bugün
- gündüz kızımsın gece ise karımsın diyen sapık baba10
- putin 18 sözlük yazarı hakkında rapor istedi9
- yaş ilerledikçe fark edilen şeyler9
- evliya çelebi'nin hiç evlenmemesi3
- galatasaray ın 4 nala şampiyonluğa koşması3
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı3
- kpss ön lisans 70 puan mealinin yorumu3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı12
- izmir den brisbane'a otostopla gitmek6
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı21
- nervio18
- tatlı tatlı kaşınan göt deliği10
- engineer28'e bırak bu ayakları demek4
- ölümden sonra hayatın varlığı sorunsalı8
- bik bik 219
- cia in takibe aldığı 23 sözlük yazarı8
- 1800 ler sibirya da kış gecesi3
- coskuyla sabunlanan pipi4
- anın görüntüsü18
- nick istemeyen adam ile engineer283
- reyon görevlisi2
- ayak gurmesi3
- ne bikbikmiş beee4
- kol saati8
- tüm akrabalara haddini bildirmek4
- 30 ekim 2026 konyaspor galatasaray maçı18
- teomancalmasur23
- yazılımcıların flört edememesi10
- siyasi hasım iftirası ile idam2
- ipkis'in güzel entryler girmesi4
- insanı çalışmaktan soğutan şeyler3
- eski eş ile yeni eşi yemeğe davet etmek7
- mercedes benz tırlarn çamaşır makinesine benzemesi4
- heyt bea4
- idiocracy3
- herzevekil13
- aleyna tilki'nin konserde verdiği efsane frikik4
- sözlük yazarları neden birbirinden nefret ediyor7
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın24
- türk solu16
- eşek2
- ismet bin helvacı el paşa vel ingilizevi2
- tipe boya paraya karaktere bakmayan kız3
- 29 ekim 2026 aliyev'in türkiye'ye gelmemesi22
- ipkis'in evinde yatılı misafir olmak3
- türkiyeliyim ve mutluyum16
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek8
- güzel kız görünce yiyecek gibi bakan erkekler2
- mhp'nin atatürk'ü sevmemesi10
- cumartesi günü ayılamamak2
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model.
Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal.
bir bütünün hakkında fikir vermek için, ondan ayrılıp verilen küçük parça.
numune.
dile getirdiğimiz fikri, açıklayıcı bir şeyle desteklemek için, bu fikrin tipik özelliklerini taşıyan ve kıyas amaçlı öne sürülen şey;
osmanlıca'da misal, yunanca'da paradigma biçiminde kullanılır; ancak bu yunanca sözcük türkçe'de hafif anlam değişimi ile kullanılmıştır. Örnek: "paradigmanın iflası" adlı bir kitap yazdığı için yazarı doçent fikret başkaya'yı yıllarca hapislerde süründürdük. sebebi, modernite örneği olarak sunulan cumhuriyet projemizin dikişlerinin tutmadığını, çatlamaların olduğunu, öne sürmesi, bunu "iflas" sözcüğüyle ifade edişiydi. buna dayanamadık.
osmanlıca'da misal, yunanca'da paradigma biçiminde kullanılır; ancak bu yunanca sözcük türkçe'de hafif anlam değişimi ile kullanılmıştır. Örnek: "paradigmanın iflası" adlı bir kitap yazdığı için yazarı doçent fikret başkaya'yı yıllarca hapislerde süründürdük. sebebi, modernite örneği olarak sunulan cumhuriyet projemizin dikişlerinin tutmadığını, çatlamaların olduğunu, öne sürmesi, bunu "iflas" sözcüğüyle ifade edişiydi. buna dayanamadık.
ing. example
ermenice kökenli kelime. ilk hali orinagdır.
kaynak: türkçenin sırları/ nihad sami banarlı.
kaynak: türkçenin sırları/ nihad sami banarlı.
Annelerin bak -Ali gene sınıf birincisi olmuş demeleri.
istatistikte ana kütleyi temsil edebilecek özelliklere sahip daha az sayıda birimden oluşan topluluktur.
Örnek kelimesi, eski Türkçe metinlerin hiç birisinde yoktur. Göktürk yazıtlarında bu kelimenin izine rastlanmaz. Ne eski uygur metinlerinde, ne de eski TÜRK destanlarında! Hatta kutadgu bilig, atabetü'l - hakayık, divan-ı hikmet Gibi önemli eserlerde de yoktur.
"Divanü lügati-t TÜRK" sözlüğünde bulunmamaktadır. Dede korkut kitabı'nda ve yunus emre divanı'nda da yoktur. 13. Yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan dönemde hiçbir divan şairinin eserlerinde de yoktur.
Bu nasıl bir Türkçe kelimedir ki, hiçbir edebi eserde kullanılmamıştır?
Peki bu "örnek" kelimesi nereden gelmiştir?
Bu kelimenin kökeni aslında ermenicedir. "Orinag" kelimesi, türkçeye kasıtlı olarak sokulmuş bir kelimedir. Tabii ki, "orinag" kelimesi, dilimize bu biçimiyle girmemiş, halkın ağzında Türkçenin ses ve söyleyiş özelliklerine uygun olarak değişmiştir.
Türkçede ve birçok dilde bu tür ses değişimleri olur. Her Dil, yabancı dilden bir kelime alırken, o kelimeyi kendi ses özelliklerine uydurur.
"Divanü lügati-t TÜRK" sözlüğünde bulunmamaktadır. Dede korkut kitabı'nda ve yunus emre divanı'nda da yoktur. 13. Yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan dönemde hiçbir divan şairinin eserlerinde de yoktur.
Bu nasıl bir Türkçe kelimedir ki, hiçbir edebi eserde kullanılmamıştır?
Peki bu "örnek" kelimesi nereden gelmiştir?
Bu kelimenin kökeni aslında ermenicedir. "Orinag" kelimesi, türkçeye kasıtlı olarak sokulmuş bir kelimedir. Tabii ki, "orinag" kelimesi, dilimize bu biçimiyle girmemiş, halkın ağzında Türkçenin ses ve söyleyiş özelliklerine uygun olarak değişmiştir.
Türkçede ve birçok dilde bu tür ses değişimleri olur. Her Dil, yabancı dilden bir kelime alırken, o kelimeyi kendi ses özelliklerine uydurur.
tanımı pekiştirmek için kullanılan benzerliktir.
örneklendirmek gerekirse:
fonksiyon nedir?
matematikte değişken sayıları girdi olarak kabul edip bunlardan bir çıktı sayısı oluşmasını sağlayan kurallardır.
örnek:
A ve B iki küme olsun. A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanıyla ilişkilendirelim. (Koyu renkle yazılmış sözcükler önemlidir; ilerde bunların üstünde duracağız.) Örneğin A = \mathbb{R} (gerçel sayılar kümesi), B de -3'ten büyük gerçel sayılar kümesi olsun, yani B = (-3, \infty) olsun. ilişkilendirmeyi de şöyle yapalım: A'nın her elemanını (yani her gerçel sayıyı), o elemanın karesiyle ilişkilendirelim. Böylece ilişkilendirmeyi bir formülle tanımlamış olduk. Bu örnekteki ilişkilendirmeyi x \mapsto x^2 olarak yazarız, her sayı karesiyle ilişkilendirilmiştir, örneğin -3 sayısı 9'la, \sqrt{2} sayısı 2'yle ilişkilendirilmiştir. işte A'dan B'ye giden fonksiyon böyle bir şeydir. Fonksiyon f simgesiyle ifade edilir. Verilen örnek için f(x) = x^2 yazılır.
A yaşamış ya da şu anda yaşayan insanlar kümesi olsun. f fonksiyonu her insanı annesine götürsün. Matematiksel olmasa da bu, A'dan A'ya giden bir fonksiyondur, çünkü her insanın bir annesi vardır. Ama her insanı kardeşine götüren bir fonksiyon yoktur çünkü bazı insanların kardeşi olmadığı gibi bazı insanların birden çok kardeşi vardır. Öte yandan, her insanı en büyük kardeşine götüren kural, kardeşi olan insanlar kümesinden A kümesine giden bir fonksiyondur.
A'dan B'ye giden bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götüren/elemanıyla ilişkilendiren bir "kural"dır. (Burada biraz yalan var, ama pek önemli değil: Kuralın ne demek olduğunu söylemediğimiz gibi, bir fonksiyonun tanımlanması için herhangi bir kurala da aslında gerek yoktur! ilerde, yazının sonunda, fonksiyonun gerçek matematiksel tanımını verdiğimizde bu pembe yalana ihtiyacımız kalmayacak.)
Özet olarak, verilmiş bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanına götürür/elemanıyla ilişkilendirir.
Yukardaki örnekte, kural, f(x) = x^2 olarak verilmiştir. Ama bir fonksiyon bir formül ya da bir kuraldan öte bir şeydir. Bir fonksiyon, sadece bir kural değildir; bir fonksiyonu tanımlamak için, kural dışında, bir de ayrıca A ve B kümeleri de gerekmektedir. Formül ya da kural aynı kalsa bile A ve B kümeleri değişirse fonksiyon da değişir. Yukardaki örnek üzerinden gidelim:
Yukarda A = R ve B = (-3,\infty) almış ve fonksiyonu f(x)=x^2 kuralıyla tanımlamıştık. Şimdi A yerine A_1 = (-5, \infty) alırsak ve formülü ve B kümesini aynı tutarsak, o zaman elde edilen A_1 \longrightarrow B fonksiyonunu gene f ile göstermek yanlış olur, çünkü bu iki fonksiyon değişik fonksiyonlardır. A_1'den B'ye giden ve kare alma kuralıyla tanımlanan fonksiyonu örneğin g ile gösterebiliriz.
Bunun gibi, B kümesi değişirse, o zaman fonksiyon da değişir; örneğin B_1 = [0, \infty) ise, kare alma kuralı A'dan B_1'e giden bir fonksiyon tanımlar ve bu fonksiyon, yukardakilerle karışmasın diye, f ya da g ile değil, bir başka simgeyle, örneğin h ile gösterilir.
Aynı şekilde A_1'den B_1'e giden bir fonksiyon, f,\,g ya da h ile değil, örneğin k ile gösterilmelidir.
Yukarda koyu renkle yazılı sözcükler şu nedenle önemlidir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir elemanına götürür, yani A'nın bazı elemanlarını unutmuş olamaz. Örneğin, karekök alma kuralı, gerçel sayılar kümesi \mathbb{R}'den \mathbb{R}'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz, çünkü negatif sayıların gerçel sayılarda karekökü yoktur. Ya da A=B=\mathbb{N} (doğal sayılar kümesi) ise, f(x) = x-1 kuralı, A'dan B'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz çünkü f(0)=-1'dir ve 0 \in A olmasına karşın -1 sayısı B'de değildir. Öte yandan bu f(x) = x-1 kuralı, \mathbb{N}'den tamsayılar kümesi \mathbb{Z}'ye giden bir fonksiyon tanımlar.
ikinci koyu renkli kısmın önemi ise şu şekildedir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götürür, yani A'nın aynı elemanı B'nin iki ayrı elemanına gidemez. (Yukarda verilen kardeş örneğini anımsayın.) Örneğin A = B =\mathbb{R} ise, A'nin bir x elemanını x^2 = y^2 denkleminin y çözümlerine götüremez, çünkü eğer x = 0 değilse, bu denklemin R'de iki değişik y çözümü vardır, nitekim x^2 = y^2 denkleminin çözümleri y=x ve y=-x'tir. Burada, x'in x'e mi yoksa -x'e mi gideceği belirtilmemiştir ve bu, bir fonksiyon yaratmada sorun teşkil eder. Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonunda, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına gitmelidir, iki ya da daha fazla elemana gidemez. (Birkaç yüzyıl önce bu tür fonksiyonlar kabul ediliyordu ama bugün bunlara fonksiyon denmiyor.)
örneklendirmek gerekirse:
fonksiyon nedir?
matematikte değişken sayıları girdi olarak kabul edip bunlardan bir çıktı sayısı oluşmasını sağlayan kurallardır.
örnek:
A ve B iki küme olsun. A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanıyla ilişkilendirelim. (Koyu renkle yazılmış sözcükler önemlidir; ilerde bunların üstünde duracağız.) Örneğin A = \mathbb{R} (gerçel sayılar kümesi), B de -3'ten büyük gerçel sayılar kümesi olsun, yani B = (-3, \infty) olsun. ilişkilendirmeyi de şöyle yapalım: A'nın her elemanını (yani her gerçel sayıyı), o elemanın karesiyle ilişkilendirelim. Böylece ilişkilendirmeyi bir formülle tanımlamış olduk. Bu örnekteki ilişkilendirmeyi x \mapsto x^2 olarak yazarız, her sayı karesiyle ilişkilendirilmiştir, örneğin -3 sayısı 9'la, \sqrt{2} sayısı 2'yle ilişkilendirilmiştir. işte A'dan B'ye giden fonksiyon böyle bir şeydir. Fonksiyon f simgesiyle ifade edilir. Verilen örnek için f(x) = x^2 yazılır.
A yaşamış ya da şu anda yaşayan insanlar kümesi olsun. f fonksiyonu her insanı annesine götürsün. Matematiksel olmasa da bu, A'dan A'ya giden bir fonksiyondur, çünkü her insanın bir annesi vardır. Ama her insanı kardeşine götüren bir fonksiyon yoktur çünkü bazı insanların kardeşi olmadığı gibi bazı insanların birden çok kardeşi vardır. Öte yandan, her insanı en büyük kardeşine götüren kural, kardeşi olan insanlar kümesinden A kümesine giden bir fonksiyondur.
A'dan B'ye giden bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götüren/elemanıyla ilişkilendiren bir "kural"dır. (Burada biraz yalan var, ama pek önemli değil: Kuralın ne demek olduğunu söylemediğimiz gibi, bir fonksiyonun tanımlanması için herhangi bir kurala da aslında gerek yoktur! ilerde, yazının sonunda, fonksiyonun gerçek matematiksel tanımını verdiğimizde bu pembe yalana ihtiyacımız kalmayacak.)
Özet olarak, verilmiş bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanına götürür/elemanıyla ilişkilendirir.
Yukardaki örnekte, kural, f(x) = x^2 olarak verilmiştir. Ama bir fonksiyon bir formül ya da bir kuraldan öte bir şeydir. Bir fonksiyon, sadece bir kural değildir; bir fonksiyonu tanımlamak için, kural dışında, bir de ayrıca A ve B kümeleri de gerekmektedir. Formül ya da kural aynı kalsa bile A ve B kümeleri değişirse fonksiyon da değişir. Yukardaki örnek üzerinden gidelim:
Yukarda A = R ve B = (-3,\infty) almış ve fonksiyonu f(x)=x^2 kuralıyla tanımlamıştık. Şimdi A yerine A_1 = (-5, \infty) alırsak ve formülü ve B kümesini aynı tutarsak, o zaman elde edilen A_1 \longrightarrow B fonksiyonunu gene f ile göstermek yanlış olur, çünkü bu iki fonksiyon değişik fonksiyonlardır. A_1'den B'ye giden ve kare alma kuralıyla tanımlanan fonksiyonu örneğin g ile gösterebiliriz.
Bunun gibi, B kümesi değişirse, o zaman fonksiyon da değişir; örneğin B_1 = [0, \infty) ise, kare alma kuralı A'dan B_1'e giden bir fonksiyon tanımlar ve bu fonksiyon, yukardakilerle karışmasın diye, f ya da g ile değil, bir başka simgeyle, örneğin h ile gösterilir.
Aynı şekilde A_1'den B_1'e giden bir fonksiyon, f,\,g ya da h ile değil, örneğin k ile gösterilmelidir.
Yukarda koyu renkle yazılı sözcükler şu nedenle önemlidir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir elemanına götürür, yani A'nın bazı elemanlarını unutmuş olamaz. Örneğin, karekök alma kuralı, gerçel sayılar kümesi \mathbb{R}'den \mathbb{R}'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz, çünkü negatif sayıların gerçel sayılarda karekökü yoktur. Ya da A=B=\mathbb{N} (doğal sayılar kümesi) ise, f(x) = x-1 kuralı, A'dan B'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz çünkü f(0)=-1'dir ve 0 \in A olmasına karşın -1 sayısı B'de değildir. Öte yandan bu f(x) = x-1 kuralı, \mathbb{N}'den tamsayılar kümesi \mathbb{Z}'ye giden bir fonksiyon tanımlar.
ikinci koyu renkli kısmın önemi ise şu şekildedir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götürür, yani A'nın aynı elemanı B'nin iki ayrı elemanına gidemez. (Yukarda verilen kardeş örneğini anımsayın.) Örneğin A = B =\mathbb{R} ise, A'nin bir x elemanını x^2 = y^2 denkleminin y çözümlerine götüremez, çünkü eğer x = 0 değilse, bu denklemin R'de iki değişik y çözümü vardır, nitekim x^2 = y^2 denkleminin çözümleri y=x ve y=-x'tir. Burada, x'in x'e mi yoksa -x'e mi gideceği belirtilmemiştir ve bu, bir fonksiyon yaratmada sorun teşkil eder. Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonunda, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına gitmelidir, iki ya da daha fazla elemana gidemez. (Birkaç yüzyıl önce bu tür fonksiyonlar kabul ediliyordu ama bugün bunlara fonksiyon denmiyor.)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar