bugün
- herkes yatsın iyi geceler8
- oğlum çok güzel lan6
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı61
- cips olsa da yesek7
- 1 saatte 10 bira içmek19
- erkeklerin giderek feminenleşmesi11
- istanbul un çok pahalı olması12
- the merich13
- tembel ve çalışmayan insan16
- sözlük kızlarının kombinleri20
- otobüste kitap okuyan insanlara bakmak3
- velvet vs nervio19
- en sevilmeyen ev işleri2
- oğuzhan uğur'un tutuklanması2
- aklını yitirmek4
- nick vermeden bir yazara ağır hakaret etmek13
- 50 tl ile rolling yapmak6
- eski nahif sözlük kızları2
- matbaanın gecikmesine sebep5
- magnum dondurmasının eskiden daha pahalı olması8
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması14
- horoz hayası çorbası5
- eşeği alıp kafa iznine çıkmak7
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- uzaylı görünce söylenecek ilk şey10
- velvet13
- benzini dolarla mı alıyoruz diyen tip6
- lale devrinde deliler gibi eğlenmek4
- manifest grubu3
- kadınlar nasıl erkeklerden hoşlanırlar6
- devlet bahçeli5
- acıktım ben3
- slavko vincic15
- ona bir şey söyle9
- bira cips6
- atatürk e din düşmanı diyenler6
- kadim kültürler4
- nervio11
- arkadaşlar beni gammazlayın5
- yarın iş olduğu gerçeği3
- ispanya20
- laptop5
- uludağ sözlük yazarlar yüzünden bitti6
- sevgiliyle karşılıklı bira içmek2
- sevgiliyle karşılıklı cik cik diye ötüşmek2
- 2026 dünya kupası25
- gocusuz sözlük4
- aga be şarkılar5
- manyak olmaya karar verdim9
- bir yazarın cinsiyetini öğrenme yolları5
insanların hakkındaki düşüncelerini, gelip bu başlık altına yazmaları gerekirken*... şu an sol tarafta, hakkında türlü saçmalıkta başlıkların açıldığı** eğitim, öğretim vs... merkezi. üniversite kelimesi latince olup, anlamı: "bağımsız tüzel kişiliğe sahip ve müşterek çıkarları olan kişiler topluluğu"
benim bu başlığa yazma sebebim burada başlıyor. bu ülkede üniversiteler bağımsız mı? cevap basit. koskocaman bir hayır! daha düne kadar* kolunun altına kitap sıkıştırıp, üniversiteye gitmek potansiyal suçtu. ama en kötüsü de... 12 eylül'ün hemen sonrasında üniversite rektörlerinin, faşist kenan evren'in önünde el pençe durmasıydı. o faşistin elini eteğini öpenin üniversitesinde neyin bağısızlığı, tüzelliği, bilimselliği olabilir?
mesleki eğitim ve üniversite eğitimi arasında, her ülkenin kendine özgü bir dengesi vardır. sonra ne olduysa... bu ülkede bütün millet, üniversiteye gitmek için kendini parçalamaya başladı***.
bu ülke öğrenci, üniversiteye gitmek için dershanelerce soyuldukça gelişemez!
bu ülke öğrencinin, üniversitede harç adı altında soyulduğu sürece gelişemez!**
bu ülke öğrenci, üniversiteye giderken akbil, kentkart, bukart gibi liberal faaliyetlerle soyuldukça gelişemez! ****
bu ülke devletin üniversitelere, bilimsel araştırmalar için verdiği komik rakamlar makulleşmedikçe gelişemez!
bu ülke üniversitelerini potansiyal suç yuvasıymış gibi, hapishaneler gibi şehirlerin dışına yaptığı sürece gelişemez!
üniversite dediğin, şehirin merkezinde olur**. üniversite, şehrin merkezinde özgürlüğü ve bilimselliğiyle şehri, uygurlağın zirvesine giden yolda yukarıya çeker. ama bu ülkede şehir merkezleri, tank hızında bina yapan toki gibilerince... ve halkı üretmeyip tüketmeye, biriktirmeyip harcamaya teşvik eden alışveriş merkezlerince... onların rantı için kullanılıyor.
atatürk'ün önderliğinde kurulan bu ülkenin... yine atatürk'ün koyduğu bir hedefi vardır: muassır medeniyetleri yakalamak ve onları geçmek. bu hedefin gerçekleşmesinde sokaklar ve üniversiteler etkin olacaktır. bunun içinde ülkemiz üniversitelerinin, sahip olması gereken bağımsızlığı ve bilimselliği elde etmesi gerekir. bu işi yapacak olanlar o üniversitelerin içinde, sisteme ve düzene hayır diyecek öğrencilerdir.
unutulmaması gereken... öğrenci varsa üniversite var.
üniversiteler içindeki öğrencilerindir. rektörlerin değil.
benim bu başlığa yazma sebebim burada başlıyor. bu ülkede üniversiteler bağımsız mı? cevap basit. koskocaman bir hayır! daha düne kadar* kolunun altına kitap sıkıştırıp, üniversiteye gitmek potansiyal suçtu. ama en kötüsü de... 12 eylül'ün hemen sonrasında üniversite rektörlerinin, faşist kenan evren'in önünde el pençe durmasıydı. o faşistin elini eteğini öpenin üniversitesinde neyin bağısızlığı, tüzelliği, bilimselliği olabilir?
mesleki eğitim ve üniversite eğitimi arasında, her ülkenin kendine özgü bir dengesi vardır. sonra ne olduysa... bu ülkede bütün millet, üniversiteye gitmek için kendini parçalamaya başladı***.
bu ülke öğrenci, üniversiteye gitmek için dershanelerce soyuldukça gelişemez!
bu ülke öğrencinin, üniversitede harç adı altında soyulduğu sürece gelişemez!**
bu ülke öğrenci, üniversiteye giderken akbil, kentkart, bukart gibi liberal faaliyetlerle soyuldukça gelişemez! ****
bu ülke devletin üniversitelere, bilimsel araştırmalar için verdiği komik rakamlar makulleşmedikçe gelişemez!
bu ülke üniversitelerini potansiyal suç yuvasıymış gibi, hapishaneler gibi şehirlerin dışına yaptığı sürece gelişemez!
üniversite dediğin, şehirin merkezinde olur**. üniversite, şehrin merkezinde özgürlüğü ve bilimselliğiyle şehri, uygurlağın zirvesine giden yolda yukarıya çeker. ama bu ülkede şehir merkezleri, tank hızında bina yapan toki gibilerince... ve halkı üretmeyip tüketmeye, biriktirmeyip harcamaya teşvik eden alışveriş merkezlerince... onların rantı için kullanılıyor.
atatürk'ün önderliğinde kurulan bu ülkenin... yine atatürk'ün koyduğu bir hedefi vardır: muassır medeniyetleri yakalamak ve onları geçmek. bu hedefin gerçekleşmesinde sokaklar ve üniversiteler etkin olacaktır. bunun içinde ülkemiz üniversitelerinin, sahip olması gereken bağımsızlığı ve bilimselliği elde etmesi gerekir. bu işi yapacak olanlar o üniversitelerin içinde, sisteme ve düzene hayır diyecek öğrencilerdir.
unutulmaması gereken... öğrenci varsa üniversite var.
üniversiteler içindeki öğrencilerindir. rektörlerin değil.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar