bugün
- durduk yere instagramda takipten çıkan arkadaş9
- gangbangde sıranın bir türlü bana gelmemesi3
- mutlu bir ilişkinin anahtarı5
- sözlükte yazmanın faydaları7
- 14 onlyfansçinin mallarına el konulması6
- chp'nin hali ne olacak58
- kadınlar neyden hoşlanır3
- her şey olabilecekken hiçbir bok olamamak11
- evlilik vs bekarlik7
- sözlük yazarlarının ruh hali6
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması5
- 13 haziran 2026 fenerbahçe beko beşiktaş rain maçı4
- kaşar sucuk salamın sofrada lüks sayıldığı yıllar3
- ayran ve şalgam suyunu karıştırıp içmek9
- ilişki mi yaşıyoruz satranç mı oynuyoruz amk4
- şirinler köyüne yeni şirin13
- evrim teorisine göre ilk canlı hemen türedi mi8
- arkadaşlar bakar mısınız15
- bir şeyler söyle8
- yakışıklı erkek gören türk kızının tepkisi9
- kötü biri olduğunu bilmek10
- aşık olunca neye benziyorsunuz4
- saraca finch house6
- nataşalara para yedirmek9
- ağzıyla osuruk sesi çıkaran misafir çocuğu3
- şu an hissedilen duygu3
- türkiye avustralya maçı3
- selam sizinle tanışmış mıydık4
- karun kadar malın olsa ne fayda3
- yahudi madalyası almış gürcü6
- diyanetin abd'deki villaları16
- tc'nin geleceği cumhuriyeti kuran chp ile olacak4
- bugün güzel3
- izmir de giyimiyle başkaldıran erkek9
- en iyi antidepresan16
- başkanlık sisteminden beri her şeyin kötü gitmesi16
- 13 haziran 2026 abd paraguay maçı2
- dersimli kemal3
- true'nin akp'ye oy vermesi5
- fazla şüphelenmek sorundur2
- müfredatın felsefeyi boğması üzerine4
- uzun boylu beyaz gömlekli kot şortlu beyaz dişli3
- kemal kılıçdaroğlu13
- kedi10
- trendyol4
- sana vurana sen de vur diyen ebeveyn13
- aylık 345 bin tl iyi para mıdır sorunsalı2
- kötülük yapan kişiye verilecek en güzel cevap7
- gazze de can kaybı 72 bin 993'e yükseldi9
- kale3112 nickli sözlük yazarı7
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model.
Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal.
bir bütünün hakkında fikir vermek için, ondan ayrılıp verilen küçük parça.
numune.
dile getirdiğimiz fikri, açıklayıcı bir şeyle desteklemek için, bu fikrin tipik özelliklerini taşıyan ve kıyas amaçlı öne sürülen şey;
osmanlıca'da misal, yunanca'da paradigma biçiminde kullanılır; ancak bu yunanca sözcük türkçe'de hafif anlam değişimi ile kullanılmıştır. Örnek: "paradigmanın iflası" adlı bir kitap yazdığı için yazarı doçent fikret başkaya'yı yıllarca hapislerde süründürdük. sebebi, modernite örneği olarak sunulan cumhuriyet projemizin dikişlerinin tutmadığını, çatlamaların olduğunu, öne sürmesi, bunu "iflas" sözcüğüyle ifade edişiydi. buna dayanamadık.
osmanlıca'da misal, yunanca'da paradigma biçiminde kullanılır; ancak bu yunanca sözcük türkçe'de hafif anlam değişimi ile kullanılmıştır. Örnek: "paradigmanın iflası" adlı bir kitap yazdığı için yazarı doçent fikret başkaya'yı yıllarca hapislerde süründürdük. sebebi, modernite örneği olarak sunulan cumhuriyet projemizin dikişlerinin tutmadığını, çatlamaların olduğunu, öne sürmesi, bunu "iflas" sözcüğüyle ifade edişiydi. buna dayanamadık.
ing. example
ermenice kökenli kelime. ilk hali orinagdır.
kaynak: türkçenin sırları/ nihad sami banarlı.
kaynak: türkçenin sırları/ nihad sami banarlı.
Annelerin bak -Ali gene sınıf birincisi olmuş demeleri.
istatistikte ana kütleyi temsil edebilecek özelliklere sahip daha az sayıda birimden oluşan topluluktur.
Örnek kelimesi, eski Türkçe metinlerin hiç birisinde yoktur. Göktürk yazıtlarında bu kelimenin izine rastlanmaz. Ne eski uygur metinlerinde, ne de eski TÜRK destanlarında! Hatta kutadgu bilig, atabetü'l - hakayık, divan-ı hikmet Gibi önemli eserlerde de yoktur.
"Divanü lügati-t TÜRK" sözlüğünde bulunmamaktadır. Dede korkut kitabı'nda ve yunus emre divanı'nda da yoktur. 13. Yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan dönemde hiçbir divan şairinin eserlerinde de yoktur.
Bu nasıl bir Türkçe kelimedir ki, hiçbir edebi eserde kullanılmamıştır?
Peki bu "örnek" kelimesi nereden gelmiştir?
Bu kelimenin kökeni aslında ermenicedir. "Orinag" kelimesi, türkçeye kasıtlı olarak sokulmuş bir kelimedir. Tabii ki, "orinag" kelimesi, dilimize bu biçimiyle girmemiş, halkın ağzında Türkçenin ses ve söyleyiş özelliklerine uygun olarak değişmiştir.
Türkçede ve birçok dilde bu tür ses değişimleri olur. Her Dil, yabancı dilden bir kelime alırken, o kelimeyi kendi ses özelliklerine uydurur.
"Divanü lügati-t TÜRK" sözlüğünde bulunmamaktadır. Dede korkut kitabı'nda ve yunus emre divanı'nda da yoktur. 13. Yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan dönemde hiçbir divan şairinin eserlerinde de yoktur.
Bu nasıl bir Türkçe kelimedir ki, hiçbir edebi eserde kullanılmamıştır?
Peki bu "örnek" kelimesi nereden gelmiştir?
Bu kelimenin kökeni aslında ermenicedir. "Orinag" kelimesi, türkçeye kasıtlı olarak sokulmuş bir kelimedir. Tabii ki, "orinag" kelimesi, dilimize bu biçimiyle girmemiş, halkın ağzında Türkçenin ses ve söyleyiş özelliklerine uygun olarak değişmiştir.
Türkçede ve birçok dilde bu tür ses değişimleri olur. Her Dil, yabancı dilden bir kelime alırken, o kelimeyi kendi ses özelliklerine uydurur.
tanımı pekiştirmek için kullanılan benzerliktir.
örneklendirmek gerekirse:
fonksiyon nedir?
matematikte değişken sayıları girdi olarak kabul edip bunlardan bir çıktı sayısı oluşmasını sağlayan kurallardır.
örnek:
A ve B iki küme olsun. A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanıyla ilişkilendirelim. (Koyu renkle yazılmış sözcükler önemlidir; ilerde bunların üstünde duracağız.) Örneğin A = \mathbb{R} (gerçel sayılar kümesi), B de -3'ten büyük gerçel sayılar kümesi olsun, yani B = (-3, \infty) olsun. ilişkilendirmeyi de şöyle yapalım: A'nın her elemanını (yani her gerçel sayıyı), o elemanın karesiyle ilişkilendirelim. Böylece ilişkilendirmeyi bir formülle tanımlamış olduk. Bu örnekteki ilişkilendirmeyi x \mapsto x^2 olarak yazarız, her sayı karesiyle ilişkilendirilmiştir, örneğin -3 sayısı 9'la, \sqrt{2} sayısı 2'yle ilişkilendirilmiştir. işte A'dan B'ye giden fonksiyon böyle bir şeydir. Fonksiyon f simgesiyle ifade edilir. Verilen örnek için f(x) = x^2 yazılır.
A yaşamış ya da şu anda yaşayan insanlar kümesi olsun. f fonksiyonu her insanı annesine götürsün. Matematiksel olmasa da bu, A'dan A'ya giden bir fonksiyondur, çünkü her insanın bir annesi vardır. Ama her insanı kardeşine götüren bir fonksiyon yoktur çünkü bazı insanların kardeşi olmadığı gibi bazı insanların birden çok kardeşi vardır. Öte yandan, her insanı en büyük kardeşine götüren kural, kardeşi olan insanlar kümesinden A kümesine giden bir fonksiyondur.
A'dan B'ye giden bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götüren/elemanıyla ilişkilendiren bir "kural"dır. (Burada biraz yalan var, ama pek önemli değil: Kuralın ne demek olduğunu söylemediğimiz gibi, bir fonksiyonun tanımlanması için herhangi bir kurala da aslında gerek yoktur! ilerde, yazının sonunda, fonksiyonun gerçek matematiksel tanımını verdiğimizde bu pembe yalana ihtiyacımız kalmayacak.)
Özet olarak, verilmiş bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanına götürür/elemanıyla ilişkilendirir.
Yukardaki örnekte, kural, f(x) = x^2 olarak verilmiştir. Ama bir fonksiyon bir formül ya da bir kuraldan öte bir şeydir. Bir fonksiyon, sadece bir kural değildir; bir fonksiyonu tanımlamak için, kural dışında, bir de ayrıca A ve B kümeleri de gerekmektedir. Formül ya da kural aynı kalsa bile A ve B kümeleri değişirse fonksiyon da değişir. Yukardaki örnek üzerinden gidelim:
Yukarda A = R ve B = (-3,\infty) almış ve fonksiyonu f(x)=x^2 kuralıyla tanımlamıştık. Şimdi A yerine A_1 = (-5, \infty) alırsak ve formülü ve B kümesini aynı tutarsak, o zaman elde edilen A_1 \longrightarrow B fonksiyonunu gene f ile göstermek yanlış olur, çünkü bu iki fonksiyon değişik fonksiyonlardır. A_1'den B'ye giden ve kare alma kuralıyla tanımlanan fonksiyonu örneğin g ile gösterebiliriz.
Bunun gibi, B kümesi değişirse, o zaman fonksiyon da değişir; örneğin B_1 = [0, \infty) ise, kare alma kuralı A'dan B_1'e giden bir fonksiyon tanımlar ve bu fonksiyon, yukardakilerle karışmasın diye, f ya da g ile değil, bir başka simgeyle, örneğin h ile gösterilir.
Aynı şekilde A_1'den B_1'e giden bir fonksiyon, f,\,g ya da h ile değil, örneğin k ile gösterilmelidir.
Yukarda koyu renkle yazılı sözcükler şu nedenle önemlidir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir elemanına götürür, yani A'nın bazı elemanlarını unutmuş olamaz. Örneğin, karekök alma kuralı, gerçel sayılar kümesi \mathbb{R}'den \mathbb{R}'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz, çünkü negatif sayıların gerçel sayılarda karekökü yoktur. Ya da A=B=\mathbb{N} (doğal sayılar kümesi) ise, f(x) = x-1 kuralı, A'dan B'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz çünkü f(0)=-1'dir ve 0 \in A olmasına karşın -1 sayısı B'de değildir. Öte yandan bu f(x) = x-1 kuralı, \mathbb{N}'den tamsayılar kümesi \mathbb{Z}'ye giden bir fonksiyon tanımlar.
ikinci koyu renkli kısmın önemi ise şu şekildedir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götürür, yani A'nın aynı elemanı B'nin iki ayrı elemanına gidemez. (Yukarda verilen kardeş örneğini anımsayın.) Örneğin A = B =\mathbb{R} ise, A'nin bir x elemanını x^2 = y^2 denkleminin y çözümlerine götüremez, çünkü eğer x = 0 değilse, bu denklemin R'de iki değişik y çözümü vardır, nitekim x^2 = y^2 denkleminin çözümleri y=x ve y=-x'tir. Burada, x'in x'e mi yoksa -x'e mi gideceği belirtilmemiştir ve bu, bir fonksiyon yaratmada sorun teşkil eder. Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonunda, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına gitmelidir, iki ya da daha fazla elemana gidemez. (Birkaç yüzyıl önce bu tür fonksiyonlar kabul ediliyordu ama bugün bunlara fonksiyon denmiyor.)
örneklendirmek gerekirse:
fonksiyon nedir?
matematikte değişken sayıları girdi olarak kabul edip bunlardan bir çıktı sayısı oluşmasını sağlayan kurallardır.
örnek:
A ve B iki küme olsun. A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanıyla ilişkilendirelim. (Koyu renkle yazılmış sözcükler önemlidir; ilerde bunların üstünde duracağız.) Örneğin A = \mathbb{R} (gerçel sayılar kümesi), B de -3'ten büyük gerçel sayılar kümesi olsun, yani B = (-3, \infty) olsun. ilişkilendirmeyi de şöyle yapalım: A'nın her elemanını (yani her gerçel sayıyı), o elemanın karesiyle ilişkilendirelim. Böylece ilişkilendirmeyi bir formülle tanımlamış olduk. Bu örnekteki ilişkilendirmeyi x \mapsto x^2 olarak yazarız, her sayı karesiyle ilişkilendirilmiştir, örneğin -3 sayısı 9'la, \sqrt{2} sayısı 2'yle ilişkilendirilmiştir. işte A'dan B'ye giden fonksiyon böyle bir şeydir. Fonksiyon f simgesiyle ifade edilir. Verilen örnek için f(x) = x^2 yazılır.
A yaşamış ya da şu anda yaşayan insanlar kümesi olsun. f fonksiyonu her insanı annesine götürsün. Matematiksel olmasa da bu, A'dan A'ya giden bir fonksiyondur, çünkü her insanın bir annesi vardır. Ama her insanı kardeşine götüren bir fonksiyon yoktur çünkü bazı insanların kardeşi olmadığı gibi bazı insanların birden çok kardeşi vardır. Öte yandan, her insanı en büyük kardeşine götüren kural, kardeşi olan insanlar kümesinden A kümesine giden bir fonksiyondur.
A'dan B'ye giden bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götüren/elemanıyla ilişkilendiren bir "kural"dır. (Burada biraz yalan var, ama pek önemli değil: Kuralın ne demek olduğunu söylemediğimiz gibi, bir fonksiyonun tanımlanması için herhangi bir kurala da aslında gerek yoktur! ilerde, yazının sonunda, fonksiyonun gerçek matematiksel tanımını verdiğimizde bu pembe yalana ihtiyacımız kalmayacak.)
Özet olarak, verilmiş bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanına götürür/elemanıyla ilişkilendirir.
Yukardaki örnekte, kural, f(x) = x^2 olarak verilmiştir. Ama bir fonksiyon bir formül ya da bir kuraldan öte bir şeydir. Bir fonksiyon, sadece bir kural değildir; bir fonksiyonu tanımlamak için, kural dışında, bir de ayrıca A ve B kümeleri de gerekmektedir. Formül ya da kural aynı kalsa bile A ve B kümeleri değişirse fonksiyon da değişir. Yukardaki örnek üzerinden gidelim:
Yukarda A = R ve B = (-3,\infty) almış ve fonksiyonu f(x)=x^2 kuralıyla tanımlamıştık. Şimdi A yerine A_1 = (-5, \infty) alırsak ve formülü ve B kümesini aynı tutarsak, o zaman elde edilen A_1 \longrightarrow B fonksiyonunu gene f ile göstermek yanlış olur, çünkü bu iki fonksiyon değişik fonksiyonlardır. A_1'den B'ye giden ve kare alma kuralıyla tanımlanan fonksiyonu örneğin g ile gösterebiliriz.
Bunun gibi, B kümesi değişirse, o zaman fonksiyon da değişir; örneğin B_1 = [0, \infty) ise, kare alma kuralı A'dan B_1'e giden bir fonksiyon tanımlar ve bu fonksiyon, yukardakilerle karışmasın diye, f ya da g ile değil, bir başka simgeyle, örneğin h ile gösterilir.
Aynı şekilde A_1'den B_1'e giden bir fonksiyon, f,\,g ya da h ile değil, örneğin k ile gösterilmelidir.
Yukarda koyu renkle yazılı sözcükler şu nedenle önemlidir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir elemanına götürür, yani A'nın bazı elemanlarını unutmuş olamaz. Örneğin, karekök alma kuralı, gerçel sayılar kümesi \mathbb{R}'den \mathbb{R}'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz, çünkü negatif sayıların gerçel sayılarda karekökü yoktur. Ya da A=B=\mathbb{N} (doğal sayılar kümesi) ise, f(x) = x-1 kuralı, A'dan B'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz çünkü f(0)=-1'dir ve 0 \in A olmasına karşın -1 sayısı B'de değildir. Öte yandan bu f(x) = x-1 kuralı, \mathbb{N}'den tamsayılar kümesi \mathbb{Z}'ye giden bir fonksiyon tanımlar.
ikinci koyu renkli kısmın önemi ise şu şekildedir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götürür, yani A'nın aynı elemanı B'nin iki ayrı elemanına gidemez. (Yukarda verilen kardeş örneğini anımsayın.) Örneğin A = B =\mathbb{R} ise, A'nin bir x elemanını x^2 = y^2 denkleminin y çözümlerine götüremez, çünkü eğer x = 0 değilse, bu denklemin R'de iki değişik y çözümü vardır, nitekim x^2 = y^2 denkleminin çözümleri y=x ve y=-x'tir. Burada, x'in x'e mi yoksa -x'e mi gideceği belirtilmemiştir ve bu, bir fonksiyon yaratmada sorun teşkil eder. Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonunda, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına gitmelidir, iki ya da daha fazla elemana gidemez. (Birkaç yüzyıl önce bu tür fonksiyonlar kabul ediliyordu ama bugün bunlara fonksiyon denmiyor.)