bugün
- ismet gurbuz 202418
- küfreden kız iticiliği5
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması16
- telefon sinyali çekmeyen bölgede kaybolmak4
- 23 haziran 2026 fransa ırak maçı4
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar17
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler7
- bacak kıllarını almadan şort giyen erkek4
- lise defteri7
- bakire kızla evlenmeyi savunmak5
- usta şoförlerden acemi şoförlere tavsiyeler8
- evli çiftlerde tv kumandası kimde olur3
- yeniden üretilse satın alınacak eski arabalar4
- ideal sevgilinin en önemli özelliği17
- aylık 374 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- yürüyüş partisi8
- ankara da nato zirvesi tedbirleri4
- şapkalılar suç örgütü operasyonu2
- beyaz otomobil satın almak15
- sevgiliye gitmemesi için söylenen sözler5
- saba makamı ile okunan ezan4
- türkiye6
- göbek adınız2
- mağaza camına kafa atan ergen genç4
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle25
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi11
- rabbin para vermesi4
- düşük iq belirtileri5
- askere 79 kilo gidip 100 kilo olarak dönmek3
- almanya5
- hep aynı şeyleri yaşamak4
- ibne penis nah3
- birader beyler biraderdirler3
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- gelmiş geçmiş en iyi türk teknik direktör2
- 22 haziran 2026 arjantin avusturya maçı3
- chp'deki değişimciler3
- ilgi2
- bugün de meme atan olmaması13
- terlikle dövmek2
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- bir arı bir arıya sen kapat ben arıyım demiş2
- makarna süzmek5
- diş ağrısı2
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- yaşlılığınız için insan biriktirin12
- dna testiyle ırk öğrenmek2
- ipkis2
- kablo dolu çekmece2
- 65 şut çekip gol atamamak5
Genellikle bağlama ile bütünleştirilen fakat halk müziği enstrumanlarının neredeyse hepsini çalabilme kapasitesine sahip bir müzik dehasıdır. Keza müzik dehası olması sadece enstruman çalabilme yeteneğiyle ilgili değildir. Yüz kişilik bağlama ordusu içerisinde kimin bağlamasının akordunun bozuk olduğunu duyup er kişiyi yanına çağırabilir. Bir trt çÇekim öncesi hocası yokken tarıyla arkadaşlarına şov yapan tar virtüyözünün elinden tarı alıp dört kat hızla ve ekstra süslemeleriyle çalıp eline vermişliği vardır. Sol elinin heykeli yapılasıdır.
hem sağ hem sol eliyle neredeyse aynı performansı sergileyebilen, çalarken takındığı tavırlar, savrulan perçemleri yıllardır dillere destan olmuş, son dönemlerde programlara genelde belkıs akkale ile çıkan, hali hazırda elinde bağlama gördüğümüz bir çok kişinin hocası olan bağlama virtüözü. bir ekol...
1945 yılında Erzurum'un Aşkale ilçesi Dağlı Köyü'nde dünyaya geldi. Müzikle çok erken yaşlarda tanıştı. Bağlamayla 7 yaşında iken Erzincan'da 'Kumaş Dede'nin dükkanında tanıştı. Burası öyle bir dükkandır ki bağrında Davut Sulari, Aşık Daimi, Ali Ekber Çiçek, Aşık Beyhani, Kemter Yusuf v.b. yetiştirmiştir. 14 yaşına kadar aşıklık geleneğini öğrenip deyişler söylemeye başlayan sanatçı, sonraki yıllarda istanbul'a gelir ve Aksaray Musiki Cemiyeti'nde Nida Tüfekçi'nin öğrencisi olur.
Bu dönemlerde müzikal altyapısını oluşturma dönemidir. 1960 ve 70'li yıllar Arif Sağ için müzikte arayış yıllarıdır. Arif Sağ'ın, bu dönemin toplumsal hareketlerinin müzikle bağdaşan yanlarından çok, piyasadaki ve resmi kurumlardaki müzik uygulamalarına ağırlık verdiği söylenebilir. ilk plağı "Gafil Gezme Şaşkın Bir Gün Ölürsün"ü bu dönemde, 1963'te çıkarmıştır. 1965'de istanbul Radyosu'na bağlama sanatçısı olarak girer. Bu yıllarda Sağ'ın piyasadaki faaliyetleri de devam etmektedir. 45'lik plak dönemi olarak adlandırılan ve yaklaşık 20 yıl devam eden bu sürecin en parlak simalarındandır Arif Sağ... Bu süreçte 45'in üzerinde plak, 200'ün üzerinde beste yapar. Çeşitli sanatçılara bağlamasıyla eşlik etmesinin yanında, yine bu dönemde bestelerini de pek çok sanatçıya okutur. Yapılan müzik bugünkü terminolojiyle bir tür arabesk-fantazi benzeridir; bestelerinde ise yerel motifleri çok sık kullanır. Bu da onun halk müziğinden kopamadığı gerçeğinin bir başka göstergesidir. 1975'de kurulan "istanbul Devlet Türk Müziği Konservatuarı"na "öğretim üyesi" olarak giren Arif Sağ, halk müziği ve bağlama konusundaki akademik çalışmalarını da bu dönemde başlatır. 1982'de konservatuardan ayrılarak, kendi adına "Arif Sağ Müzik Evi"ni kurar. Bu arada Musa Eroğlu, Muhlis Akarsu ve Yavuz Top gibi bağlamanın diğer ustalarıyla Muhabbet serisinin ilk albümünü hazırlar. Uzun bir zamana yayılan bu birlikte çalışma, beş albüm ortaya çıkarır.
1982 yılında istanbul'da Şan Tiyatrosu'nda ilk 'Bağlama Resitali'ni verir. Sonrasında bu dönemlerde Avrupa'nın bir çok ülkesi ile Uzakdoğu'da (Japonya'da) halk müziğimizi ve halk çalgımızı tanıtıcı çalışmalar yapar.
Ülkemizde müzik alanında kişisel renklere ve üstün yeteneklere sık rastlanmasına rağmen, bağlama çalgısında bir ekol yaratan sanatçı sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. işte bunlardan birisi ve -şimdilik - sonuncusu Arif Sağ'dır. Bağlamaya teknik bakımdan hakim olduğu kadar Arif Sağ'ın icrası, yerel tavırlar, repertuar ve duygu bakımından da zenginliklerle doludur. Halk müziği ve bağlama alanında özgün arayışlarını yoğunlaştırarak sürdüren Arif Sağ, bir dönem (1987-1991) parlamentoda "milletvekili" olarak bulunan ilk sanatçıdır.
5 Mayıs 1996'da Almanya Cumhurbaşkanı Roman Herzog'un desteği ile Köln Flarmoni Orkestrası ile Köln Flarmoni Salonu'nda verdiği konserle Anadolu müziğinin batıya tanıtılmasına ciddi katkılar koymuştur.
1996 yılında Köln Senfoni Orkestrası eşliğinde Erdal Erzincan ve Erol Parlak 'la birlikte Köln'de verdiği konser büyük ilgi görür ve yine aynı yıl Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen özel ödülü alır.
Son olarak 21. 01. 2000 - 05. 02. 2000 tarihleri arasında, ispanya'nın ünlü Flamenko gitaristi Toma Tito ile Avrupa'nın 12 ayrı şehrinde konserler vererek bağlamanın yurt dışında tanınmasını ve hak ettiği övgüyü almasını sağlamıştır.
Bu dönemlerde müzikal altyapısını oluşturma dönemidir. 1960 ve 70'li yıllar Arif Sağ için müzikte arayış yıllarıdır. Arif Sağ'ın, bu dönemin toplumsal hareketlerinin müzikle bağdaşan yanlarından çok, piyasadaki ve resmi kurumlardaki müzik uygulamalarına ağırlık verdiği söylenebilir. ilk plağı "Gafil Gezme Şaşkın Bir Gün Ölürsün"ü bu dönemde, 1963'te çıkarmıştır. 1965'de istanbul Radyosu'na bağlama sanatçısı olarak girer. Bu yıllarda Sağ'ın piyasadaki faaliyetleri de devam etmektedir. 45'lik plak dönemi olarak adlandırılan ve yaklaşık 20 yıl devam eden bu sürecin en parlak simalarındandır Arif Sağ... Bu süreçte 45'in üzerinde plak, 200'ün üzerinde beste yapar. Çeşitli sanatçılara bağlamasıyla eşlik etmesinin yanında, yine bu dönemde bestelerini de pek çok sanatçıya okutur. Yapılan müzik bugünkü terminolojiyle bir tür arabesk-fantazi benzeridir; bestelerinde ise yerel motifleri çok sık kullanır. Bu da onun halk müziğinden kopamadığı gerçeğinin bir başka göstergesidir. 1975'de kurulan "istanbul Devlet Türk Müziği Konservatuarı"na "öğretim üyesi" olarak giren Arif Sağ, halk müziği ve bağlama konusundaki akademik çalışmalarını da bu dönemde başlatır. 1982'de konservatuardan ayrılarak, kendi adına "Arif Sağ Müzik Evi"ni kurar. Bu arada Musa Eroğlu, Muhlis Akarsu ve Yavuz Top gibi bağlamanın diğer ustalarıyla Muhabbet serisinin ilk albümünü hazırlar. Uzun bir zamana yayılan bu birlikte çalışma, beş albüm ortaya çıkarır.
1982 yılında istanbul'da Şan Tiyatrosu'nda ilk 'Bağlama Resitali'ni verir. Sonrasında bu dönemlerde Avrupa'nın bir çok ülkesi ile Uzakdoğu'da (Japonya'da) halk müziğimizi ve halk çalgımızı tanıtıcı çalışmalar yapar.
Ülkemizde müzik alanında kişisel renklere ve üstün yeteneklere sık rastlanmasına rağmen, bağlama çalgısında bir ekol yaratan sanatçı sayısı parmakla sayılacak kadar azdır. işte bunlardan birisi ve -şimdilik - sonuncusu Arif Sağ'dır. Bağlamaya teknik bakımdan hakim olduğu kadar Arif Sağ'ın icrası, yerel tavırlar, repertuar ve duygu bakımından da zenginliklerle doludur. Halk müziği ve bağlama alanında özgün arayışlarını yoğunlaştırarak sürdüren Arif Sağ, bir dönem (1987-1991) parlamentoda "milletvekili" olarak bulunan ilk sanatçıdır.
5 Mayıs 1996'da Almanya Cumhurbaşkanı Roman Herzog'un desteği ile Köln Flarmoni Orkestrası ile Köln Flarmoni Salonu'nda verdiği konserle Anadolu müziğinin batıya tanıtılmasına ciddi katkılar koymuştur.
1996 yılında Köln Senfoni Orkestrası eşliğinde Erdal Erzincan ve Erol Parlak 'la birlikte Köln'de verdiği konser büyük ilgi görür ve yine aynı yıl Cumhurbaşkanlığı tarafından verilen özel ödülü alır.
Son olarak 21. 01. 2000 - 05. 02. 2000 tarihleri arasında, ispanya'nın ünlü Flamenko gitaristi Toma Tito ile Avrupa'nın 12 ayrı şehrinde konserler vererek bağlamanın yurt dışında tanınmasını ve hak ettiği övgüyü almasını sağlamıştır.
iş bankası reklamında oynayan sanatçıdır.
kıraç ın türküleri alevi tekeline sokmakla suçladığı türkücü.
tolga sağ 'ın babası
sarhoş http://www.youtube.com/watch?v=iOv_kZIEWJ4&NR* *
arpacay i asdi tasdi
deriko nun duzleri
gurbet treni
türkülerinin söz yazarıdır.
arpacay i asdi tasdi
deriko nun duzleri
gurbet treni
türkülerinin söz yazarıdır.
Aynı zamandada fotoğraf çekiyor şişlidi kendine ait bir stüdyosuda var yetenekli olduğu kültür bakanlığı tarafındanda tescilli lakin onun tescile filan ihtiyacı yok ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz
birkaç yıl önce (bkz: ASM) merdivenlerinden düşerek kolunu kırmış olan tombul saz üstadı
müzisyen kişiliğinin yanında siyasi duruşu ve kimliği de olan sanatçılardandır. bir dönem yanılmıyorsam SHP'den milletvekilliği de yapmıştır.
gerçek bir bağlama üstadıdır. bu bişe başlamayı isteyenlerin ciddi bir biçimde kendisini izlemesi ve "bu sevgiyi" taşıyabilir miyim diye sorması gereken kişidir.
soy adı ile tamamen zıt bir karakter oluşturan ''madımak'' gazilerimizdendir.
sesi oldukça bozuk olan ki$i.
10 kere , 100 kere , 1000 kere dinlenip feyzalınması gereken 21.yüzyılın pir sultan abdalı.
http://youtube.com/watch?v=uII2KrdJlG4
http://youtube.com/watch?v=uII2KrdJlG4
solaktır
rakı sever
(bkz: 2 temmuz) günü dünyaya gelen toprak arif, turna adında ikiz torunları vardır.
rakı sever
(bkz: 2 temmuz) günü dünyaya gelen toprak arif, turna adında ikiz torunları vardır.
erzurumludur. köyleri dedemin köyünün karsısındadır. köyünün eski adı sos simdiki adı daglıdır. babamla oturup hosgin oynamıslıgı vardır. gecen secimlerde ümraniye belediye baskanlıgına adaylıgını koymus fakat kaybetmiş idi...
baglamanın bugünkü düzeyine gelmesinde en büyük katkı onundur. hocadır...
baglamanın bugünkü düzeyine gelmesinde en büyük katkı onundur. hocadır...
erkan oğur'da öne çıkan "türkü",arif sağda ise "bağlama"dır.arif sa daha çok enstrümanist kişiliğiyle ön plandadır.kendisi isteyerek veya istemeyerek buna sebeptir.bağlama çalmamızda emeği,etkisi muhakkak ki büyüktür.
insan olmaya geldim'i bestelemiş kişi
bağlama resitalleri dört dörtlük, "saz" ile haşır neşir olanların mutlaka dinlemesi gerek...
sanatını yadsımamakla beraber karakterini hiç samimi bulmadığım, her gittiği yerde illa siyasi bir mesaj verme kaygısına düşen şahıs.
geçtiğimiz günlerde tekrar cumhuriyet halk partisi saflarına katılmış alevi türk halk müziği sanatçısı.
23 aralık 2008 günü odtü kültür kongre merkezi'nde saat 20.00'da konser verecek ozan.
ekleme: aramızda arif sağ'ı sevmeyenler vaaar.
ekleme: aramızda arif sağ'ı sevmeyenler vaaar.
CHP'den sancaktepe belediye başkanı adayı olmuş türk halk müziği sanatçısı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar