bugün
- yazarların en sevdiği şeyler14
- birleşik krallık'ın yok olması6
- mekke anlaşması3
- kadınların güçlü erkek tercihi7
- irmik helvası6
- islamda namaz yoktur17
- sözlük yazarlarının boydan fotoları4
- ekşi sözlük7
- sevgilinin içine işemek3
- abd'li eşcinsel solculardan medet ummak7
- sigaralar ucuzlamalı6
- yozgatlı uzman çavuş2
- kavgaya çağırılacak yazarlar2
- bütün yapay zekaların yahudi olması2
- facebook whatsapp instagram yahudilere ait2
- hangi ünlüye benzetiliyorsun6
- abdullah öcalan ın cinsel ihtiyaçları7
- beni özlediniz mi sözlük2
- tinder da algoritma açıklamak3
- pazarcıların seçtirmemesi7
- tuğberk imamoğlu gemisinin denizde kaza yapması2
- efes pilsen2
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı6
- libidosu yükselen erkek neden sarılmak ister8
- son dönemde yaşadıklarımız şaka mı3
- başı kapalı ama her şeyi torpilli tipler3
- arkadaşlar artık kombinlerinizi görmek istemiyoruz40
- taliban9
- sıradan bir insan olduğunu anlama eşiği7
- youtuberların ideolojileri9
- youtube'un en güzel özelliği2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak16
- iştah oburluk ve açgözlülük şeytandan gelir6
- özgür özel5
- silvermist'in mutfağına konuk olmak20
- pazar günü sözlükte takılan asosyal ezik9
- mesih düşmanı cinli türk ateistleri27
- sözlüğün bugün çok sıkıcı olması2
- islamcılık cihat cariyelik ve seks köleliği5
- katılımevim3
- pkklı anaları3
- insanların aptal olması2
- abd de solcular iktidara gelirse türkiye batar2
- 12 eylül 2026 samsunspor çorum maçı2
- sözlüğün aptal kaynaması2
- raikagetokatlayan2
- hem maddi dünyaya tapmak hem de mesih'i istemek5
- trump gitsin diye ağlayan ezik ekşiciler2
- flörtöz erkek iticiliği12
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri34
tanımı pekiştirmek için kullanılan benzerliktir.
örneklendirmek gerekirse:
fonksiyon nedir?
matematikte değişken sayıları girdi olarak kabul edip bunlardan bir çıktı sayısı oluşmasını sağlayan kurallardır.
örnek:
A ve B iki küme olsun. A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanıyla ilişkilendirelim. (Koyu renkle yazılmış sözcükler önemlidir; ilerde bunların üstünde duracağız.) Örneğin A = \mathbb{R} (gerçel sayılar kümesi), B de -3'ten büyük gerçel sayılar kümesi olsun, yani B = (-3, \infty) olsun. ilişkilendirmeyi de şöyle yapalım: A'nın her elemanını (yani her gerçel sayıyı), o elemanın karesiyle ilişkilendirelim. Böylece ilişkilendirmeyi bir formülle tanımlamış olduk. Bu örnekteki ilişkilendirmeyi x \mapsto x^2 olarak yazarız, her sayı karesiyle ilişkilendirilmiştir, örneğin -3 sayısı 9'la, \sqrt{2} sayısı 2'yle ilişkilendirilmiştir. işte A'dan B'ye giden fonksiyon böyle bir şeydir. Fonksiyon f simgesiyle ifade edilir. Verilen örnek için f(x) = x^2 yazılır.
A yaşamış ya da şu anda yaşayan insanlar kümesi olsun. f fonksiyonu her insanı annesine götürsün. Matematiksel olmasa da bu, A'dan A'ya giden bir fonksiyondur, çünkü her insanın bir annesi vardır. Ama her insanı kardeşine götüren bir fonksiyon yoktur çünkü bazı insanların kardeşi olmadığı gibi bazı insanların birden çok kardeşi vardır. Öte yandan, her insanı en büyük kardeşine götüren kural, kardeşi olan insanlar kümesinden A kümesine giden bir fonksiyondur.
A'dan B'ye giden bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götüren/elemanıyla ilişkilendiren bir "kural"dır. (Burada biraz yalan var, ama pek önemli değil: Kuralın ne demek olduğunu söylemediğimiz gibi, bir fonksiyonun tanımlanması için herhangi bir kurala da aslında gerek yoktur! ilerde, yazının sonunda, fonksiyonun gerçek matematiksel tanımını verdiğimizde bu pembe yalana ihtiyacımız kalmayacak.)
Özet olarak, verilmiş bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanına götürür/elemanıyla ilişkilendirir.
Yukardaki örnekte, kural, f(x) = x^2 olarak verilmiştir. Ama bir fonksiyon bir formül ya da bir kuraldan öte bir şeydir. Bir fonksiyon, sadece bir kural değildir; bir fonksiyonu tanımlamak için, kural dışında, bir de ayrıca A ve B kümeleri de gerekmektedir. Formül ya da kural aynı kalsa bile A ve B kümeleri değişirse fonksiyon da değişir. Yukardaki örnek üzerinden gidelim:
Yukarda A = R ve B = (-3,\infty) almış ve fonksiyonu f(x)=x^2 kuralıyla tanımlamıştık. Şimdi A yerine A_1 = (-5, \infty) alırsak ve formülü ve B kümesini aynı tutarsak, o zaman elde edilen A_1 \longrightarrow B fonksiyonunu gene f ile göstermek yanlış olur, çünkü bu iki fonksiyon değişik fonksiyonlardır. A_1'den B'ye giden ve kare alma kuralıyla tanımlanan fonksiyonu örneğin g ile gösterebiliriz.
Bunun gibi, B kümesi değişirse, o zaman fonksiyon da değişir; örneğin B_1 = [0, \infty) ise, kare alma kuralı A'dan B_1'e giden bir fonksiyon tanımlar ve bu fonksiyon, yukardakilerle karışmasın diye, f ya da g ile değil, bir başka simgeyle, örneğin h ile gösterilir.
Aynı şekilde A_1'den B_1'e giden bir fonksiyon, f,\,g ya da h ile değil, örneğin k ile gösterilmelidir.
Yukarda koyu renkle yazılı sözcükler şu nedenle önemlidir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir elemanına götürür, yani A'nın bazı elemanlarını unutmuş olamaz. Örneğin, karekök alma kuralı, gerçel sayılar kümesi \mathbb{R}'den \mathbb{R}'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz, çünkü negatif sayıların gerçel sayılarda karekökü yoktur. Ya da A=B=\mathbb{N} (doğal sayılar kümesi) ise, f(x) = x-1 kuralı, A'dan B'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz çünkü f(0)=-1'dir ve 0 \in A olmasına karşın -1 sayısı B'de değildir. Öte yandan bu f(x) = x-1 kuralı, \mathbb{N}'den tamsayılar kümesi \mathbb{Z}'ye giden bir fonksiyon tanımlar.
ikinci koyu renkli kısmın önemi ise şu şekildedir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götürür, yani A'nın aynı elemanı B'nin iki ayrı elemanına gidemez. (Yukarda verilen kardeş örneğini anımsayın.) Örneğin A = B =\mathbb{R} ise, A'nin bir x elemanını x^2 = y^2 denkleminin y çözümlerine götüremez, çünkü eğer x = 0 değilse, bu denklemin R'de iki değişik y çözümü vardır, nitekim x^2 = y^2 denkleminin çözümleri y=x ve y=-x'tir. Burada, x'in x'e mi yoksa -x'e mi gideceği belirtilmemiştir ve bu, bir fonksiyon yaratmada sorun teşkil eder. Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonunda, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına gitmelidir, iki ya da daha fazla elemana gidemez. (Birkaç yüzyıl önce bu tür fonksiyonlar kabul ediliyordu ama bugün bunlara fonksiyon denmiyor.)
örneklendirmek gerekirse:
fonksiyon nedir?
matematikte değişken sayıları girdi olarak kabul edip bunlardan bir çıktı sayısı oluşmasını sağlayan kurallardır.
örnek:
A ve B iki küme olsun. A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanıyla ilişkilendirelim. (Koyu renkle yazılmış sözcükler önemlidir; ilerde bunların üstünde duracağız.) Örneğin A = \mathbb{R} (gerçel sayılar kümesi), B de -3'ten büyük gerçel sayılar kümesi olsun, yani B = (-3, \infty) olsun. ilişkilendirmeyi de şöyle yapalım: A'nın her elemanını (yani her gerçel sayıyı), o elemanın karesiyle ilişkilendirelim. Böylece ilişkilendirmeyi bir formülle tanımlamış olduk. Bu örnekteki ilişkilendirmeyi x \mapsto x^2 olarak yazarız, her sayı karesiyle ilişkilendirilmiştir, örneğin -3 sayısı 9'la, \sqrt{2} sayısı 2'yle ilişkilendirilmiştir. işte A'dan B'ye giden fonksiyon böyle bir şeydir. Fonksiyon f simgesiyle ifade edilir. Verilen örnek için f(x) = x^2 yazılır.
A yaşamış ya da şu anda yaşayan insanlar kümesi olsun. f fonksiyonu her insanı annesine götürsün. Matematiksel olmasa da bu, A'dan A'ya giden bir fonksiyondur, çünkü her insanın bir annesi vardır. Ama her insanı kardeşine götüren bir fonksiyon yoktur çünkü bazı insanların kardeşi olmadığı gibi bazı insanların birden çok kardeşi vardır. Öte yandan, her insanı en büyük kardeşine götüren kural, kardeşi olan insanlar kümesinden A kümesine giden bir fonksiyondur.
A'dan B'ye giden bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götüren/elemanıyla ilişkilendiren bir "kural"dır. (Burada biraz yalan var, ama pek önemli değil: Kuralın ne demek olduğunu söylemediğimiz gibi, bir fonksiyonun tanımlanması için herhangi bir kurala da aslında gerek yoktur! ilerde, yazının sonunda, fonksiyonun gerçek matematiksel tanımını verdiğimizde bu pembe yalana ihtiyacımız kalmayacak.)
Özet olarak, verilmiş bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını bir biçimde B'nin bir ve bir tek elemanına götürür/elemanıyla ilişkilendirir.
Yukardaki örnekte, kural, f(x) = x^2 olarak verilmiştir. Ama bir fonksiyon bir formül ya da bir kuraldan öte bir şeydir. Bir fonksiyon, sadece bir kural değildir; bir fonksiyonu tanımlamak için, kural dışında, bir de ayrıca A ve B kümeleri de gerekmektedir. Formül ya da kural aynı kalsa bile A ve B kümeleri değişirse fonksiyon da değişir. Yukardaki örnek üzerinden gidelim:
Yukarda A = R ve B = (-3,\infty) almış ve fonksiyonu f(x)=x^2 kuralıyla tanımlamıştık. Şimdi A yerine A_1 = (-5, \infty) alırsak ve formülü ve B kümesini aynı tutarsak, o zaman elde edilen A_1 \longrightarrow B fonksiyonunu gene f ile göstermek yanlış olur, çünkü bu iki fonksiyon değişik fonksiyonlardır. A_1'den B'ye giden ve kare alma kuralıyla tanımlanan fonksiyonu örneğin g ile gösterebiliriz.
Bunun gibi, B kümesi değişirse, o zaman fonksiyon da değişir; örneğin B_1 = [0, \infty) ise, kare alma kuralı A'dan B_1'e giden bir fonksiyon tanımlar ve bu fonksiyon, yukardakilerle karışmasın diye, f ya da g ile değil, bir başka simgeyle, örneğin h ile gösterilir.
Aynı şekilde A_1'den B_1'e giden bir fonksiyon, f,\,g ya da h ile değil, örneğin k ile gösterilmelidir.
Yukarda koyu renkle yazılı sözcükler şu nedenle önemlidir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A kümesinin her elemanını B'nin bir elemanına götürür, yani A'nın bazı elemanlarını unutmuş olamaz. Örneğin, karekök alma kuralı, gerçel sayılar kümesi \mathbb{R}'den \mathbb{R}'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz, çünkü negatif sayıların gerçel sayılarda karekökü yoktur. Ya da A=B=\mathbb{N} (doğal sayılar kümesi) ise, f(x) = x-1 kuralı, A'dan B'ye giden bir fonksiyon tanımlamaz çünkü f(0)=-1'dir ve 0 \in A olmasına karşın -1 sayısı B'de değildir. Öte yandan bu f(x) = x-1 kuralı, \mathbb{N}'den tamsayılar kümesi \mathbb{Z}'ye giden bir fonksiyon tanımlar.
ikinci koyu renkli kısmın önemi ise şu şekildedir: Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonu, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına götürür, yani A'nın aynı elemanı B'nin iki ayrı elemanına gidemez. (Yukarda verilen kardeş örneğini anımsayın.) Örneğin A = B =\mathbb{R} ise, A'nin bir x elemanını x^2 = y^2 denkleminin y çözümlerine götüremez, çünkü eğer x = 0 değilse, bu denklemin R'de iki değişik y çözümü vardır, nitekim x^2 = y^2 denkleminin çözümleri y=x ve y=-x'tir. Burada, x'in x'e mi yoksa -x'e mi gideceği belirtilmemiştir ve bu, bir fonksiyon yaratmada sorun teşkil eder. Bir f:A\longrightarrow B fonksiyonunda, A'nın her elemanını B'nin bir ve bir tek elemanına gitmelidir, iki ya da daha fazla elemana gidemez. (Birkaç yüzyıl önce bu tür fonksiyonlar kabul ediliyordu ama bugün bunlara fonksiyon denmiyor.)
Örnek kelimesi, eski Türkçe metinlerin hiç birisinde yoktur. Göktürk yazıtlarında bu kelimenin izine rastlanmaz. Ne eski uygur metinlerinde, ne de eski TÜRK destanlarında! Hatta kutadgu bilig, atabetü'l - hakayık, divan-ı hikmet Gibi önemli eserlerde de yoktur.
"Divanü lügati-t TÜRK" sözlüğünde bulunmamaktadır. Dede korkut kitabı'nda ve yunus emre divanı'nda da yoktur. 13. Yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan dönemde hiçbir divan şairinin eserlerinde de yoktur.
Bu nasıl bir Türkçe kelimedir ki, hiçbir edebi eserde kullanılmamıştır?
Peki bu "örnek" kelimesi nereden gelmiştir?
Bu kelimenin kökeni aslında ermenicedir. "Orinag" kelimesi, türkçeye kasıtlı olarak sokulmuş bir kelimedir. Tabii ki, "orinag" kelimesi, dilimize bu biçimiyle girmemiş, halkın ağzında Türkçenin ses ve söyleyiş özelliklerine uygun olarak değişmiştir.
Türkçede ve birçok dilde bu tür ses değişimleri olur. Her Dil, yabancı dilden bir kelime alırken, o kelimeyi kendi ses özelliklerine uydurur.
"Divanü lügati-t TÜRK" sözlüğünde bulunmamaktadır. Dede korkut kitabı'nda ve yunus emre divanı'nda da yoktur. 13. Yüzyıldan 19. yüzyıla kadar olan dönemde hiçbir divan şairinin eserlerinde de yoktur.
Bu nasıl bir Türkçe kelimedir ki, hiçbir edebi eserde kullanılmamıştır?
Peki bu "örnek" kelimesi nereden gelmiştir?
Bu kelimenin kökeni aslında ermenicedir. "Orinag" kelimesi, türkçeye kasıtlı olarak sokulmuş bir kelimedir. Tabii ki, "orinag" kelimesi, dilimize bu biçimiyle girmemiş, halkın ağzında Türkçenin ses ve söyleyiş özelliklerine uygun olarak değişmiştir.
Türkçede ve birçok dilde bu tür ses değişimleri olur. Her Dil, yabancı dilden bir kelime alırken, o kelimeyi kendi ses özelliklerine uydurur.
istatistikte ana kütleyi temsil edebilecek özelliklere sahip daha az sayıda birimden oluşan topluluktur.
Annelerin bak -Ali gene sınıf birincisi olmuş demeleri.
ermenice kökenli kelime. ilk hali orinagdır.
kaynak: türkçenin sırları/ nihad sami banarlı.
kaynak: türkçenin sırları/ nihad sami banarlı.
ing. example
dile getirdiğimiz fikri, açıklayıcı bir şeyle desteklemek için, bu fikrin tipik özelliklerini taşıyan ve kıyas amaçlı öne sürülen şey;
osmanlıca'da misal, yunanca'da paradigma biçiminde kullanılır; ancak bu yunanca sözcük türkçe'de hafif anlam değişimi ile kullanılmıştır. Örnek: "paradigmanın iflası" adlı bir kitap yazdığı için yazarı doçent fikret başkaya'yı yıllarca hapislerde süründürdük. sebebi, modernite örneği olarak sunulan cumhuriyet projemizin dikişlerinin tutmadığını, çatlamaların olduğunu, öne sürmesi, bunu "iflas" sözcüğüyle ifade edişiydi. buna dayanamadık.
osmanlıca'da misal, yunanca'da paradigma biçiminde kullanılır; ancak bu yunanca sözcük türkçe'de hafif anlam değişimi ile kullanılmıştır. Örnek: "paradigmanın iflası" adlı bir kitap yazdığı için yazarı doçent fikret başkaya'yı yıllarca hapislerde süründürdük. sebebi, modernite örneği olarak sunulan cumhuriyet projemizin dikişlerinin tutmadığını, çatlamaların olduğunu, öne sürmesi, bunu "iflas" sözcüğüyle ifade edişiydi. buna dayanamadık.
numune.
bir bütünün hakkında fikir vermek için, ondan ayrılıp verilen küçük parça.
Bir düşünceyi, kuralı, gözlemi veya savı desteklemek ve açıklamak amacıyla ileri sürülen söz, yapılan davranış, misal.
Benzeri yapılacak olan, benzetilmek istenen şey, model.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar