bugün
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi15
- 4 litre piril'in kaç tl olması sorunsalı9
- sabahın köründe işe giden ezik5
- trump'ın iran açıklaması10
- 30 yaşına gelip hala kendi evini alamamak4
- 3 kere üst üste 31 çekmek16
- göz kanlanması10
- günaydın sözlük sakinleri3
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak14
- utangaç apocu aktrollerin uğramadığı başlıklar4
- true'nın iran açıklaması4
- maun suresi3
- uludede'nin cenaze eventi11
- özel uçak alacaklara tavsiyeler2
- azrail'in hergün her insana 366 kere bakması11
- akşam akşam kahveye davet eden seksi komşu kızı10
- hayata aniden giren ve yaralara iyi gelen kadın4
- artık benzin alırken fiyat tabelalarına bakmamak3
- sarma5
- sözlüğün en pick me girl yazarı2
- fon mağduruyum da mağdurum diye zırlamak5
- yasin kol'un gözaltına alınması5
- napolyon vs atatürk3
- kömbe7
- tayyip i sevmeme nedenimiz2
- teknofest güneydoğu da üçüncü gün heyecanı2
- silah bırakan pkklı kızlara ne olacak5
- bugün doğum günü olan yazarlar4
- gece kapıya dayanan 12 cin 8 ifrit 17 zombi8
- bacakları yukarı kaldırarak oturmak12
- uludede'ye sahip çıkalım3
- kuyu tipi cezaevleri2
- birbirine iyi gelmek2
- çirkinsin mesajına verilebilecek cevaplar11
- romantizmi bitirmek için burun karıştırmak2
- hürmüz boğazı nda petrol tankerine saldırı3
- game of thrones taki kerhaneci5
- yunan adalarına gitmek20
- recep tahrik erdoğan4
- dolar 50 tl de olsa oyum ak parti ye43
- fatma betül sayan kaya64
- dinci ahlaksızlığı19
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- pick me girl6
- kant'ın yalan söyleme yasağı2
- özel bir şey konuşuyoruz git diyen arkadaş6
- düz dünyacıların epeydir başlık açmaması4
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- fiziği güzel sözlük kızları47
ortamları yüzünden gençleri ahlaktan ve insanlıktan çıkaran yerlerin tümü. okumayın demedik yobazız da demedik. bu üniversite gençliği yüzünden yobaz olası geliyor insanın. bir insan illa üniversiteye gidince değişmek zorunda mı anlayamıyorum sözlük.
üniversite de bi bok yoktur arkadaşlar. her türlü çılgınlığı yapsan bile en fazla iki seneni alır. sonra mal mal etrafında ki insanları hayatı falan sorgulamaya başlarsın. ama yine de işe gitmekten iyidir. sorumluluk azdır. bir de çalışıp okuyan tayfa var ki onların üniversite hayatım çok iyi olsun diye bir derdi yoktur. okulu bitirip para kazanmalıdır. bir de marjinal olmaya çalışan tayfa vardır ki kendini sonsuz kaybetmiştir. en iyisi kendin ol, sevişebiliyosan seviş, içebiliyosan iç, tiyatroya git, 4 senede bitir çok uzatma.
daha bi sene okuyacam, çok sıkıldım lan.
daha bi sene okuyacam, çok sıkıldım lan.
lise diploması kaybı durumunda mezun olunan liseden verilecek belge ile, lys tercihleri sonucunda herhangi bir okula yerleşim gerçekleşirse kaydın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği merak edilen kurum.
şüphesiz insan ömrünün en güzel yıllarıdır. helede aileden uzaksan dahada güzel olur.
insanların hakkındaki düşüncelerini, gelip bu başlık altına yazmaları gerekirken*... şu an sol tarafta, hakkında türlü saçmalıkta başlıkların açıldığı** eğitim, öğretim vs... merkezi. üniversite kelimesi latince olup, anlamı: "bağımsız tüzel kişiliğe sahip ve müşterek çıkarları olan kişiler topluluğu"
benim bu başlığa yazma sebebim burada başlıyor. bu ülkede üniversiteler bağımsız mı? cevap basit. koskocaman bir hayır! daha düne kadar* kolunun altına kitap sıkıştırıp, üniversiteye gitmek potansiyal suçtu. ama en kötüsü de... 12 eylül'ün hemen sonrasında üniversite rektörlerinin, faşist kenan evren'in önünde el pençe durmasıydı. o faşistin elini eteğini öpenin üniversitesinde neyin bağısızlığı, tüzelliği, bilimselliği olabilir?
mesleki eğitim ve üniversite eğitimi arasında, her ülkenin kendine özgü bir dengesi vardır. sonra ne olduysa... bu ülkede bütün millet, üniversiteye gitmek için kendini parçalamaya başladı***.
bu ülke öğrenci, üniversiteye gitmek için dershanelerce soyuldukça gelişemez!
bu ülke öğrencinin, üniversitede harç adı altında soyulduğu sürece gelişemez!**
bu ülke öğrenci, üniversiteye giderken akbil, kentkart, bukart gibi liberal faaliyetlerle soyuldukça gelişemez! ****
bu ülke devletin üniversitelere, bilimsel araştırmalar için verdiği komik rakamlar makulleşmedikçe gelişemez!
bu ülke üniversitelerini potansiyal suç yuvasıymış gibi, hapishaneler gibi şehirlerin dışına yaptığı sürece gelişemez!
üniversite dediğin, şehirin merkezinde olur**. üniversite, şehrin merkezinde özgürlüğü ve bilimselliğiyle şehri, uygurlağın zirvesine giden yolda yukarıya çeker. ama bu ülkede şehir merkezleri, tank hızında bina yapan toki gibilerince... ve halkı üretmeyip tüketmeye, biriktirmeyip harcamaya teşvik eden alışveriş merkezlerince... onların rantı için kullanılıyor.
atatürk'ün önderliğinde kurulan bu ülkenin... yine atatürk'ün koyduğu bir hedefi vardır: muassır medeniyetleri yakalamak ve onları geçmek. bu hedefin gerçekleşmesinde sokaklar ve üniversiteler etkin olacaktır. bunun içinde ülkemiz üniversitelerinin, sahip olması gereken bağımsızlığı ve bilimselliği elde etmesi gerekir. bu işi yapacak olanlar o üniversitelerin içinde, sisteme ve düzene hayır diyecek öğrencilerdir.
unutulmaması gereken... öğrenci varsa üniversite var.
üniversiteler içindeki öğrencilerindir. rektörlerin değil.
benim bu başlığa yazma sebebim burada başlıyor. bu ülkede üniversiteler bağımsız mı? cevap basit. koskocaman bir hayır! daha düne kadar* kolunun altına kitap sıkıştırıp, üniversiteye gitmek potansiyal suçtu. ama en kötüsü de... 12 eylül'ün hemen sonrasında üniversite rektörlerinin, faşist kenan evren'in önünde el pençe durmasıydı. o faşistin elini eteğini öpenin üniversitesinde neyin bağısızlığı, tüzelliği, bilimselliği olabilir?
mesleki eğitim ve üniversite eğitimi arasında, her ülkenin kendine özgü bir dengesi vardır. sonra ne olduysa... bu ülkede bütün millet, üniversiteye gitmek için kendini parçalamaya başladı***.
bu ülke öğrenci, üniversiteye gitmek için dershanelerce soyuldukça gelişemez!
bu ülke öğrencinin, üniversitede harç adı altında soyulduğu sürece gelişemez!**
bu ülke öğrenci, üniversiteye giderken akbil, kentkart, bukart gibi liberal faaliyetlerle soyuldukça gelişemez! ****
bu ülke devletin üniversitelere, bilimsel araştırmalar için verdiği komik rakamlar makulleşmedikçe gelişemez!
bu ülke üniversitelerini potansiyal suç yuvasıymış gibi, hapishaneler gibi şehirlerin dışına yaptığı sürece gelişemez!
üniversite dediğin, şehirin merkezinde olur**. üniversite, şehrin merkezinde özgürlüğü ve bilimselliğiyle şehri, uygurlağın zirvesine giden yolda yukarıya çeker. ama bu ülkede şehir merkezleri, tank hızında bina yapan toki gibilerince... ve halkı üretmeyip tüketmeye, biriktirmeyip harcamaya teşvik eden alışveriş merkezlerince... onların rantı için kullanılıyor.
atatürk'ün önderliğinde kurulan bu ülkenin... yine atatürk'ün koyduğu bir hedefi vardır: muassır medeniyetleri yakalamak ve onları geçmek. bu hedefin gerçekleşmesinde sokaklar ve üniversiteler etkin olacaktır. bunun içinde ülkemiz üniversitelerinin, sahip olması gereken bağımsızlığı ve bilimselliği elde etmesi gerekir. bu işi yapacak olanlar o üniversitelerin içinde, sisteme ve düzene hayır diyecek öğrencilerdir.
unutulmaması gereken... öğrenci varsa üniversite var.
üniversiteler içindeki öğrencilerindir. rektörlerin değil.
bu sene hiç tercih almayan bölümler açıklanmış. devle erkanı üniversite açmak yerine iş istihdamı sağlasa, eğitime kalite getirmeye çalışsa daha mı iyi olur acaba diye sordurtuyor. boş kalan bölümler:
Adıyaman Üniversitesi Fizik
Ağrı ibrahim Çeçen Üniversitesi Kimya
Ahi Evran Üniversitesi Fizik
Amasya Üniversitesi Fizik
Bingöl Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliği
Bitlis Eren Üniversitesi Kimya
Karadeniz Teknik Üniversitesi Ağaç işleri Endüstri Mühendisliği (M.T.O.K.)
Kilis 7 Aralık Üniversitesi Kimya
Niğde Üniversitesi Fizik
Selçuk Üniversitesi Biyokimya (ingilizce) (UOLP-Montana State Bozeman)
Süleyman Demirel Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliği
tanım: hayat törpüsü.
Adıyaman Üniversitesi Fizik
Ağrı ibrahim Çeçen Üniversitesi Kimya
Ahi Evran Üniversitesi Fizik
Amasya Üniversitesi Fizik
Bingöl Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliği
Bitlis Eren Üniversitesi Kimya
Karadeniz Teknik Üniversitesi Ağaç işleri Endüstri Mühendisliği (M.T.O.K.)
Kilis 7 Aralık Üniversitesi Kimya
Niğde Üniversitesi Fizik
Selçuk Üniversitesi Biyokimya (ingilizce) (UOLP-Montana State Bozeman)
Süleyman Demirel Üniversitesi Su Ürünleri Mühendisliği
tanım: hayat törpüsü.
herhangi bir iradenin etkisi ve baskısı altında olmayan, bilim yapan özgür ve özerk, hayatın pratik mesleğin teorik olarak öğretildiği kurum.
amacı ufuk açmak, sorgulayıp düşünmeyi öğretmektir bir bakıma, evrensel bakış ile yerel bakışı anlayabilmeyi mantığıyla seçim yapabileyi de kavramaktır belki. konularına vakıf olan öğretim üyeleriyle büyüdüyse kişi ve her bir tartışmadan keyif aldıysa, zaman zaman yeter be deyip, tekrar keyifle gidildiyse okunmuştur üniversite.
kimin kiminle yattığını, hangi partiyi kimin düzenlediğini hangi şahsın hangi arabayla geldiğini de dinledik elbette bu dönemde, bizi de konuştu bu insanlar, beyninize tecavüz edenler, özgür zihninizi kalıplar halinde şekillendirmeye çalışanlar vesair, okul bittiğinde bunları hatırlamazsınız. zira bu silsile hayatın her döneminde karşınıza çıkacaktır zaten. özleyeceğiniz nietzsche'nin çekiştirildiği, eşsiz öğrenci evi diyaloglarının olduğu, dost, sevgili, arkadaş ve bilimum farklı insanla geçirdiğiniz her saniyenin ne kadar değerli olduğudur. hayatı daha iyi kavrar ve fütursuzca özlersiniz sonra.
amacı ufuk açmak, sorgulayıp düşünmeyi öğretmektir bir bakıma, evrensel bakış ile yerel bakışı anlayabilmeyi mantığıyla seçim yapabileyi de kavramaktır belki. konularına vakıf olan öğretim üyeleriyle büyüdüyse kişi ve her bir tartışmadan keyif aldıysa, zaman zaman yeter be deyip, tekrar keyifle gidildiyse okunmuştur üniversite.
kimin kiminle yattığını, hangi partiyi kimin düzenlediğini hangi şahsın hangi arabayla geldiğini de dinledik elbette bu dönemde, bizi de konuştu bu insanlar, beyninize tecavüz edenler, özgür zihninizi kalıplar halinde şekillendirmeye çalışanlar vesair, okul bittiğinde bunları hatırlamazsınız. zira bu silsile hayatın her döneminde karşınıza çıkacaktır zaten. özleyeceğiniz nietzsche'nin çekiştirildiği, eşsiz öğrenci evi diyaloglarının olduğu, dost, sevgili, arkadaş ve bilimum farklı insanla geçirdiğiniz her saniyenin ne kadar değerli olduğudur. hayatı daha iyi kavrar ve fütursuzca özlersiniz sonra.
girdim, okudum,üniversite bitirdim,diplomalı işsizim ; diyebilmek için girenler yüzünden sikimsonik ortamlara dönmüş , ilim irfan yuvası.
özgürlüğün başkentidir.
okumak için kızını gönderenlerin çoğunun kızının eve karı olarak döndüğü, her ağaç altında sikiş sokuş yapıldığı, ibneliğin götverenliğin bininin bin para olduğu, çoğunun kalitesinin meslek lielerinden bile berbat olduğu, kominist, anarşist, terörist, eşkıya, ve cümle ne pislik varsa onun yuvasıdır. üniversitenin girdiği şehirden din yavaş yavaş çıkar.
başlamak bilmeyen şey. iple çekiyoruz resmen tatil de monotona bağladı artık bir an önce başlamasını diliyorum.
insanın kendi kendini eğitebileceği mekan her zaman başarılı olmayabilir.
üniversite yan gelip yatma yeri değildir.
işsiz sayısının az gözükmesi için devletin sayısını artırdığı fakat kalitelerinin artış miktarı ile ters orantılı olarak düştüğü eğitim kurumlarıdır.
Her türlü isteğe hizmet verebilen kurumdur. Eğlence isteyene eğlence, öğrenmek isteyene öğreti, bölücülük isteyene bölücük... içinde bomboş kafaların, boş uğraşlarının da oldukça fazla olduğu ve giderek fazlalaştığı kurumdur. Ayrıcalıklığını ve özelliğini kaybettiği gerçekliktir. Son olarak entrymi evime misafir geldiğinde okuldan 4. sınıftaki arkadaşımın masamın üzerinde gördüğü kitap hakkındaki diyalogumuzla sonlandırmak isterim.
- bu ne kız, kitap mı okuyon sen?
- evet. ne oldu ki? bitirince veririm okuyacaksan.
- niye okuyon ki?
- ...
- bu ne kız, kitap mı okuyon sen?
- evet. ne oldu ki? bitirince veririm okuyacaksan.
- niye okuyon ki?
- ...
arkadaşlıklarının geneli yalan olan kurum.
3 yıldır aynı sınıfta olduğum insanların iki yüzlülükleri, çıkarlarını düşünmeleri ve terbiyesizlikleri beni deli ediyor.
üniversiteden mezun olmanın en güzel yanı, bu riyakarlıktan kurtulmak.
3 yıldır aynı sınıfta olduğum insanların iki yüzlülükleri, çıkarlarını düşünmeleri ve terbiyesizlikleri beni deli ediyor.
üniversiteden mezun olmanın en güzel yanı, bu riyakarlıktan kurtulmak.
vize ve finallere çalışıldığı kadar öss sınavına çalışılsa en kralını kazanabileceğiniz eğitim kurumu.
üniversiteler hakkında ahmet hamdi tanpınar' ın görüşleri. bugünü nasıl da tahmin etmiş tanpınar.
(#13308348)
(#13308348)
Liselinin "Ahh kapağı bir Üniversiteye atsamda evdekilerin dırdırından kurtulsam" dediği, Üniversitelinin ise Harçlardan belini doğrultamadığı Yüksek Öğretim Kurumu.
Bazı varlıklar ÇiFT ANADAL denilen dalga ile bilgilerine bilgi katıp Çipleri yakmaktadır. Siz siz olun yapmayın.
Ha unutmadan Liseli kardeşim kapağı üniversiteye atınca olmuyormuş gerçekten. Kazandın diyelim okuldaki ilk 3-4 haftan rahat güzel geçer. Sonradan gözlerin açılır. Liseden daha matah bir yer olmadığı Daha çok çalışman gereken ve gözünün yaşına bakılmadıgı kurumdur.
Hele taşra da kazandıysan vay haline. Ben Ankarada kazandım günde 2 saat gidiş 2 saat geliş 4 saatim yolda geçiyor.... Ahhh ahhhh.
Bazı varlıklar ÇiFT ANADAL denilen dalga ile bilgilerine bilgi katıp Çipleri yakmaktadır. Siz siz olun yapmayın.
Ha unutmadan Liseli kardeşim kapağı üniversiteye atınca olmuyormuş gerçekten. Kazandın diyelim okuldaki ilk 3-4 haftan rahat güzel geçer. Sonradan gözlerin açılır. Liseden daha matah bir yer olmadığı Daha çok çalışman gereken ve gözünün yaşına bakılmadıgı kurumdur.
Hele taşra da kazandıysan vay haline. Ben Ankarada kazandım günde 2 saat gidiş 2 saat geliş 4 saatim yolda geçiyor.... Ahhh ahhhh.
kimilerine göre özgürlük kimilerine göre kurtulma anlamlarını barındıran bir kurum.
insanı farklılaştıran boktan bir yer olarak tanımlanabilir.ortam sosyaldir,her yerde insanlar vardır ama kişinin kafası başka alemlerdeyse üniversitede olduğunun farkına varmayacak kadarda güzeldir.*
üniversite hayata yeni bir bakış açısı açar ama ileri de bitince hiçbir olamayacağını bilsen de devam edersin.ki gelecekte bana da olacak birşey bu,o bakış açısı sokakta soğukta aç kalmış köpeğin bakış açısı ile aynı olacak ama ne yaparsın.
üniversite hayata yeni bir bakış açısı açar ama ileri de bitince hiçbir olamayacağını bilsen de devam edersin.ki gelecekte bana da olacak birşey bu,o bakış açısı sokakta soğukta aç kalmış köpeğin bakış açısı ile aynı olacak ama ne yaparsın.
oktay sinanoğlu hocamızın tabiriyle evrenkent de diyebileceğimiz, bilim yuvalarıdır. lisede okuyan hemen hemen her gencin hayalidir.
uzaktan göründüğü gibi olmayan şeylerdendir.
gençlerin toplumu etkileyip yönlendirmesini engellemek amacıyla genellikle şehir dışına inşa edilen kurum.
4-5 sene kantininde oturup lak lak yapılması halinde bile insana bir şeyler katabilen eğitim yuvası.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar