bugün
- kolye67
- sözlük obezlerinin fotoğrafları11
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- evi ev yapan şeyler14
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı8
- papatya5
- almanya10
- nervio'nun arkadaşının eline asık olmak5
- ankara8
- yalnızlık ömür boyu4
- bileklik19
- jeffrey epstein6
- anadolu çomarları7
- sarı teker kim sorunsalı6
- çalışmak isteyen bağyan kişilik4
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- galatasaray19
- ona bir şey söyle8
- bu ekonomide hala kadın çalışmamalı diyen tip7
- uzun yola gitmeyi özlemek3
- oyun2
- fenerbahçe17
- sözlük bitmiş arkadaşlar4
- futbol16
- erdoğan'ın 38 bin personel alımı müjdesi2
- tır şoförü olmayı istemek13
- hangimiz sevmedik2
- karısı çalıştıran erkek gitsin vurdursun9
- beşiktaş17
- kedi9
- fenerbahçe 3 alanyaspor 02
- sabah 6:00'da nervionun resmine bakarak rakı içmek12
- ismail kartal10
- avrupa2
- fuhuş yaparken yakalanan travesti polis memuru3
- yogartiksen40
- kim kimi neden sevmiyor14
- amerika birleşik devletleri3
- uludağ sözlük yapay zeka moderatör prompt'u8
- donald trump4
- lale2
- bugün sözlüğün sakin olması2
- kadınların çalışması3
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- gül3
- giriş yapınca sözlüğün kalitesini yükselten yuzır2
- 17 ekim 2026 amed konyaspor maçı2
- ekonomi4
- seren serengil7
şöylede örnekleri vardır. herşeyin vardır ama o şey yoktur. ve sen kahrolursun.
--spoiler--
Rahmetli Vehbi Koç ile yapılan bir televizyon röportajıydı.
Yıllar önce...
"Param var, malım var, şanım var, mevkim var; ama gel gör ki, iki kaşık bulgur, bulgur pilavı yiyemiyorum" demişti üzüntüyle. Domatesli bulgur pilavının yanında turşu ve soğan çok uzun zaman önce yasak edilmişti ünlü işadamına. "Çok şükür bugünleri de gördüm ama..." diye konuşmasını sürdüren ünlü sanayici "dünyanın en kudretli adamı da olsan fark etmiyor..." diye eklemişti. Bir soğan, bir bulgur bazen nelere bedel oluyor...
Emel Sayının hayatının anlatıldığı bir programdı. Çok genç yaşta başlayan yolculuğunda gücü, başarısı ve ışıltısından sonra bugün geldiği nokta konuşuluyordu. Pek çok kadının yerinde olmak istediği güzel, başarılı ve ünlü sanatçı "Bir tek şeye sızlıyor içim... Keşke bir çocuğum olsaydı" derken gözleri dolu doluydu. "Bana hep daha çok gençsin, önce işin, önce sanatın, daha şöhretin başındasın dediler. Ama keşke kimseyi dinlemeseydim. Keşke kimseyi dinlemeseydim..."
Gani Müjde ile söyleşi yaptığım bir programdaydık. "Çok küçüktüm ve babam kendi koşulları içinde beni şımartmaya uğraşıyordu" diye başladı anlatmaya:
"Bir bayram arifesiydi. Galiba kendi takım elbisesini verip bana bir elbise yaptırmış. Çok mutluydu o bayram; bana bir şey giydirebildiği için. Ama ben elbiseden hiç hoşlanmamıştım. Ağlamaya başladım, ben bu çirkin şeyi giymem diye. Babamın bana bakışını hiç unutamam. Galiba en fazla altı yedi yaşındaydım. Birden hiç beklemediğim bir şey oldu ve babam bana hayatımdaki ilk ve son kez çok şiddetli tokadını attı. Çok gücenmişti bana. Aradan yıllar geçti. Şimdi istanbulun güzel manzaralı evlerinden birinde oturabiliyor ve istediğimi alabiliyorum. Babam öldükten sonra bir gün, babamın o bakışı geldi aklıma. Keşke geri dönüp o sayfayı silebilsem, öyle isterdim ki... Babamı mutlu edebilseydim."
Hayat bu kadar basit bir şeydi işte. Yaptıklarımız, yapmak istediklerimiz, özlediklerimiz, pişman olduklarımız, onardıklarımız, onaramadıklarımız... Hepsi basit, minicik şeylerdi ama ulaşamadıkça, çözemedikçe, yenemedikçe bize kocaman geliyordu.
Kitlelerin sevgisi, para, ün, güç... Hiçbiri, hiçbiri bedel olamıyordu, özlemini çektiğimiz o şey her ne idiyse... Bir çocuk, Sevildiğini bilmek, Bir vicdan rahatlığı, Bir tabak pilav, Bir sağlıklı nefes...
--spoiler--
--spoiler--
Rahmetli Vehbi Koç ile yapılan bir televizyon röportajıydı.
Yıllar önce...
"Param var, malım var, şanım var, mevkim var; ama gel gör ki, iki kaşık bulgur, bulgur pilavı yiyemiyorum" demişti üzüntüyle. Domatesli bulgur pilavının yanında turşu ve soğan çok uzun zaman önce yasak edilmişti ünlü işadamına. "Çok şükür bugünleri de gördüm ama..." diye konuşmasını sürdüren ünlü sanayici "dünyanın en kudretli adamı da olsan fark etmiyor..." diye eklemişti. Bir soğan, bir bulgur bazen nelere bedel oluyor...
Emel Sayının hayatının anlatıldığı bir programdı. Çok genç yaşta başlayan yolculuğunda gücü, başarısı ve ışıltısından sonra bugün geldiği nokta konuşuluyordu. Pek çok kadının yerinde olmak istediği güzel, başarılı ve ünlü sanatçı "Bir tek şeye sızlıyor içim... Keşke bir çocuğum olsaydı" derken gözleri dolu doluydu. "Bana hep daha çok gençsin, önce işin, önce sanatın, daha şöhretin başındasın dediler. Ama keşke kimseyi dinlemeseydim. Keşke kimseyi dinlemeseydim..."
Gani Müjde ile söyleşi yaptığım bir programdaydık. "Çok küçüktüm ve babam kendi koşulları içinde beni şımartmaya uğraşıyordu" diye başladı anlatmaya:
"Bir bayram arifesiydi. Galiba kendi takım elbisesini verip bana bir elbise yaptırmış. Çok mutluydu o bayram; bana bir şey giydirebildiği için. Ama ben elbiseden hiç hoşlanmamıştım. Ağlamaya başladım, ben bu çirkin şeyi giymem diye. Babamın bana bakışını hiç unutamam. Galiba en fazla altı yedi yaşındaydım. Birden hiç beklemediğim bir şey oldu ve babam bana hayatımdaki ilk ve son kez çok şiddetli tokadını attı. Çok gücenmişti bana. Aradan yıllar geçti. Şimdi istanbulun güzel manzaralı evlerinden birinde oturabiliyor ve istediğimi alabiliyorum. Babam öldükten sonra bir gün, babamın o bakışı geldi aklıma. Keşke geri dönüp o sayfayı silebilsem, öyle isterdim ki... Babamı mutlu edebilseydim."
Hayat bu kadar basit bir şeydi işte. Yaptıklarımız, yapmak istediklerimiz, özlediklerimiz, pişman olduklarımız, onardıklarımız, onaramadıklarımız... Hepsi basit, minicik şeylerdi ama ulaşamadıkça, çözemedikçe, yenemedikçe bize kocaman geliyordu.
Kitlelerin sevgisi, para, ün, güç... Hiçbiri, hiçbiri bedel olamıyordu, özlemini çektiğimiz o şey her ne idiyse... Bir çocuk, Sevildiğini bilmek, Bir vicdan rahatlığı, Bir tabak pilav, Bir sağlıklı nefes...
--spoiler--
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar