı kafasını bekçinin,
Safirden bir baltayla...
Anneleri,
Mutfakta kalan son bakır sahanı,
Alüminyum olanıyla değiştirdi.
Mesainin bitimine on kala,
istifa etti vali,
Çamurlu bir yoldan,
Yayan yürüdü sınıf arkadaşı olan,
Nalbantın dükkanına.
Alay komutanı oğlu için,
Otomobil satın aldı,
Mercury marka...
Kış geçti, öksürük haplarıyla,
Geçti cumartesi.
Hiçbir şey söylemeyen sözlere varmak için,
Her şeyin sonuna kadar söylenmesi gerekti,
incir,
Yarpuz,
Karamela,
La havle ve la kuvvete illa billah.
Sanırım türkçesi onlar onlarındı anlamına gelen ismet özelin yazdığı bir şiir. Şiirin ilk kelimesi ağırdır. Ve başlangıta şiiri okumaya ağır başlar sanki o ağır kelimesinin ağırlığı varmış gibi. Ne yapın ismet özelden dinleyin. Gerçekten çok güzel bir şiir.
Gündemdeki Haberler